Vücut Disformik Bozukluğu

hayatimdegisti

Administrators, Atakan Sönmez
20
HD RANK
Katılım
20 Mayıs 2006
Mesajlar
5,723
Reaksiyon puanı
87
Puanları
0
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hayatimdegisti.com
Vücut Disformik Bozukluğu

Vücudunuz sizin düşmanınız değil, onu haksız yere cezalandırmayın!

Çoğumuz zaman zaman vücudum keşke şuna benzeseydi , keşke daha uzun boylu ya da burnumuz şöyle olsaydı diye düşünmüşüzdür. Bazılarımız ise vücudumuzun çeşitli bölgelerinde gerçekten varolan bir takım bozuklukları ya da eksiklikleri sorun etmişizdir. Ancak her iki durumda da çevremizle güzel ilişkiler kurabilmiş, ailemiz ve mesleğimizle ilişkili sorumluluklarımızı yerine getirebilmişizdir. Bu hallerde yaşadığımız gelip geçici hüzünler gayet normal olarak düşünülür. Ne zamanki, başkalarınca da normal olarak düşünülebilecek organlarımızın sorunlu olduğunu düşünüyoruz ve bu durum bizim yapmamız gerekenleri yapamamamıza neden oluyor, o zaman psikiyatrik bir sorun var demektir. Dismorfofobi ya da vücut dismorfik bozukluğu olarak adlandırılan bu rahatsızlıkta kişilerin görünüşlerindeki, başkalarına göre normal ama kendilerine göre kusurlu , çirkin olarak algıladıkları vücut bölümlerine yönelik sürekli olarak takıntılı düşünceler bulunmaktadır. Bu durumdaki bireyler genellikle yüz bölgesi olmakla birlikte, vücutlarının herhangi bir bölgesine ya da tümüyle genel olarak vücut yapılarına odaklanabilirler. Kişilerde hafif bir fiziksel anormallik varsa bile, kişinin bu nedenle yaşadığı kaygı normalde hissedilmesi gerekene göre aşırı derecededir. Bu kişilerin odaklandıkları bu tür düşünceler nedeniyle, sosyal ya da mesleki alanlarda işlevsellikleri bozulmaktadır.

Vücut dismorfik bozukluğu olan kişiler çekingen, özgüven eksikliği olan, içe dönük kişilerdir. Hastalığın başlamasında ilk gençlik döneminde kendi vücutlarına yönelik yapılan eleştiri ve olumsuz ifadelerin rolü olabilmektedir.

Bu hastalık kadınlarla erkeklerde aynı sıklıkta görülmektedir. Hastalık reklam sektörünün kadın imajını değiştirmek için sıklığının artışı özellikle basın yayın sektörü ve reklamcılık sektörü tarafından yapılan yayınlarla arttırılabilmektedir. Bireylerde özellikle mankenlerin ve sanat çevresinin kendini gündemde tutabilmek ve diğerleriyle yarışabilmek uğruna yaptırdıkları estetik operasyonlar, güzellik uzmanlarının yapmaya çalıştıkları işlemlerin abartılarak aktarılmaları sonucunda kendi bedenlerini yetersiz görmeleri ile takıntılarında artışlar gözlenmektedir.

Hastalık daha çok ergenliğe giriş ve erken ergenlik döneminde sık görülmektedir. Etkilenen kişilerin % 75’i asla evlenmemekte, evlenenlerde de boşanmaya sık rastlanmaktadır. Plastik cerrahi operasyonları için başvuran kişiler arasında % 2 oranında gözlendiği saptanmıştır. Erkeklerle kadınlarda görülme oranı aynı sıklıktadır. Sıklıkla kulakların büyüklüğü, göz yapısı, saçlar ahenkle dansetmeli, diri ve canlı olmalı,kaşlar,ağız ve çene büyüklüğü, burun büyüklüğü, sivilceler, göğüsler kalça yapısı, bacaklardaki ve yüzdeki tüyler yakınılan alanlardır. Boy uzunluğu ve saçlar da hastalık kapsamında önde gelen konular arasındadır. Bu bireyler birden fazla vücut bölgeleri ile de takıntı derecesinde uğraşabilirler. Kişilerin endişe ve sıkıntıları kalabalık ortamlarda artabilir. Bu nedenle evlerinden çıkmak istemeyebilirler, işlerini aksatır,eğitimlerini zora sokabilirler. Pek çok ortamdan kaçınabilirler. Varolduklarını düşündükleri kusurları kapatmak için çekmecelerini makyaj malzemeleri ile doldururlar, sık sık tuvalete gidip,aynaya bakarlar. Bazen de tam tersi aynalar küserler, aynalar kırıktır artık. Sık sık kendi vücutlarını başkaları ile karşılaştırır ve başkalarından güzelliklerinin onaylanması için ısrarlı sorular sorarlar.

Kişiler kendilerinin de aralarında bulundukları ortamlarda en ufak bir güzellik ve görünüm sözkonusu olduğunda alınganlık gösterebilir, küsebilirler, hatta kendilerine hakim olamayıp, kavgalara girişebilirler. Anne babalarına "niye vaktinde farkedip, bir şey yapmadın" diye suçlamalarda bulunabilirler. Bazen intihar düşünceleri bile gözlenebilir. Genellikle depresyon yanıbaşlarındadır.

Bu kişiler estetik cerrahi operasyonlar için plastik cerrahlara ya da ürologlara çok sayıda başvurular yaparlar. Ameliyat sonrası sahip olmak istedikleri iyi değerlendirilmelidir çünkü sonuçlardan memnun olmayabilir, plastik cerrahı dava edebilir, hatta ona çeşitli saldırılarda bulunabilirler. Bu tür kişiler özellikle psikiyatri hekimi ile görüşmeye yönlendirilmelidir. Bu türden çok sayıda operasyon geçirenler için bu durum akla getirilmelidir.

Tedavide ilaç tedavileri yanında bilişsel-davranışçı tedaviler, çocuklukta yaşanan sorunların irdelenmesine, bunların farkındalığına varabilmemize ve stresle başa çıkmada daha uygun düşünce şemalarının kullanılıp, uygunsuz savunma mekanizmalarımızın değiştirilmesine yönelik terapiler kullanılır.

80 yaşına basan bir kişiye sormuşlar, “80 yaşa gelmek nasıl bir duygudur?” Adam yanıtlamış, “henüz 40 yaşındayım, çünkü geceleri yaşamayıp, uyuduğum için yarı yaşımdayım, yani 40. Bu sorunuzu o yaşa geldiğimde sorun”.

Vücudunuzu sevin, ona iyi davranın , kendi düşüncelerinizi değiştirmeye çaba sarfetmek,vücudunuzu değiştirmeye göre çok daha akıllıca bir durumdur
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst