- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Yamaçların dik olması, ıslanınca kayganlaşan formasyonların,
özellikle killi maddelerin varlıkları, sağanak halinde şiddetli yağışlar ve
sonuçta bitki örtüsünün azlığı çamur akıntılarının oluşmasını kolaylaştıran
başlıca koşullardır.Bu şekilde harekete geçen kütleler, aslında çamurdan
oluşmakla birlikte, birkaç ton ağırlığında kayaları da beraberinde
sürükleyebilirler. Kurak ve yarı kurak bölgelerde dağların eteklerinde oluşum
sahalarından çok uzaklara kadar sürüklenmiş bağımsız iri blokların (erratik
bloklar) çamur akıntıları ile buralara taşınmış olmasını bir olasılık olarak
hatırlamak gerekir.Çamur akıntısının cephesi, ileriye doğru hareketi
sırasında önüne çıkan büyük küçük taşları ve blokları toplar; bir süre sonra
kaya parçalarından ve çamurdan oluşan sulu bir hamur halini alır. Fakat
ilerledikçe, yeni yeni maddelerin bu hamura katılması sonucunda giderek daha
kıvamlı bir hal kazanır ve sonuçta hareket özelliğini kaybederek
durur.Katılaşan ön kısımda hareketin durması, geride henüz sıvı halde
olan çamur kütlesinde bir takım hareketlere ve dalgalanma şekillerine neden
olur. Çamur akıntılarının sürükleme kuvvetleri çok fazladır. Bunlar bir çok
yapıları temellerinden sökebilir; yolları, tarlaları ve yerleşmeleri
yıkabilirler.Çamur akıntılarının yarı kurak ve kurak bölgelerde çok
yaygın bir kütle hareketi şekli olduğu yukarıda açıklanmıştır. Bunlar Akdeniz
Bölgesinde de görülür ve örneğin İtalya'da Frana adı altında tanınır. Ülkemizde
13 Temmuz 1995'te o günkü yağışın 28.2 mm'yi Temmuz ayı toplamının 88.8 mm'yi
bulduğu, Beşparmak Dağının kuzey eteğinde kurulu olan Senirkent'te beş ayrı
koldan meydana gelen çamur akıntısı neticesi 74 kişi hayatını
kaybetmiştir.Olay günü şiddetli yağışlarla özellikle yamaçlardaki
kayalıkların önünde yer alan bol miktarda kil, döküntü malzeme, Senirkent
konisinin malzemesi ve zirve kesimlerindeki moren depolarının harekete geçmesi
ile yamaçların sahip olduğu kuvvetli eğim (60°-65°) ve kısa mesafede yükselti
değerlerinin artışı, ayrıca var olan Karaağaçların kesilmiş olması gibi bitki
örtüsünün zayıflığı bu sellenme hareketi ile çamur akıntısında etkili olmuştur.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaİçimizdeki Çocuk-(Doğan Cüceloğlu)Sorun Çözme Teknikleri (Doğan Şahiner )Dişleriyle Doğan BebekSiyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre Sorunları
özellikle killi maddelerin varlıkları, sağanak halinde şiddetli yağışlar ve
sonuçta bitki örtüsünün azlığı çamur akıntılarının oluşmasını kolaylaştıran
başlıca koşullardır.Bu şekilde harekete geçen kütleler, aslında çamurdan
oluşmakla birlikte, birkaç ton ağırlığında kayaları da beraberinde
sürükleyebilirler. Kurak ve yarı kurak bölgelerde dağların eteklerinde oluşum
sahalarından çok uzaklara kadar sürüklenmiş bağımsız iri blokların (erratik
bloklar) çamur akıntıları ile buralara taşınmış olmasını bir olasılık olarak
hatırlamak gerekir.Çamur akıntısının cephesi, ileriye doğru hareketi
sırasında önüne çıkan büyük küçük taşları ve blokları toplar; bir süre sonra
kaya parçalarından ve çamurdan oluşan sulu bir hamur halini alır. Fakat
ilerledikçe, yeni yeni maddelerin bu hamura katılması sonucunda giderek daha
kıvamlı bir hal kazanır ve sonuçta hareket özelliğini kaybederek
durur.Katılaşan ön kısımda hareketin durması, geride henüz sıvı halde
olan çamur kütlesinde bir takım hareketlere ve dalgalanma şekillerine neden
olur. Çamur akıntılarının sürükleme kuvvetleri çok fazladır. Bunlar bir çok
yapıları temellerinden sökebilir; yolları, tarlaları ve yerleşmeleri
yıkabilirler.Çamur akıntılarının yarı kurak ve kurak bölgelerde çok
yaygın bir kütle hareketi şekli olduğu yukarıda açıklanmıştır. Bunlar Akdeniz
Bölgesinde de görülür ve örneğin İtalya'da Frana adı altında tanınır. Ülkemizde
13 Temmuz 1995'te o günkü yağışın 28.2 mm'yi Temmuz ayı toplamının 88.8 mm'yi
bulduğu, Beşparmak Dağının kuzey eteğinde kurulu olan Senirkent'te beş ayrı
koldan meydana gelen çamur akıntısı neticesi 74 kişi hayatını
kaybetmiştir.Olay günü şiddetli yağışlarla özellikle yamaçlardaki
kayalıkların önünde yer alan bol miktarda kil, döküntü malzeme, Senirkent
konisinin malzemesi ve zirve kesimlerindeki moren depolarının harekete geçmesi
ile yamaçların sahip olduğu kuvvetli eğim (60°-65°) ve kısa mesafede yükselti
değerlerinin artışı, ayrıca var olan Karaağaçların kesilmiş olması gibi bitki
örtüsünün zayıflığı bu sellenme hareketi ile çamur akıntısında etkili olmuştur.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaİçimizdeki Çocuk-(Doğan Cüceloğlu)Sorun Çözme Teknikleri (Doğan Şahiner )Dişleriyle Doğan BebekSiyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre Sorunları
