mutluluğa koşmak

*kelebek*

New member
1
HD RANK
Katılım
28 Mart 2011
Mesajlar
197
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Yaş
39
Koşu veya yoğun spor yapanların uyuşturucu almış gibi kendilerinden geçtiklerini biliyor muydunuz? Kısa koşulardan bahsetmiyorum, bu işi gerçekten spor amacıyla yapan, günde bir saatten az spor yapmayan kişilerden bahsediyorum. Bizim ülkede fazla yok ama batı ülkelerinde spor bağımlılarının sayısı oldukça fazla. Tabii bu bağımlılığın güzel bir farkı var; koşunun uyuşturuculardan farklı olarak hiçbir zararı yok, üstelik yalnız mutluluk vermekle kalmıyor aynı zamanda insanın ömrünü uzatıyor
images.jpg
Archives of Internal Medicine dergisinin Ağustos 2008 sayısında yayınlanan bir makale, koşunun yaşlanmayı geciktirici etkisini bir kez daha göstermişti. Düzenli koşu alışkanlığı olan 50 yaşın üzerindeki 538 kişi ile, koşu yapmayan 423 kişiyi 20 yıl süreyle takip ediliyor. Bu süre içinde düzenli koşu yapanların %15’i, koşu yapmayanların ise %34’ü ölüyor. Gördüğünüz gibi oldukça önemli bir fark var. Hayatta kalan ve hâlâ spora devam eden katılımcılar şu anda 70-80 yaşlarındalar. Araştırmayı yapan doktorlar düzenli koşu yapmanın özellikle felç ve kalp krizinden ölümleri azalttığını söylüyor. Hastalarımın içinde koşu yapmayı “bir nevi zorlama” gibi kabul eden, dizleri veya kalbi için zararlı olabileceğini düşünenler olduğunu biliyorum. Eğer obez değilseniz ve başka bir ortopedik kusurunuz yoksa koşu yapmak hem kalbiniz hem de dizleriniz için son derece yararlıdır.

Çağımızın sık görülen rahatsızlarından birisi olan depresyonun bu kadar artma nedenlerden birisinin eskisi kadar bedensel hareket yapmamamız olduğunu düşünüyorum. Artık yorulmuyoruz, daha doğrusu bedenimiz değil sadece zihnimiz yoruluyor. Kaslarımızı yeteri kadar kullanmayınca fiziksel aktivite ile tetiklenen mutluluk hormonları aktive olmuyor. Tarlada, güneşin altında saatlerce çalıştıktan sonra ağrıyan kaslarıyla kavak ağacının serin gölgesinde ayran yudumlayan Mehmet Amca, üzerinde yarına yetişmesi gereken onlarca dosya olan bir masada neskafesini yudumlayan Nuri Bey’den daha mutluydu.
Daha önce yapılan çalışmalar, koşunun kandaki mutluluk verici endorfin miktarını artırdığını göstermişti. Bu artışın beyni etkileyip etkilemediğini merak eden Bonn Üniversitesi’nden Dr. Henning Boecker, koşmadan önce ve iki saatlik koşudan sonra beyin grafikleri aldı. Çalışmada, koşan kişilerin beyinlerinin romantik duygularla ilgili bölgelerinde endorfin salınımı olduğu görüldü. Dr. Boecker, koşmanın, beyinde aynı güzel bir müzik parçası dinler gibi etki yaptığını söylüyor. Sonuç olarak hem mutlu olmak için hem daha uzun yaşamak için koşunun bire bir olduğunu söyleyebilirim. Hadi bakalım, mazeret uydurmak yok... Her şeyin olduğu gibi, sağlıklı kalmanın da bir bedeli var. Yarından itibaren eşofmanları giyip koşuya başlayalım. alıntıdır
 
yeter ki iste selda02 :)
 
ben hergün en az 4-5 km yürüyorum .ama koşmuyorum ...istesemde koşamam zaten çünkü 3 canlıyım:) bebişlerim bana annecim bizi çok yoruyorsun derler sonra ......:))
 
ikiz bebekler miii,çokk sevimlii k8908 inşallah çok sağlıklı doğarlar

images
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst