Hayatimdegisti.com kişisel gelişim ritmotrans telkinli Cd'leri

Hayatimdegisti.com kişisel gelişim ritmotrans telkinli Cd'leri (http://www.hayatimdegisti.com/forum/index.php)
-   Diğer Sağlık Haberleri (http://www.hayatimdegisti.com/forum/diger-saglik-haberleri/)
-   -   Tek ve gerçek yayılmacı, hayattır (http://www.hayatimdegisti.com/forum/diger-saglik-haberleri/589837-tek-ve-gercek-yayilmaci-hayattir.html)

Bluesky24 05-05-2010 01:49 AM

Tek ve gerçek yayılmacı, hayattır
 




Daha sonra, hem suda hem karada yaşayabilen canlılar ve giderek karada hatta havada yaşayabilen canlılar çıktı, yeryüzüne. Hayatın sudan karaya sıçramasının bedeliydi, tek hücreli hayatın çaptan düşmesi.







Dünya üzerinde hayat, çok hücreli canlıların egemenliğinde şekilleniyor artık. Kendi organizmamız da bu sürecin ürünü. Tek tek hücrelerden meydana gelsek bile üzerimizde tek hücreli hayattan izler bulunmuyor. Hücrelerimizin mikroorganizmalar gibi tek başına yaşama ve bağımsız olabilme şansı yok. Hücrelerimiz, organizmanın işleyişi için çalışmak zorunda olan ve yaptığı iş ile tanımlanan, işi bittiğinde yerini benzerine bırakan kölelerimizdir. Organizmalar hücrelerinin özgür olmasını, kendi başına hareket etmesini, istediği zaman iş bırakmasını istemez ve biyolojik yapı da bu duruma izin vermez. Hayatı başlatan o tek hücreli özgür organizmalar günümüzde, büyük oranda gelişmiş organizmaların köleleridir.







Bu evrimsel gelişim ışığında geleceği kurgulamaya çalıştığımızda hayatın yayılma sürecinin insanlık ve onun değerlerini de geride bırakarak köleleştireceğini öngörebiliriz. Nasıl mı?



Hayat yayılma özelliği gösteriyor. Hatta, tek ve gerçek yayılmacıdır, hayat. Organik moleküllerden tek hücreli mikroorganizmalara dönüşüm ile suda başlayan hayat zaman içinde geliştirdiği yeni organizmalar ile karaya ve gökyüzüne yayılmıştır. Peki hayat dünyamız ile sınırlı mı kalacak? Sudan karaya sıçradığı gibi başka gezegenlere ulaşmaya çabalamayacak mı?







Dünyamızdaki hayatın başka gezegenlere kalıcı olarak taşınabilmesi için yeni ve daha gelişmiş organizmaya gereksinim olacağı açıktır. İnsanın tekil olarak bir başka gezegene ulaşıp varlığını sürdürebilmesi olası olmadığına göre daha karmaşık organizmaya gereksinim doğacaktır. Hücrelerin bir araya gelip sudaki hayatı karaya ulaştırmak için meydana getirdiği çok hücreli canlılar gibi temel bileşenlerinin tek tek insanlar olduğu yeni ve daha gelişmiş bir organizmadan söz ediyoruz.







Dünyamızda hayat, hücreleri insanlardan ve çevresindeki biosistemden oluşan yeni bir organizmaya dönüşüyor. Adına küreselleşme dediğimiz süreç ise işte bu evrimsel dönüşümün küçük bir parçası. Bireylerin köleleşerek yeni organizmanın parçası olması süreci tüm direnmelere alternatif önerilere karşın kendi evrimsel hızında ilerlemeyi sürdürüyor.



Dünya, hücreleri insanlardan ve çevrelerindeki biosistemden meydana gelen bir organizmaya dönüşüyor. Merkezi sinir sisteminin yerinde internetin yer aldığı, dünya ticaret sisteminin damarlarını oluşturduğu ve içinde akan kanı kontrol ettiği, damarlarında kan yerine parasal birimlerin (Dolar vs.) aktığı, çok uluslu şirket yönetimlerinin beyin faaliyetlerini üstlendiği yeni organizmayı görünür kılmaya çabalıyorum. Üstelik bu organizmanın içinde yer alamayan insan ve bölgeler canlılığını hızla yitirip yok oluyorlar.







İnsanların kabileden millete doğru ortak bir çatı altında toplandığı sosyalleşme sürecini yüz yıl kadar önce geride bıraktık. Artık nüfus olarak güçlü olmanın, tek millet olmanın, bir arada olmanın da önemi kalmadı.







Şimdi işlevselliğin ön planda olduğu insanların bir araya getirdiği yeni organizmayı oluşturmaya çabalıyor, hayat. Tekil birey olarak varlığımızın önemi giderek azalıyor. Ne işe yaradığınız, işleviniz ön planda artık. Bir alyuvar hücresi gibi çalışıp zamanı geldiğinde yine aynı işi gören bir başkasına yerinizi bırakmanız bekleniyor. Organizmamızı oluşturan hücrelerin bizim kölemiz olduğu gibi insanların da yeni organizmanın kölesi olması isteniyor. Postmodern kölelik de böyle oluyor sanırım.







Hayat, köleleştirip sadece işlevleri ile var olan insanların oluşturduğu daha karmaşık yeni organizmaya doğru ilerliyor. Üstelik, insanlık ve onun değerleri uzunca bir süre önce geride kalmış görünüyor.







Dünyamızdaki hayatın insanlığın büyük kısmını içine alıp köleleştiren yeni organizmaya dönüşmekte olduğunu ve ancak böylesi bir organizmanın kendi eşini oluşturarak başka dünyalara hayatı sıçratabileceğini ne yazık ki kabul etmek durumundayız. Küreselleşmenin kaçınılmaz olduğunu kabul edip insani değerlerin yok olmaması için çabalayan alternatif küreselleşmeciler ve yeni organizmaya dahil olmama kararındaki marjinallere karşın hayat yayılmacı kimliğini sürdürüyor.



Bizlere ise hayatın sudan karaya çıktığı gibi dünya dışına çıkmasına, oluşan yeni organizmanın kendi eşini diğer gezegenlere götürme çabasına tanıklık etmek kalıyor.







Bir de...



Bir de, oluşan yeni organizmanın işlevsel parçası, kölesi olup olmama konusunda son kez kendi hür irademiz ile karar vermek.







Mehmet Uhri



mehmetuhri





Kaynak: Ekolay


WEZ Format +3. Şuan Saat: 08:21 AM.

Powered by vBulletin® Version 3.8.8
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.