- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Freud bu eserinde konu hakkında bu iki
yazarın öne sürdüğü görüşleri gözden geçirdikten ve pek çok hususta hemfikir
olduğunu belirttikten sonra, kitlenin, bireyi değiştirme kapasitesi hususunda
kendi analizini ortaya koyar. Ona göre bireyin kitle içersindeki değişimi,
heyecanların, duyguların büyümesi ve aklın, düşüncenin gerilemesinde
somutlaşır.Bu konuda kalkış noktası olarak Le Bön ve McDougall'ın öne
sürdüğü 'telkin' kavramı yerine, libido kavramını önerir; libido, sevgi, aşk,
cinsellikle ilgili dürtülerin enerjetik kaynağıdır ve kitle ruhunun Özünü, bu
tür ilişkiler oluşturur. Freud ayrıca, bu iki yazardan farklı olarak, kitlenin
sürükleyicisi veya önderi durumundaki şefin rolüne büyük önem
verir.Önderli ve öndersiz kitle ayrımı yapar; birincisi spontandır,
doğal duruma yakındır; ikincisi yapaydır (dağılmasını önleyen engeller vardır),
kültürün ürünüdür (ordu, kilise gibi). Freud'e göre kitlelerde iki yapısal eksen
vardır: Kitle Üyelerinin şefle ilişkilerinin örgütlenmesini sağlayan dikey eksen
ve üyelerin birbiriyle ilişkilerini ifade eden yatay eksen.Bu ilişkiler,
sevgi ilişkileridir; Freud, bunun böyle olduğunu gösteren bir kaç hususa işaret
eder; ilk olarak şefin eşit bir sevgiyle tüm üyeleri sevdiği varsayılır, ikinci
olarak kitlenin dağılması halinde bir panik yaşanır, üyeler kendilerini
terkedilmiş, yalnızlığa itilmiş hissederler; üçüncü olarak kitle üyelerinin,
kitle mensubu olmayanlara karşı düşmanlık, hatta Öfke ve kin duyarlar. Bunlar
Freud'ün, kitleyi oluşturan bağların libidinal nitelikte olduğu tezini
desteklemektedir.Bu iki eksenden dikey olanı, yatay olana kıyasla daha
önemlidir, belirleyicidir. Kitlenin varlığını sürdürebilmesi için, şefin varlığı
zorunludur (ancak dış bir hedefe duyulan düşmanlık da şefin yerini tutabilir).
Freud, analizinin sonunda şu görüşe varır. Örgütlenmiş bir kitle, ikili bir
sürecin sonucudur.Bir yandan pek çok kişinin, Ego ideali yerine aynı bir
dış objeyi ikame etmesi, yani dikey eksenin tesisi; öte yandan bu bireylerin
birbiriyle özdeşleşmesi, yani yatay eksenin tesisi. Birey, kitle içinde özgül
bir mekanizma yoluyla dönüşüm geçirir. Kitle üyelerinin her birinin, ego ideali
yerine şefi koymak suretiyle narsisizmin sınırlandırılmasını kabul etmesi sonucu
dönüşüm yaşanır.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
yazarın öne sürdüğü görüşleri gözden geçirdikten ve pek çok hususta hemfikir
olduğunu belirttikten sonra, kitlenin, bireyi değiştirme kapasitesi hususunda
kendi analizini ortaya koyar. Ona göre bireyin kitle içersindeki değişimi,
heyecanların, duyguların büyümesi ve aklın, düşüncenin gerilemesinde
somutlaşır.Bu konuda kalkış noktası olarak Le Bön ve McDougall'ın öne
sürdüğü 'telkin' kavramı yerine, libido kavramını önerir; libido, sevgi, aşk,
cinsellikle ilgili dürtülerin enerjetik kaynağıdır ve kitle ruhunun Özünü, bu
tür ilişkiler oluşturur. Freud ayrıca, bu iki yazardan farklı olarak, kitlenin
sürükleyicisi veya önderi durumundaki şefin rolüne büyük önem
verir.Önderli ve öndersiz kitle ayrımı yapar; birincisi spontandır,
doğal duruma yakındır; ikincisi yapaydır (dağılmasını önleyen engeller vardır),
kültürün ürünüdür (ordu, kilise gibi). Freud'e göre kitlelerde iki yapısal eksen
vardır: Kitle Üyelerinin şefle ilişkilerinin örgütlenmesini sağlayan dikey eksen
ve üyelerin birbiriyle ilişkilerini ifade eden yatay eksen.Bu ilişkiler,
sevgi ilişkileridir; Freud, bunun böyle olduğunu gösteren bir kaç hususa işaret
eder; ilk olarak şefin eşit bir sevgiyle tüm üyeleri sevdiği varsayılır, ikinci
olarak kitlenin dağılması halinde bir panik yaşanır, üyeler kendilerini
terkedilmiş, yalnızlığa itilmiş hissederler; üçüncü olarak kitle üyelerinin,
kitle mensubu olmayanlara karşı düşmanlık, hatta Öfke ve kin duyarlar. Bunlar
Freud'ün, kitleyi oluşturan bağların libidinal nitelikte olduğu tezini
desteklemektedir.Bu iki eksenden dikey olanı, yatay olana kıyasla daha
önemlidir, belirleyicidir. Kitlenin varlığını sürdürebilmesi için, şefin varlığı
zorunludur (ancak dış bir hedefe duyulan düşmanlık da şefin yerini tutabilir).
Freud, analizinin sonunda şu görüşe varır. Örgütlenmiş bir kitle, ikili bir
sürecin sonucudur.Bir yandan pek çok kişinin, Ego ideali yerine aynı bir
dış objeyi ikame etmesi, yani dikey eksenin tesisi; öte yandan bu bireylerin
birbiriyle özdeşleşmesi, yani yatay eksenin tesisi. Birey, kitle içinde özgül
bir mekanizma yoluyla dönüşüm geçirir. Kitle üyelerinin her birinin, ego ideali
yerine şefi koymak suretiyle narsisizmin sınırlandırılmasını kabul etmesi sonucu
dönüşüm yaşanır.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
