- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Maddi anlamda sağlam ve güvenli bir geleceğe sahip olmak istiyorsanız, eski
kurallarla oynama riskini göze alamazsınız. Herkesin eğitime ihtiyacı vardır;
farklı bir eğitime. Ve herkesin kuralları bilmesi gerek; farklı kuralları!
Okulda Öğretilmeyenler
Paranın idaresi okulda öğretilmez. Okullar akademik ve mesleki becerilere
odaklanır, finansal becerilere değil. Okullarından iyi derecelerle mezun olmuş
akıllı bankacıların, doktorların ve avukatların parasal sorunlarla uğraşmasının
nedeni budur. Ulusal boyutta borçlarla uğraşmamızın nedeni ise, yüksek eğitimli
politikacıların ve hükümet yetkililerinin para konularında çok az eğitimli ya da
eğitimsiz olmalarıdır. Bugün etkili özgeçmiş yazmayı bilmeyen üniversite
öğrencisi neredeyse yoktur, ama güçlü iş mektupları yazmayı ve finansal planlar
yapmayı bilenlerin sayısı azınlıktadır. Oysa değişimlerin gerçekliğimizin
ilerisinde olduğu dünyamızda finansal olarak iki temel seçeneğimiz var: Kendi
finansal dehamızı uyandırmakta ya güvenli oynarız, ya da akıllı!
Zenginliğin Sırları
Zenginliğin sırrı para kazanmayı öğrenmektir. Çok basit gibi görünen ama
uygulamaya geldiğinde birçok insanın almaya cesaret edemediği sorumluluklar
yükleyen bir iştir para kazanmayı öğrenmek. Bu, kaybetme korkusunun kazanma
arzusundan büyük olması sendromudur. Güvenli oynamayı seçmişsinizdir. Akıllı
riskler alabilmek için değişime açık olmak gerekir, en iyi değişiklik ise bakış
açınızı değiştirmektir. İhtiyaç duyduğumuz şey 2 kulağımızın arasında.
Yoksul
ve orta sınıftan insanlar para için çalışırlar. Zenginin ise kendisi için
çalışacak parası vardır. Bunu biraz açarsak, bir işyerine gidip 1 ay
çalışırsanız ve onu 50 yılla çarparsanız çoğu insanın hayatlarını ne yaparak
geçirdiklerini anlarsınız. Tutkuları tarafından değil, korkuları tarafından
yönetilen insanların kabullendikleri yaşam biçimidir bu. Diğer taraftan paranın
bizim için çalışmasını sağlamanın yolu bizim varlığımızı gerektirmeyecek işler
yapmaktan geçer. Bir iş kurup o işin başına profesyonel bir yönetici getirmek,
evden çalışmak, online pazarlama yapmak bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Stratejik Gönüllülük
Zenginlerin para için çalışmadığını biliyor muydunuz? Hayır gönlü zengin
olanlardan bahsetmeyeceğim. Çevrenizde birçok başarı öyküsü duymuşsunuzdur, ya
da ekonomi dergilerinde, işletme-yönetim kitaplarında okumuşsunuzdur. Benim
tanıdığım bir örnek, bugün Türkiye'nin en büyük ütü imalatçısı ve aynı zamanda
ihracatçısı çocukken çırak olarak girdiği bir yerde öğreniyor ütücülüğü, sonra
bir girişimde bulunup parça montajıyla imalata başlıyor ve bugün 45 ülkeye
ihracat yapan bir firmanın genel müdürü. Stratejik gönüllülük yetenek
geliştirmek için hiçbir ücret talep etmeden yapılan iştir. Bu bir mağazada satış
elemanı olarak çalışmak olabilir, bir ustanın yanında çıraklık olabilir, bir
yönetim danışmanına asistanlık yapmak olabilir; ne olursa olsun sonuç aynıdır,
kişiye ilerde geçeceği yollardan geçmiş birinin bilgi ve tecrübelerinden
faydalanma ve o kişinin yaptığı hatalara düşmeme imkanını verdiği gibi, vizyon
geliştirmesine ve yeni fırsat kapılarının açılmasına da yardımcı olur. Burada
dikkat edilmesi gereken nokta çoğu kişinin duygularıyla düşündüğünü
farketmemesidir. Duygularınız duygularınızdır, ama düşünmeyi öğrenmeniz gerekir.
Stratejik gönüllülük kavramının diğer özelliği de zihnimizdeki sınırları
kaldırmamıza yardım etmesidir. Kendi kabuğumuzdan sıyrılıp dışımızdaki dünyada
olup bitenleri algıladığımızda ve bu yönde girişimde bulunduğumuzda, aklımızın
bize bir başkasının ödeyebileceğinin üzerinde para kazanmayı gösterdiğini
görürüz.
Finansal Okuryazarlık
Zengin olmayı istemeyen yok gibidir ama finansal okuryazarlığa sahip kaç
kişinin olduğu da tartışılır, çünkü bir serveti açıklayan şey kelimeler değil,
rakamlardır. Muhasebede rakamlar değil onların bize söyledikleri önemlidir.
Finansal okuryazarlığın ilk şartı servet satın almaktır, yükümlülük değil.
Servet, cebinize para koyan şeydir, borç ise cebinizden para alan şeydir.
Finansal okuryazarlıkta 4 önemli kavram gelir, harcama, servet ve borç.
Gelirlere örnek olarak maaşlarımızı; harcamalara örnek olarak yaptığımız
alışverişleri, vergileri; borçlara örnek olarak kredi kartlarını, tüketici
kredilerini; servete örnek olarak da emlakları, zihinsel mülklerimizi, faizleri
ve hisse senetlerini gösterebiliriz.
Zenginler, Servet Kolonu Dolu Olan İnsanlardır
Japonların 3 şeyin gücünü çok iyi anladıkları söylenir. Kılıç, mücevher ve
ayna. Kılıç silahların gücünü simgeler. Mücevher paranın gücünü simgeler. Şu
deyiş bazı açılardan doğrudur: 'Altın kuralı unutma... Altını olan kuralı
koyar.' Ayna ise kendini bilmenin gücünü simgeler. Bu güç Japon efsanelerine
göre bu üçlünün en değerlisidir. Nedeni ise çoğu kimsenin kendi içsel
bilgeliklerine, içlerinde yatan dehaya güvenmek yerine kalabalığa karışmasıdır.
Farklı olma korkusu insanları sorunların çözümü için yeni yollar aramaktan
alıkoymaktadır.
Nerede Kaybediyoruz?
Kaybettiğimiz en değerli şey kaçırdığımız fırsatlardır. Küçük fırsatlar büyük
girişimlerin başlangıcıdır. Bugün değerli olan diğer şey bilgidir. Bill Gates
neden dünyanın en zengini düşündünüz mü? Ya da biz niye onun kadar
kazanamıyoruz? O bizim bilmediklerimizi biliyor. En güncel bilgiye sahip ve
pazara istediğini vererek bu bilgiyi yatırımlarında kullanmasını iyi biliyor.
Bilgi en büyük zenginliğimizdir, en büyük riski yaratan ise bilmemektir.
Finansal zeka konusunda bir uzman olan ve danışmanlık yapan Robert Kiyosaki
gençlere kazanacakları şeyler için değil, öğrenecekleri şeyler için
çalışmalarını tavsiye ediyor.Kaynak : danismend.com
kurallarla oynama riskini göze alamazsınız. Herkesin eğitime ihtiyacı vardır;
farklı bir eğitime. Ve herkesin kuralları bilmesi gerek; farklı kuralları!
Okulda Öğretilmeyenler
Paranın idaresi okulda öğretilmez. Okullar akademik ve mesleki becerilere
odaklanır, finansal becerilere değil. Okullarından iyi derecelerle mezun olmuş
akıllı bankacıların, doktorların ve avukatların parasal sorunlarla uğraşmasının
nedeni budur. Ulusal boyutta borçlarla uğraşmamızın nedeni ise, yüksek eğitimli
politikacıların ve hükümet yetkililerinin para konularında çok az eğitimli ya da
eğitimsiz olmalarıdır. Bugün etkili özgeçmiş yazmayı bilmeyen üniversite
öğrencisi neredeyse yoktur, ama güçlü iş mektupları yazmayı ve finansal planlar
yapmayı bilenlerin sayısı azınlıktadır. Oysa değişimlerin gerçekliğimizin
ilerisinde olduğu dünyamızda finansal olarak iki temel seçeneğimiz var: Kendi
finansal dehamızı uyandırmakta ya güvenli oynarız, ya da akıllı!
Zenginliğin Sırları
Zenginliğin sırrı para kazanmayı öğrenmektir. Çok basit gibi görünen ama
uygulamaya geldiğinde birçok insanın almaya cesaret edemediği sorumluluklar
yükleyen bir iştir para kazanmayı öğrenmek. Bu, kaybetme korkusunun kazanma
arzusundan büyük olması sendromudur. Güvenli oynamayı seçmişsinizdir. Akıllı
riskler alabilmek için değişime açık olmak gerekir, en iyi değişiklik ise bakış
açınızı değiştirmektir. İhtiyaç duyduğumuz şey 2 kulağımızın arasında.
Yoksul
ve orta sınıftan insanlar para için çalışırlar. Zenginin ise kendisi için
çalışacak parası vardır. Bunu biraz açarsak, bir işyerine gidip 1 ay
çalışırsanız ve onu 50 yılla çarparsanız çoğu insanın hayatlarını ne yaparak
geçirdiklerini anlarsınız. Tutkuları tarafından değil, korkuları tarafından
yönetilen insanların kabullendikleri yaşam biçimidir bu. Diğer taraftan paranın
bizim için çalışmasını sağlamanın yolu bizim varlığımızı gerektirmeyecek işler
yapmaktan geçer. Bir iş kurup o işin başına profesyonel bir yönetici getirmek,
evden çalışmak, online pazarlama yapmak bunlara örnek olarak gösterilebilir.
Stratejik Gönüllülük
Zenginlerin para için çalışmadığını biliyor muydunuz? Hayır gönlü zengin
olanlardan bahsetmeyeceğim. Çevrenizde birçok başarı öyküsü duymuşsunuzdur, ya
da ekonomi dergilerinde, işletme-yönetim kitaplarında okumuşsunuzdur. Benim
tanıdığım bir örnek, bugün Türkiye'nin en büyük ütü imalatçısı ve aynı zamanda
ihracatçısı çocukken çırak olarak girdiği bir yerde öğreniyor ütücülüğü, sonra
bir girişimde bulunup parça montajıyla imalata başlıyor ve bugün 45 ülkeye
ihracat yapan bir firmanın genel müdürü. Stratejik gönüllülük yetenek
geliştirmek için hiçbir ücret talep etmeden yapılan iştir. Bu bir mağazada satış
elemanı olarak çalışmak olabilir, bir ustanın yanında çıraklık olabilir, bir
yönetim danışmanına asistanlık yapmak olabilir; ne olursa olsun sonuç aynıdır,
kişiye ilerde geçeceği yollardan geçmiş birinin bilgi ve tecrübelerinden
faydalanma ve o kişinin yaptığı hatalara düşmeme imkanını verdiği gibi, vizyon
geliştirmesine ve yeni fırsat kapılarının açılmasına da yardımcı olur. Burada
dikkat edilmesi gereken nokta çoğu kişinin duygularıyla düşündüğünü
farketmemesidir. Duygularınız duygularınızdır, ama düşünmeyi öğrenmeniz gerekir.
Stratejik gönüllülük kavramının diğer özelliği de zihnimizdeki sınırları
kaldırmamıza yardım etmesidir. Kendi kabuğumuzdan sıyrılıp dışımızdaki dünyada
olup bitenleri algıladığımızda ve bu yönde girişimde bulunduğumuzda, aklımızın
bize bir başkasının ödeyebileceğinin üzerinde para kazanmayı gösterdiğini
görürüz.
Finansal Okuryazarlık
Zengin olmayı istemeyen yok gibidir ama finansal okuryazarlığa sahip kaç
kişinin olduğu da tartışılır, çünkü bir serveti açıklayan şey kelimeler değil,
rakamlardır. Muhasebede rakamlar değil onların bize söyledikleri önemlidir.
Finansal okuryazarlığın ilk şartı servet satın almaktır, yükümlülük değil.
Servet, cebinize para koyan şeydir, borç ise cebinizden para alan şeydir.
Finansal okuryazarlıkta 4 önemli kavram gelir, harcama, servet ve borç.
Gelirlere örnek olarak maaşlarımızı; harcamalara örnek olarak yaptığımız
alışverişleri, vergileri; borçlara örnek olarak kredi kartlarını, tüketici
kredilerini; servete örnek olarak da emlakları, zihinsel mülklerimizi, faizleri
ve hisse senetlerini gösterebiliriz.
Zenginler, Servet Kolonu Dolu Olan İnsanlardır
Japonların 3 şeyin gücünü çok iyi anladıkları söylenir. Kılıç, mücevher ve
ayna. Kılıç silahların gücünü simgeler. Mücevher paranın gücünü simgeler. Şu
deyiş bazı açılardan doğrudur: 'Altın kuralı unutma... Altını olan kuralı
koyar.' Ayna ise kendini bilmenin gücünü simgeler. Bu güç Japon efsanelerine
göre bu üçlünün en değerlisidir. Nedeni ise çoğu kimsenin kendi içsel
bilgeliklerine, içlerinde yatan dehaya güvenmek yerine kalabalığa karışmasıdır.
Farklı olma korkusu insanları sorunların çözümü için yeni yollar aramaktan
alıkoymaktadır.
Nerede Kaybediyoruz?
Kaybettiğimiz en değerli şey kaçırdığımız fırsatlardır. Küçük fırsatlar büyük
girişimlerin başlangıcıdır. Bugün değerli olan diğer şey bilgidir. Bill Gates
neden dünyanın en zengini düşündünüz mü? Ya da biz niye onun kadar
kazanamıyoruz? O bizim bilmediklerimizi biliyor. En güncel bilgiye sahip ve
pazara istediğini vererek bu bilgiyi yatırımlarında kullanmasını iyi biliyor.
Bilgi en büyük zenginliğimizdir, en büyük riski yaratan ise bilmemektir.
Finansal zeka konusunda bir uzman olan ve danışmanlık yapan Robert Kiyosaki
gençlere kazanacakları şeyler için değil, öğrenecekleri şeyler için
çalışmalarını tavsiye ediyor.Kaynak : danismend.com
