- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
'Limonun tadı niçin ekşidir' sorusunun cevabı ise tam belli
değildir. Tabiat kurallarına göre limonun ekşi olmaması gerekiyor. Limon parlak
renkli, hoş kokulu bir meyvedir. Meyve ise bitkide tohumlan taşıyan organdır.
Genellikle tatlı, sulu ve etli olur. Meyvelerin en temel görevlerinden biri
tohumların olabildiğince uzak bir alana yayılmalarını sağlamaktır. Böylece
tohumların ana bitkinin dibine düşerek onun besinini bölüşmesi ve burada
çimlenen fidelerin sıkışık biçimde büyümeleri önlenmiş olur.Bazı meyve
türlerinde tohumlar paraşüte benzeyen tüy demetlerinin yardımıyla uçarak
bitkiden uzaklaşırlar. Bazı kuru meyveler kendiliklerinden yarılıp açılırlar ve
bitki rüzgarda sallandıkça tohumlan çevreye saçılırlar. Bazıları ise birdenbire
patlayarak tohumlarını hızla çevreye fırlatırlar. Doğadaki meyvelerin
çoğunluğunda ise tohumlar başta kuşlar olmak üzere çeşitli hayvanlar tarafından
çevreye yayılırlar.Meyveler parlak renkleri, hoş kokuları ve tatları ile
hayvanların dikkatlerini çekerler. Hayvanlar, yedikleri meyvelerin etlerini
sindirip sert çekirdeklerini yani tohumlarını dışkılarıyla kilometrelerce öteye
atarlar. Böylece tohumların çok uzaklara yayılmalarına aracı
olurlar.Limon meyvesinin etli içi o kadar ekşidir ki, insanlar
tarafından doğrudan yenmez, daha çok sıkılarak yemeklere, salatalara, içkilere
katılır. Öyleyse limonu diğer meyvelerden ayıran nedir? Niçin tadı, hayvanların
ilgisini çeksin, tohumları dağılabilsin diye tatlı değildir?Aslında
limonun ekşi tadından hoşlanan başta maymunlar olmak üzere birçok hayvan vardır.
Bunların gerçekten ekşi tattan hoşlandıkları için mi limon yedikleri yoksa
vücutlarındaki C vitamini dengesini sağlamak için içgüdüsel olarak mı böyle
davrandıkları tam bilinmemektedir.Anayurdunun Hindistan'ın kuzeybatı
kesimleri olduğu sanılan limon ağaçları yüzyıllardır Güney Asya'da ve Anadolu'da
yetiştirilmektedir. 12. yüzyılda Araplar tarafından İspanya'ya götürülmüş ve
oradan tüm Avrupa'ya yayılmıştır. Turunçgillerin en önemli özelliği eski
çağlardan beri insanlar tarafından bilinçli olarak
yetiştirilmeleridir.Turunçgiller ailesinin fertlerini yani limon,
portakal, turunç ve greyfurtu ticari olarak sınıflandırmak oldukça kolaysa da
türlerin bitki bilimi açısından ayırt edilmesi son derecede güçtür, çünkü
günümüzde birbirlerinden kolaylıkla ayırt edilebilen turunçgiller fertlerinin
yüzyıllar boyu melezlenerek nasıl oluştuklarını, hele tabiattaki ilk hallerini
kestirmek zordur.Limon ağaçlan hala üstün nitelikli ağaçlardan alınan
sürgünlerin dayanıklı anaçlarla çapraz şekilde aşılanmaları yolu ile
çoğaltılırlar. Bu iş için de anaç olarak genellikle tadı ekşi ve acı olan turunç
ağaçlan seçilir.Görünen odur ki, limona ekşilik tabiat tarafından
verilmemiştir. Muhtemelen ilk limonlar tatlıydı. Tohumlarının saçılması için
artık hayvanlara ihtiyacı kalmayan limon, insanlar tarafından sürekli aşılanarak
istenilen özelliği kazanması sağlandı ve ekşi hale getirildi.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
değildir. Tabiat kurallarına göre limonun ekşi olmaması gerekiyor. Limon parlak
renkli, hoş kokulu bir meyvedir. Meyve ise bitkide tohumlan taşıyan organdır.
Genellikle tatlı, sulu ve etli olur. Meyvelerin en temel görevlerinden biri
tohumların olabildiğince uzak bir alana yayılmalarını sağlamaktır. Böylece
tohumların ana bitkinin dibine düşerek onun besinini bölüşmesi ve burada
çimlenen fidelerin sıkışık biçimde büyümeleri önlenmiş olur.Bazı meyve
türlerinde tohumlar paraşüte benzeyen tüy demetlerinin yardımıyla uçarak
bitkiden uzaklaşırlar. Bazı kuru meyveler kendiliklerinden yarılıp açılırlar ve
bitki rüzgarda sallandıkça tohumlan çevreye saçılırlar. Bazıları ise birdenbire
patlayarak tohumlarını hızla çevreye fırlatırlar. Doğadaki meyvelerin
çoğunluğunda ise tohumlar başta kuşlar olmak üzere çeşitli hayvanlar tarafından
çevreye yayılırlar.Meyveler parlak renkleri, hoş kokuları ve tatları ile
hayvanların dikkatlerini çekerler. Hayvanlar, yedikleri meyvelerin etlerini
sindirip sert çekirdeklerini yani tohumlarını dışkılarıyla kilometrelerce öteye
atarlar. Böylece tohumların çok uzaklara yayılmalarına aracı
olurlar.Limon meyvesinin etli içi o kadar ekşidir ki, insanlar
tarafından doğrudan yenmez, daha çok sıkılarak yemeklere, salatalara, içkilere
katılır. Öyleyse limonu diğer meyvelerden ayıran nedir? Niçin tadı, hayvanların
ilgisini çeksin, tohumları dağılabilsin diye tatlı değildir?Aslında
limonun ekşi tadından hoşlanan başta maymunlar olmak üzere birçok hayvan vardır.
Bunların gerçekten ekşi tattan hoşlandıkları için mi limon yedikleri yoksa
vücutlarındaki C vitamini dengesini sağlamak için içgüdüsel olarak mı böyle
davrandıkları tam bilinmemektedir.Anayurdunun Hindistan'ın kuzeybatı
kesimleri olduğu sanılan limon ağaçları yüzyıllardır Güney Asya'da ve Anadolu'da
yetiştirilmektedir. 12. yüzyılda Araplar tarafından İspanya'ya götürülmüş ve
oradan tüm Avrupa'ya yayılmıştır. Turunçgillerin en önemli özelliği eski
çağlardan beri insanlar tarafından bilinçli olarak
yetiştirilmeleridir.Turunçgiller ailesinin fertlerini yani limon,
portakal, turunç ve greyfurtu ticari olarak sınıflandırmak oldukça kolaysa da
türlerin bitki bilimi açısından ayırt edilmesi son derecede güçtür, çünkü
günümüzde birbirlerinden kolaylıkla ayırt edilebilen turunçgiller fertlerinin
yüzyıllar boyu melezlenerek nasıl oluştuklarını, hele tabiattaki ilk hallerini
kestirmek zordur.Limon ağaçlan hala üstün nitelikli ağaçlardan alınan
sürgünlerin dayanıklı anaçlarla çapraz şekilde aşılanmaları yolu ile
çoğaltılırlar. Bu iş için de anaç olarak genellikle tadı ekşi ve acı olan turunç
ağaçlan seçilir.Görünen odur ki, limona ekşilik tabiat tarafından
verilmemiştir. Muhtemelen ilk limonlar tatlıydı. Tohumlarının saçılması için
artık hayvanlara ihtiyacı kalmayan limon, insanlar tarafından sürekli aşılanarak
istenilen özelliği kazanması sağlandı ve ekşi hale getirildi.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
