- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
BASKICI ,OTORİTER,KATI VE SIKI ANNE BABA TUTUMU
Çocuğunu ,kendi ideallerinde yaşattığı kalıplara uygun küçük bir yetişkin yapma
çabasıyla ,yola çıkan ana babaların çoğunlukla katı,baskıcı ve hoşgörüsüz bir
tutum içinde olduklarını görürüz.Çocuğumuz bizden yaşça be- dence ve ruhça küçük
olabilir fakat bu çocuğumuzun bizim bir model küçüğü- müz olması anlamına
gelmez.O henüz bir çocuktur.Evet çocuktur.Yaramazlık ve hatalar yapması kadar
doğal olabilecek ne olabilir ki?Çocuğun isteği sadece çocukluğunu
yaşayabilmektir.Söyler misiniz.Çocuğunuz çocukluğunu şimdi yaşamayacak da ne
zaman yaşayacak? Yaşamadığım çocukluğumun hesabını kimden soracağım? Kim
bilir? diyor şair.Katı,baskıcı eğitim tarzını benimseyen ailelerdeki bu şansız
çocukların hiçbir zaman çocukluğunu yaşama fırsatları olmaz.Evde askeri bir
sistem hakimdir.Kalkış saat 07.30,kahvaltı saat 08.00,.en geç yatış saati
21.30 tur.Askerlerin dahi hafta sonu programları farklı olduğu halde, evin
düzeni değişmesin diye çocukların bu programın da değişiklik yapılmaz. Katı
baskıca eğitim tarzını benimseyen ailelerdeki bu şanssız çocukların hiçbir zaman
çocukluklarını yaşama fırsatları olmaz . Onlar her zaman Çocuk yetişkin
olurlar. Bu tür çocuklara toplumu-muzda Büyümüşte küçülmüş denilir.
Anne babanın gözleri sürekli bu çocukların üzerindedir. Davranışlarında
oturuşlarında, kalkışlarında, konuşmalarında ,gülmesinde, yemesinde ,içme-sinde
kısaca çocuğun yaptığı her türlü harekette bir kusur bir yanlış arayıp dururlar.
Sürekli kusur aradıkları içinde çocuk devamlı tetik altındadır.
Streslidir.Acaba yine mi hata yaptım?Yoksa yaptığım yanlış mı? Annem babam bunu
duyarsa ne der ?Kaygısını çocuk devamlı yaşar. Devamlı tedirgin olduğu içinde
(çocuk bu durumdayken) ,anne baba hata bulmakta hiç de zorlanmazlar. Çocuğa
sürekli kızıp , azarlarlar.Onu hor görürler.Çeşitli olumsuz özelliklerle çocuğu
nitelendirirler. Hatta daha da ileri giderek Çocuğumu eğitiyorum, terbiye
ediyorum . Mantığıyla çocuğa bu tür ailelerde şiddet uygulanır. Böylece çocuğu
kendi istedikleri kalıba sığdırmak için devamlı zorlayıp dururlar. Yaptırım gücü
anne babadadır. Onlar devamlı haklı kısım- dadırlar. Anne baba isteklerinden en
ufak bir ödün vermek istemezler. Çocuğu anlama çabasını hiç göstermezler. Belki
sonuçta çocuğun aileye gösterdiği direnç kırılır ve ailenin istediği kılıfa ,
kalıba zorda olsa çocuk girer. Aile istediği gibi uzaktan kumandalı bir çocuğa
sahip olur. Ama geriye çocuktan çok fazla bir şey kalmaz. Anne baba başarıya
ulaşmıştır. Ama silik kişilikli bir çocukları olmuştur bu arada.
Baskıcı, otoriter, katı, sıkı ailenin verdiği eğitim de ceza her zaman ön
plandadır. Ayrıca çocuğun işlediği suçla ceza orantılı değildir. Genelde Ona
iyi bir ders olsun,bir daha ömür boyu bu hatayı yapmasın, diğer çocuklara da
örnek olsun. Düşüncesinden yola çıkılarak çocuğa verilen cezalar çok ağır olur.
Ailenin verdiği disiplin çocuğu bunaltır,sıkar, hatta hayattan usandırır.
