- Katılım
- 5 Şubat 2008
- Mesajlar
- 416
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 2021
Yaptığını seven ve sevdiğini yapan; arzuları doğrultusunda yaşamına şekil verebilen insanların sırrı, ilhamdır. İlham, her
şeyin potansiyelini ihtiva eden; maddi varlığımızın sınırlarını aşarak, evrene açılmamıza, o kutsal senfoniyi duymamıza
yarayan ilahî bir kıvılcımdır. İlham; aşk için aşkla yola çıkarak, kaynağına dönmeye çalışan ruhun alt benliğe gönderdiği
enerjilerin/bilgilerin kalple anlaşılıp zihinle hayata geçirilmesidir.
Geçiciliğin içinde kalıcılığı yakalayan, kendi çapında iz bırakmayı başaranlar, ruhunun dürtüsünü hissedip ona göre
yaşamayı seçenlerdir...
Hayallerimizi gerçekleştirebilmemiz için metafizikle bilimi birleştiren çoğu Yeni Çağ yöntemlerinin atladığı nokta da bu.
Keşfettiği metodlarla kişisel gelişime ivme kazandıran Jose Silva, yarım yüzyıllık tecrübenin verdiği güvenle şöyle diyor:
'Eğer hedef aldığınız amaç ya da sonuç ruhunuzun planları dahilinde değilse, o zaman başaramazsınız. Arzu ettiğiniz
her şeyi, ancak ve ancak ruhunuzun sizin için yaptığı plana uyuyorsa elde edebilirsiniz.'
Bir başka ifadeyle, egonun bitmeyen isteklerini, dinmeyen serzenişlerini dinlemek ve realize etmeye çabalamaktan
ziyade, ruhumuzun neleri anlamak ve anlatmak için bedenlendiğini; buradaki 'modus operandi'sinin, yani hareket
tarzının ne olduğunu saptamamız gerekiyor.
Yaşam bazen o kadar ilginç tuzaklar kuruyor ki, ruhumuzun yeryüzündeki misyonunu bırakın idrak etmeyi, böyle bir
olgunun varlığını dahi bilmeden, uyuşmuş bir bilinçle hayatımızı idame ettiriyoruz. Ta ki, yolumuzu değiştirecek bir
faciayla karşılaşana kadar.
Değerli Okurlarım, eğer bugün buradaki mevcudiyetinizi sorguluyorsanız, tatminsizlikle burkulan yüreğinizi rahatlatacak
bir cevap aramalısınız. Zaten; yüksek benliğin çağrısına uyan evren, sizi zorlayarak, zora koşarak, ruhunuzun
ihtiyaçlarına kulak vermeniz için zemin hazırlıyor. Öyleyse, size huzur veren bir yere giderek, gözlerinizi kapatın.
Düşüncelerinize seyirci kalın. Ve ruhunuza danışın.
İçinizde bir şeylerin pır pır edip kıpırdandığını, ritmi değişen kalbinizin başka türlü çarptığını, bağrınıza akan sıcacık bir
enerjinin hücrelerinizi teker teker canlandırdığını hissettiğinizde, ruhun cana, canın da ruha büyük bir hasret ve aşkla
sarıldığını fark edeceksiniz. Uçup giden zaman mefhumuyla birlikte akla düşen yeni fikirlerin, filizlenmek için artık sadece
mümbit bir toprağı arayan birer tohum olduğunu bileceksiniz...
İşte şimdi, atomaltı parçacıklarını organize ederek düşleri gerçekleştiren bilinç altını programlamaya, 'benzerin benzeri
çektiğini' söyleyen Çekim Yasasını kullanmaya hazırsınız...
Kaygılanmak ve yakınmak, istenmeyen olguya enerji vermek demektir ve afirmasyon adı verilen olumlamalara kısa
devre yaptıran başlıca faktördür. Olumsuz bir deklarasyonda bulunduğunuzda, kendinizi durdurarak cümleyi yeniden
kurmayı deneyin. ' İşler yazın yavaşlıyor, müşteri bulmak zorlaşıyor,' yerine, 'GEÇMİŞTE işler yavaşlıyordu, müşteri
bulmak zor OLUYORDU,' deyin.
İstediklerimizi açıkça görebilmenin yolu istemediklerimizi anlayabilmekten geçer. Yani, ikisinin arasındaki 'kontrast' neye
odaklanmamız gerektiğini belirtecektir. Olumlamalarınızı yazarken, şimdiki zamanı ve içinizde heyecan uyandıran,
duyguları stimüle eden kelimeler kullanın. 'İdealimdeki ilişkinin karşılıklı saygıya dayandığını ve gelişmeme yardım ettiğini
bilmek, beni çok mutlu ediyor. Ben böyle bir ilişki seçiyorum. Kararım budur,' gibi.
Bilinç altındaki direnci ortadan kaldırmak, işin olabilirliğini ona kabul ettirmek için bu türden olumlamalar ile meditasyon
sırasında ya da uykuya dalmadan önce imgelemeler yapmak gerekmektedir. Direncin azalması, bilinç üstündeki kuşkuyu
da eriterek; güçlü bir arzunun daha kısa bir zamanda materyalize olmasına yardım edecektir.
Olumlamalarınızı, yüksek bir enerjiye ulaştığınız anlarda dile getirmenizi öneririm. Dua ve meditasyon yaparak, mutlu ve
huzurlu günlerinizi anımsayarak böylesi titreşimler içinde yüzmeye başladığınızda, söylediklerinizi hissedin, tadın ve
olmuşcasına yaşayın...
Varlığınızın merkezinden gelen bir ses, 'Evet, artık BİLİYORUM, bu gerçekleşecek! ' diye sevinçle bağırdığında telkinleri
bırakın. Evren, kendi payına düşeni muhakkak yapacaktır...
