YANKI
Her kelimenin iki anlamı olduğunu
bilmiş, baştan beri üçüncüyü aramıştı.
Ama bu bir şey değildi asıl aradığının
yanın da: Başka bir düzen olsun istemişti
seslerin arasında, harflerle renklerin
birbirlerini itmedikleri bir dengeydi
ısrarla kovaladığı. Yıldan yıla dile
yüklediği zalim işi dizmişti kafasında,
ışığa ve karanlığa, sessizliğe ve uğultuya
verdiği değerleri elden geçirmişti tek tek.
Heceden heceye dörtnala ilerlemişti bakışı,
cümleden cümleye tekinsiz bir baş dönmesiyle
geçmişti: Bir an boyu elinde tuttuğu kelime
onu kavururken durmuş, gözlerini uzağa,
sonsuz bir boşluğun ardında beklettiği
sonsuz bir aynaya dikmişti.
"Ben yoksam" demişti oradaki yüz, "siz
bekleyin".
ENİS BATUR
96
MEVLANADAN...
"Son verse de yaşamın yoksunluğuna ölüm,
Ürker yaşam gene de önünde onun.
Yine öyle, ürker yürek Sevgi önünde,
Sanki ölümün gözdağı varmış gibi onda.
Çünkü nerede Sevgi uyansa,
Ölür orada Ben, o karanlık despot.
Bırak gecede ölsün o,
Özgürce soluk al sen şafakta."
"Her rüzgarla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin."
Her kelimenin iki anlamı olduğunu
bilmiş, baştan beri üçüncüyü aramıştı.
Ama bu bir şey değildi asıl aradığının
yanın da: Başka bir düzen olsun istemişti
seslerin arasında, harflerle renklerin
birbirlerini itmedikleri bir dengeydi
ısrarla kovaladığı. Yıldan yıla dile
yüklediği zalim işi dizmişti kafasında,
ışığa ve karanlığa, sessizliğe ve uğultuya
verdiği değerleri elden geçirmişti tek tek.
Heceden heceye dörtnala ilerlemişti bakışı,
cümleden cümleye tekinsiz bir baş dönmesiyle
geçmişti: Bir an boyu elinde tuttuğu kelime
onu kavururken durmuş, gözlerini uzağa,
sonsuz bir boşluğun ardında beklettiği
sonsuz bir aynaya dikmişti.
"Ben yoksam" demişti oradaki yüz, "siz
bekleyin".
ENİS BATUR
96
MEVLANADAN...
"Son verse de yaşamın yoksunluğuna ölüm,
Ürker yaşam gene de önünde onun.
Yine öyle, ürker yürek Sevgi önünde,
Sanki ölümün gözdağı varmış gibi onda.
Çünkü nerede Sevgi uyansa,
Ölür orada Ben, o karanlık despot.
Bırak gecede ölsün o,
Özgürce soluk al sen şafakta."
"Her rüzgarla otlar gibi sallanırsan, dağlar kadar olsan da bir ota değmezsin."
