İSKENDER
“Aşkı aramadan evvel, düşün bir,
Ya benden nasıl bir âşık olur?
İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır.
Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli,
Aşkı da bir cenk gibi yaşarsın.
Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur.
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır.
En derin yaralar ailede açılır,
Kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe…
Attığımız her adım, yaptığımız her işte
Kendimizi yansıtırız.
Budur çözülmesi gereken bilmece
Yukarıdaki satırları okuduğumda Elif Şafak’ın son yazdığı kitabı, “İskender’i” hemen aldım. Hakikaten insanın kendini beraber olduğu kişilere kendini yansıttığını bilecek kadar yaşamışım galiba… İlkokul sıralarında bile insanın bir aşkı oluyor, masum ve karşılıklı acıtmaların olmadığı...Çilli, çok çalışkan, benim farkımda dahi olmayan, bütün kızların peşinden koştuğu bir aşkım vardı benim de
İnsanın en çok ta sevdiklerini acıttığı da bir gerçek; sevgi adına yapılan kısıtlamalar, kıskançlıklar, tahakküm etmelere ve hatta fiziksel şiddete varıncaya kadar yapılan bir sürü eylem. İnsan acıtmadan, kanırtmadan niye sevemez ki…
Her neyse konuyu dağıttım, kitap adından da anlaşılacağı gibi sadece bir erkekten bahsetmiyor, aslında kitabın iki önemli şahsiyeti; Cemile ve Pembe adlı ikiz kardeşler, Cemile bir yalnız kadın, bir şifacı, Pembe ise evlenerek yurtdışında çocuklarıyla yaşam savaşı veriyor. Bu kitapta Cemile karakteri bence en ilginç şahsiyet, İskender ise genç yaşta cinayet işleyerek hapise giren, kaybolmuş bir genç adam, İskender’in hapiste yaşadıkları biraz Hollywood filmleri tarzını anımsatıyor. Kuşkusuz bu kitap benim kanıma göre, Şafak’ın en iyi kitabı değil, fakat yine de okunmasını tavsiye ederim. Sevgi kokan satırlara sahip çünkü…
“Aşkı aramadan evvel, düşün bir,
Ya benden nasıl bir âşık olur?
İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır.
Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli,
Aşkı da bir cenk gibi yaşarsın.
Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur.
Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır.
En derin yaralar ailede açılır,
Kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe…
Attığımız her adım, yaptığımız her işte
Kendimizi yansıtırız.
Budur çözülmesi gereken bilmece
Yukarıdaki satırları okuduğumda Elif Şafak’ın son yazdığı kitabı, “İskender’i” hemen aldım. Hakikaten insanın kendini beraber olduğu kişilere kendini yansıttığını bilecek kadar yaşamışım galiba… İlkokul sıralarında bile insanın bir aşkı oluyor, masum ve karşılıklı acıtmaların olmadığı...Çilli, çok çalışkan, benim farkımda dahi olmayan, bütün kızların peşinden koştuğu bir aşkım vardı benim de
Her neyse konuyu dağıttım, kitap adından da anlaşılacağı gibi sadece bir erkekten bahsetmiyor, aslında kitabın iki önemli şahsiyeti; Cemile ve Pembe adlı ikiz kardeşler, Cemile bir yalnız kadın, bir şifacı, Pembe ise evlenerek yurtdışında çocuklarıyla yaşam savaşı veriyor. Bu kitapta Cemile karakteri bence en ilginç şahsiyet, İskender ise genç yaşta cinayet işleyerek hapise giren, kaybolmuş bir genç adam, İskender’in hapiste yaşadıkları biraz Hollywood filmleri tarzını anımsatıyor. Kuşkusuz bu kitap benim kanıma göre, Şafak’ın en iyi kitabı değil, fakat yine de okunmasını tavsiye ederim. Sevgi kokan satırlara sahip çünkü…
