- Katılım
- 17 Haziran 2008
- Mesajlar
- 159
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 2025
Küçük istavrit yiyecek birşey sanıp
hızla atıldı çapariye,
önce müthiş bir acı duydu dudağında
gümbür gümbür oldu yüreği
sonra hızla çekildi yukarıya
Aslında hep merak etmişti
denizlerin üstünü,
neye benzerdi acep gökyüzü
bir yanda büyük bir merak
bir yanda ölüm korkusu
Dudağı yarıklar denir, şanslıdır onlar
hani görüpte insanı
oltadan son anda kurtulanlar,
ne çare, balıkçının parmakları hoyratca kavradı onu
küçük istavrit anladı...yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği
oysa şimdi yüzerken
küçücük yeşil leğende
cansız uzanıvermiş dostlarına
değiyordu minik yüzgeci
İnsanlar gelip geçti önünden
bir kedi yalanarak baktı gözlerinin içine,
yavaşca karardı dünya, başı da dönüyordu
son bir kez düşündü derin maviyi
beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu
İşte tam o anda eğilip aldım onu
yürüdüm deniz kenarına
bir öpücük kondurdum başına
iki damla göz yaşından ibaret
sade bir törenle saldım denizin sularına
Bir an öylece kala kaldı
sonra sevinçle dibe daldı
gitti, tüm kederimi söküp atarak
teşekkürü de ihmal etmemişti
birkaç değerli pulunu avuçlarıma bırakarak
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
sorar gibiydiler, neden yaptın bunu, niye ?
bir gün dedim, bulursam kendimi
yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz
son ana kadar hep bir umudum olsun diye.
hızla atıldı çapariye,
önce müthiş bir acı duydu dudağında
gümbür gümbür oldu yüreği
sonra hızla çekildi yukarıya
Aslında hep merak etmişti
denizlerin üstünü,
neye benzerdi acep gökyüzü
bir yanda büyük bir merak
bir yanda ölüm korkusu
Dudağı yarıklar denir, şanslıdır onlar
hani görüpte insanı
oltadan son anda kurtulanlar,
ne çare, balıkçının parmakları hoyratca kavradı onu
küçük istavrit anladı...yolun sonu.
Koca denizlere sığmazdı yüreği
oysa şimdi yüzerken
küçücük yeşil leğende
cansız uzanıvermiş dostlarına
değiyordu minik yüzgeci
İnsanlar gelip geçti önünden
bir kedi yalanarak baktı gözlerinin içine,
yavaşca karardı dünya, başı da dönüyordu
son bir kez düşündü derin maviyi
beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu
İşte tam o anda eğilip aldım onu
yürüdüm deniz kenarına
bir öpücük kondurdum başına
iki damla göz yaşından ibaret
sade bir törenle saldım denizin sularına
Bir an öylece kala kaldı
sonra sevinçle dibe daldı
gitti, tüm kederimi söküp atarak
teşekkürü de ihmal etmemişti
birkaç değerli pulunu avuçlarıma bırakarak
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
sorar gibiydiler, neden yaptın bunu, niye ?
bir gün dedim, bulursam kendimi
yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz
son ana kadar hep bir umudum olsun diye.
