AYRILIK
İçimden kaçkez karar vermiştim ayrılmalıyız diye artık,ama her seferinde erteledim haberin bile olmadı bu düşüncelerimden ,bilseydin gideceğimi severmiydin beni yada bana yaptığın onca fenalıktan sonra ben terk etmedimse seni sevdiğimdenmiydi yoksa alışkanlıkmı olmuştun hayatımda.20 yıla yakın dostluğumuz var seninle oysa neyse bende kalsın ,iyi günümde kötü günümde neşemde hüznümde hep yanımda oldun destek oldun bana sen ,her başım sıkıştığında koştun geldin ama herkes diyordu o senin dostun değil diye bense siz karışmayın aramıza girmeyin diyordum içten içe biliyordum bana yaptığın kötülükleri ,hissettirmeden usul usul haince arkamdan vurduğunu bile bile hiç ayrılmak istemedim senle.
Herkesle kavga ettim senin için annem abim teyzem arkadaşlarım ,siz anlamzsınız karışmayın bana dedim hep,20 yıl az buz değil yahu,bir nevi evlilik gibi şimdi ben senden boşandım be güzelim ayrıldık yahu yakışıklımsen bilmiyorsun anlamadın kendine başkalarını buldun çoktan görüyorum seni onla bunla ama inan hiç kızmıyorum kıskanmıyorum sen dost kılığındaki şeytansın hep öyleydin zaten .
Ben görmek istemediğim için hep iyi olarak gördüm seni .
Neyse yer ankara günlerden Çarşamba son kez buluşacağız senin haberin yok daha bundan aslında kasım ayının 28. Çarşamba günü hava soğuk ama güneşli tipik ankara soğuğu ayazı diyelim biz buna ,
Etrafta insanları izliyorum bakınıyorum ,herkes bir yerlere koşturuyor,çoluk çoçuk kadın yaşlı genç yakalarını kaldırmışlar paltolarının ,hızlı adımlarla yürümekte herkes ben ya ben ,sen ya sen acemi aşık misaliyim keskin bir rüzgar uyandırıyor beni saçmalama diyor kulağıma terk edeceksin kendin için peki diyorum peki artık bitti.
Elimi montuma sokuyorum çakmağı alıyorum,siğaramı yakıyorum ,sanki ilk nefesimsin o an sanki ilk öpüşmemsin sevdiğimle sanki ecelimsin dudkalarımdaki azrail misali rüzgarla birlikte bir nefes daha çekiyorum acelen var gibi hızlanıyor yanışın ,küller uçuşuyor etrafa 20 yılın anıları gibi savuruyorum seni rüzgara,ankara sokaklarına saat 14:30 da etlikte bir kedi bankta oturmuş güneşli ama keskin ankara soğuğunda siğarası ile vedalaşam bir kedi ,hiç yapamam sandığımı yapıyor olmak içimi bile acıtmıyor,seviniyorum acıyorum kendime nasıl bir alışkanlıkla sarılmışım sana ben ,senki benim azrailim olmak için pusuda bekelerken ben dost bilmişim seni ,son nefesimi çekiyorum siğaradan elveda diyorum artık sen öldün benim için ,çakmağımı çöp kutusuna atıyorum seni ayağımla ezip çöpe atıyorum çakmağın yanına ,derin bir nefes alıyorum içime çekiyorum ankara ayazını elveda .umarım birgün herkes siğarayı terk edebilir o gücü kendinizde bulmanız dileğimle.
İçimden kaçkez karar vermiştim ayrılmalıyız diye artık,ama her seferinde erteledim haberin bile olmadı bu düşüncelerimden ,bilseydin gideceğimi severmiydin beni yada bana yaptığın onca fenalıktan sonra ben terk etmedimse seni sevdiğimdenmiydi yoksa alışkanlıkmı olmuştun hayatımda.20 yıla yakın dostluğumuz var seninle oysa neyse bende kalsın ,iyi günümde kötü günümde neşemde hüznümde hep yanımda oldun destek oldun bana sen ,her başım sıkıştığında koştun geldin ama herkes diyordu o senin dostun değil diye bense siz karışmayın aramıza girmeyin diyordum içten içe biliyordum bana yaptığın kötülükleri ,hissettirmeden usul usul haince arkamdan vurduğunu bile bile hiç ayrılmak istemedim senle.
Herkesle kavga ettim senin için annem abim teyzem arkadaşlarım ,siz anlamzsınız karışmayın bana dedim hep,20 yıl az buz değil yahu,bir nevi evlilik gibi şimdi ben senden boşandım be güzelim ayrıldık yahu yakışıklımsen bilmiyorsun anlamadın kendine başkalarını buldun çoktan görüyorum seni onla bunla ama inan hiç kızmıyorum kıskanmıyorum sen dost kılığındaki şeytansın hep öyleydin zaten .
Ben görmek istemediğim için hep iyi olarak gördüm seni .
Neyse yer ankara günlerden Çarşamba son kez buluşacağız senin haberin yok daha bundan aslında kasım ayının 28. Çarşamba günü hava soğuk ama güneşli tipik ankara soğuğu ayazı diyelim biz buna ,
Etrafta insanları izliyorum bakınıyorum ,herkes bir yerlere koşturuyor,çoluk çoçuk kadın yaşlı genç yakalarını kaldırmışlar paltolarının ,hızlı adımlarla yürümekte herkes ben ya ben ,sen ya sen acemi aşık misaliyim keskin bir rüzgar uyandırıyor beni saçmalama diyor kulağıma terk edeceksin kendin için peki diyorum peki artık bitti.
Elimi montuma sokuyorum çakmağı alıyorum,siğaramı yakıyorum ,sanki ilk nefesimsin o an sanki ilk öpüşmemsin sevdiğimle sanki ecelimsin dudkalarımdaki azrail misali rüzgarla birlikte bir nefes daha çekiyorum acelen var gibi hızlanıyor yanışın ,küller uçuşuyor etrafa 20 yılın anıları gibi savuruyorum seni rüzgara,ankara sokaklarına saat 14:30 da etlikte bir kedi bankta oturmuş güneşli ama keskin ankara soğuğunda siğarası ile vedalaşam bir kedi ,hiç yapamam sandığımı yapıyor olmak içimi bile acıtmıyor,seviniyorum acıyorum kendime nasıl bir alışkanlıkla sarılmışım sana ben ,senki benim azrailim olmak için pusuda bekelerken ben dost bilmişim seni ,son nefesimi çekiyorum siğaradan elveda diyorum artık sen öldün benim için ,çakmağımı çöp kutusuna atıyorum seni ayağımla ezip çöpe atıyorum çakmağın yanına ,derin bir nefes alıyorum içime çekiyorum ankara ayazını elveda .umarım birgün herkes siğarayı terk edebilir o gücü kendinizde bulmanız dileğimle.

