- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
İnsanlar egzersiz
yaparak kalori yaktıklarını söylerler. Bu pek doğru bir ifade değildir. Kalori
enerjidir, enerji ise yakılamaz ama yiyecekler yakılabilir. Kömür yakıldığında
içindeki enerji nasıl açığa çıkıyorsa vücut da yiyeceklerdeki yağ, protein ve
karbonhidratları alevsiz olarak kimyasal yolla yakarak enerji elde
eder.Kimyada genel bir kural vardır. Eğer iki kimyasal reaksiyona aynı
elementlerle başlıyor ve sonunda aynı şeyleri elde ediyorsanız, reaksiyonun
şekli ne olursa olsun, elde edilen enerji miktarı aynıdır. Bu nedenle, bir
yiyecek metabolizmada yakılınca elde edilen enerji, aynı yiyeceği ateşte
yakmakla elde edilecek enerji ile aynıdır.Yiyeceklerin kalori miktarını
ölçen ve kalorimetre adı verilen alet, bir su tankı ve onun içine batırılmış,
yüksek basınçlı oksijen bağlantısı olan çelik bir kaptan oluşan basit bir
düzenektir.Kalorisi ölçülecek yiyecek çelik kaba konulur, oksijen
verilerek tutuşturulur. Yanma bitince kabı çevreleyen sudaki ısı yükselmesi
ölçülür. Derece olarak ısı yükselme miktarı ile kilogram olarak suyun ağırlığı
çarpılınca sonuç doğrudan (gıda uzmanlarının kullandığı) kalori miktarını
verir.İnsanlar bu şekilde yiyeceklerin kalori miktarlarını ölçerlerken
bir şeyin farkına vardılar. Hangi yiyeceğin içinde olurlarsa olsunlar bütün
protein türlerinin bir gramları aynı miktarda kalori veriyorlardı. Aynı şeyler
yağlar ve hidrokarbonlar için de geçerliydi. Protein ve karbonhidratların her
bir gramı 4, yağların ise 9 kalori içeriyordu.O halde yiyecekleri tek
tek yakarak kalori miktarlarını ölçmeye gerek yoktu. Bir yiyecekte kaç gram yağ,
protein ve karbonhidrat olduğu biliniyorsa iş kolaydı. Protein ve karbonhidrat
gramajlarını 4, yağınkini ise 9 ile çarparak yiyeceğin toplam kalori miktarı
bulunabiliyordu.Yine de kalorimetre ile insan vücudu arasında küçük bir
fark vardır. Kalorimetrede yiyeceğin tümü yakılır. Vücutta ise yağın yüzde 2'si,
karbonhidratın yüzde 5'i, proteinin de yüzde 8'i sindirilip parçalanmadan yani
enerjiye dönüşmeden vücuttan çıkar gider. Hassas değerlendirmelerde bu farkı
hesaba katmak gerekir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
yaparak kalori yaktıklarını söylerler. Bu pek doğru bir ifade değildir. Kalori
enerjidir, enerji ise yakılamaz ama yiyecekler yakılabilir. Kömür yakıldığında
içindeki enerji nasıl açığa çıkıyorsa vücut da yiyeceklerdeki yağ, protein ve
karbonhidratları alevsiz olarak kimyasal yolla yakarak enerji elde
eder.Kimyada genel bir kural vardır. Eğer iki kimyasal reaksiyona aynı
elementlerle başlıyor ve sonunda aynı şeyleri elde ediyorsanız, reaksiyonun
şekli ne olursa olsun, elde edilen enerji miktarı aynıdır. Bu nedenle, bir
yiyecek metabolizmada yakılınca elde edilen enerji, aynı yiyeceği ateşte
yakmakla elde edilecek enerji ile aynıdır.Yiyeceklerin kalori miktarını
ölçen ve kalorimetre adı verilen alet, bir su tankı ve onun içine batırılmış,
yüksek basınçlı oksijen bağlantısı olan çelik bir kaptan oluşan basit bir
düzenektir.Kalorisi ölçülecek yiyecek çelik kaba konulur, oksijen
verilerek tutuşturulur. Yanma bitince kabı çevreleyen sudaki ısı yükselmesi
ölçülür. Derece olarak ısı yükselme miktarı ile kilogram olarak suyun ağırlığı
çarpılınca sonuç doğrudan (gıda uzmanlarının kullandığı) kalori miktarını
verir.İnsanlar bu şekilde yiyeceklerin kalori miktarlarını ölçerlerken
bir şeyin farkına vardılar. Hangi yiyeceğin içinde olurlarsa olsunlar bütün
protein türlerinin bir gramları aynı miktarda kalori veriyorlardı. Aynı şeyler
yağlar ve hidrokarbonlar için de geçerliydi. Protein ve karbonhidratların her
bir gramı 4, yağların ise 9 kalori içeriyordu.O halde yiyecekleri tek
tek yakarak kalori miktarlarını ölçmeye gerek yoktu. Bir yiyecekte kaç gram yağ,
protein ve karbonhidrat olduğu biliniyorsa iş kolaydı. Protein ve karbonhidrat
gramajlarını 4, yağınkini ise 9 ile çarparak yiyeceğin toplam kalori miktarı
bulunabiliyordu.Yine de kalorimetre ile insan vücudu arasında küçük bir
fark vardır. Kalorimetrede yiyeceğin tümü yakılır. Vücutta ise yağın yüzde 2'si,
karbonhidratın yüzde 5'i, proteinin de yüzde 8'i sindirilip parçalanmadan yani
enerjiye dönüşmeden vücuttan çıkar gider. Hassas değerlendirmelerde bu farkı
hesaba katmak gerekir.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
