Burada Milyonlarca İnsanın peşinden gittiği "çekim yasası" felsefesi üzerine açıklama yapmak istiyorum.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. The Secret fikrini ortaya atanların sunduğu çekim yasasının bildiğimiz kütle çekim yasasından tamamen farklıdır. Beyin dalgalarının maddelere etki ettiği bilimsel bir gerçek olmasına rağmen, bu sadece belirli kısıtlamalar içinde mümkündür. Yani beyin dalganızla Ferrari arabayı kendinize çekemezsiniz. Buradaki olay tamamen motivasyon ile ilgili olup, kişinin devamlı mutlu, huzurlu ve azimli olmasını sağlamaya çalışmaktır.
Çekim yasası mantığında anlatılan olayın ana ve esas kaynağı Dua ve Zikir( Allah'ı anmak) üzerine kuruludur.
Çekim yasası mantığını öne sürenler "Allah" ya da kendi toplumlarındaki genel inanışa göre " Tanrı" demekten korktukları için evren tabirini kullanmaktadır ve bizim bildiğimiz duayı bilimsel bazı temeller üzerine oturtup, birkaç gerçekleşmiş olay gösterip, dinsel inançtan uzak yeni bir felsefi akım daha doğrusu insanın tanrılaştıran ve din kavramını ortadan kaldıran bir anlayış öne sürmüşlerdir.
Burada insanı "Allah" kavramından uzak ve herkesin aslında kendi istediğini kendisinin yapabileceği görüşünü yaymaya çalışmaktadırlar ve oldukça da başarılı olmuşlardır. Çünkü bu bakış açısı insanlara oldukça mantıklı gelmektedir. Bunun mantığını kavramanın asıl sebebi aslında Dua mantığını tam olarak kavrayamamış olmaktan ileri gelir.
Kimilerine göre İllimunati kimilerine göre de dünyadaki gizli oluşumların amaçlarının "Yeni Dünya Düzeni" adı altında Tek Devlet ve Tek Din Anlayışı içerisinde olduklarını, bu dinin semavi dinlerle uzaktan yakından alakası olmayan saptırılmış bir anlayış olduğunu eminim bir çoğunuz duymuşsunuzdur.
Zira bazı hadislerde de bu konu üzerinde durulmuş, kıyamet alametleri olarak bu ve benzeri olayların yaşanacağını ve saptırılmış ve Allah'tan gelmeyen bir din anlayışının tüm dünyada yayılacağını ve insanların büyük bir bölümünün bu anlayışın peşinden gidecekleri anlatılmıştır.
İnsan ne isterse evrenden alabilirmiş..!!! Evreni de yaratan Allah (c.c) dır. Veren de alan da yalnızca O'dur. O yüzden ne isteyecekseniz Allah'tan isteyiniz. Nitekim "kaybolan ayakkabı bağınızı bile Allah'tan isteyin" buyurulmaktadır. Aksi bir düşünce insanı Şirk'e sokmakla beraber İslam dini ile uzaktan yakından alakası yoktur.
Bu yüzden çekim yasası mantığı aslında Allah (c.c) ile yaratılmışların arasındaki bir bağdır. Var olan asıl çekim yasası bizler ile Allah (c.c) arasındaki çekim yasasıdır.
O yüzdendir ki " Beni nasıl anarsan öyle tecelli ederim" , " Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim" , " Dua edin ki icabet edeyim " buyurulmaktadır. Asıl bu mantığı kavradıysanız ve inanırsanız ne isterseniz elde edersiniz.
Allah (c.c) bizi kendi yolundan ayırmasın.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. The Secret fikrini ortaya atanların sunduğu çekim yasasının bildiğimiz kütle çekim yasasından tamamen farklıdır. Beyin dalgalarının maddelere etki ettiği bilimsel bir gerçek olmasına rağmen, bu sadece belirli kısıtlamalar içinde mümkündür. Yani beyin dalganızla Ferrari arabayı kendinize çekemezsiniz. Buradaki olay tamamen motivasyon ile ilgili olup, kişinin devamlı mutlu, huzurlu ve azimli olmasını sağlamaya çalışmaktır.
Çekim yasası mantığında anlatılan olayın ana ve esas kaynağı Dua ve Zikir( Allah'ı anmak) üzerine kuruludur.
Çekim yasası mantığını öne sürenler "Allah" ya da kendi toplumlarındaki genel inanışa göre " Tanrı" demekten korktukları için evren tabirini kullanmaktadır ve bizim bildiğimiz duayı bilimsel bazı temeller üzerine oturtup, birkaç gerçekleşmiş olay gösterip, dinsel inançtan uzak yeni bir felsefi akım daha doğrusu insanın tanrılaştıran ve din kavramını ortadan kaldıran bir anlayış öne sürmüşlerdir.
Burada insanı "Allah" kavramından uzak ve herkesin aslında kendi istediğini kendisinin yapabileceği görüşünü yaymaya çalışmaktadırlar ve oldukça da başarılı olmuşlardır. Çünkü bu bakış açısı insanlara oldukça mantıklı gelmektedir. Bunun mantığını kavramanın asıl sebebi aslında Dua mantığını tam olarak kavrayamamış olmaktan ileri gelir.
Kimilerine göre İllimunati kimilerine göre de dünyadaki gizli oluşumların amaçlarının "Yeni Dünya Düzeni" adı altında Tek Devlet ve Tek Din Anlayışı içerisinde olduklarını, bu dinin semavi dinlerle uzaktan yakından alakası olmayan saptırılmış bir anlayış olduğunu eminim bir çoğunuz duymuşsunuzdur.
Zira bazı hadislerde de bu konu üzerinde durulmuş, kıyamet alametleri olarak bu ve benzeri olayların yaşanacağını ve saptırılmış ve Allah'tan gelmeyen bir din anlayışının tüm dünyada yayılacağını ve insanların büyük bir bölümünün bu anlayışın peşinden gidecekleri anlatılmıştır.
İnsan ne isterse evrenden alabilirmiş..!!! Evreni de yaratan Allah (c.c) dır. Veren de alan da yalnızca O'dur. O yüzden ne isteyecekseniz Allah'tan isteyiniz. Nitekim "kaybolan ayakkabı bağınızı bile Allah'tan isteyin" buyurulmaktadır. Aksi bir düşünce insanı Şirk'e sokmakla beraber İslam dini ile uzaktan yakından alakası yoktur.
Bu yüzden çekim yasası mantığı aslında Allah (c.c) ile yaratılmışların arasındaki bir bağdır. Var olan asıl çekim yasası bizler ile Allah (c.c) arasındaki çekim yasasıdır.
O yüzdendir ki " Beni nasıl anarsan öyle tecelli ederim" , " Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim" , " Dua edin ki icabet edeyim " buyurulmaktadır. Asıl bu mantığı kavradıysanız ve inanırsanız ne isterseniz elde edersiniz.
Allah (c.c) bizi kendi yolundan ayırmasın.
