Usturmaça

Işıldayan Safir

Administrators, Zerynthia
20
HD RANK
Katılım
6 Mart 2009
Mesajlar
5,993
Reaksiyon puanı
76
Puanları
0
Konum
Mutlulukya
papillon10bq2wr2.gif

USTURMAÇA

Bundan yıllar önce; sanırım on beş yıl kadar olmuştur, yorgunluktan bitap düşmüş bir halde kendimi yatağıma attığım bir günün sonunda neden bu kadar bitkin düşüyorum, neden bu kadar yoruluyorum diye kendi hayatımı düşünmeye başladım.

Bir eş ve bir anne idim. İyi bir evlat, iyi bir arkadaş, iyi bir gelin, iyi ve dürüst bir çalışan olmak için de hep çabadaydım. İnsan, doğar, büyür, okur, işe girer, evlenir, çocuk sahibi olur sıralamasını takip edenlerdendim yani. Sabah erkenden kalkar, hazırlanır, kahvaltıyı hazırlar, oğlumu okula hazırlar eşimi uyandırır ve koşuşturarak işe giderdim. Daima ailemi ve eşimin ailesini arar, sorardım. Hatta eşimi uyarırdım; “anneni aradın mı, babanla konuştun mu?” diye. Herkesin özel günlerini aklımda tutar mutlaka arar, sevinçlerini ya da acılarını paylaşırdım. İşten eve döndüğümde yine aynı tempo; yemek, bulaşık, oğlumun dersine yardım etmek v.s. Hafta sonlarında bu kez temizlik ütü misafir, alışveriş eklenirdi bu listeye.

Yaşamın gereğiydi hepsi, herkesin yaptığını yapıyordum. Yorulmam çok doğal diye düşündüm önce. “Eh bu kadar koşturmaya kim olsa yorulur” diye düşünürken, birden gözümün önünde bir görüntü oluştu. İskeleye yanaşan bir vapur görüyordum (Tıpkı çocukluğumda keyifle bindiğim ve iskeleye yanaşmasını dikkatle izlediğim İstanbul şehir hatları vapurlarından biriydi sanki ). Manevra yaparak iskeleye yaklaştı yaklaştı ve iskeleye bağlanmış kocaman lastiklere çarptı ve durdu. Lastikler gıcırdadı canları yanmış gibiydi. Hemen vapurun halatları atıldı ve iskeleye bağlandı. Yolcular inerken vapur denizin çırpıntısı ile arada bir iskeleye doğru daha çok yanaşıyor, lastikler iskele ile vapur arasında sıkışıyor ve yine gıcırdıyordu, bazıları oldukça yıpranmış hatta parçalanmıştı. Birden kalbim hızla atmaya başladı, yattığım yerden fırladım. Nefesim daralmıştı. Aman Tanrım o lastikler bendim… Ben “USTURMAÇA” idim. Aslında beni yorgun düşüren de buydu. Ailemle eşim arasında, eşimle oğlum arasında, bir arkadaşımla diğeri arasında. Kendi ailem ile eşimin ailesi arasında. Kardeşimle eşim arasında. Hatta oğlumla hayat arasında…Daha sayayım mı?

Usturmaçalar olduğu sürece ne iskele ne de vapur zarar görüyor, sadece arada kalan zarar görüyor. Daha doğrusu ARADA DURMAYI SEÇEN en çok zarar gören, yorulan, yıpranan oluyor. Bir bakın kendinize, kimlerin arasında duruyorsunuz. Kimlere Usturmaçalık yapıyorsunuz. Çekilmeyi deneyin bir kez aradan. İlk seferinde birbirlerine siz varmışsınız gibi hızla yaklaşıp çarpacaklardır. Sonraki denemede arada durmadığınızı görürlerse, onlar da tedbirlerini alırlar merak etmeyin. “Ben olmazsam yürümez bu ilişki” diye düşünmeyin. Bırakın kendi usturmaçalarını kendileri oluştursunlar, kendi dengelerini kursunlar. Aslına bakarsanız yaşamak çok güzel ve kolay. Yukarıda anlattığım sorumlulukların hepsini severek yaptım. Bedensel yorgunluklarım iyi bir uykuyla bitti gitti. Beni yıpratan hep arada kalmak, hep birilerini idare etmeye çalışmak oldu.

Yaşam deniz gibi; bazen sakin bazen dalgalı. Hatta bazen fırtınalı. İlişkiler de vapurla iskele gibi. İster arada durun, yıpranın. “Kimse kıymetimi bilmiyor” diye şikayet edin, kendinizi en son sıraya koyun, yapmak istediğiniz bir çok şeyden vazgeçin. Ya da yaşam hakkınıza sahip çıkın, kendi geminizde olun. Desteklemek istediğiniz herkesi bulunduğunuz yerden destekleyin. Sevgiyle paylaşarak varolun. Seçim sizin…

Unutmadan söyleyeyim: Usturmaçalara “ne büyük iş başardın, aferin sana” deyip bir de madalya vermiyorlar. Parçalanıp iplikleri sallanmaya başlayınca “artık işe yaramıyor” diye çıkarıp atıyorlar.

Usturmaça: Tanım olarak; birbirine belli bir hızda yaklaşan iki rijit cismin çarpışarak karşılıklı zarara sebep olmamaları için aralarına konulan ve elastik olması nedeniyle sıkışarak hareketli cismin kinetik enerjisini soğuran ve tekrar eski haline dönmek için kendini sıkıştıran hareketli cismi geri iten bir yapıdır. Usturmaça bir yandan yukarıdaki genel tanımda verilen görevi yaparken diğer yandan baştan ve kıçtan yaslanma suretiyle sağlıklı ve güvenli yanaşmaya büyük yardımcıdır. Gemi yanaştıktan sonra ise dalgalar nedeniyle oluşan yatay ve dikey hareketlerin ve bunların çeşitli bileşkelerinin oluşturduğu enerjiyi soğurur.

Alıntı.

papillon10bq2wr2.gif
 
Çok güzeldi ve çoğumuz için doğru. Denge oluşturayım derken dengemizi yitiriyoruz. Teşekkürler Zerynthia
 
Geçmişte sıkça başıma gelen bir durumdu bu..Zaten bu konuda adınız çıktıysa her durumda bu rol beklenir sizden.Çok kızdığım bir olayda tekrarlayınca artık bu huyumu bıraktım..Çok da güzel oldu..
 
Bende de var. Çok fena olabiliyor gerçekten. Dengeli olmakta ve hiçbir konuda aşırıya gitmemekte yarar var. :)

Darısı başıma o halde. :zpzp:
 
Ben çok yaptım hala da yaptığımı farkettiğimde çekilmeye çalışıyorum. Oğlumla eşim arasından çekilemiyorum , bazı şeyleri hatırlatmak gerekiyor babalara...

Ama ailemle eşim arasından çekildim , iki taraftan da olumsuz konuşmalar olduğu anda ilgilenmiyorum deyip konuyu kapatıyorum.

Tüm olumsuzluklara tıkadım kulaklarımı , kendi halimde yaşamaya çalışıyorum.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst