- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Biberin yakıcılığı, içinde bulunan kapsaisin adı verilen bir tür
bileşikten kaynaklanır. Bu maddenin büyük bir kısmı, biberin etli kısmında ve
tohumlarında bulunur. Bu nedenle ucu pek yakıcı olmayan biberin, yenildikçe
yakıcılığı daha çok hissedilir. Kapsaisin maddesi bibere yakıcılık
vermekle kalmaz, cilde temas ettiğinde tahrişe de yol açar. Hatta bu
özelliğinden dolayı bazı romatizma ilaçlarının formüllerinde de kullanılır.
Yeşil biber kırmızı olanından daha yakıcı değildir. Yakıcı biberler koyu
renkli ve çok sivri uçludur. Biberler A ve C vitaminleri bakımından çok zengin
olup, sıcak havada yenilen yakıcı biberler insanı terletirler ve terin
buharlaşmasıyla insanda bir serinlik hissi duyulur. Buna karşın, biberin
içindeki kapsaisin maddesi, insanda tükürük salgısını da arttırır, solunum ve
kan basıncında değişimler yaratır, bağırsaklarda emil imin azalmasına yol açar.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda, diğer kanserojen
maddelerle birlikte alındığında, karaciğer kanserinin ortaya çıkmasında,
hızlandırıcı rolü olduğu konusunda ciddi kuşkular vardır. Biberden
ağzımız yanınca çoğumuz hemen su içeriz ve bir işe yaramadığını görürüz. Peki
nasıl oluyor da, biberin yakıcı tesirini su gideremiyor? Sebebi basit, yağ ve su
kesinlikle birbirlerine karışmaz. Biberlerin yakıcılık veren maddesi yağlı
olduğu için, ne kadar su içerseniz için onunla birleşmez. En iyi metot ekmek
yemektir. Ekmek bu yağı absorbe eder ve mideye taşır. Bir diğer etkili
yol da süt içmektir. Sütün içindeki kasein maddesi bir deterjan görevini
üstlenir, biberin yağı ile karışarak ağzı temizler. Bu da yeterli değilse rakı
içilmesi Önerilir. Rakı da diğer alkol içeren sıvılar gibi yağı çözer ve sorunu
giderir, ama sonuçları ertesi sabah ortaya çıkacak başka sorunlar getirir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
bileşikten kaynaklanır. Bu maddenin büyük bir kısmı, biberin etli kısmında ve
tohumlarında bulunur. Bu nedenle ucu pek yakıcı olmayan biberin, yenildikçe
yakıcılığı daha çok hissedilir. Kapsaisin maddesi bibere yakıcılık
vermekle kalmaz, cilde temas ettiğinde tahrişe de yol açar. Hatta bu
özelliğinden dolayı bazı romatizma ilaçlarının formüllerinde de kullanılır.
Yeşil biber kırmızı olanından daha yakıcı değildir. Yakıcı biberler koyu
renkli ve çok sivri uçludur. Biberler A ve C vitaminleri bakımından çok zengin
olup, sıcak havada yenilen yakıcı biberler insanı terletirler ve terin
buharlaşmasıyla insanda bir serinlik hissi duyulur. Buna karşın, biberin
içindeki kapsaisin maddesi, insanda tükürük salgısını da arttırır, solunum ve
kan basıncında değişimler yaratır, bağırsaklarda emil imin azalmasına yol açar.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda, diğer kanserojen
maddelerle birlikte alındığında, karaciğer kanserinin ortaya çıkmasında,
hızlandırıcı rolü olduğu konusunda ciddi kuşkular vardır. Biberden
ağzımız yanınca çoğumuz hemen su içeriz ve bir işe yaramadığını görürüz. Peki
nasıl oluyor da, biberin yakıcı tesirini su gideremiyor? Sebebi basit, yağ ve su
kesinlikle birbirlerine karışmaz. Biberlerin yakıcılık veren maddesi yağlı
olduğu için, ne kadar su içerseniz için onunla birleşmez. En iyi metot ekmek
yemektir. Ekmek bu yağı absorbe eder ve mideye taşır. Bir diğer etkili
yol da süt içmektir. Sütün içindeki kasein maddesi bir deterjan görevini
üstlenir, biberin yağı ile karışarak ağzı temizler. Bu da yeterli değilse rakı
içilmesi Önerilir. Rakı da diğer alkol içeren sıvılar gibi yağı çözer ve sorunu
giderir, ama sonuçları ertesi sabah ortaya çıkacak başka sorunlar getirir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