Çocuğun en doğal hakları dahi aile üyeleri tarafından çocuğa uslu olmasının bir
ödülü olaraktan verilir. Çocuktan yaşının üstünde bir olgunluk beklenir. Ve
çocuğa özgürlük kesinlikle verilmez
Çocuğunu ,kendi ideallerinde yaşattığı kalıplara uygun küçük bir yetişkin yapma
çabasıyla ,yola çıkan ana babaların çoğunlukla katı,baskıcı ve hoşgörüsüz bir
tutum içinde olduklarını görürüz.Çocuğumuz bizden yaşça be- dence ve ruhça küçük
olabilir fakat bu çocuğumuzun bizim bir model küçüğü- müz olması anlamına
gelmez.O henüz bir çocuktur.Evet çocuktur.Yaramazlık ve hatalar yapması kadar
doğal olabilecek ne olabilir ki?Çocuğun isteği sadece çocukluğunu
yaşayabilmektir.Söyler misiniz.Çocuğunuz çocukluğunu şimdi yaşamayacak da ne
zaman yaşayacak? Yaşamadığım çocukluğumun hesabını kimden soracağım? Kim
bilir? diyor şair.Katı,baskıcı eğitim tarzını benimseyen ailelerdeki bu şansız
çocukların hiçbir zaman çocukluğunu yaşama fırsatları olmaz.Evde askeri bir
sistem hakimdir.Kalkış saat 07.30,kahvaltı saat 08.00,.en geç yatış saati
21.30 tur.Askerlerin dahi hafta sonu programları farklı olduğu halde, evin
düzeni değişmesin diye çocukların bu programın da değişiklik yapılmaz. Katı
baskıca eğitim tarzını benimseyen ailelerdeki bu şanssız çocukların hiçbir zaman
çocukluklarını yaşama fırsatları olmaz . Onlar her zaman Çocuk yetişkin
olurlar. Bu tür çocuklara toplumu-muzda Büyümüşte küçülmüş denilir.
Anne babanın gözleri sürekli bu çocukların üzerindedir. Davranışlarında
oturuşlarında, kalkışlarında, konuşmalarında ,gülmesinde, yemesinde ,içme-sinde
kısaca çocuğun yaptığı her türlü harekette bir kusur bir yanlış arayıp dururlar.
Sürekli kusur aradıkları içinde çocuk devamlı tetik altındadır.
Streslidir.Acaba yine mi hata yaptım?Yoksa yaptığım yanlış mı? Annem babam bunu
duyarsa ne der ?Kaygısını çocuk devamlı yaşar. Devamlı tedirgin olduğu içinde
(çocuk bu durumdayken) ,anne baba hata bulmakta hiç de zorlanmazlar. Çocuğa
sürekli kızıp , azarlarlar.Onu hor görürler.Çeşitli olumsuz özelliklerle çocuğu
nitelendirirler. Hatta daha da ileri giderek Çocuğumu eğitiyorum, terbiye
ediyorum . Mantığıyla çocuğa bu tür ailelerde şiddet uygulanır. Böylece çocuğu
kendi istedikleri kalıba sığdırmak için devamlı zorlayıp dururlar. Yaptırım gücü
anne babadadır. Onlar devamlı haklı kısım- dadırlar. Anne baba isteklerinden en
ufak bir ödün vermek istemezler. Çocuğu anlama çabasını hiç göstermezler. Belki
sonuçta çocuğun aileye gösterdiği direnç kırılır ve ailenin istediği kılıfa ,
kalıba zorda olsa çocuk girer. Aile istediği gibi uzaktan kumandalı bir çocuğa
sahip olur. Ama geriye çocuktan çok fazla bir şey kalmaz. Anne baba başarıya
ulaşmıştır. Ama silik kişilikli bir çocukları olmuştur bu arada.
Baskıcı, otoriter, katı, sıkı ailenin verdiği eğitim de ceza her zaman ön
plandadır. Ayrıca çocuğun işlediği suçla ceza orantılı değildir. Genelde Ona
iyi bir ders olsun,bir daha ömür boyu bu hatayı yapmasın, diğer çocuklara da
örnek olsun. Düşüncesinden yola çıkılarak çocuğa verilen cezalar çok ağır olur.
Ailenin verdiği disiplin çocuğu bunaltır,sıkar, hatta hayattan usandırır.
Çocuğun en doğal hakları dahi aile üyeleri tarafından çocuğa uslu olmasının bir
ödülü olaraktan verilir. Çocuktan yaşının üstünde bir olgunluk beklenir. Ve
çocuğa özgürlük kesinlikle verilmez
