- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bedenimizin yüz binlerce yıl
öncesine ait bu işleyiş düzeni bugün bile etkinliğini sürdürüyor. Fizyolojik
olarak taş devri insanlarından farkımız yok, dış tehlikeler karşısında hala
onlar gibi tepki veriyoruz. Ancak günümüzde strese yol açan modern etkenler
karşısında bu tepkiler pek yararlı olamıyor. Bir insan büyük bir tehlike
veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman kendini savunmaya
hazırlar. Bunu yaparken karşı tarafla savaş için bazı kasları hazır hale
getirir, gerekirse kaçmada kullanacağı bazı kasları da seçer. Diğer
canlılarda olduğu gibi insanda da dişler ve çene savunmanın ana
mekanizmalarıdır. Şüphesiz ilk insanlarda bugün yırtıcı hayvanlarda olduğu gibi
saldırmanın da etkili bir unsuruydular ama evrim sonrası bu işlevlerini
kaybettiler. İşte bu nedenle bir saldırının korkusu hissedildiğinde
kalıtımsal olarak önce çene ve dişler savunma pozisyonunu alır. Çenedeki kaslar
titremeye başlar, bu da sanki dişler takır takır birbirlerine vuruyorlarmış gibi
bir görüntü yaratır. Bu arada aynı şekilde bacaklardaki kaslara da
koşmaya hazırlanma uyarısı gider. Buradaki kaslar da hazırlık halinde titremeye
başlarlar. Çok korkan bir insanın bacaklarının zangır zangır titremesi de
bundandır. Korkunca tüylerimizin diken diken olması da vaktiyle
vücutları tamamen kıllarla kaplı atalarımızdan kalmadır. Cildimizdeki her kıl ve
saç teli bir küme istemsiz kas hücresi ile donatılmıştır. Korkunca başta kedi
olmak üzere hayvanların bir çoğunda görülen savunma refleksiyle bu minik kaslar
kasılır ve tüylerimiz dikleşir. Üşüyünce tüylerimizin dikleşmelerinin
amacı ise ayrıdır. Atalarımız bizler gibi gerektiğinde kalın giysilerle
dolaşamadıkları için vücutlarındaki kıllar onların derilerini soğuktan koruyan
bir izolasyon tabakası görevini de görüyordu. Aşırı soğukta bu kıllar dikleşerek
daha geniş bir yüzey oluşturuyor ve ısı alışverişini en aza indiriyorlardı.
Atalarımızdan genetik olarak aldığımız bu reaksiyon şekli sayesinde sıcak bir
havanın ardından serin bir meltem çıktığında ürpeririz ve tüylerimiz diken diken
olur.
Kitabin Adi Biz İnsanlarİnsan SarrafıFareler Ve İnsanlar ÖzetFareler Ve İnsanlarKitabın Adı : Onlar Da İnsandı Ozetİnsanda Solunum SistemiMineraller Ve İnsan Üzerindeki EtkileriHayvanlarda Ve İnsanlarda Üremeİnsanlarda BoşaltımBakterilerin İnsan Yaşamindaki Yeri Ve Önemiİnsan Genom ProjesiAlkol Ve İnsanİnsanların Ve Diğer Canlıların Uzaydaki TepkileriÜ-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-L
öncesine ait bu işleyiş düzeni bugün bile etkinliğini sürdürüyor. Fizyolojik
olarak taş devri insanlarından farkımız yok, dış tehlikeler karşısında hala
onlar gibi tepki veriyoruz. Ancak günümüzde strese yol açan modern etkenler
karşısında bu tepkiler pek yararlı olamıyor. Bir insan büyük bir tehlike
veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman kendini savunmaya
hazırlar. Bunu yaparken karşı tarafla savaş için bazı kasları hazır hale
getirir, gerekirse kaçmada kullanacağı bazı kasları da seçer. Diğer
canlılarda olduğu gibi insanda da dişler ve çene savunmanın ana
mekanizmalarıdır. Şüphesiz ilk insanlarda bugün yırtıcı hayvanlarda olduğu gibi
saldırmanın da etkili bir unsuruydular ama evrim sonrası bu işlevlerini
kaybettiler. İşte bu nedenle bir saldırının korkusu hissedildiğinde
kalıtımsal olarak önce çene ve dişler savunma pozisyonunu alır. Çenedeki kaslar
titremeye başlar, bu da sanki dişler takır takır birbirlerine vuruyorlarmış gibi
bir görüntü yaratır. Bu arada aynı şekilde bacaklardaki kaslara da
koşmaya hazırlanma uyarısı gider. Buradaki kaslar da hazırlık halinde titremeye
başlarlar. Çok korkan bir insanın bacaklarının zangır zangır titremesi de
bundandır. Korkunca tüylerimizin diken diken olması da vaktiyle
vücutları tamamen kıllarla kaplı atalarımızdan kalmadır. Cildimizdeki her kıl ve
saç teli bir küme istemsiz kas hücresi ile donatılmıştır. Korkunca başta kedi
olmak üzere hayvanların bir çoğunda görülen savunma refleksiyle bu minik kaslar
kasılır ve tüylerimiz dikleşir. Üşüyünce tüylerimizin dikleşmelerinin
amacı ise ayrıdır. Atalarımız bizler gibi gerektiğinde kalın giysilerle
dolaşamadıkları için vücutlarındaki kıllar onların derilerini soğuktan koruyan
bir izolasyon tabakası görevini de görüyordu. Aşırı soğukta bu kıllar dikleşerek
daha geniş bir yüzey oluşturuyor ve ısı alışverişini en aza indiriyorlardı.
Atalarımızdan genetik olarak aldığımız bu reaksiyon şekli sayesinde sıcak bir
havanın ardından serin bir meltem çıktığında ürpeririz ve tüylerimiz diken diken
olur.
Kitabin Adi Biz İnsanlarİnsan SarrafıFareler Ve İnsanlar ÖzetFareler Ve İnsanlarKitabın Adı : Onlar Da İnsandı Ozetİnsanda Solunum SistemiMineraller Ve İnsan Üzerindeki EtkileriHayvanlarda Ve İnsanlarda Üremeİnsanlarda BoşaltımBakterilerin İnsan Yaşamindaki Yeri Ve Önemiİnsan Genom ProjesiAlkol Ve İnsanİnsanların Ve Diğer Canlıların Uzaydaki TepkileriÜ-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-L
