![]() |
Beslenme - Diyetin temel öğelerindendir. Yiyeceklerle alman çeşitli kökenli proteinler 20 çeşit aminoasit içerirler. Bunların 10unun organizmada sentez edilemediği ve besinlerle alınmasının zorunlu olduğu saptanmıştır. Bunlar-, dan arginin ve histidinin daha çok büyüme ve gelişme çağındaki çocuklar için gerekli olduğu kabul edilmektedir. Besinlerle alınan proteinler sindirim sisteminde aminoasitlere kadar ayrılırlar. Organizmanın enerji gereksinimi karbonhidratlar ve yağlar ile karşılanmadığında emilen; aminoasitlerin bir bölümü bu gereksinimi karşılamak amacıyla kullanılır. Organizma enerji gereksinimini aminoasitlerden karşılamak zorunda olduğu durumda besinler yoluyla da yeterli protein alamıyorsa, kendi yapısal proteinlerinin yıkılması sonucunda oluşan aminoasitleri kullanır. Diğer yandan hücrelerin sürekli yıkım yapım süreçleri gereği olarak vücut ,proteinlerinin her gün yaklaşık 30 gram kadarı yıkılmaktadır. Yıkılan bu proteinlerin bir bolümü yeniden yapımda kullanılabilirken bir bölümü harcanır ve onların yerine besinler yoluyla alınan eksikler tamamlanır.Erişkin bir kişinin her gün 25-40 gramın üzerinde protein alması zorunludur.Besinlerle alınan proteinlerin kalitesi de önem taşır. Hayvansal kökenli proteinler, içerdikleri esansiyel aminoasitlerin oranları ve çeşitleri yönünden yeterli olduklarından büyük değer taşırlar.Bu tip proteinlere biyolojik değeri yüksek protein denir; bitkisel kökenli olanlarda ise esansiyel aminoasitler hem kalite hem de düzey yönünden yetersizdir.Bu nedenle bunlara da biyolojik değeri düşük proteinler adı verilmektedir.Büyüme ve gelişme çağındaki çocuklarda ve gençlerde, çeşitli hastaların iyileşme döneminde, dokularının çoğu yıpranmış ve yenilenmeye gereksinim gösteren ileri yaştaki erişkinlerde, gebelik ve loğusalık dönemlerinde biyolojik değeri yüksek proteinlerin verilmesi gereklidir. Proteinin yeterlik oranı (protein efficiency ratio-PER), besinlerdeki protein kalitesi ölçüsünün bir diğer göstergesi olarak kullanılmaktadır. PERi hesaplamak için incelenecek protein uygun bir besin içinde genç sıçanlara 4 hafta süre ile yedirilir; deney sonunda-sıçanın kaç gram aldığı hesaplanarak, bu rakam yediği protein miktarına bölünür, örneğin, sıçanın yediği 2 gram proteine karşılık 5 gram aldığını kabul edelim; bu halde PER 2.5 olacaktır. Böyle bir PER değeri süt, yumurta, et gibi yüksek değerli protein içeren besinler alındığında oluşmaktadır. Yalnız tahıl ya da yalnız baklagillerle yenildiğinde PER çok düşük değerde olmaktadır. Karışık besin verildiğinde PER hayvansal proteinlerle elde edilen oranlara yaklaşmaktadır.Erişkinler için günlük protein gereksinimi kilo başına 0.75-0*80 gram olarak saptanmıştır. Bu değer 70 kglık bir erkek için 52-56 gram, 55 kglık bir kadın için 41-44 gramdır. Ağır beden hareketleri ve egzersizler proteine olan gereksinimi artırmaz. Yaş ilerledikçe proteine gereksinim azalmaz. Belirli koşullarda erişkin bir kimsenin 25-40 gram gibi düşük protein alımı durumunda büe organizma azot dengesini koruyabilir. Ancak protein kalitesi üst düzeyde olmalıdır ve gerekli kullanım enerjisini yeterli düzeyde karbonhidrat ve yağlarla sağlamak gerekir. Protein sınıflandırılması özellikle böbrek yetmezliği gibi protein kısıntısı yapılması gereken durumlarda zorunlu olmaktadır. Gelişmekte olan yeni dokuların oluşum ve hızh büyüme döneminde, özellikle ilk altı ayda kilo başına 2.2 g ve ikinci altı ayda ise 2 g protein gerekmektedir. 7-10 yaş arasında günlük tüketim 36-40 g, ergenlik çağında 44-54 g protein yeterli olmaktadır. Gebe kadın besisine, her gün 30 g protein eklemek gereklidir. Emzirme döneminde ise 20 g protein eklemek yeterlidir.insanlarda temel aminoasit eksikliğine bağlı, belirli bir klinik tablo belirgin değildir. Bunlara olan gereksinim azot dengesinin saptanmasıyla anlaşılabilir. Azot dengesi teriminden alınan ve atılan düzeylerin saptanmasıyla, vücutta kalan azot düzeyi anlaşılmaktadır. Protein azotu besinlerde bulunan proteinlerin düzeyi ile değişmek üzere, idrarla kaybedilmektedir; buna karşılık feçes azotu değişmez ve erişkin bir kişi için günde 1 g kadardır. Ter yolu ile deriden azot atılımı önemsenmeyecek kadar azdır. Bir kişinin protein gereksinimi tam proteinsiz bir diyet uygulandığında idrarla atılan azot düzeyinin 6.25 ile çarpılması ile bulunan rakamdır. Normal olarak proteindeki azot oranı % 16dır, bir başka deyişle 100 g proteinde 6.25 g azot bulunur. İdrarda saptanan azot düzeyi 6.25 g ile çarpıldığında, bu katabolize edilen proteine eş olacaktır. Kaynak: Proteinler |
WEZ Format +3. Şuan Saat: 01:43 AM. |
Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.