- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Çocukluk
Çağı Taş Hastalığı
Böbrek
ve idrar yolu taşları metabolik, hormonal ve ürolojik nedenlere bağlı idrar
içerisinde bulunan protein ve lipidlerle karışmış kristalize sert taşımsı
kitlelerdir. Erişkinlerde bide 3-10 arasında görülür. Çocukluk çağında ise yurt
dışında yapılan çalışmalarda 3000 de 1 ile 7500 de 1 arasında olduğu
bildirilmektedir. Erkek çocuklarda kızlara oranla daha fazla rastlanmaktadır.
Türkiye üriner sistem taş hastalığının diğer ülkelere göre daha sık
rastlandığı bir ülkedir. Metabolik bozukluklara bağlı olarak bazı maddelerin
idrardaki yoğunluğunun artması veya taş oluşumunu önleyici maddelerin ( sitrat
ve pirofosfat ) yoğunluğunun azalması sonucunda oluşan taşlar metabolik
taşlardır. Bu grupta en sık yüksek idrar kalsiyum atılımına bağlı kalsiyum
taşları (kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat) görülmektedir ve Türk çocuklarında
en sık görülen taş türüdür. Ayrıca ülkemiz çocuklarında diyetle fazla miktarda
tahıl ve pirinç tüketiminin yanı sıra, et tüketiminin azlığına bağlı olarak
amonyum asit üratdan oluşan taşlarda diğer ülke çocuklarına göre daha fazla
görülmektedir. Ancak çocukluk çağı taş sıklığı yönünden yönünden ülkemiz
genelini yansıtan veriler kısıtlıdır. Ankara yöresindeki okul çocuklarında
yapılan bir taramada prevalansı % 0.8 olarak saptanmıştır.
Çocuk
Taş Hastalığının Bulguları Taş
hastalığının klasik bulguları karın, böğür veya yan ağrısı, renal kolik,
mikroskopik veya makroskopik hematüri ve idrar yolu enfeksiyonudur. İlk bulgu
olarak okul çağındaki çocuklarda böğür ağrısı daha sık iken, süt çocuğu
döneminde huzursuzluk ve idrar yolu enfeksiyonu daha sık rastlanmaktadır.
Çocukluk
Çağı Taş Hastalığının Önemi Çocukluk
çağı taş hastalığını erişkinlerden ayıran en önemli neden çocuklarda taş
hastalığının klasik bulgularının yetişkinlerdeki gibi belirgin olmaması, geç
tanı konulması ve kronik piyelonefrit ve böbrek yetmezliğine varan sonuçlara yol
açabilmesidir. Bu nedenle erken tanı son derecede önemlidir.
Çocuklarda
Taş Hastalığına Yönelik Tanısal İncelemenin Önemi Erişkinlerde
pek gerekmese de taş hastası çocuklarda metabolik çalışmaların yapılması
gerekmektedir. Özellikle hiperkalsiüri, hipositratüri ve hiperokzalürinin
araştırılması tedavide ve taşın tekrarlamasının önlenmesinde de faydalıdır. Bu
nedenle taş hastalığına yönelik tanısal incelemelerde idrar sitrat ve okzalat
düzeylerinin mutlaka bakılması, patalojik saptandığında ise tedavisinin
düzenlenmesi taşın tekrarlamasını önlemede büyük önem taşımaktadır.
Çocukluk
Çağı Taş Hastalığının Tedavisi
Böbrek
ve idrar yolları taşlarının tedavisi yetişkinlerde olduğu gibi taşın büyüklüğü,
yeri, cinsi ve tıkanma yapıp yapmadığına bağlı olarak değişir.
Çocuklarda
3-4 mm çapından küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşerler. Bu nedenle
herhangi bir girişim gerektirmezler. Ancak belli bir süre düşmezlerse veya
tıkanma yaparlarsa girişim gerekir.
Daha büyük taşlara ise yerine ve
büyüklüğüne göre tedavi açık veya kapalı cerrahi, taş kırma veya ilaç tedavisi
olabilir.
Taşlara yapılan tedavilerin ayrıntıları için aşağıdaki linki
tıklayıp taş hastalıkları sayfasına bakabilirsiniz.
Kaynak: Sağlık Rehberi
Çağı Taş Hastalığı
Böbrek
ve idrar yolu taşları metabolik, hormonal ve ürolojik nedenlere bağlı idrar
içerisinde bulunan protein ve lipidlerle karışmış kristalize sert taşımsı
kitlelerdir. Erişkinlerde bide 3-10 arasında görülür. Çocukluk çağında ise yurt
dışında yapılan çalışmalarda 3000 de 1 ile 7500 de 1 arasında olduğu
bildirilmektedir. Erkek çocuklarda kızlara oranla daha fazla rastlanmaktadır.
Türkiye üriner sistem taş hastalığının diğer ülkelere göre daha sık
rastlandığı bir ülkedir. Metabolik bozukluklara bağlı olarak bazı maddelerin
idrardaki yoğunluğunun artması veya taş oluşumunu önleyici maddelerin ( sitrat
ve pirofosfat ) yoğunluğunun azalması sonucunda oluşan taşlar metabolik
taşlardır. Bu grupta en sık yüksek idrar kalsiyum atılımına bağlı kalsiyum
taşları (kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat) görülmektedir ve Türk çocuklarında
en sık görülen taş türüdür. Ayrıca ülkemiz çocuklarında diyetle fazla miktarda
tahıl ve pirinç tüketiminin yanı sıra, et tüketiminin azlığına bağlı olarak
amonyum asit üratdan oluşan taşlarda diğer ülke çocuklarına göre daha fazla
görülmektedir. Ancak çocukluk çağı taş sıklığı yönünden yönünden ülkemiz
genelini yansıtan veriler kısıtlıdır. Ankara yöresindeki okul çocuklarında
yapılan bir taramada prevalansı % 0.8 olarak saptanmıştır.
Çocuk
Taş Hastalığının Bulguları Taş
hastalığının klasik bulguları karın, böğür veya yan ağrısı, renal kolik,
mikroskopik veya makroskopik hematüri ve idrar yolu enfeksiyonudur. İlk bulgu
olarak okul çağındaki çocuklarda böğür ağrısı daha sık iken, süt çocuğu
döneminde huzursuzluk ve idrar yolu enfeksiyonu daha sık rastlanmaktadır.
Çocukluk
Çağı Taş Hastalığının Önemi Çocukluk
çağı taş hastalığını erişkinlerden ayıran en önemli neden çocuklarda taş
hastalığının klasik bulgularının yetişkinlerdeki gibi belirgin olmaması, geç
tanı konulması ve kronik piyelonefrit ve böbrek yetmezliğine varan sonuçlara yol
açabilmesidir. Bu nedenle erken tanı son derecede önemlidir.
Çocuklarda
Taş Hastalığına Yönelik Tanısal İncelemenin Önemi Erişkinlerde
pek gerekmese de taş hastası çocuklarda metabolik çalışmaların yapılması
gerekmektedir. Özellikle hiperkalsiüri, hipositratüri ve hiperokzalürinin
araştırılması tedavide ve taşın tekrarlamasının önlenmesinde de faydalıdır. Bu
nedenle taş hastalığına yönelik tanısal incelemelerde idrar sitrat ve okzalat
düzeylerinin mutlaka bakılması, patalojik saptandığında ise tedavisinin
düzenlenmesi taşın tekrarlamasını önlemede büyük önem taşımaktadır.
Çocukluk
Çağı Taş Hastalığının Tedavisi
Böbrek
ve idrar yolları taşlarının tedavisi yetişkinlerde olduğu gibi taşın büyüklüğü,
yeri, cinsi ve tıkanma yapıp yapmadığına bağlı olarak değişir.
Çocuklarda
3-4 mm çapından küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşerler. Bu nedenle
herhangi bir girişim gerektirmezler. Ancak belli bir süre düşmezlerse veya
tıkanma yaparlarsa girişim gerekir.
Daha büyük taşlara ise yerine ve
büyüklüğüne göre tedavi açık veya kapalı cerrahi, taş kırma veya ilaç tedavisi
olabilir.
Taşlara yapılan tedavilerin ayrıntıları için aşağıdaki linki
tıklayıp taş hastalıkları sayfasına bakabilirsiniz.
Kaynak: Sağlık Rehberi
