- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
O
devirlerde onlarla birlikte yaşayan, başta dinozorlar olmak üzere, bir çok canlı
türü tabiattan silindikleri halde, onlar çoğalma kapasiteleri ve farklılaşarak
yeni türler çıkarma yetenekleri sayesinde günümüze kadar gelebilmişler,
okyanusların derinlikleri hariç dünyanın her köşesinde yaşamayı başarmışlardır.
İnsan en baştan beri böceklerle savaş halindedir. Bilim ve teknolojinin
bu kadar gelişmesine rağmen insan bu savaşta nihai zafere ulaşamamıştır. Halbuki
böcekler fare piresi ile yayılan veba mikrobu aracılığıyla tarihte 100 milyonun
üzerinde insanın ölmesine sebep olmuşlardır. Böceklerle taşınan virüs, bakteri
ve mikropların insana verdiği zarar ve zayiata tarih boyunca hiç bir savaş sebep
olamamıştır. İlk bakışta boyutlarının küçüklüğü böcekler için bir
dezavantaj olarak görülebilir. Oysa böceklerin insanlarla savaşlarındaki
başarılarının en önemli faktörlerinden biri de bu boyutlarındaki küçüklüktür.
Böcekler bu bedenleri ile her yere girebilmekte, kolaylıkla kaçabilmekte,
saklanabilmekte, gıdamıza ortak olmakta, evimizde yaşamakta hatta kanımızı bile
emebilmektedirler. Böceklerin beden yapılarının küçük olması, onların
çok kuvvetli bir kas sistemine ve inanılmaz fiziksel özelliklere sahip
olmalarını sağlamıştır. Bacak uzunluğu 1,2 milimetre olan bir pire 196 milimetre
yüksekliğe sıçrar ve 330 milimetre uzaklığa rahatça atlar. Eğer
insanoğlu kendi bedenine göre pire kadar kuvvetli olabilseydi bacak uzunluğu 90
santimetre olan ortalama bir insan 146 metre yüksekliğe sıçrayabilir, 247 metre
uzağa atlayabilirdi. Muhteşem kas yapılan nedeni ile bir kaç milimetre boyunda
olan bir sinek saniyede 330 kez kanat çırpabilir, küçük bir karınca ağırlığının
50 katı kadar bir yükü itebilir. Böcekler üreme bakımından da
insanlardan çok üstündürler. Bir çift sineğin bıraktığı yumurtaların hepsi
yaşasa ve bunlar erginleştikten sonra hepsi üremeye devam edebilse 5 ay
içerisinde sayılan inanılmaz bir miktara ulaşırdı (191'in yanına 18 tane sıfır
koyun). Şükür ki tabiatın dengeleri hiçbir zaman buna müsaade
etmez.Böceklerin bir çoğu insan kemiğinden daha sert, daha dayanıklı ve
hafif, mekanik ve kimyasal dış etkenlere hatta aside dayanıklı bir dış iskelete
veya beden duvarına sahiptirler. Ayrıca böceklerin dünyada yaşadıkları
yerlerde nüfus yoğunlukları da çoktur. Çekirgelerin sürü halindeki uçuşlarında
320 kilometrekarelik bir alanı kapladıkları görülmüştür. Ormanlık bir bölgede 4
500 metrekarelik bir alanda, toprağın üstünde ve altında 65 milyon böcek
yaşayabilmektedir. Eğer dünyadaki bütün böcekler bir araya getirilebilselerdi,
bunların toplam ağırlığı, dünyamızda yaşayan tüm insanların ve hayvanların
ağırlıklarının toplamından fazla olurdu. Şimdiye kadar böceklerin hep
zararlarını anlattık. İpeği yapan ipek böceği ya da balı yapan arı da birer
böcektir. Çiçeklerin ve meyvelerin çoğunun üremeleri böceklerin taşıdıkları
tozlarla olur. O halde dünyamızın bu üstün yaratıkları ile savaşta, iyi
ile kötüyü ayırt etmeye, tabiatın dengesini bozmamaya çok dikkat etmemiz
gerekmektedir. Zaten şimdilik her iki taraf da belirgin bir üstünlük sağlamış
değillerdir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
devirlerde onlarla birlikte yaşayan, başta dinozorlar olmak üzere, bir çok canlı
türü tabiattan silindikleri halde, onlar çoğalma kapasiteleri ve farklılaşarak
yeni türler çıkarma yetenekleri sayesinde günümüze kadar gelebilmişler,
okyanusların derinlikleri hariç dünyanın her köşesinde yaşamayı başarmışlardır.
İnsan en baştan beri böceklerle savaş halindedir. Bilim ve teknolojinin
bu kadar gelişmesine rağmen insan bu savaşta nihai zafere ulaşamamıştır. Halbuki
böcekler fare piresi ile yayılan veba mikrobu aracılığıyla tarihte 100 milyonun
üzerinde insanın ölmesine sebep olmuşlardır. Böceklerle taşınan virüs, bakteri
ve mikropların insana verdiği zarar ve zayiata tarih boyunca hiç bir savaş sebep
olamamıştır. İlk bakışta boyutlarının küçüklüğü böcekler için bir
dezavantaj olarak görülebilir. Oysa böceklerin insanlarla savaşlarındaki
başarılarının en önemli faktörlerinden biri de bu boyutlarındaki küçüklüktür.
Böcekler bu bedenleri ile her yere girebilmekte, kolaylıkla kaçabilmekte,
saklanabilmekte, gıdamıza ortak olmakta, evimizde yaşamakta hatta kanımızı bile
emebilmektedirler. Böceklerin beden yapılarının küçük olması, onların
çok kuvvetli bir kas sistemine ve inanılmaz fiziksel özelliklere sahip
olmalarını sağlamıştır. Bacak uzunluğu 1,2 milimetre olan bir pire 196 milimetre
yüksekliğe sıçrar ve 330 milimetre uzaklığa rahatça atlar. Eğer
insanoğlu kendi bedenine göre pire kadar kuvvetli olabilseydi bacak uzunluğu 90
santimetre olan ortalama bir insan 146 metre yüksekliğe sıçrayabilir, 247 metre
uzağa atlayabilirdi. Muhteşem kas yapılan nedeni ile bir kaç milimetre boyunda
olan bir sinek saniyede 330 kez kanat çırpabilir, küçük bir karınca ağırlığının
50 katı kadar bir yükü itebilir. Böcekler üreme bakımından da
insanlardan çok üstündürler. Bir çift sineğin bıraktığı yumurtaların hepsi
yaşasa ve bunlar erginleştikten sonra hepsi üremeye devam edebilse 5 ay
içerisinde sayılan inanılmaz bir miktara ulaşırdı (191'in yanına 18 tane sıfır
koyun). Şükür ki tabiatın dengeleri hiçbir zaman buna müsaade
etmez.Böceklerin bir çoğu insan kemiğinden daha sert, daha dayanıklı ve
hafif, mekanik ve kimyasal dış etkenlere hatta aside dayanıklı bir dış iskelete
veya beden duvarına sahiptirler. Ayrıca böceklerin dünyada yaşadıkları
yerlerde nüfus yoğunlukları da çoktur. Çekirgelerin sürü halindeki uçuşlarında
320 kilometrekarelik bir alanı kapladıkları görülmüştür. Ormanlık bir bölgede 4
500 metrekarelik bir alanda, toprağın üstünde ve altında 65 milyon böcek
yaşayabilmektedir. Eğer dünyadaki bütün böcekler bir araya getirilebilselerdi,
bunların toplam ağırlığı, dünyamızda yaşayan tüm insanların ve hayvanların
ağırlıklarının toplamından fazla olurdu. Şimdiye kadar böceklerin hep
zararlarını anlattık. İpeği yapan ipek böceği ya da balı yapan arı da birer
böcektir. Çiçeklerin ve meyvelerin çoğunun üremeleri böceklerin taşıdıkları
tozlarla olur. O halde dünyamızın bu üstün yaratıkları ile savaşta, iyi
ile kötüyü ayırt etmeye, tabiatın dengesini bozmamaya çok dikkat etmemiz
gerekmektedir. Zaten şimdilik her iki taraf da belirgin bir üstünlük sağlamış
değillerdir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
