AKŞAMLARI NE YAPIYORSUNUZ?

serpil22

New member
8
HD RANK
Katılım
15 Nisan 2008
Mesajlar
820
Reaksiyon puanı
48
Puanları
0
Yaş
56
AKŞAMLARI NE YAPIYORSUNUZ?..


Güzel bir yazı, bence vakit bulunca bir okuyun.....
Hayatı biriktiremezsiniz;
ya her anını yaşayacaksınız,
ya da ziyan edeceksiniz.

Dümdüz bir soru size: Akşamları evde ne yapıyorsunuz?


Koltuğa uzanıp, hiç tanımadığınız Amerikalı dedektiflerle, hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz?
Yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediğiniz konaklarda yaşanan hayatları mı seyrediyoruz?

Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduğunu biliyor musunuz?


İki türlü hayat var:
1. Yaşanan hayat,
2. Seyredilen hayat,

Akşamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki,

Hayatı sadece seyrediyorsunuz!

Akşamları evde ne yapıyorsunuz? Akşamlarınızı nasıl geçiriyorsunuz?

"Pek çoğu gibi biz de çekirdek çıtlatıp saatlerce televizyon izliyoruz" diyorsanız,

durup bir düşünün lütfen;
dünyaya birkaç kez daha geleceğinize mi inanıyorsunuz?

Böyle bir şey olsaydı, şimdiki hayatımızın bir bölümünü ziyan etmek

şimdiki kadar acı sonuçlar doğurmayabilirdi belki.

Ne çare ki sadece bir hayatımız var.
Bu da maalesef, çok kısa.
Ortalama altmış yılın yirmi yılı uykuda geçiyor.
Kalan kırk yılın yirmi yılı çocukluk, eğitim, vesaire...
Son yirmi yılı da ziyan edersek, bize yaşanacak bir şey kalmaz.

Akşamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız,
sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir!

Çünkü televizyon izleyen kişi hayatta değildir, zira hiçbir şey yapmamakta, hiçbir değer üretmemektedir; bu da bir anlamda yaşamamak sayılır.

Ne mi yapmalı?..


1. Ailece kitap okuyun, sohbet edin:

Nasıl tanıştığınızı, ilk nerede görüştüğünüzü, sıkılıp sıkılmadığınızı, nerede nasıl evlendiğinizi, nikâh şahitlerinizi, düğününüzü anlatın çocuklarınıza, onları hem dinleyin, hem de okumaya çalışın.

2. Gezin:
Gezmek için ille de bir maksat olması gerekmez, en büyük maksat hayatı paylaşmaktır. Yakınsanız deniz kenarına inin, ayaklarınızı denize sokun ve becerebiliyorsanız taş sektirme yarışına girin. Sonra da güneşin pembe gülücükler saçarak batmasını seyredin. (İnanın televizyon
seyretmekten çok daha keyifli ve dinlendiricidir)
Ormanda hep birlikte yürüyün, ağaçlara isim takın, yol boyu açan çiçekleri sevin ve çocuklarınıza bunlarla sevmeyi öğretin. (Ama bilin ki hayat öğrenmek ve öğretmekten ibaret değildir. Dinlenmek, eğlenmek gibi olgular da hayatın bir parçasıdır) Çocuklarınızla ilişkilerinizde asla öğretmen tavrı takınmayın. Onlarla arkadaşlık etmek dünyanın en keyifli işidir.

3. Akraba ve komşularla ilgi bağı kurun:

Onlara ya gidin, ya da onları size davet edin. Sohbetiniz televizyonsuz olsun ki tadı çıksın. Birbirinizi gerçekten tanımaya çalışın. Bilirsiniz, "Komşu komşunun külüne muhtaçtır."

4. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılın.

(Konferans, seminer, sergi, doğru sinema ve tiyatro) Hayatınızı biraz olsun renklendirecek başka şeyler de bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Bir şeyi çok isterseniz, Allah sebebini halk eder ve çok istediğiniz şeye ulaşırsınız. "Olmaz ki" diyedüşünüp taleplerinizi ertelerseniz,hiçbir yere ulaşamazsınız.

Aile bağlarının güçlenmesi, paylaşacak şeylerin çokluğuyla mümkündür. Ne kadar çok şey paylaşırsanız aileniz o kadar güçlenecek, o kadar diri duracak ve mutlu olacaktır.

Hatıra defterine televizyon dizilerini yazamazsınız. Oraya ancak yaşadıklarınızı yazabilirsiniz.

Her gün bir şeyler yaşamalı ve bunları deftere geçirerek geleceğe tarih düşürmelisiniz.

Bugün öyle bir hayat yaşayın ki, yarına da kalsın. Torunlarınıza filan anlatacaklarınız olsun.
Hayatı biriktiremezsiniz;

ya her anını yaşayacaksınız,

ya da ziyan edeceksiniz.

Akşamları ne yapıyorsunuz?.
Yaşıyor musunuz,
yoksa seyrediyor musunuz?
 
su hayatta bır zamanlar hastalık derecesınde ızledıgım tv.den son 3 yıldır yetrınce uzagım ve huzurluyum...gercekten ınsan karsısına oturdugunda mutlaka oyalanıyor...
en dogru sey bnce kıtap okumak, yakın cevreyle gorusmek konusmak....
ınternette bıle oyun oynayanlara hayret edıyorum elımızın altında boyle bır bılgı kaynagı varken oyunla zaman harcıyolar...
 
çok izlerdim daha önceleri hele depresyonda iken,reklamlara bile boş boş bakardım.kuantum düşünce tekniğiile tanışalı yani bir senedir Allaha şükür oğlumun değimiyle aptal kutusundan kurtuldum...müzik dahi dinleyemez oldum.sözlerin çoğu olumsuz eğlenelim rahatlayalım derken daha çok geriliyorum...şimdi meditasyonlar,kitaplar,defter tutmak okadarçok işim var ki hiç izlemiyorum desem yeridir...
 
harika bir noktaya parmak basmış arkadaş..

televole kültürü ile büyüyen yepyeni pırıl pırıl bir nesil geliyor..kim kiminle nerede hangi kıyafetle ne yapmış en son kim kimin sevgilisiymiş..genel kültürü bunlardan ibaret pırıl pırıl bir nesil arkamızda..

biri dur demeli...çok kötüü...çok yazıııkkk...
 
son üç dört yıldır hiç bir haber programı, son iki üç aydır saba tümer ile hüseyinin maceraları hariç hiç tv seyretmiyorum :))) (saba güldükçe bende gülüyorum,:))) ) , sözlü şarkı dinlemiyorum veya neşeli, yada yabancı dilde şarkılar dinliyorum,,

çok huzurluyum.. :)

teşekkür ederim
sam;
 
Ben de telkinleri dinlemeye başladığımdan bu yana tv izlemiyorum. Son birkaç yıldır müzik dinleyemiyordum. Şimdi dinleyebiliyorum. Duygusal olsa dahi beni etkilemiyor.
Bu vesile ile site yöneticilerine bir kez daha teşekkür ederim. Çok şey öğreniyorum sizden. Sevgiler...
 
evet bende bu siteyle tanistigimdan beri cok az tv izliyorum. Zaten cok az olan bos vaktimde sitede geziniyorum bilgileri okuyorum. Kendimi dinliyorum. Ama bu yazi cok etkiledi beni su an oturma odasinda tv ve buyuk bir ihtimalle teksas filmi izleyen esime aktaracagim. Gercekten cok guzel bilgiler veriyorsunuz tesekkurler..
 
site bagimlilik yapti hem eyleniyorum hem ogreniyorum ,1haftadir uyeyim otururdum televizyonun karsisinda elimde paket cekirdek, elimde kumanda , o dizi senin, o kanal benim, biktim artik dizilerden 6 senedir depresyondaydim bana ne getirdiki diziler ,sabah yine uyanamayan bendim,plansizca neden hoslandigimi bilmeden her kanala tek tek bakardim, simdi sadece genis aile dizisine bakicam oda beni eglendirdigi icin yaprak dokumu beni cok doktu uzul uzul sanki kendi derdim yetmiyor bide adama uzulup duruyordum o psilikolojimle bide etrafimdakilere sadece uzulmek geliyordu icimden simdi ise uzulmekte bir histir kabul ediyorum deyip o insana cozum ariyorum ve bunlar 1 haftada oldu bende cabuk etki gosterdi
 
Çok güzel bir paylaşım, bizler hayatı seyrediyoruz. Yaşamıyoruz, yaşatmıyoruz. Ben yaşamaya başladım bu site sayesinde, yazmaya, okumaya ve paylaşmaya başladım.Ben gelişiyorum, kendimi taktir ediyorum.Sevgiyle kalın...
 
bende hayatı seyrettiğimi farkettim.paylaşım için teşekkür ediyorum yaşamayı seçiyorum bu günden itibaren sevgiler
 
nasıl önemli bir konu, bunu farketmemiz bile harika. artık yaşamlarımızı farkındalıkla ,hayata geçirecegimize inanaıyorum. tv illetinden kurtulmanın zamanı geldide geçiyor .hayatımı ben yaşamayı seçiyorum,seyretmeyi degil. sevgiyle kalınnn....
 
Önceden tam bir televizyon bağımlısıydım şimdi eskisi gibi değilim
Televizyonu çok çok boş olduğumda izlerim..

Seyredilen hayat'a girecek ama bilgisayarda film izlerim
kitap okurum
arkadaşlarımla konuşurum
dışarıda gezerim
ailemle muhabbet ederim
sanatsal etkinlik olarak sadece sinemaya gidiyorum :(

genel olarak böyle ama daha önem göstermeliyim.
 
Genelde kitap okuyorum kitap okumaktan yakında kör olacağım biliyorum.sevincli
 
çok teşekkürler çok güzel paylaşım oldu yüreğine sağlık
salvameaa kitap okuman çok güzel ama olumsuz cümle kurmamaya dikkat ediyoruz tatlım...
sevgi ve enerjimiz bol olsun...
 
çok teşekkürler çok güzel paylaşım oldu yüreğine sağlık
salvameaa kitap okuman çok güzel ama olumsuz cümle kurmamaya dikkat ediyoruz tatlım...
sevgi ve enerjimiz bol olsun...


Hımm olumsuz şaka yapmakta yasak mı "tatlım" ?
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst