- Katılım
- 30 Kasım 2010
- Mesajlar
- 670
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
- Yaş
- 36
- Konum
- MaNisA
- Web sitesi
- www.facebook.com
SEDA DİKER'DEN GÜZEL BİR YAZI ..
ZAMANIN SEVGİ İLE İLİŞKİSİ
Hepinize Merhaba,
Biliyorsunuz, çekim yasasını uygulayabilmeniz için bazı anahtarlar var. Bazı kilitleri açmalısınız. Bunlardan bir tanesi derin duygusal yapınızdaki korkular ve olumsuz inanç kalıpları. Eğer bunları değiştirmezseniz, ne kadar olumlama yaparsanız yapın, hayatınıza çektiğiniz olay asla istediğiniz kalitede olmaz. Muhakkak çok iyi başlayan bir şey zamanla korkularınıza kapıldıkça, kötü ya da yetersiz bir olaya dönüşüverir.
Bir başka kilit, zamandır.
Zaman deyip geçmeyin. Biz geçmiş şimdi ve gelecek üzerinden geçen düz bir çizgi hayal etmeye devam edebiliriz. Ama gerçek zaman lineer değildir. Zamanı eğip bükebilirsiniz.
2011 yılına doğru, dünyamızı kuşatan enerji ızgaraları çok boyutlu olmaya devam edecek. Yani, hem 3. Boyut hem de 5. Boyut enerji ızgaraları birlikte aktif halde kalacaklar. Ama zaman değişip dönüşüyor. Zamanı, evrende belirli bir merkez noktadan yayınlanan yuvarlak enerjş dalgaları olarak da hayal edebilirsiniz. Dalgaların en uç yani merkezden en uzak yerinde yaşarken, boyut düşer. 3. Boyut merkeze oldukça uzak zaman dalgalarından oluşur mesela.
Bunu biz gerçek hayatta nasıl algılarız?
Dua ya da çekim yasası aktive edildiğinde, hayatımıza çekmek istediğimiz şeyleri çekebilme süremiz uzar. 3. Boyut böyle bir şeydir. Oysa 5. Boyut çok farklıdır. Oradaki enerji dalgalarından yararlanmak ve zamanın merkeze yakın dalgalarında çekim yasasını aktive edebilmeniz demek, sizin artık dua ve çekim yasası ile hayatınıza çektikleriniz çok daha hızlı sonuç verir demektir.
Oysa dünya 2012 yılının ortalarına girerken, 3. Boyut zaman dalgalarının sonu gelecek. Ve 5. Boyut zaman dalgalarıyla hareket edeceğiz.
Hala bilincimiz 3. Boyutta ise, ki bu bilinçaltımızda korkular var demektir, zamanı çok hızlı algılarız. Sürekli hiçbir şey yetişmiyor diye düşünür hissederiz. Stresimiz artar. Acı çekeriz. Huzursuzluğumuz artar. Yorgun oluruz.
Eğer 5. Boyuta gelmişse, ki bu da bilinçaltımızın sevgiyle kaplanması demektir, zaman bizim için çok daha yavaş ve huzurlu geçecektir. Bizim algımız değişecek yani. Aynı dalganın üzerinde farklı bilinçtekiler farklı algılayacak zamanı.
Ama en önemlisi şu: Zamanın KALBİMİZDEKİ SEVGİ İLE OLAN İLİŞKİSİ.
Ne kadar korku temizlerseniz, o kadar sevgiye sahip olursunuz.
Ve sevgi sonunda bizi, tüm zincirlerden özgürleştirir. Zamana bağımlılığımızdan bile...
Her türlü tehlikeden korur.
Çünkü Yüce Yaradan?ın sevgisi ile dolarsınız.
Onunla bağınız sağlamlaşır. Ve yaşamınızdaki kumandayı ona bırakırsınız.
Bunu kontrolü sizden başka bir varlığa teslim etmek olarak değil, sizi sizden daha fazla düşünen, her şeyi görebilen Yüce Yaradan?la elele tutuşarak hareket etmek olarak algılayın. Korku bazlı bir başka varlık değil, koşulsuz ve sonsuz bir sevgiyle sizi seven bir güç ile elele...
Sevgilerimle
Seda Diker
ZAMANIN SEVGİ İLE İLİŞKİSİ
Hepinize Merhaba,
Biliyorsunuz, çekim yasasını uygulayabilmeniz için bazı anahtarlar var. Bazı kilitleri açmalısınız. Bunlardan bir tanesi derin duygusal yapınızdaki korkular ve olumsuz inanç kalıpları. Eğer bunları değiştirmezseniz, ne kadar olumlama yaparsanız yapın, hayatınıza çektiğiniz olay asla istediğiniz kalitede olmaz. Muhakkak çok iyi başlayan bir şey zamanla korkularınıza kapıldıkça, kötü ya da yetersiz bir olaya dönüşüverir.
Bir başka kilit, zamandır.
Zaman deyip geçmeyin. Biz geçmiş şimdi ve gelecek üzerinden geçen düz bir çizgi hayal etmeye devam edebiliriz. Ama gerçek zaman lineer değildir. Zamanı eğip bükebilirsiniz.
2011 yılına doğru, dünyamızı kuşatan enerji ızgaraları çok boyutlu olmaya devam edecek. Yani, hem 3. Boyut hem de 5. Boyut enerji ızgaraları birlikte aktif halde kalacaklar. Ama zaman değişip dönüşüyor. Zamanı, evrende belirli bir merkez noktadan yayınlanan yuvarlak enerjş dalgaları olarak da hayal edebilirsiniz. Dalgaların en uç yani merkezden en uzak yerinde yaşarken, boyut düşer. 3. Boyut merkeze oldukça uzak zaman dalgalarından oluşur mesela.
Bunu biz gerçek hayatta nasıl algılarız?
Dua ya da çekim yasası aktive edildiğinde, hayatımıza çekmek istediğimiz şeyleri çekebilme süremiz uzar. 3. Boyut böyle bir şeydir. Oysa 5. Boyut çok farklıdır. Oradaki enerji dalgalarından yararlanmak ve zamanın merkeze yakın dalgalarında çekim yasasını aktive edebilmeniz demek, sizin artık dua ve çekim yasası ile hayatınıza çektikleriniz çok daha hızlı sonuç verir demektir.
Oysa dünya 2012 yılının ortalarına girerken, 3. Boyut zaman dalgalarının sonu gelecek. Ve 5. Boyut zaman dalgalarıyla hareket edeceğiz.
Hala bilincimiz 3. Boyutta ise, ki bu bilinçaltımızda korkular var demektir, zamanı çok hızlı algılarız. Sürekli hiçbir şey yetişmiyor diye düşünür hissederiz. Stresimiz artar. Acı çekeriz. Huzursuzluğumuz artar. Yorgun oluruz.
Eğer 5. Boyuta gelmişse, ki bu da bilinçaltımızın sevgiyle kaplanması demektir, zaman bizim için çok daha yavaş ve huzurlu geçecektir. Bizim algımız değişecek yani. Aynı dalganın üzerinde farklı bilinçtekiler farklı algılayacak zamanı.
Ama en önemlisi şu: Zamanın KALBİMİZDEKİ SEVGİ İLE OLAN İLİŞKİSİ.
Ne kadar korku temizlerseniz, o kadar sevgiye sahip olursunuz.
Ve sevgi sonunda bizi, tüm zincirlerden özgürleştirir. Zamana bağımlılığımızdan bile...
Her türlü tehlikeden korur.
Çünkü Yüce Yaradan?ın sevgisi ile dolarsınız.
Onunla bağınız sağlamlaşır. Ve yaşamınızdaki kumandayı ona bırakırsınız.
Bunu kontrolü sizden başka bir varlığa teslim etmek olarak değil, sizi sizden daha fazla düşünen, her şeyi görebilen Yüce Yaradan?la elele tutuşarak hareket etmek olarak algılayın. Korku bazlı bir başka varlık değil, koşulsuz ve sonsuz bir sevgiyle sizi seven bir güç ile elele...
Sevgilerimle
Seda Diker
