- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Alt beyin daha çok otomatik fonksiyonları denetler.
Kalbimizin atması, kan basıncı, hormonlar alt beyin tarafından idare
edilir.Üst beyin ise, daha çok entellektüel işlevlidir. Bilgiler burada
kaydolunur, değerlendirme burada yapılır, davranışlar buradan idare
edilir.Peki, üst beyin alt beyni kontrol edebilir mi? Yapılan
araştırmalar, bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Biz, mutlu olmayı düşününce
mutlu oluyor, hastalığı kafamıza takınca da hasta oluyoruz. Yani, düşünce
tarzımız; hem yaşantımızı, hem de bedenimizi etkilemektedir.O zaman şu
ortaya çıkar: Beynimizin bizim için en önemli tekniği, olumlu düşünmenin ileri
şekillerini uygulamasıdır.Olumsuz zihni kurgu, yani olumsuz düşünce ise
beynimizi kendimize karşı olumsuz çalışmaya programlayacaktır.Örneğin
bir futbolcu, üç kez kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen topu dışarıya
atmıştır. Bir dahaki maçta aynı hatayı yapmak istememektedir. Bunun için beynini
şöyle programlamıştır: Topu dışarı atmayacağım. Topu dışarı atmayacağım. Bunu
kendi kendine defalarca söylemiş ve maça çıkmıştır. Sonuç: Topu yine dışarı
atmıştır.Burada futbolcunun yaptığı hata, topu kaleye atmaya değil,
dışarı atmamaya şartlanmasıdır. Bu durumda beyin, kalenin içine değil, dışına
kilitlenmiştir. Bu olumsuz uyarıcı da, başarıya değil, başarısızlık korkusu
yüzünden başarısızlığa götürmüştür.Olumlu düşüncede temel nokta, beyni
olumlunun üzerine programlamaktır. Yâni, başarısız olmamayı değil, sadece
başarmayı düşünmelisiniz.Bunu hafıza noktasında düşünürsek, unutmayı
değil hatırlamayı seçmeli, ona kilitlenmelisiniz.Evet, başarının en
önemli anahtarlarından birisi, beynin olumlu düşünceye programlanmasıdır. Bu
ise, gerçek bir özeni gerektirmekle beraber, aslında zevkli bir
uğraştır.OLUMLU DÜŞÜNMENİN GETİRİLERİAmerika'da bir okulda
ilginç bir deney yapılır. Özel bir sınıf oluşturulur ve bir grup öğretmen bu
sınıfa verilir.Öğretmenlere, bu sınıftaki öğrencilerin çok seçme
öğrenciler olduğu söylenir. Öğrencilere de aynı şekilde, öğretmenlerinin çok
seçme öğretmenler oldukları belirtilir.Yıl sonunda, sınıfın başarısı
hârikadır. Okul müdürü, o öğretmenlerle bir toplantı yapar ve sınıfın gerçekte
kura ile, gelişigüzel bir şekilde oluşturulduğunu açıklar. Bunun üzerine
öğretmenler, Bu durumda, demek ki biz süper öğretmenleriz. derler. Müdür cevap
verir: - Hayır, sizler de kura ile seçildiniz.İnsanların ortaya
çıkaracakları eserler, genellikle yakın çevresindeki insanların kendilerinden
bekledikleriyle doğru orantılıdır.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
Kalbimizin atması, kan basıncı, hormonlar alt beyin tarafından idare
edilir.Üst beyin ise, daha çok entellektüel işlevlidir. Bilgiler burada
kaydolunur, değerlendirme burada yapılır, davranışlar buradan idare
edilir.Peki, üst beyin alt beyni kontrol edebilir mi? Yapılan
araştırmalar, bunun mümkün olduğunu göstermiştir. Biz, mutlu olmayı düşününce
mutlu oluyor, hastalığı kafamıza takınca da hasta oluyoruz. Yani, düşünce
tarzımız; hem yaşantımızı, hem de bedenimizi etkilemektedir.O zaman şu
ortaya çıkar: Beynimizin bizim için en önemli tekniği, olumlu düşünmenin ileri
şekillerini uygulamasıdır.Olumsuz zihni kurgu, yani olumsuz düşünce ise
beynimizi kendimize karşı olumsuz çalışmaya programlayacaktır.Örneğin
bir futbolcu, üç kez kaleciyle karşı karşıya kalmasına rağmen topu dışarıya
atmıştır. Bir dahaki maçta aynı hatayı yapmak istememektedir. Bunun için beynini
şöyle programlamıştır: Topu dışarı atmayacağım. Topu dışarı atmayacağım. Bunu
kendi kendine defalarca söylemiş ve maça çıkmıştır. Sonuç: Topu yine dışarı
atmıştır.Burada futbolcunun yaptığı hata, topu kaleye atmaya değil,
dışarı atmamaya şartlanmasıdır. Bu durumda beyin, kalenin içine değil, dışına
kilitlenmiştir. Bu olumsuz uyarıcı da, başarıya değil, başarısızlık korkusu
yüzünden başarısızlığa götürmüştür.Olumlu düşüncede temel nokta, beyni
olumlunun üzerine programlamaktır. Yâni, başarısız olmamayı değil, sadece
başarmayı düşünmelisiniz.Bunu hafıza noktasında düşünürsek, unutmayı
değil hatırlamayı seçmeli, ona kilitlenmelisiniz.Evet, başarının en
önemli anahtarlarından birisi, beynin olumlu düşünceye programlanmasıdır. Bu
ise, gerçek bir özeni gerektirmekle beraber, aslında zevkli bir
uğraştır.OLUMLU DÜŞÜNMENİN GETİRİLERİAmerika'da bir okulda
ilginç bir deney yapılır. Özel bir sınıf oluşturulur ve bir grup öğretmen bu
sınıfa verilir.Öğretmenlere, bu sınıftaki öğrencilerin çok seçme
öğrenciler olduğu söylenir. Öğrencilere de aynı şekilde, öğretmenlerinin çok
seçme öğretmenler oldukları belirtilir.Yıl sonunda, sınıfın başarısı
hârikadır. Okul müdürü, o öğretmenlerle bir toplantı yapar ve sınıfın gerçekte
kura ile, gelişigüzel bir şekilde oluşturulduğunu açıklar. Bunun üzerine
öğretmenler, Bu durumda, demek ki biz süper öğretmenleriz. derler. Müdür cevap
verir: - Hayır, sizler de kura ile seçildiniz.İnsanların ortaya
çıkaracakları eserler, genellikle yakın çevresindeki insanların kendilerinden
bekledikleriyle doğru orantılıdır.
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma TeorisiSkript Teorisi
