- Katılım
- 16 Aralık 2008
- Mesajlar
- 145,988
- Reaksiyon puanı
- 1
- Puanları
- 0
KRONİK OBSTRÜKTİF AKCİĞER HASTALIĞI (*)[/b]TANIMLAMA
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), tam olarak geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanması ile karekterize, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH'ın tipik özelliği olan yerleşik hava akımı kısıtlanması, genellikle ilerleyicidir ve zararlı partiküllere ve gazlara, özellikle de sigara dumanına karşı akciğerlerde gelişen anormal inflamatuvar yanıt ile ilişkilidir. KOAH esas olarak akciğerleri etkilemekle birlikte, ciddi sistemik etkilere de yol açabilmektedir (1).KOAH'lı hastalarda kronik bronşit ve amfizemden biri veya genellikle ikisi bir arada bulunur. Fakat KOAH gelişiminde hangisinin başat rol oynadığını belirlemek genellikle güçtür.
Kronik bronşit, klinik bir tanımlamadır ve bir başka nedene bağlanamayan, birbirini izleyen en az iki yıl içinde en az üç ay öksürük ve balgam çıkarma durumudur.
Amfizem, patolojik bir tanımlamadır ve terminal bronşiyol distalindeki hava yollarında, belirgin fibrozisin eşlik etmediği duvar harabiyetinin ve kalıcı genişlemenin varlığı durumudur.
Astım ise, gerek patogenezi gerekse tedaviye verdiği yanıt açısından KOAH'dan farklı hastalıkdır. Fakat bazı astımlı hastalarda geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanması gelişebilir. Bu hastaları KOAH 'lı hastalardan ayırt etmek güçtür, fakat klinik pratikte astım gibi tedavi edilirler. Astım ve KOAH oldukça yaygın hastalıklar olmaları nedeniyle, bazı hastalarda bu iki hastalık bir arada bulunabilir. Bu hastalar, ciddi hava akımı kısıtlanmasına sahip olmalarına karşın, bronkodilatör ilaçlara oldukça büyük yanıt verirler. Fakat, FEVı değerleri hiçbir zaman normal düzeylere gelmez ve genellikle zaman içinde giderek azalır.
Bonşiyektazi. kistik fibrozis ve tüberküloza ikincilfibrozis gibi hastalıklarda da geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanması görülebilir. Fakat bu hastalıklar, KOAH tanımı içinde değerlendirilmezler. Hava akımı kısıtlanması ve ailelerinde solunum sistemi hastalığı öyküsü bulunan göreceli olarak genç hastalarda (40-50 yaş) alfa-1 antitripsin eksikliği araştırılmalıdır.
Öksürük, balgam, dispne ve/veya KOAH'a özgü risk faktörleriyle karşılaşma öyküsüne sahip hastalarda KOAH varlığından kuşkulanılmalıdır. Tanı için spirometri yapılmalıdır. Bronkodilatör sonrası FEVı/FVC <0.7 bulunması, tam olarak geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanmasının varlığını gösterir (Tablo 1).Sigara dumanı ve/veya çevresel-mesleki kirleticilerle karşılaşma öyküsü olan, ailesinde kronik solunum sistemi hastalığı bulunan ve öksürük, balgam veya dispne yatınması bulunan tüm kişilerde spirometri yapılmalıdır.
Tablo 1. Genel spirometrik sınıflandırma
Şiddeti
Bronkodilatör sonrası FEVı/FVC
Beklenene göre
FEVı (%)
Riskde
& 0.7
≥ 80
Hafif KOAH
≤ 0.7
≥ 80
Orta KOAH
≤ 0.7
50-80
Ağır KOAH
≤ 0.7
30-50
Çok ağır KOAH
≤ 0.7
< 30
İçindekiler
Kaynak: toraks.org.tr
Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), tam olarak geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanması ile karekterize, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. KOAH'ın tipik özelliği olan yerleşik hava akımı kısıtlanması, genellikle ilerleyicidir ve zararlı partiküllere ve gazlara, özellikle de sigara dumanına karşı akciğerlerde gelişen anormal inflamatuvar yanıt ile ilişkilidir. KOAH esas olarak akciğerleri etkilemekle birlikte, ciddi sistemik etkilere de yol açabilmektedir (1).KOAH'lı hastalarda kronik bronşit ve amfizemden biri veya genellikle ikisi bir arada bulunur. Fakat KOAH gelişiminde hangisinin başat rol oynadığını belirlemek genellikle güçtür.
Kronik bronşit, klinik bir tanımlamadır ve bir başka nedene bağlanamayan, birbirini izleyen en az iki yıl içinde en az üç ay öksürük ve balgam çıkarma durumudur.
Amfizem, patolojik bir tanımlamadır ve terminal bronşiyol distalindeki hava yollarında, belirgin fibrozisin eşlik etmediği duvar harabiyetinin ve kalıcı genişlemenin varlığı durumudur.
Astım ise, gerek patogenezi gerekse tedaviye verdiği yanıt açısından KOAH'dan farklı hastalıkdır. Fakat bazı astımlı hastalarda geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanması gelişebilir. Bu hastaları KOAH 'lı hastalardan ayırt etmek güçtür, fakat klinik pratikte astım gibi tedavi edilirler. Astım ve KOAH oldukça yaygın hastalıklar olmaları nedeniyle, bazı hastalarda bu iki hastalık bir arada bulunabilir. Bu hastalar, ciddi hava akımı kısıtlanmasına sahip olmalarına karşın, bronkodilatör ilaçlara oldukça büyük yanıt verirler. Fakat, FEVı değerleri hiçbir zaman normal düzeylere gelmez ve genellikle zaman içinde giderek azalır.
Bonşiyektazi. kistik fibrozis ve tüberküloza ikincilfibrozis gibi hastalıklarda da geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanması görülebilir. Fakat bu hastalıklar, KOAH tanımı içinde değerlendirilmezler. Hava akımı kısıtlanması ve ailelerinde solunum sistemi hastalığı öyküsü bulunan göreceli olarak genç hastalarda (40-50 yaş) alfa-1 antitripsin eksikliği araştırılmalıdır.
Öksürük, balgam, dispne ve/veya KOAH'a özgü risk faktörleriyle karşılaşma öyküsüne sahip hastalarda KOAH varlığından kuşkulanılmalıdır. Tanı için spirometri yapılmalıdır. Bronkodilatör sonrası FEVı/FVC <0.7 bulunması, tam olarak geri dönüşlü olmayan hava akımı kısıtlanmasının varlığını gösterir (Tablo 1).Sigara dumanı ve/veya çevresel-mesleki kirleticilerle karşılaşma öyküsü olan, ailesinde kronik solunum sistemi hastalığı bulunan ve öksürük, balgam veya dispne yatınması bulunan tüm kişilerde spirometri yapılmalıdır.
Tablo 1. Genel spirometrik sınıflandırma
Şiddeti
Bronkodilatör sonrası FEVı/FVC
Beklenene göre
FEVı (%)
Riskde
& 0.7
≥ 80
Hafif KOAH
≤ 0.7
≥ 80
Orta KOAH
≤ 0.7
50-80
Ağır KOAH
≤ 0.7
30-50
Çok ağır KOAH
≤ 0.7
< 30
İçindekiler
Kaynak: toraks.org.tr
