Cahiller ve Dahiler

sweeet

Administrator
20
HD RANK
Katılım
11 Nisan 2009
Mesajlar
4,053
Reaksiyon puanı
12
Puanları
0
Cahiller ve Dahiler
Bu hafta gelen maillere genel bir cevap vermek istiyorum. Gençlerin ortak özelliklerinin bir tanesi, özgüven eksikliği. İkincisi de çevresindekilere “HAYIR” diyememe.

Tülay Bilin
İnsan Kaynakları ve Kişisel Gelişim Uzmanı
05 Aralık. 2010 Pazar

Kızların yanında aşırı utangaç durmak gibi nedenler. Bu hafta gelen maillerin çoğu bu konu ile ilgiliydi. Onlara cevap verdim ama genel olarak tekrar yazarsam başkaları da faydalanır diye düşündüm.

Bugüne kadar okuduklarımdan çıkarttığım sonuca göre 3 tip insan vardır.

1-Bilmediklerini bilmeyenler;

Bu tip kişiler sadece bedensel yaşamlarını sürdürürler. Başımızın üstünde taşıdığımız o et parçasının bir çok becerisi olduğunu farkında olmayanlar. Sadece nefes alıp, yer, içer böylece ölmeden yaşarlar. Hiçbir şey bilmezler ama bunun farkında bile değillerdir. Ayrıca öğrenmek de istemezler.

Leo Da Vinci bu kişiler için şöyle diyor; “Temel bedensel ihtiyaçlarını görmek için yaşayanlar.”

Pascal ise; “Hiçbir şey bilmeyen cahiller” diyor.

2-Bilen ama uygulamayanlar;

Bu kişiler birçok konuda fikir sahibidir. Hatta okumayı bile severler. Ama okuduklarını hayatlarına geçirmedikleri için bilgiyi sadece süs gibi kullanırlar. Konfüçyüs’ün şu sözünü ilk okuduğumda ben bunun neresindeyim diye günlerce kendimi sorgulamıştım.

“ÖĞRENDİKLERİNİ İÇSELLEŞTİR, İÇSELLEŞTİRDİKLERİNİ ÖĞRET”

Bilgiler beynimize girer, orda harmanlanır ve çıkar. Eğer bilgileri harmanlamadan çıkarırsak kitap gibi konuşuruz. Bilgiler bize ait değildir. Eğer harmanladıktan sonra başkalarına aktarmazsak çatlarız.

3-Yeterli bilgiye sahip ve uygulayan dahiler;

Onlar bildiklerinin farkındadırlar. Okuduklarını hayatlarına geçirirler. Günden güne gelişirler. Bir gün önceyi beğenmezler. Hep ileri, hep ileri giderler. Onlar için öğrenme hayatlarının olmazsa olmazıdır. Okumadıkları gün yaşamadıklarını düşünürler.

Bu konuda Konfüçyüs de çok düşünmüş ve düşüncelerini şöyle açıklamış;

Bildiğini bilenin, arkasından gidiniz

Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız

Bilmediğini bilene öğretiniz

Bilmediğini bilmeyenden kaçınız


Bu yazım ile vermek istediğim mesaj şu; özgüven eksikliği, çevresine “HAYIR” diyememenin nedeni bilgi eksikliğinden gelir. Bazen de bildiğini bilmeme, bazen de bildiğini uygulamama. Her şeyin başı okumak ve çevreyi gözlemlemektir. Sadece okumak yeterli olmaz. Hayat sadece okuyarak öğrenilmez. Öğrendiklerini hayata geçirip yaşamak gerekiyor. Bildiklerini insanlarla paylaşmalısın, ki bu öğrenmenin bir yoludur. Başkalarından da bilgi almalısın.

En güzel alışveriş bilgi alışverişidir.


Saygılarımla,
Tülay Bilin


alıntı
 
Harika 25889
 
3 çeşit insana göre beni en iyi tarif eden 2 numara. ''Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız'' Uyanmak istiyorum artık. Bazen uykudan uyanınca herşey değişicekmiş, hiçbirşey eskisi gibi kalmıcakmış gibi geliyor. Uyanamıyorum ama zaman ilerliyor. Uyanmak istiyorum artık.
 
Cahiller ve Dahiler
Bu hafta gelen maillere genel bir cevap vermek istiyorum. Gençlerin ortak özelliklerinin bir tanesi, özgüven eksikliği. İkincisi de çevresindekilere “HAYIR” diyememe.

Tülay Bilin
İnsan Kaynakları ve Kişisel Gelişim Uzmanı
05 Aralık. 2010 Pazar

Kızların yanında aşırı utangaç durmak gibi nedenler. Bu hafta gelen maillerin çoğu bu konu ile ilgiliydi. Onlara cevap verdim ama genel olarak tekrar yazarsam başkaları da faydalanır diye düşündüm.

Bugüne kadar okuduklarımdan çıkarttığım sonuca göre 3 tip insan vardır.

1-Bilmediklerini bilmeyenler;

Bu tip kişiler sadece bedensel yaşamlarını sürdürürler. Başımızın üstünde taşıdığımız o et parçasının bir çok becerisi olduğunu farkında olmayanlar. Sadece nefes alıp, yer, içer böylece ölmeden yaşarlar. Hiçbir şey bilmezler ama bunun farkında bile değillerdir. Ayrıca öğrenmek de istemezler.

Leo Da Vinci bu kişiler için şöyle diyor; “Temel bedensel ihtiyaçlarını görmek için yaşayanlar.”

Pascal ise; “Hiçbir şey bilmeyen cahiller” diyor.

2-Bilen ama uygulamayanlar;

Bu kişiler birçok konuda fikir sahibidir. Hatta okumayı bile severler. Ama okuduklarını hayatlarına geçirmedikleri için bilgiyi sadece süs gibi kullanırlar. Konfüçyüs’ün şu sözünü ilk okuduğumda ben bunun neresindeyim diye günlerce kendimi sorgulamıştım.

“ÖĞRENDİKLERİNİ İÇSELLEŞTİR, İÇSELLEŞTİRDİKLERİNİ ÖĞRET”

Bilgiler beynimize girer, orda harmanlanır ve çıkar. Eğer bilgileri harmanlamadan çıkarırsak kitap gibi konuşuruz. Bilgiler bize ait değildir. Eğer harmanladıktan sonra başkalarına aktarmazsak çatlarız.

3-Yeterli bilgiye sahip ve uygulayan dahiler;

Onlar bildiklerinin farkındadırlar. Okuduklarını hayatlarına geçirirler. Günden güne gelişirler. Bir gün önceyi beğenmezler. Hep ileri, hep ileri giderler. Onlar için öğrenme hayatlarının olmazsa olmazıdır. Okumadıkları gün yaşamadıklarını düşünürler.

Bu konuda Konfüçyüs de çok düşünmüş ve düşüncelerini şöyle açıklamış;

Bildiğini bilenin, arkasından gidiniz

Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız

Bilmediğini bilene öğretiniz

Bilmediğini bilmeyenden kaçınız


Bu yazım ile vermek istediğim mesaj şu; özgüven eksikliği, çevresine “HAYIR” diyememenin nedeni bilgi eksikliğinden gelir. Bazen de bildiğini bilmeme, bazen de bildiğini uygulamama. Her şeyin başı okumak ve çevreyi gözlemlemektir. Sadece okumak yeterli olmaz. Hayat sadece okuyarak öğrenilmez. Öğrendiklerini hayata geçirip yaşamak gerekiyor. Bildiklerini insanlarla paylaşmalısın, ki bu öğrenmenin bir yoludur. Başkalarından da bilgi almalısın.

En güzel alışveriş bilgi alışverişidir.


Saygılarımla,
Tülay Bilin


alıntı

bildiğini uygulamayanlar var, ama bildiğini bazen uygulayıp bazen uygulamayanlar yok . ben o sınıfa giriyorum. şu sıralar bazı uygulamalar yapıyorum ama az gibi geliyor.
 
3 çeşit insana göre beni en iyi tarif eden 2 numara. ''Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız'' Uyanmak istiyorum artık. Bazen uykudan uyanınca herşey değişicekmiş, hiçbirşey eskisi gibi kalmıcakmış gibi geliyor. Uyanamıyorum ama zaman ilerliyor. Uyanmak istiyorum artık.
uyansak zaten her şey çok daha güzel olacak.
 
hayatımı baştan aşağı değiştirebilecek harika uygulama çalışmaları biliyorum ama bu bilgileri kullanmadığım sürece bana hiçbir faydası yok sonrada uyanmaktan bahsediyorum. Değişmeyi gerçekten arzulasaydım sadece okumakla yetinmez kendime söz geçirip o çalışmalarıda yapıp hayatımı değiştirebilirdim ama yapmadım nedense. Kendimi çok güçsüz hissediyorum
 
Güçsüz olmakta sıkıntı yok ya gerçekte güçsüz olduğun zaman güçlü olduğunu sansaydın bu halin bile farkındalığında olmak iyi bir şeydir. Gücünü toplamaya bak. Bir yerden başla diye bu yazı.
 
Düşüncelerimin farkındalığını kazanmak bir yerlerden başlamanın güzel bir yolu. Daha fazla kararla gücümü toplayabilirim..
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst