mutluluk

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan umut6
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

umut6

New member
0
HD RANK
Katılım
26 Nisan 2009
Mesajlar
27
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Bazen kendini mutlu hisseden, hassaslaşan (bişey okumak yada duygusal bir müzik bunu tetikleyebiliyor) ve sanki kendini önceden beri bulunduğu bir çukurdan çıkarıyormuş gibi hisseden var mı acaba ? (yoksa banamı öyle geliyor)
 
Merhaba Umut actionsmile

Bu konuda yalnız olduğunu sanmıyorum. Telkinleri dinliyorsan eğer bu sürekli mutluluk haline alışsan iyi olur y789 Gerçi alışmak istenmeyecek gibi değil.

Bir yazı yada motive edici bir müzik, ne olduğu çok önemli değil aslında. Hayata dair umut besleyenler ve her şeyin elimizde olduğunu bilenler için karşımıza çıkan şeyler dediğin gibi 'çukurdan çıkma' hissini yaşatır.

Sevgiler.
 
slm bende aylardır dinliyorum telkinleri etkileri muhakkak oldu ama,kendimi mutlu hissedemiyorum nedense,acaba yaşadığım yerle alakalı bi durum olabilir mi?sanki hayatımı dondurdum burdan gidince hayat başlayacak gibi...doğru birşey olduğunu savunmuyorum ama,otamatikman düşünüyorum belkide,ve ben hala mutsusuzumsadanim,depresyon telkinimi dinlesem acabatuh788
 
telkinleri ilk dinlediğimde öyle farkedilir bir etki olmuştuki,yıllardan beri kendimi bu kadar mutlu ve anda yaşadığımı hissetmemiştim,çok kısa sürdü bu mutluluksad456 ,ama yinede sıkılmadan dinledim ama mutsuzumrt67
 
Gülpor' cum canım, seni burada yakaladığım iyi oldu :) Sayfana yazmayı düşünüyordum ama hazır buradan sormuşken naçizane fikrimi beyan etmek istedim.

Yıllardır yaşadığı yerden kurtulmaya çalışan biri olarak yazıyorum sana. Yaşadığım yer küçük ve herkesin herkesi hemen hemen tanıdığı bir yer. Yani bir insanı bir günde 3 4 sefer görmen mümkün eğer dışarıdaysan. Çok klişe gibi gelebilir yazdıklarım ama sakin bir şekilde düşündüğün zaman hak vereceğine inanıyorum. Her zaman yazdığım gibi örneksiz açıklama yapamam ben, bu yüzden örnekler geliyor yine :)

Çok sıkıldığım zaman aman şuraya kaçasım var, buraya gidesim var, yeter ki buradan uzak olsun dediğim zamanlar çok oldu. Bunun için imkanlarımı bile zorlamışlığım vardır. Ama gittiğim yere hep kendimi de götürdüm mecburen ve gittiğim yer her neresiyse içimde hep bir sığamama, evimi özleme, bir an önce oradan ayrılma isteği olmuştur. Ve anlamışsındır ki bu bir kısır döngü, hiçbir yerde mutlu olamayan bir insan.

Sorunlardan ziyade çözümlere odaklı bir yapım var, babamdan aldığım en güzel özellik bu olsa gerek. Şimdi gelelim klişemize; evet insan kendi içinde mutlu değilse eğer hiçbir yerde mutlu olması mümkün değil. Bulunduğu yer altından saray olsa gözü görmez, hep bir kusur arar durur. İçindeki huzursuzluğu çevresel faktörlerine bağlar, çünkü kabullenemez içinden geldiğini o mutsuzluğun. Devamlı yakınan birisi olduğunu göremez eğer gözüne parmak sokan birisi olmazsa( kendimden biliyorum)

Atakan Bey'in çok sevdiğim bir sözü vardır: ' Onay içten gelir ' der. Bu sözü ben alıp ihtiyacım olan durumlarda değiştirerek kullanmışımdır, hala da kullanırım. Huzur içten gelir, mutluluk, sevgi, güven. Herşey önce insanın içinde başlar hep bunu söylüyoruz ya.

Kendi içinde mutluysan eğer yaşadığın yerin pek bir önemi kalmıyor biliyor musun? Ama içinde de mutsuzsan eğer dediğim gibi seni hiçbir şehir kabullenmez, önce senin kendini kabullenmen gerekiyor.

Yaşadığın yerden gitmek için neler yapıyorsun bu arada? Koyduğun hedefe ulaşmak için belirlediğin küçük hedeflerin var mı? Ana hedefin bulunduğun yerden uzaklaşmak peki buna ulaşmak için ara hedeflerin neler? Bu hedeflerine gerçekten inanıyor musun? Onları sevgiyle ve büyük bir güvenle yapabiliyor musun? Mesela iyi bir iş fırsatın olsa başka bir şehirde, ama yabancı dilin çok iyi olmasa bunu geliştirmek senin için bir hedef midir, yoksa aman kim uğraşacak başka bir iş bakarım demek içini rahatlatır mı? Erteleme huyun var mı? Şimdiye kadar neleri erteledin mesela, hangi fırsatları kaçırdın? Kaçırdıklarına üzülmek yerine yeni gelenleri azimle kucaklamayı mı seçiyorsun, yoksa yerinde saymayı mı?

Erteleme telkinini dinliyor musun?

Kafan yeteri kadar karıştı sanırım y789 Benden şimdilik bu kadar.

Sevgilerimle.
 
Gülpor' cum canım, seni burada yakaladığım iyi oldu :) Sayfana yazmayı düşünüyordum ama hazır buradan sormuşken naçizane fikrimi beyan etmek istedim.

Yıllardır yaşadığı yerden kurtulmaya çalışan biri olarak yazıyorum sana. Yaşadığım yer küçük ve herkesin herkesi hemen hemen tanıdığı bir yer. Yani bir insanı bir günde 3 4 sefer görmen mümkün eğer dışarıdaysan. Çok klişe gibi gelebilir yazdıklarım ama sakin bir şekilde düşündüğün zaman hak vereceğine inanıyorum. Her zaman yazdığım gibi örneksiz açıklama yapamam ben, bu yüzden örnekler geliyor yine :)

Çok sıkıldığım zaman aman şuraya kaçasım var, buraya gidesim var, yeter ki buradan uzak olsun dediğim zamanlar çok oldu. Bunun için imkanlarımı bile zorlamışlığım vardır. Ama gittiğim yere hep kendimi de götürdüm mecburen ve gittiğim yer her neresiyse içimde hep bir sığamama, evimi özleme, bir an önce oradan ayrılma isteği olmuştur. Ve anlamışsındır ki bu bir kısır döngü, hiçbir yerde mutlu olamayan bir insan.

Sorunlardan ziyade çözümlere odaklı bir yapım var, babamdan aldığım en güzel özellik bu olsa gerek. Şimdi gelelim klişemize; evet insan kendi içinde mutlu değilse eğer hiçbir yerde mutlu olması mümkün değil. Bulunduğu yer altından saray olsa gözü görmez, hep bir kusur arar durur. İçindeki huzursuzluğu çevresel faktörlerine bağlar, çünkü kabullenemez içinden geldiğini o mutsuzluğun. Devamlı yakınan birisi olduğunu göremez eğer gözüne parmak sokan birisi olmazsa( kendimden biliyorum)

Atakan Bey'in çok sevdiğim bir sözü vardır: ' Onay içten gelir ' der. Bu sözü ben alıp ihtiyacım olan durumlarda değiştirerek kullanmışımdır, hala da kullanırım. Huzur içten gelir, mutluluk, sevgi, güven. Herşey önce insanın içinde başlar hep bunu söylüyoruz ya.

Kendi içinde mutluysan eğer yaşadığın yerin pek bir önemi kalmıyor biliyor musun? Ama içinde de mutsuzsan eğer dediğim gibi seni hiçbir şehir kabullenmez, önce senin kendini kabullenmen gerekiyor.

Yaşadığın yerden gitmek için neler yapıyorsun bu arada? Koyduğun hedefe ulaşmak için belirlediğin küçük hedeflerin var mı? Ana hedefin bulunduğun yerden uzaklaşmak peki buna ulaşmak için ara hedeflerin neler? Bu hedeflerine gerçekten inanıyor musun? Onları sevgiyle ve büyük bir güvenle yapabiliyor musun? Mesela iyi bir iş fırsatın olsa başka bir şehirde, ama yabancı dilin çok iyi olmasa bunu geliştirmek senin için bir hedef midir, yoksa aman kim uğraşacak başka bir iş bakarım demek içini rahatlatır mı? Erteleme huyun var mı? Şimdiye kadar neleri erteledin mesela, hangi fırsatları kaçırdın? Kaçırdıklarına üzülmek yerine yeni gelenleri azimle kucaklamayı mı seçiyorsun, yoksa yerinde saymayı mı?

Erteleme telkinini dinliyor musun?

Kafan yeteri kadar karıştı sanırım y789 Benden şimdilik bu kadar.

Sevgilerimle.

slm redflowers,yazdıklarının hepsine tamamen katılıyorum ,mutluluk kesinlikle özde olan bir duygu,ayrıca hiçbir dış ortamın vede kişinin bize altın tepside mutluluk ikram etmeyeciğini biliyorum,fakat son 4yıl yaşadıklarım ve bu 4 yıl içinde hep kel alaka yerlerde yaşamaya mecbur olmam sanırım beni bunları düşündürmeye itti,aslında kendimle mutlu bir insanım,ama dış etkenlerinde mükemmel olmasını istiyorum sanırım,ve tabiiki bunun için yapacak şu an pek birşey yok,sorunda yapacak birşeyin olmaması zaten,çözüm şuanki şartlarda yoksadanim,bir mucize olması gerek sanırım ,belki olur diyecek kadarda umutluyum ama...insan bazen öyle bi noktaya geliyoki,hiçbir olumlu düşünce sana kendini iyi hissettirmiyo,saçma olduğunu bildiğin halde,ayrıca mutlu görünmek zorunda olduğum 2 kızım olduğu için bunları sadece içimde yaşıyorum,belkide deşarj olamadığım için olsa gerek...ve burda yaşamamak için çeşitli altarnatifler tabiiki var , fakat hepsi maddi odaklı çözümler...bu arada erteleme telkinini dinliyorum ama şu an günlük işlerimi bile yapamaz durumdayım,tembelmiyim ben yoksadusun2...güzel düşüncelerin için teşekkür ederim tekrar,dikkate alıcam emin olabilirsin
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst