fıkralar

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan 25emel
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
2

25emel

Guest
OTOBÜS ŞÖFÖRÜ HİDAYET


Hidayet ölünce cennetin kapisinda kuyruga girer.

Hemen önünde bekleyen adam pederdir. Kapida bir melek

beklemektedir. Melek pedere sorar:

)))Hiç günahın var mı peder ?

Aziz melek ben rahiptim. Tüm hayatım boyunca hep

tanrıma dua ettim. Karıma ve çocuklarima sadik kaldim. Insanlara ve

hayvanlara hep yardim ettim

.. Melek :

Çok iyi, bunları biliyorduk zaten. Al sana

cennetin gümüş anahtarı der. Ve sonra Hidayet'e döner.

))) Senin hiç günahın var mı?

Hidayet:

Ben de her zaman hayvanlara ve insanlara iyilik

yapardım. Tanrıya dua etmedim açikçasi, inancim da zayifti ve bir

günahim vardi.. Çok sert ve hizli otobüs kullanirdim

.. Melek Hidayet'e döner ve bunu da biliyoruz..

)))Çok iyi al sana cennetin altın anahtarı..

Peder bu olaya çok sinirlenir:

Ben hayatımı tanrıya adadım siz de gidip

Bu adamı cennette benden üstün tutuyorsunuz, haksızlık değil mi ?!! 789569

Melek gülerek:

..))) Oglum sen vaaz verirken herkes

uyuyordu ama Hidayet otobüs

kullanirken herkes dua ediyordu. Skor farkli yani!
sevincli
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Bir Karadenizli, bir Kayserili ayni trafik kazasinda

ölmüs. Cenazeleri dualarla, goz yaslariyla

kaldirilmis.

Iki uc gun gecmis, bir de bakmislar ki

Karadenizli, cikmis mezardan, ustunu silkeleyerek geliyor. hismiley Once
buyuk

bir panik

yasanmis haliyle, sonra bakmis

zombi mombi degil, bayagi kanli canli, cesaret

edip yanina yanasmis terli345 ve

merakla sormuslar:

- Yahu sen oteki dunyadan nasil geri dondun? Anlatmis:

- Ote tarafta da isler buradaki gibi yuruyormus

meger, rusvet, haksizlik,

yolsuzluk... Geri gondermek icin 5 bin dolar

istediler, bastim parayi geri

geldim. sung66

- Eee, diger arkadas niye gelmedi? - Vallahi ben
gelirken,

Kayserili -abi 3.500

dolara olmaz mi, yap bir

indirim de ayagimiz alissin!' khkh56
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Biri Adanalı diğeri Kayserili iki çiftçi zenginlikleriyle
övünüyorlarmış. Adanalı desteksiz atmış:
- Bizim orda sabah güneş doğmadan biniyoz arabaya, akşam oluyo, biz hâlâ çiftliğin öteki
ucuna yetişemiyoz... Kayserili kısa kesmiş:
- Bizim de vardı öyle hurda bir arabamız, geçenlerde satıp yeni modelini aldık. sevincli
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Istanbul'dayiz ..Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkicak, elemanın
biri
açtı kapıyı,
içerde tıkış tıkış oturmuşuz, ayakta duranlar adım atılacak yerleri doldurmuş. Eleman sordu: - "Kaptan, yer var mi?".
Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
- "Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım" khkh56
 
hadi biraz da fıkra zamanı

sabahın kör vakti herkes işe yetişme telaşında otobüse bindik.şoför sakin ilerliyor.sesizligi bozan arkadan gelen bi ses duyuluyor.Adamın biri gayet aceleci bir tavirla Kaptan orta kapıyı rica edebilirmiyim?? Bizim soför olaya hakim:
- Tabi abi ayıp ettin. al götür senden kıymetli mi

khkh56 khkh56 khkh56
 
hadi biraz da fıkra zamanı

sevgili arkadaşlarım umarım yukarıdaki ekler yüzünüzde az da olsa bi tebesüme yol açmışıtr... hismiley
 
hadi biraz da fıkra zamanı

art56art56 teşekkür ederim çok güldüm.Bu Kayserililer bir acayipler yauv khkh56
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Elinize saglı.Harbi çok güzel.Gece gece güldürdünüz beni.Allah cümlemizi güldürsün. blissy
 
hadi biraz da fıkra zamanı

rica ederim arkadaşlar begendiginize çok sevindim blissy bir kaç tane daha ekleyem f678h
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Küçük bir kız öğretmeni ile
balinalar hakkında konuşuyordu.

Öğretmen bir balinanın insanı
yutmasının fiziksel olarak imkansız
olduğunu söyledi,
çünkü balinaların boğazı çok küçüktü. 44

Küçük kız Jonah'ı (Yunus peygamber)
bir balinanın yuttuğunu söyledi,
sinirlenen öğretmen balinanın insanı
yutamayacağını tekrarladı, bu imkansızdı. kizgin1

Küçük kız şöyle dedi,
"Cennete gittiğim zaman Jonah'a soracağım"

Öğretmen "Ya Jonah cehenneme gittiyse?" dusun
diye yanıtladı.

Küçük kız " O zaman sen sorarsın"
blissy
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Çocuklar öğle yemeği için
okulunun kafeteryasında sıraya girmişlerdi.
Masanın başında büyük bir elma yığını vardı,
Rahibe bir not yazıp elma tepsisinin üzerine asmıştı:

"Sadece BİR tane alın. Tanrı izliyor"

Sırada biraz daha ilerleyince, masanın diğer ucunda
büyük bir çikolatalı çörek yığını vardı.

Bir çocuk not yazmıştı,
"İstediğiniz kadar alın. Tanrı elmaları gözlüyor" sevincli



Çocuklar hep birlikte fotoğraf çektirmişlerdi,
öğretmen her birini bir fotoğraf almaya
ikna etmeye çalışıyordu.
" Düşünün, büyüdüğünüz zaman bu fotoğrafa bakıp
'Bu Jennifer, o avukat,' veya 'bu Michael, o doktor' demek
ne kadar güzel olur"

Sınıfın arkasından zayıf bir ses çınlar
"Ve bu öğretmen, o öldü." derty
 
hadi biraz da fıkra zamanı

ya süper hakkaten 25emel teşekkürler. Arkadaşlar bu arada iki gündür İstanbuldaydım. İstanbulda girdim sınava bölümüm gereği sizlerden ayrı kaldım ve aklıma geldiniz açık konuşmak gerekirse. Bi buluşma olsaydı kaçırmazdım inanın çok merak ediom sizi. Her zaman nasip olmuyo gitmek. Aslında Mayıs gibi bi buluşma süper olurdu ne dersiniz?
Hava çok kötüydü hiç gezemedim ama atmosferi yetti. Süper hissediyorum.Bu arada özlemişim sizi blissy
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Bul vallaha lerzan güzel güzel fıkralar.Hep beraber okuyup gülüp eglenelim... thumbsanim
ya arkadaşlar karikatür köşeside hazırlasakmı acaba oda baya eğlenceli olur sanki... ne dersiniz?
 
hadi biraz da fıkra zamanı

temel askere gider.karısı fadime mektup yazar:
-temel sen askere gittun bizum tarla kazılacak pen ne yapacagum!
temel:
-fadime sakın o tarlaya bi kazma vurayım deme bütün yaptıgım silahları oraya gömmüşüm.harap edersun! terli345der.
e komutan askerin mektubunu alır.temel seni mahveddim der bi manga asker alır gider tarlaya gider alt üst ederler tarlada silah falan yok. temel arkadan bi mektup daha yazar:
-fadime nasi tarla güsel kazıldimi? khkh56
 
hadi biraz da fıkra zamanı

44 Fizikçi,kimyacı ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. dusun Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi." sevincli sevincli
 
hadi biraz da fıkra zamanı

Benden de bi tane uy897

Kirc :)


Tabura yeni bir komutan gelmis ve askerleri toplayarak bir konusma
yapacagini belirtmis.
Butun askerler toplanmislar ve komutan baslamis konusmaya:

"Bugun tanismak icin sizleri buraya topladim.
Benim adim Ahmet, soyadim Kirc.
Tekrar ediyorum, Kirc. Arada R var.
Sakin ola diliniz surcmesin cok fena yaparim.
Herkes iyice ezberlesin hata istemem !"

Askerler dagilmislar ve herkes "Arada R var, arada R var"
diye icinden ezbere koyulmus. Komutan ise bu konuda ne kadar
hassas oldugunu gostermek icin sagda solda gordugu askere soruyormus:

"Sen!"

"Emredin komutanim!"

"Soyadim ne benim?!"

"Kirc komutanim."

"Aferin! Isinin basina!"

Komutan boyle boyle hergun bir kac kere soyadini soruyor
ancak kimse sasirmiyormus. Temel ise bu konuda cok sanciliymis.
Ya bir gun piyango kendisine cikarsa ve sasirirsa diye daralip dururmus.
Nihayet bir gun toren esnasinda komutan aniden arkasina donmus ve
Temel'i isaret ederek:

"Sen! Soyadim ne benim ?!"

Temel heyecandan konusamiyor, nutku tutulmus.
Yaprak gibi sallanmaya baslamis.
Komutan gayet sinirli:

"Sana soyluyorum, cevap ver, asabimi bozma!

Hemen arkasindaki arkadasi bakmis
Temel'in basi belaya girecek hemen fisildamis:

"Arada 'R' var, arada 'R' var..."

Bunun uzerine Temel rahatlamis ve
cevap vermis:

"Gort!!!"
 
FIKRALAR

berra06_vak.gif



Coca Cola' nin pazarlama temsilcilerinden biri Ortadogu'daki gorevinden
buyuk bir hayal kirikligiyla geri donmus. Bir arkadasi "sence Araplar
uzerinde niye basarili olamadiniz?" diye sorunca :"Beni Ortadogu'ya ilk
gonderdiklerinde kendime cok guveniyordum, tek sorun Arapca bilmememdi.
Onlara vermek istedigim mesaji yanyana 3 poster halinde duzenledim.
Birinci posterde kizgin colde kumlarin ustunde surunen, susuzluktan
kavrulmus bir adam cardi. Ikinci posterde adam, yerde buldugu Coca
Cola'yi iciyordu. Ucuncu posterde ise adam, diriliyor, ayaga kalkiyor
ve capcanli oluyordu." Bunu duyan arkadasi "Eeee .. bu harika bir
reklam, niye ise yaramadi ki?" deyince pazarlamaci su cevabi verir :
"Tamam da, Araplarin sagdan sola dogru okuduklarini bilmiyordum ki !!"




BAS GAZA
Tırcı Dursun'la muavin Temel, kamyonlarına altı metre yüksekliğinde mal yüklemiş giderlerken, birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görürler: "Azami yükseklik 4,5 metre".
Muavin Temel, etrafa dikkatlice baktıktan sonra Dursun'a döner:
-Bas gaza usta! Etrafta polis molis yok...



cocugun biri parkta elinde seker seker yiyormus yaşlı bir adam cocugu görmüş yanına yaklaşmış

- yavrum cok seker yeme bak dişlerine zarar sonra mazallah seker hastası olursun

demiş. cocuk kafasını kaldırmış adama sinirli sinirli bakıp

- benim dedem 101 yaşında ve halen yaşıyor demiş

yaşlı adam meraklı bakışlarla sekermi yerrdi demiş cocuk sinsi bi gulumsemeyle

- hayır sadece herseye burnunu sokmazdı

demiş



Adamin biri sinemaya gider. Tam sinemada film baslarken önüne saçini kazitmis biri oturur ve sinemanin isiklari bu saçini kazitmis adamin kafasina vurur... Arkasindaki adam bir türlü filmi izleyemez. Adam içinden "sunun ensesine bi tane yapistirayim" der sonra "Oglum adam iri yari...
Ellese bile beni parçalar" diyip vazgeçerken yanina Temel oturur..
Adam Temel'e donup "Su kafasini kazitmis adamin ensesine bi tane vur sana 5 milyon verecem" der. Temel de dayanamaz adamin ensesine bi tane yapistirir ve devam eder "Ulan Hasan sen burada miydin" der. Adam dönüp "Ne Hasani kardesim" der Temel de "Pardon kardesim karistirdim" der ve adam önüne dönünce 5 milyonunu alir.
Adam dayanamaz ve Temel'e donup "Kardes bi tane daha yapistir sana 10 milyon verecem" der. Temel bi tane daha adamin ensesine vurur ve ilave eder
"Hasan sensin be yeme beni" Adam dönüp "Hasan degilim kardesim be " diyip ön koltuklardan birine oturur.
Temel'in yanindaki adam artik filmi birakip bu kafasini kazitan adami
aramaya baslar ve bulur hemen Temel'e dönüp "Bak kardesim iste oraya oturmus. Git ensesine bi tane daha vur sana cebimdeki tüm parayi
verecem" der. Temel hemen kafasini kazitmis adamin arkasina geçip ensesine bi tane yapistirip "Ulan Hasan burda miydin, ben de yarim saattir arkadaki adami sen sanip ensesine vuruyorum" der...


COCUK1586.JPG
 
Ynt: FIKRALAR

Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..."
 
Ynt: FIKRALAR

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. Hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. Çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. Eczacıya: - "Bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. Çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. Akşam yemek yemek için masaya otururlar. Yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. Kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. Çocuk da kıza: - "Ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!" khkh56
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst