Bazı şeyler bünye meselesi.Narkoz etkisinden kolay çıkamayanların ya da böyle uykudan bir çırpıda uyanamayıp gözü kapalı bilici açık yatanların hipnozdan da zor çıktığını söylemişti felsefe hocamız.Biz de o ara bir merak oluşmuştu ve hocam birini hipnoz etseniz demişti sınıf hep bir ağızdan.Hocamızda yapmayı bildiğini ama üniversitede bir arkadaşlarını zorlukla hipnoz halinden çıkardıklarını hatta eleman transta kaldı biz epey uğraştık uyanınca da sanki bir dakika uyudum demiş.Ben sorumluluğu alamam deyip geçiştirmişti.
Ben tek morfinle dişe dolgu yaptırıp birde diş çektirdim mesela.Aynı şekilde kanal tedavisinde de ya iki yaptılar ya bir.En basit dolgu gibi bir işlemde beş altı morfin yaptıranlar var.Stajda bir ateşçi vardı öyleydi ama kaşık kaşık deli bal yermiş bayılmazmış.
İnsanların kimyasal toleransları farklı olabiliyor.Neticede telkinler senin bilinç altını iç konuşmanı değiştiriyor.Kocaman bir şehre girdin çok yüksek binalar var , kalabalık bir şehir.Curcuna gırla gidiyor.İçinden iki şey geçebilir ben bu şehirde kaybolurum bu şehir beni yer bitirir.Diğer alternatifse ne kadar büyük ve keşfedilmek istenen bir şehir.Ben bu şehri santim santim gezerim ve keşfederim an gelir bu şehre tamamen hükmederim.
Böyle düşünür ve ne yaparsınız imkanınız olursa şehri gezersiniz.Kaybolacağım dediğiniz için hep kaybolursunuz ama gezmeye devam etmekten vazgeçmezseniz kaybola kaybola şehri öğrenirsiniz. İmkanınız yoksa şehri gezmeden evin içinden çıkmadan kaybolursun ve şehirde seni ezer.Belki gezme fırsatın vardır ama sen onu zorlamak istememişsindir. Kendini korumak istiyor bilinç sokakta kaybolmuş ve yenik bir hisse girmek istemiyordu.
Diğer türlü düşünüyorsanız evden çıkmasanız dahi bilincinize kaybolma fikrini sokmadığınızdan her sokağa çıkışınızda ben bugün kaybolacağım düşüncesi olmadan çıkacaksınız.Bilincinizde bu fikir olmadığından her fırsatta gezeceksiniz kaybolsanız da umursamayacaksınız.An gelecek kendinizde bir taksi şoförü öz güveni olacak.Bu şehir avuçlarımın altında diyeceksiniz.
İstanbul'da bir ömür yaşayıp boğazı hiç görmemiş insanlar var.Almanya'ya Türk gelin olarak gidip tek kelime Almanca öğrenmeyen ve iki sokak ötede ki Türk market harici başka bir yere gidemeyen insanlar var.
Evet bu denklemde sizin nasıl yaşadığınız önemli önünüze gelen fırsatlar önemli.O fırsatları değerlendirmekte.Netice de size bilinçaltınız getirmiyor her şeyi ama hayat bilinçli tercihlerden ibaret.
Biz Avril kuşağıyız mesela.Eğer bir şarkıcı olmayı seçmeseydim üniversite okuyabilirdim demişti.Ülkemizde ve dünyada meşhur olduğu dönemlerden çok önce lisede çıkarmış ilk albümünü.Ona sorulmuş bir albüm antlaşması mı yoksa eğitime devam etmek mi istersin.(Aile o kadar serbest ).Tabi ki müzik demiş.Müziği seçti diye her şey yolunda gitmeyebilirdi mesela.Okulu seçseydi de olabilirdi bu.
DÜşünsel kardeşim daha çok gençsin.Ergenlik çok ağır bir travmadır ve bilinçaltından çok ailenin seçimleri senin seçimlerin özel hayatında yaşadığın gerginlikler etki eder.Kıza açılmak istersin açılamazsın , ressam olmak istersin sana tıp dayatırlar.Beri ki çocuk yeni konservesinin (benim dilimde converse ayakkabı) cakasını satar sen spor ayakkabın eskimesin diye top oynamazsın ve beş seneliktir.Hayatta her şey yanlıştır oysa sen doğru olmak istersin.Büyüdüğünü fark edemezsin , ailenle çatışırsın hocayla takışırsın.
Bu böyle gider çok fazla değişken vardır hayatında o yüzden sen senin hayatın olduğunu hissedemezsin ve kendi seçimlerini ülkemizde fazlaca yapamazsın.Okul biter , iş askerlik evlilik derken işte o zaman biraz daha kendi hayatını idare eder pozisyona gelirsin.Bu seferde sana her şey monoton gelir.
Akışa kaptıramazsan kendini ya da benim gibi ne yapıyorum ben lan dersin.İş benim için basit bir şey dokuz yaşından bu yana işin içindeyim.Evlilik öyle değil mesela.Çünkü sınava girip halledebileceğin bir şey değil.Aslında travmatik bir süreç.Artık sana büyüdün diyor ve ben ne ara büyüdüm de 31 oldum diyorsun.İçinde büyümemiş bir çocuk varken oynamak isterken.Ben hala üniversite öğrencisi zihniyetindeyim ama işte hayatını gerçekten değiştirebildiğin bir nokta.
Akışa kapılmamak ve ipleri aline almak istersin belki o zaman etkili olabilir telkinler.Ben geçen sene haziran-temmuzdan buyana dinliyorum ve ara verdiğim zamanlar oldu.Neredeyse dokuz ay.Aylarca dinleyip iki üç hafta hiç dinlemediğim araya apayrı telkinler koyup başka telkinler dinlediğimde oldu.Çekirdek inanca kadar ara ara etkiliyordu.İçimde bazı sınırlı etkiler vardı ama bünye değişmeyi reddediyordu.
Çekirdek inançtan sonra ne değişti kendimi ve hayatımı sorgularken buldum kendimi. Başarısızmıydım , insanlar başarının getirdiği öz güvene sahip değilken ve sahte öz güvene sahipken neden ben başarısız hissediyordum.
Benim çok başarılı bir diş hekimim var.Genç yaşına rağmen karı-koca artı bir kaç hekim çalışıp kendi kliniklerine sahipler.Resepsiyon yurt içi ve yurt dışı eğitim seminerlerinin katılım belgeleriyle , uygulayıcı sertifikalarıyla dolu.Dört duvarda sertifika dolu neredeyse.Ben kendime uyarladım ben üç duvarda başarı sertifikalarım var (aslında öyle kasarak da kazanmamışım o yüzden farkında değilim ) ama bir duvarda başarısızlık belgelerim var.Ben hayatta hep o tek duvara bakmışım sabit bir şekilde ve birden başımı çevirdim.Mütevazı olacağım diye aslında kendimi hakir görmüşüm.
Hikaye çok uzun epey eksiği le epey uzun vaziyette forumda yazdım.Kendimi kapattığım bir dönemden geçiyordum gecenin en karanlık anı yani.
Geçen ara verdim diyelim ki 100 puan iyileşmiştim dört turda birden 70'e düşmüşüm dokuz günde hemen eski yapıma dönmek istiyorum onu fark ettim mesela.Benim tahminim en az 3-5 ayım daha var.Bir seneyi doldurmuş olacağım o tarihlerde.
Maaşım değişmedi beş tane kız idare eder hale gelmedim öyle rock star edasıyla gezinmiyorum ama onaylanma ve destek ihtiyacım azaldı.Mesela araba alacağım ama bulunduğum yerin piyasası yüksek.Kocaeli'den babamın desteği ile (manevi daha çok maddi çok az olabilir
) istiyorum.O da alalım edelim demiyor.Geçen gidişimizde oto pazarına gittik , kurumsal galerileri gezdik mesela.En son telefonda oğlum üzerini tamamlarım dedi ama ben belki altı yedi kere lafını ettim arabanın.Eskiden olsa küsmesem bile gizli gizli gider alır aha benim arabam var derdim veya öyle deve kuşu gibi kafamı kuma gömerdim.
Güzel şeyler oluyor ama elbette herkes de aynı etki oluşacak değil mesela ben gaz insanım içemez dedikleri için sırf 2.5 litre suyu neredeyse bir dakikada lise de içmişliğim var.Çıkarması kolay değildi. Muhtemelen telkinlere yatkınlığım var.Bazılarına bütün dünya sen öz güvenlisin her şeyi başarırsın dese yine bezgin Bekir gibi gezer.
Not kız olayı sadece örnektir.Yazdığım ergen hallerinin hepsi yaşamışlığım yok ama yaşadıklarımın hepsini yazacak halimde yok.