Işık Menderes
__________________
şeyin potansiyelini ihtiva eden; maddi varlığımızın sınırlarını aşarak, evrene açılmamıza, o kutsal senfoniyi duymamıza
yarayan ilahî bir kıvılcımdır. İlham; aşk için aşkla yola çıkarak, kaynağına dönmeye çalışan ruhun alt benliğe gönderdiği
enerjilerin/bilgilerin kalple anlaşılıp zihinle hayata geçirilmesidir.
Geçiciliğin içinde kalıcılığı yakalayan, kendi çapında iz bırakmayı başaranlar, ruhunun dürtüsünü hissedip ona göre
yaşamayı seçenlerdir...
Hayallerimizi gerçekleştirebilmemiz için metafizikle bilimi birleştiren çoğu Yeni Çağ yöntemlerinin atladığı nokta da bu.
Keşfettiği metodlarla kişisel gelişime ivme kazandıran Jose Silva, yarım yüzyıllık tecrübenin verdiği güvenle şöyle diyor:
'Eğer hedef aldığınız amaç ya da sonuç ruhunuzun planları dahilinde değilse, o zaman başaramazsınız. Arzu ettiğiniz
her şeyi, ancak ve ancak ruhunuzun sizin için yaptığı plana uyuyorsa elde edebilirsiniz.'
Bir başka ifadeyle, egonun bitmeyen isteklerini, dinmeyen serzenişlerini dinlemek ve realize etmeye çabalamaktan
ziyade, ruhumuzun neleri anlamak ve anlatmak için bedenlendiğini; buradaki 'modus operandi'sinin, yani hareket
tarzının ne olduğunu saptamamız gerekiyor.
Yaşam bazen o kadar ilginç tuzaklar kuruyor ki, ruhumuzun yeryüzündeki misyonunu bırakın idrak etmeyi, böyle bir
olgunun varlığını dahi bilmeden, uyuşmuş bir bilinçle hayatımızı idame ettiriyoruz. Ta ki, yolumuzu değiştirecek bir
faciayla karşılaşana kadar.
Değerli Okurlarım, eğer bugün buradaki mevcudiyetinizi sorguluyorsanız, tatminsizlikle burkulan yüreğinizi rahatlatacak
bir cevap aramalısınız. Zaten; yüksek benliğin çağrısına uyan evren, sizi zorlayarak, zora koşarak, ruhunuzun
ihtiyaçlarına kulak vermeniz için zemin hazırlıyor. Öyleyse, size huzur veren bir yere giderek, gözlerinizi kapatın.
Düşüncelerinize seyirci kalın. Ve ruhunuza danışın.
İçinizde bir şeylerin pır pır edip kıpırdandığını, ritmi değişen kalbinizin başka türlü çarptığını, bağrınıza akan sıcacık bir
enerjinin hücrelerinizi teker teker canlandırdığını hissettiğinizde, ruhun cana, canın da ruha büyük bir hasret ve aşkla
sarıldığını fark edeceksiniz. Uçup giden zaman mefhumuyla birlikte akla düşen yeni fikirlerin, filizlenmek için artık sadece
mümbit bir toprağı arayan birer tohum olduğunu bileceksiniz...
İşte şimdi, atomaltı parçacıklarını organize ederek düşleri gerçekleştiren bilinç altını programlamaya, 'benzerin benzeri
çektiğini' söyleyen Çekim Yasasını kullanmaya hazırsınız...
Kaygılanmak ve yakınmak, istenmeyen olguya enerji vermek demektir ve afirmasyon adı verilen olumlamalara kısa
devre yaptıran başlıca faktördür. Olumsuz bir deklarasyonda bulunduğunuzda, kendinizi durdurarak cümleyi yeniden
kurmayı deneyin. ' İşler yazın yavaşlıyor, müşteri bulmak zorlaşıyor,' yerine, 'GEÇMİŞTE işler yavaşlıyordu, müşteri
bulmak zor OLUYORDU,' deyin.
İstediklerimizi açıkça görebilmenin yolu istemediklerimizi anlayabilmekten geçer. Yani, ikisinin arasındaki 'kontrast' neye
odaklanmamız gerektiğini belirtecektir. Olumlamalarınızı yazarken, şimdiki zamanı ve içinizde heyecan uyandıran,
duyguları stimüle eden kelimeler kullanın. 'İdealimdeki ilişkinin karşılıklı saygıya dayandığını ve gelişmeme yardım ettiğini
bilmek, beni çok mutlu ediyor. Ben böyle bir ilişki seçiyorum. Kararım budur,' gibi.
Bilinç altındaki direnci ortadan kaldırmak, işin olabilirliğini ona kabul ettirmek için bu türden olumlamalar ile meditasyon
sırasında ya da uykuya dalmadan önce imgelemeler yapmak gerekmektedir. Direncin azalması, bilinç üstündeki kuşkuyu
da eriterek; güçlü bir arzunun daha kısa bir zamanda materyalize olmasına yardım edecektir.
Olumlamalarınızı, yüksek bir enerjiye ulaştığınız anlarda dile getirmenizi öneririm. Dua ve meditasyon yaparak, mutlu ve
huzurlu günlerinizi anımsayarak böylesi titreşimler içinde yüzmeye başladığınızda, söylediklerinizi hissedin, tadın ve
olmuşcasına yaşayın...
Varlığınızın merkezinden gelen bir ses, 'Evet, artık BİLİYORUM, bu gerçekleşecek! ' diye sevinçle bağırdığında telkinleri
bırakın. Evren, kendi payına düşeni muhakkak yapacaktır...
Işık Menderes
__________________
