Çocukluk Çağında Diyabet

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Hazırlayan:Prof. Dr. Şükrü Hatun



Kocaeli Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı - Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı



Çocukluk Döneminde Diyabet ve özellikleri



Görülme Sıklığı



Bulguları



Diyabet Koması



Tedavisi



Diyabet Eğitiminin Önemi



Çocukluk Döneminde Diyabet ve özellikleri



Diyabet çocukluk çağında görülen kronik hastalıkların başında gelmektedir. Bu çağdaki diyabet vakalarının 98 inden fazlasını İnsüline Bağımlı DiyabetIDDM vakaları oluşturur.



Bilindiği gibi IDDM, otoimmün veya Tip 1 diyabet terimleri ile eş anlamlı kulanılmakta ve pankreas beta hücrelerinin harap olduğu kronik otoimmün bir hastalık olarak tanımlanmaktadır. IDDM genetik yatkınlık zemininde çevresel kimyasal ve/veya viral bir faktörün tetik çekici rolüyle başlamaktadır. Genellikle pankreas beta hücrelerinin 80 i harap olduğunda klinik diyabet bulguları ortaya çıkmaktadır. IDDM prediyabet klinik diyabet öncesi, klinik diyabet, hastalığın iyileşmediği ancak belirtilerin kaybolduğu dönem ve kronik süregen diyabet olmak üzere 4 döneme ayrılarak incelenmektedir. IDDM e neden olan immünolojik saldırının klinik diyabet bulgularından aylar-yıllar önce başladığı bilinmekte ve son yıllarda hastalığın prediyabet döneminde saptanıp tedavi edilmesi üzerine yoğunlaşılmaktadır.



Çocukluk Döneminde Diyabet Ne Sıklıkla Görülmektedir?



IDDM sıklığı bakımından ülkeler bölgeler arasında belirgin farklılıklar vardır. 15 yaş altı çocuklarda IDDM sıklığı Japonya da 2/100.000, Finlandiya da 43/100.000 dir. IDDM insidansı10-12 yaş büyük pik ve 2-3 yaş küçük pik arasında artmaktadır. İskandinav ülkelerindeki veriler özellikle 5 yaş altında IDDM sıklığında artma olduğunu göstermektedir. IDDM soğuk bölgelerde ve kış aylarında daha sık görülür.IDDM için ailesel bir eğilim sözkonusu olmakla birlikte bilinen bir genetik geçiş yoktur. Tek yumurta ikizlerinden birisinde IDDM varsa diğerinde olma riski 35, IDDM li anne veya babanın çocuğunda görülme riski 6, genel popülasyondaki risk 0.5dir.



Çoçukuk Döneminde Diyabetin Bulguları



Diyabetli çocuklar genellikle diyabetin klinik semptomları olan çok idrar yapma poliüri, çok su içme polidipsi ve kilo kaybı bulguları ile hekime başvururlar.Bu bulgular olduğunda genellikle tanı güçlüğü çekilmez. Bununla birlikte hastalığın akla gelmemesi veya atipik klinik bulguların görülmesi tanıda gecikmeye neden olabilir. Bazı çocuklar gürültülü bulgularla ve birkaç gün içinde gelişen diyabetik ketoasidoz tablosu ile başvurabilirler. Acil olmayan başvurudaki bulgular şunlardır:



Daha önce idrar kaçırmayan çocuklarda enürezis Gece işemesi başlaması. Bu bulgu idrar yolu enfeksiyonu veya fazla su içmeye bağlanıp diyabet tanısı gözden kaçırılabilir.



Özellikle puberte öncesi kızlarda olmak üzere vaginal kandidiyazis mantar enfeksiyonu.



Kusma gastroenterite bağlanabilir



Kronik kilo kaybı veya büyümekte olan çocuğun yeterli kilo alamaması.



Huzursuzluk ve okul performansında azalma.



Tekrarlayan deri enfeksiyonları.



Çocuklarda Diyabet Koması



Diyabetli çocukların 50 si Diyabetik Ketoasidoz adı verilen ağır klinik bulgularla seyredebilir. Zamanında farkedilmeyen ve tedavi edilmeyen diyabetik ketoasidoz vakalarında ölüme yolaçan koma tablosu görülebilir. Çocuklarda ağır diyabetik ketoasidoz aşağıdaki bulgularla seyreder./



Ağır dehidratasyon vücudun susuz kalması



Şok hızlı nabız atımı, tansiyon düşüklüğü, burun kulak parmak uçları vb. organlarda morarma



İnatçı kusma



Vücuttaki sıvının azalmasına rağmen devam eden çok idrar yapma



Sıvı kaybına, yağ ve kas dokusu yıkımına bağlı kilo kaybı



Ketoasidoza bağlı yanaklarda kızarma



Nefeste aseton kokusu



Diyabetik ketoasidoza bağlı derin ve hızlı solunum



Bilinç bozuklukları



Çocukluk çağında diyabet tedavisi



Çocukluk çağında ketoasidoz dışı IDDM tedavisi başlıca 4 bileşenden oluşmaktadır: 1. Diyabet eğitimi, 2. İnsülin yerine koyma tedavisi, 3. Beslenme planlaması ve 4. Egzersiz. Bu bölümde diyabet eğitimine kısaca değinildikten sonra insülin replasman tedavisi üzerinde durulacaktır. Bu çağdaki IDDM tedavisinin amaçları şunlardır:



Ailenin katılımı ile çocuk/adolesan ve ailenin ihtiyaçlarını belirleyerek kişisel diyabet bakım planı hazırlanması



Psikososyal destek



Vücuttaki insülin ve şeker dengesinin kontrolü



Normal büyüme ve gelişmenin sağlanması







Bu amaçlara ulaşabilmek için diyabetli çocukların büyüme ile değişen ihtiyaçlarına duyarlı bir tedavi ekibi tarafından izlenmesi gereklidir. Uluslararası Çocuk ve Adolesan Diyabeti Birliği nin yönergesine göre diyabet tedavi ekibi aşağıdaki kişilerden oluşmalıdır:



Hastanın veya ailenin kendisi



Pediatrik endokrinolog veya çocuk/adolesan diyabeti konusunda eğitilmiş pediatrist



Diayabet eğitimcisi



Diyetisyen



Psikolog/sosyal hizmet uzmanı



Diyabet Eğitiminin Önemi



Diyabet eğitimi diyabet tedavisinin en önemli bileşenidir. Yakın zamandaki yayınlar diyabet eğitimine insülin tedavisine eşdeğer bir önem verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.Bunun nedeni diyabet bakımını, dolayısıyla metabolik kontrolün iyileştirilmesini etkileyen en önemli faktörün hastaların kendi kendine bakım becerileri olduğunun gösterilmesidir. Çok küçük yaştaki çocuklar dışındaki her yaştaki çocukların kendi yaşlarına uygun ihtiyaçları ve problemleri dikkate alınarak eğitilmeleri gereklidir. Bazen yapıldığı gibi ailenin eğitilmesi yeterli görülmemeli, diyabet bakım bilincinin küçük yaşlardan itibaren geliştirilebileceği unutulmamalıdır. Diyabetli çocuk ve aileleri için uygulanacak bir eğitimde genel olarak aşağıdaki konuların işlenmesi önerilmektedir:



Diyabetin nedenleri



İnsülin saklanması



İnsülin enjeksiyon teknikleri



Kan şekeri ölçümü



İnsülin dozlarının ayarlanması



Psikososyal ve aile desteği



Hipoglisemi ve tedavisi



Hastalıklar sırasında diyabet tedavisinin düzenlenmesi



Yolculukta diyabet bakımı



Diyabet ve egzersiz



Beslenme ilkeleri



Doğum kontrolü



Alkol ve diyabet



Diyabetin komplikasyonları

Kaynak: MaxiSağlık
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst