Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alıntılar

Işıldayan Safir

Administrators, Zerynthia
20
HD RANK
Katılım
6 Mart 2009
Mesajlar
5,993
Reaksiyon puanı
76
Puanları
0
Konum
Mutlulukya
Bu başlıkta Shakti Gawain'in Yaratıcı İmgeleme kitabından alıntılar yapacağım.

Sevgiler.
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


Yaratıcı İmgelemenin Temel Unsurları

Yasşamınızın her anı sonsuz bir yaratıcığa ve evren sonsuz bir cömertliğe sahiptir. Yeterince açık bir dilekte bulunun yalnızca, çünkü yürekten arzulanan her şey mutlaka gerçekleşir...

YARATICI İMGELEME NEDİR?

Yaratıcı imgeleme, yaşamınızda olmasını istediğiniz şeyleri yaratabilmek için hayalgücünü, düş gücünü kullanma tekniğidir. Yaratıcı imgeleme yeni, yabancı, olağandışı bir şey de değildir. Çünkü onu her gün, daha doğrusu her dakika kullanıyorsunuz zaten.

Bu sizin doğal düş gücünüzdür, ki o, evrenin, farkında olarak ya da olmayarak daima kullandığınız temel yaratıcı enerjisidir.

Geçmişte çoğumuz, yaratıcı imgeleme gücümüzü nispeten bilinçsiz bir biçimde kullandık. Çünkü, yaşamla ilgili içimizde derin bir biçimde yer etmiş olumsuz kavramlar yüzünden otomatik ve bilinçsiz bir şekilde yaşamdan hep yoksunluklar, engeller, sorunlar ve zorluklar bekledik; bunların kaderimiz ve kısmetimiz olduğuna inandık ve hayalimizde hep bu tip sahneleri canlandırdık. Böylece de, yaşamımızda şu ya da bu ölçüde onları yarattık.

Bu kitap yaşamınızda gerçekten istediğiniz şeyi -sevgiyi, doyumu, hazzı, başarıyı, iyi ilişkileri, ödüllendirici işleri, kendini ifadeyi, sağlığı, güzelliği, mutluluk ve refahı, iç huzurunu ve uyumu, yürekten arzuladığınız herhangi bir şeyi- elde etmek için doğal yaratıcı olan hayal gücünüzü bir teknik olarak, daha bilinçli bir biçimde kullanmayı öğretmektedir. Yaratıcı imgelemenin kullanımı bize yaşamın doğal iyiliğine ve cömertliğine ulaşmanın anahtarını sunar.

İmgeleme, zihinde bir fikir ya da resim yaratına yeteneğidir. Yaratıcı imgelemede, gerçekleşmesini istediğiniz bir şeyin açık ve net görüntüsünü yaratmak için düş gücünüzü kullanırsınız. Sonra, nesnel bir gerçek olana dek, bir başka deyişle, düşlediğiniz şeyi elde edene dek bu fikir ya da resime düzenli bir biçimde odaklanmayı ve pozitif enerji vermeyi sürdürürsünüz. Fiziksel, duygusal, zihinsel ya da ruhsal düzeyde herhangi bir şeyi gerçekleştirmeyi amaçlayabilirsiniz. Kendinizi yeni bir evde, yeni bir işte ya da güzel bir ilişkiyi sürdürürken veya sakin ve huzur içinde hissederken ya da gelişmiş bir bellek ve öğrenme yeteneğiyle hayal edebilirsiniz. Ya da kendinizi, zor bir durumun üstesinden fazla zorlanmadan gelirken resmedebilirsiniz. Veya kendinizi, sevgi dolu, neşe saçan bir varlık olarak görebilirsiniz. Her düzeyde çalışabilirsiniz ve hepsi de sonuç verir. Ancak, sizin için en işe yarayan imge ve teknikleri deneyim yoluyla, giderek bulabilirsiniz. Örneğin, diyelim ki, bir türlü geçinemediğiniz bir kişiyle aranızda daha uyumlu bir ilişki yaratmak istiyorsunuz. Derin bir biçimde gevşeyip, sakin, huzurlu, meditatif bir ruh haline eriştikten sonra, hayalinizde ikinizi açık, dürüst ve uyumlu bir ilişki ve iletişim içinde canlandırın. Ve bu zihinsel görüntünün mümkün olabileceğini hissetmeye çalışın; daha doğrusu, dileğiniz çoktan gerçekleşmiş gibi hissetmeye çalışın. Bu kısa ve basit alıştırmayı sık sık yineleyin; günde iki-üç kez ya da her aklınıza geldiğinde olabilir. Eğer arzu ve amacınızda samimiyseniz ve değişime gerçekten açıksanız, ilişkinizin giderek kolaylaştığını, daha akıcı olduğunu ve söz konusu kişinin de daha hoş ve kolay iletişim kurulabilecek hale geldiğini görürsünüz. Sonunda sorunun kendi kendini şu ya da bu biçimde, her iki tarafın da yararına olacak şekilde tümüyle çözümlediğine tanık olursunuz.

Ancak burada hemen belirtmeliyim ki, bu teknik başkalarının davranışlarını "yönetmek" ya da kendi iradelerine aykırı bir biçimde davranmalarını sağlamak amacıyla kullanılamaz. O, herkesin en olumlu yanlarıyla isteklerini gerçekleştirmesine izin veren öz benliğimizi idrak etmemizde ve doğal ahengi engelleyen içsel sınırlarımızı yok etmekte etkili olur.

Yaratıcı imgelemeyi kullanmak için metafiziksel ya da spiritüel düşüncelere inanıyor olmanız gerekmez; ancak bu tür kavramların mümkün olabileceğini kabullenmeye de açık olmalısınız... Gerekli olan tek şey, bilgi ve deneyiminizi zenginleştirme arzusuna ve olumlu bir ruh haliyle yeni bir şeyi denemek için de yeterince açık fikirliliğe sahip olmanızdır.

Açık bir zihin ve yürekle ilkeler üzerinde çalışın, teknikleri deneyin, ondan sonra size yararlı olup olmadıklarına kendiniz karar verin. Eğer yararlı bulursanız, onları kullanmaya ve geliştirmeye devam edin; çok geçmeden, kendinizde ve yaşamınızdaki değişiklikler başlangıçtaki düşlerinizi de aşacaktır.

Yaratıcı imgeleme, sözcüğün en yüksek ve gerçek anlamıyla sihirdir. O evrenimizin işleyişini yöneten doğal prensipleri anlamayı, onlarla uyum içinde olmayı ve bu prensipleri en bilinçli ve yaratıcı şekilde kullanmayı içerir. Eğer daha önce hiç göz kamaştırıcı bir çiçek ya da harikulade bir güneş batışı görmediyseniz ve biri size bunları betimlese, duyduklarınızı mucizevi şeyler (ki aslında öyledirler!) olarak değerlendirebilirdiniz. Ama bunları kendiniz de gözlerinizle görüp, ilgili doğal yasalar hakkında bir şeyler öğrenince, nasıl oluştuklarını anlamaya başlarsınız ve artık bunlar sizin için gizemli olmaktan çıkar doğal görünmeye başlarlar. Aynı şey yaratıcı imgeleme süreci için de geçerlidir. Rasyonel düşüncemizin aldığı çok sınırlı eğitim tipine ilk bakışta şaşırtıcı ya da olanaksız görünen bu süreç, onun temelini oluşturan kavranılan öğrenip uyguladıkça son derece anlaşılır gelmeye başlar. Bir kez bunu başarınca, artık yaşamınızı mucizelerin yönettiğini düşünebilirsiniz... Ve gerçekten öyle olacaktır.

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

Severek okuduğum bu kitabı paylaştığın için teşekkür ederim. Araya girdiysem özür, gerçekten çok faydasını gördüm, özet olarak şunu söyleyebilirim; Eğer kendinize uygun bir metot bulursanız ve yaptığınız imgeleme başınızı okşuyorsa hayallerinizin sihirli bir biçimde gerçekleştiğini görebilirsiniz. Okuyorum : )
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


Yaratıcı İmgelemenin İşleyiş Biçimi

Yaratıcı imgelemenin işleyiş biçimini anlamak için, birbiriyle ilişkili birkaç prensibi bilmek gerekir:

Fiziksel evren enerjidir:

Bilim dünyası metafizik ve ruhçuluk hocalarının yüz yıllardır bildikleri şeyi henüz keşfetmeye başlıyor. Fiziksel evrenimiz gerçekte herhangi bir "madde"den oluşmuyor; onun temel yapı taşı enerji diye adlandırabileceğimiz bir çeşit güç ya da öz'dür. Nesneler, fiziksel duyularımızın genel olarak onları algıladıkları düzeyde katı ve birbirinden ayrı görünürler. Ancak daha ince ve hassas düzeylerde, atomik ve atom-altı düzeylerde görünüşteki katı madde, partiküller içindeki daha küçük partiküller olarak görünür; ve giderek küçülen bu zerrecikler sonunda saf enerjiye dönüşürler.

Fiziksel olarak, hepimiz enerjiyiz; içimizdeki ve dışımızdaki her şey de enerjiden oluşmaktadır. Hepimiz tek ve büyük bir enerji alanının parçasıyız. Katı ve bizden ayrı olarak algıladığınız şeyler gerçekte, hepimizi kapsayan asli enerjimizin değişik biçimleridir. Fiziksel anlamda da bizler gerçekten "bir"iz.

Enerji farklı hızlarda titreşir; bu yüzden de inceden yoğuna farklı niteliklere, çeşitlere sahiptir. Düşünce nispeten ince, hafif ve bundan dolayı da çok hızlı ve kolayca değişebilen bir enerji şeklidir. Madde ise nispeten yoğun ve bu yüzden de ağır hareket eden ve ağır değişim gösteren bir enerjidir. Madde de kendi içinde büyük çeşitlilik ve farklılık gösterir. Bedenlerimizi oluşturan madde nispeten incedir, çabuk değişir ve birçok şey tarafından kolayca etkilenir. Bir kaya ise çok daha fazla yoğunluğa sahip bir şekildir, yavaş değişir ve zor etkilenir. Bununla birlikte kaya bile en sonunda değişir; örneğin daha ince ve hafif olan suyun enerjisi tarafından etkilenir. Tüm enerji şekilleri birbiriyle karşılıklı ilişkidedir ve birbirlerini etkileyebilirler.

Enerji manyetiktir (mıknatıs özelliğine sahiptir):

Enerjinin yasalarından biri de şudur: Belirli bir niteliğe ya da titreşime sahip enerji, kendisine benzer bir nitelik ve titreşime sahip enerjiyi çekme eğilimindedir. Düşünce ve duygular da manyetik enerjiye sahiptirler; bunun sonucu olarak da benzer yapıdaki enerjiyi kendilerine çekerler. Bu prensibi uygulamada da görebiliriz; örneğin, bazen az önce düşünmekte olduğumuz kişiyle "tesadüfen" burun buruna geliriz ya da "işimiz rast gider" ve o anda gereksindiğimiz bilgiyi içeren bir kitabı elimize alırız.

Şekil fikri takip eder:

Düşünce hızlı, hafif, devingen, değişken ve akışkan bir enerji şeklidir. Madde gibi daha yoğun şekillerden farklı olarak hemen, bir anda belirir. Bir şeyi yaratırken, onu önce bir düşünce şeklinde yaratırız. Bir düşünce ya da fikir daima o olayın gerçekleşmesinden önce gelir, önce oluşur. "Akşam yemeğini hazırlamam gerek." fikri yemeğin hazırlanmasından önce oluşmuştur. "Yeni bir giysi istiyorum." fikri de gidip bir giysi satın almadan önce gelir; "Bir iş bulmalıyım." fikri de iş arayıp bulma eyleminden önce oluşur ve bu örnekler sonsuza dek çoğaltılabilir.

Bir ressama önce bir fikir ya da ilham gelir, ancak ondan sonra tablosunu yapmaya başlar. Bir inşaatçı önce bir fikirden kaynaklanan bir plan çizdirir, ondan sonra binayı yapmaya girişir. Fikir de bir plân, bir proje gibidir; o, gerçekleşecek şeklin bir görüntüsünü yaratır; bu görüntü sonra, fiziksel enerjiyi manyetize ederek ve yönlendirerek bu şekle akmasını sağlar ve en sonunda da fiziksel dünyada onu tezahür ettirir. Fikirlerimizi gerçekleştirmek için doğrudan fiziksel eylemde bulunmadığımız zaman da aynı prensip geçerlidir. Sadece bir fikri ya da düşünceyi alıp onu zihninizde tutmak bile bir enerjidir ve bu enerji bu şekli kendine çekip onu maddi düzlemde yaratmaya girişecektir.

Eğer sürekli hastalık konusunda düşünürseniz, eninde sonunda hastalanırsınız; eğer güzel bir insan olduğunuza inanıyorsanız, gerçekten güzelleşirsiniz.

Radyasyon (bir merkezden yayılarak dağılma) ve çekim yasası:

Bu, evrene ne gönderirseniz onun size geri yansıyacağı prensibidir. "Ne ekerseniz, onu biçersiniz." özdeyişi bu prensibi içerir.

Bu prensibe göre, hayatta en çok düşündüğümüz, en güçlü biçimde inandığımız, en derinden beklediğimiz ve/veya hayalimizde en canlı şekilde canlandırdığımız şeyleri kendimize çekeriz. Olumsuz duygular içinde, korku dolu, güvensiz ya da endişeliyken, kaçınmaya çalıştığımız aynı deneyimleri, durumları ya da kişileri kendimize çekeriz. Eğer temelde olumlu yaklaşımlara sahipsek, hayattan zevk, doyum ve mutluluk bekliyor ve bunların düşünü kuruyorsak, bu olumlu beklentilerimize uyacak kişileri, durumları ve olayları yaratır ve kendimize çekeriz. Böylece, kurduğumuz düşlere ne kadar fazla pozitif enerji yüklersek, o düş yaşamımızda o kadar çabuk ve yoğun bir biçimde gerçekleşmeye başlar.

Yaratıcı imgelemeyi kullanmak:

Değişim süreci yüzeysel düzeylerde, sadece "olumlu düşünme" vasıtasıyla gerçekleşmez. O yaşama karşı en temel ve derin yaklaşım ve eğilimlerimizi araştırmayı, keşfetmeyi ve değiştirmeyi gerektirir. İşte bu yüzden yaratıcı imgelemeyi kullanmayı öğrenme, derin ve anlamlı bir gelişme süreci haline gelebilir. Bu süreç esnasında, sık sık kendimizi nasıl engellediğimizi, korkularımız ve olumsuz kavramlarımız yüzünden, elde edebileceğimiz doyum ve başarıyı nasıl kısıtladığımızı keşfederiz. Bir kez açıkça görüldüler mi bu sınırlayıcı eğilim ve yaklaşımlar yaratıcı imgeleme yoluyla yok edilebilirler. İşte ancak o zaman, mutluluğu, doyumu ve sevgiyi bulup gerçekten yaşayabiliriz.

İlk başlarda, yaratıcı imgelemeyi belirli zamanlarda ve belirli hedefler için uygulayabilirsiniz. Onu uygulamayı bir alışkanlık haline getirince ve onun sağlayabileceği yararlara inandıkça, yaratıcı imgelemenin düşünme sürecinizin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini göreceksiniz. O artık, yaşamınızı daima kendinizin yarattığını bildiğiniz bir bilinç hali, sürekli bir farkındalık olacaktır. Yaşamımızın her anını düşleyebileceğimiz en iyi, en güzel, en doyum verici yaşamı doğal biçimde seçtiğimiz harikulade bir yaratma anına dönüştürmek işte yaratıcı imgelemenin en son ve en yüksek noktası budur...

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


Basit Bir Yaratıcı İmgeleme Uygulaması

Bu bölümde size, yaratıcı imgelemenin temel tekniğini içeren bir uygulama sunuyorum:

Önce, arzu ettiğiniz herhangi bir şeyi düşünün. Bu alıştırma için kolayca gözünüzde canlandırabileceğiniz basit bir şey seçin. Bu sahip olmak istediğiniz bir nesne, gerçekleşmesini arzuladığınız bir olay, içinde bulunmaktan hoşlanacağınız bir durum ya da geliştirmek istediğiniz bir yaşam koşulu olabilir.

Kimse tarafından rahatsız edilmeyeceğiniz sessiz bir yerde, rahat bir biçimde oturun ya da uzanın. Tüm bedeninizi gevşetin. Ayak parmaklarınızdan başlayarak kafanıza dek her adalenizin teker teker ve sırayla gevşediğini, tüm gerginliğinizin akıp gittiğini düşünün. Yavaşça ve derin bir biçimde karnınızdan soluk alıp verin. Ağır ağır 10'dan 1'e kadar sayın ve her sayışta daha derinden gevşediğinizi hissetmeye çalışın.

Kendinizi gerçekten derin bir biçimde gevşemiş hissedince, arzuladığınız şeyi, tam arzuladığınız şekliyle zihninizde canlandırmaya (imgelemeye) başlayın. Eğer bu bir obje ise, kendinizi bu objeyle birlikteyken; onu kullanırken, arkadaşlarınıza gösterirken, ona hayranlıkla bakarken, onun zevkini çıkarırken imgeleyin. Eğer bu bir durum ya da olaysa, kendinizi bu durum ya da olayın içinde görün ve her şeyin istediğiniz gibi geliştiğini hayal edin. İnsanların neler söylediklerini ya da bu sahneyi daha canlı ve gerçek kılacak herhangi bir ayrıntıyı imgeleyebilirsiniz.

İmgeleme işini nispeten kısa ya da uzun bir zaman sürdürebilirsiniz -önemli olan yaptığınız imgelemenin içinize sinmesi, doyum vermesidir. Ayrıca, her seferinde bu sürecin tadını çıkarmaya çalışın. Bu bir çocuğun doğum gününde almayı umduğu armağanı düşlemesi gibi baştan sona tam anlamıyla zevk veren bir deneyim olmalıdır.

Şimdi fikri ya da imgeyi zihninizde öylece tutarak, (sesli ya da sessiz) kendinize son derece olumlu, yapıcı bildirimlerde bulunun. Örneğin:

"İşte ben, dağlarda harika bir hafta sonu geçiriyorum. Ne güzel bir tatil!" ya da,

"Artık ... ile mutlu bir ilişkimiz var. Birbirimizi gerçekten anlamayı öğreniyoruz."

"Onaylama" denen bu olumlu ifadeler, yaratıcı imgelemenin çok önemli bir parçasıdır.

İmgelemenizi daima aşağıdaki gibi, kendi kendinize yaptığınız şu kesin bildirimle bitirin:

Bu ya da daha iyi bir şey.

"Şimdi benim için ve ilgili herkesin en yüksek iyiliği adına, tümüyle doyum verici ve uyumlu yollarla gerçekleşiyor."

Bu ifade başlangıçta düşlediğiniz, olmasını istediğiniz şeyden daha farklı, hatta daha iyi bir şeyin gerçekleşmesine izin verir ve bu sürecin yalnızca herkesin ortak yararına işlediğini hep hatırlamanızı sağlar.

Eğer kuşkular ya da aykırı düşünceler ortaya çıkarsa, onlara direnmeyin ya da ortaya çıkışlarını önlemeye çalışmayın. Böyle yaparsanız onları güçlendirmiş olursunuz yalnızca. Bırakın bilincinizden akıp gitsinler, sonra olumlu bildirimlerinize ve imgelerinize geri dönersiniz.

Bu işleme, onu zevk verici ve ilginç bulduğunuz sürece devam edin. Bu beş dakika da olabilir, yarım saat de. Ancak hergün ya da yapabildiğiniz kadar sık tekrarlamanız iyi olur.

Gördüğünüz gibi, temel işlem nispeten basittir. Bununla birlikte, onu gerçekten etkin bir biçimde kullanmak, genellikle biraz anlayış ve arınma gerektirir.

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


Gevşemek Önemlidir

Yaratıcı imgelemeyi kullanmayı öğrenirken derin bir biçimde gevşemeyi de öğrenmek gerekir. Bedeniniz ve zihniniz derinlemesine sakinleşip gevşediğinde, beyin dalgalarınız gerçekten değişir ve yavaşlarlar. Bu daha derin, yavaş düzey genelde, alfa düzeyi (her zamanki uyanık, meşgul ve faal bilincinize beta düzeyi denir) olarak bilinir ve bu düzeyin etkileriyle ilgili yoğun araştırmalar halen sürdürülmektedir. Alfa düzeyi, zihin ve beden üzerindeki gevşetici ve sakinleştirici etkisi nedeniyle, çok sağlıklı bir bilinç hali olarak değerlendirilmektedir. Ve çok ilginçtir ki alfa düzeyi, imgeleme yoluyla, sözde nesnel dünyada gerçek değişiklikler yaratma konusunda, daha aktif olan beta düzeyinden çok daha etkili bulunmuştur. Bunun ulaşmak istediğimiz hedeflerimizle ilgili anlamı şudur: Eğer derin bir biçimde gevşeyip yaratıcı imgeleme yapmayı öğrenirseniz; düşünerek, endişelenerek, planlar yaparak ve başka kişileri ve şeyleri yönlendirmeye çalışarak hayatta elde edebileceğiniz değişikliklerden çok daha etkilisini başarabilirsiniz. Eğer derin bir biçimde gevşemek ya da sessiz, sakin, meditatif bir hale ulaşmak için kullandığınız ve alıştığınız belirli bir yöntem varsa rahatlıkla onu kullanabilirsiniz. Yoksa, bir önceki bölümde verdiğim yöntemi uygulayabilirsiniz -yavaş ve derin soluk alıp vererek, bedeninizdeki her adaleyi sırayla teker teker gevşetmek ve bu arada ağır ağır 10dan 1'e kadar saymak.- Eğer fiziksel olarak gevşemekte zorluk çekiyorsanız, bu konuda yardımcı olabilecek yoga ve meditasyon tekniklerinden yararlanabilirsiniz. Ancak, genellikle bir süre pratik yaptıktan sonra gevşeme işlemini kusursuz hale getirebilirsiniz.

Tabii tüm bunların sağladığı yararlardan biri de, derin gevşemenin zihinsel ve fiziksel sağlığınıza önemli katkılarda bulunmasıdır. Yaratıcı imgelemeyi geceleri uyumadan önce ya da sabahleyin uyanır uyanmaz yapmak daha iyidir; çünkü bu saatlerde zihin ve beden zaten derin bir biçimde gevşemiş ve alıcı haldedir.

İmgelemeyi yatarak da yapabilirsiniz, ancak uykuya dalma olasılığına karşı, yatağın kenarında ya da bir koltukta rahat bir biçimde sırtınız dik ve dengeli bir duruşla oturmanız daha iyi olur. Omurganızın dik olması enerjinin akışına ve derin bir alfa dalga yayınına ulaşmaya yardımcı olur. Gün ortasında yapılan kısa bir meditasyon ve yaratıcı imgeleme ise sizi rahatlatacak, canlandıracak ve gününüzün daha pürüzsüz geçmesini sağlayacaktır.

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

Severek okuduğum bu kitabı paylaştığın için teşekkür ederim. Araya girdiysem özür, gerçekten çok faydasını gördüm, özet olarak şunu söyleyebilirim; Eğer kendinize uygun bir metot bulursanız ve yaptığınız imgeleme başınızı okşuyorsa hayallerinizin sihirli bir biçimde gerçekleştiğini görebilirsiniz. Okuyorum : )

Estağfurullah. Katkın için teşekkür ederim.

Sevgiler. actionsmile
 
Cevap: Yaratıcı İmgeleme Kitabından Alnıtılar

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


Nasıl İmgeleme Yapmalı?

Birçok insan "imgeleme" teriminin tam olarak ne anlama geldiğini merak eder. Bazıları ise gözlerini kapayıp imgeleme yapmaya çalışırken gerçekten zihinsel bir görüntü ya da resim "göremedikleri" için kaygılanırlar. "İmgeleme" terimine saplanıp kalmayın sakın.

Zihinsel olarak bir görüntü, bir resim görmek kesinlikle gerekli değildir. Bazıları gözlerini kapayıp bir şeyleri imgelediklerinde çok net ve keskin görüntüler gördüklerini söylerler. Diğerleri ise gerçek anlamda bir şey "görmediklerini" yalnızca arzuladıkları şey "hakkında düşündüklerini" ya da o şeye baktıklarını hayal ettiklerini veya bir hissin izlenimini aldıklarını hissederler. Bunların hepsi de kusursuzca işlev görür. Hepimiz hayal gücümüzü sürekli kullanırız; kullanmamamız mümkün değildir; bu yüzden, imgeleme yaparken kullandığınız her yöntem geçerlidir.

Eğer hala imgelemenin ne anlama geldiğinden emin değilseniz aşağıdaki alıştırmaları okuyun; sonra gözlerinizi kapayıp okuduklarınızı uygulamaya çalışın:

Gözlerinizi kapayıp derinlemesine gevşeyin. Yatak ya da oturma odanız gibi çok iyi bildiğiniz bir odayı düşünün. Sonra, halının rengi, eşyaların yerleştiriliş biçimi, ne kadar aydınlık ya da karanlık olduğu gibi odanın iyi bildiğiniz ayrıntılarını hatırlamaya çalışın. Sonra bu odaya girdiğinizi, bir koltuğa oturduğunuzu ya da yatağa uzandığınızı gözünüzde canlandırın.

Diğer bir alıştırmada ise son birkaç gün içinde geçirdiğiniz hoş ve zevkli bir deneyimi hatırlayın; bu özellikle lezzetli bir yemek yemek, masaj yaptırmak, serin bir suda yüzmek ya da sevişmek gibi güzel fiziksel, duygular içeren bir deneyim olmalıdır. Deneyimi mümkün olduğunca canlı bir biçimde hatırlamaya ve verdiği hazzı bir kez daha hissetmeye çalışın.

Şimdi de pastoral güzellikte bir kır ortamında görmeye çalışın kendinizi; sakin ve sessiz bir ırmağın kıyısında yumuşacık yeşil çimenlere uzanmışsınız ya da güzel, bol ağaçlı bir ormanda geziniyorsunuz. Bu daha önce gitmiş olduğunuz ya da gitmeyi arzulayabileceğiniz ideal bir yer olabilir. Ayrıntılar üzerinde düşünün ve sahneyi istediğiniz şekilde yaratın.

Bu sahneleri zihninizde hangi yöntemle canlandırdıysanız, işte bu sizin "imgeleme" biçiminizdir. Aslında, yaratıcı imgeleme iki farklı yöntemle gerçekleştirilir. Biri edilgen (alıcı, kabullenici) öteki ise etkin (aktif, değiştiren) yöntemdir. Edilgen yöntemde, sadece gevşer ve imgelerin ya da izlenimlerin gelmesine izin veririz. Bu durumda görüntülerin ayrıntılarını biz seçmeyiz, yalnızca geleni alırız. Etkin yöntemde ise görmek ya da imgelemek istediğimiz şeyi bilinçli olarak seçer ve yaratırız. Bu iki yöntem de yaratıcı imgelemenin önemli bir parçasıdır. Edilgen ve etkin yeteneklerinizin ikisi de uygulamayla güçlenir.

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


İmgelemeyle İlgili Özel Sorunlar

Bazen, imgeleme yeteneğini kendisi bilinç dışı engellemekte olan ama "Yapamıyorum işte!" diye yakınan kişilerle karşılaşabiliriz. Bu tip bir engelleme genellikle bir korkudan kaynaklanır ve eğer kişi istekli olursa bu korkunun üstesinden gelinebilir. Genellikle kişi, kendi içine döndüğünde karşılaşacağı şeylerden -uygunsuz bulup onaylamayacağı duygulardan- korktuğu için yaratıcı imgeleme yeteneğini engeller.

Örneğin, derslerime katılan erkeklerden biri, sürekli olarak imgelemeyi başaramıyor ve meditasyonlar sırasında da uyuya kalıyordu. Sonunda, derindeki nedeni ortaya çıkarabildik: Bu insan daha önce bir imgeleme çalışması sırasında çok derin bir duygusallık yaşamıştı ve o günden beri de başkalarının önünde aynı şekilde duygusal görünerek mahçup düşmekten korkar olmuştu.

Gerçek şu ki, içimizde bizi incitip üzecek, bize zarar verecek hiçbir şey yoktur; yalnızca kendi duygularımızı yaşamaktan, onlarla karşılaşmaktan duyduğumuz korku bizi engeller. Eğer meditasyon sırasında olağandışı ya da beklenmedik herhangi bir şey ortaya çıkarsa, yapabileceğiniz en iyi şey ona bütünüyle bakmak, mümkün olduğunca onu hissetmeye, yaşamaya çalışmaktır. Sonunda, sizin üzerinizdeki olumsuz gücünü yitirdiğini göreceksiniz. Korkularımız yüzyüze gelmekten kaçındığımız şeylerden kaynaklanır. Bir kez bütünüyle ve derinlemesine bu korkunun kaynağına inmeye, onunla yüzleşmeye cesaret edersek, o zaman o gücünü yitirir. Çok şükür ki imgelemeyle ilgili bu tür sorunlara çok seyrek rastlanır.

Kural olarak, yaratıcı imgeleme doğal bir biçimde gerçekleşir ve uygulama yaptıkça giderek kolaylaşır.

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif


Etkili İmgeleme Yapmak İçin Dört Temel Adım

1- Hedefinizi Belirleyin

Sahip olmak, uğrunda çaba göstermek, gerçekleştirmek ya da yaratmak istediğiniz şeye karar verin. Bu -bir iş, bir ev, bir ilişki, geçirmek istediğiniz bir değişim, refaha kavuşmak, daha mutlu bir ruh hali, daha sağlıklı olmak, güzelleşmek, daha iyi bir fiziksel duruma gelmek- herhangi bir şey olabilir.

Önce gerçekleşebileceğine inandığınız, yakın bir gelecekte gerçekleşebileceğini hissettiğiniz hedefler belirleyin. Böylece kendi içinizde oluşacak aşırı olumsuz bir direnişle başa çıkmak zorunda kalmaz ve yaratıcı imgelemeyi öğrenirken başarıya ulaşma duygusunu en üst düzeye çıkarabilirsiniz. Sonraları deneyimli hale gelince, daha zor ve çaba gerektiren sorunları ele alabilirsiniz.

2- Net Bir Fikir Ya da Görüntü Yaratın

Gerçekleşmesini istediğiniz şeyi ya da durumu, olmasını istediğiniz biçimiyle hayalinizde canlandırın ya da düşünün. Ancak bu şeyi şu anda gerçekleşmiş gibi, zaten olmuş gibi düşünmeye, öyle hissetmeye çalışmalısınız. Şimdi kendinizi o durumun içinde, arzu ettiğiniz şekilde görmeye çalışın ve sahneye mümkün olduğunca çok ayrıntı katın. Eğer isterseniz (daha sonra ayrıntısıyla açıklanacak) bir hazine haritası yaparak bu şeyin ya da durumun gerçek bir fiziksel resmini de oluşturabilirsiniz. Bu zorunlu olmayan, isteğe bağlı bir adımdır ama genellikle işe yarar ve de eğlencelidir!

3- Sık Sık Üzerine Odaklanın

Arzu ettiğiniz şeyin fikrini ya da görüntüsünü hem sessiz meditasyon seanslarında hem de gün boyunca aklınıza gelen her an sık sık zihninizde canlandırın. Bu şekilde, o yaşamınızın ayrılmaz bir parçasına dönüşür; sizin için giderek daha gerçek hale gelir ve siz de giderek onu daha başarıyla zihin ekranınıza yansıtabilirsiniz.

Arzuladığınız şeye tam ve net, ama hafif ve yumuşak bir şekilde odaklanın. Bunun için, çok fazla uğraştığınızı ya da ona aşırı ölçüde bir enerji yüklediğinizi hissetmemeniz önemlidir -bu yardımdan çok engel oluşturur.

4- Ona Pozitif Enerji Yükleyin

Hedefinize odaklanırken onunla ilgili olumlu, yüreklendirici şeyler düşünün. Bu arada kendi kendinize güçlü, olumlu bildirimlerde bulunun; elde etmek istediğiniz şeyin var olduğunu, size geldiğini ya da gelmekte olduğunu söyleyin. Kendinizi, arzuladığınız o şeyi alırken ya da kazanırken görmeye çalışın. Bu olumlu bildirimlere "onaylamalar" denir. Onaylamaları kullanırken, taşıdığınız kuşku ya da güvensizlikten geçici olarak kurtulmaya; onları, hiç olmazsa o anlık saf dışı etmeye çalışın ve arzuladığınız şeyin gerçekleşmesinin mümkün olduğunu, onun gerçek olduğunu hissetmeye çaba gösterin. Hedefinize ulaşıncaya ya da artık ulaşma arzusu duymayana dek bu yöntemle çalışmayı sürdürün. Unutmayın ki hedefler gerçekleşmeden önce sık sık değişirler, ki bu da insanın değişim ve gelişim sürecinin tamamen doğal bir parçasıdır. Bu nedenle, onun için sahip olduğunuz enerji tükenince artık aynı amacı sürdürmeye çalışmayın -eğer artık hedeflediğiniz şeye ilginizi yitirmişseniz, bu ona yeni bir bakışla bakmanın zamanının geldiğini göstermektedir. Eğer hedefinizin artık değiştiğini anlarsanız, bundan kendinizi mutlaka haberdar etmelisiniz. Önceki hedefe artık odaklanmadığınız gerçeği üzerine enine boyuna düşünüp kesin bir karara varın. Eski döneme son verip yenisini başlatın. Bu, yalnızca fikrinizi değiştirdiğiniz bir durumda karmaşaya düşmenizi ya da "başarısızlığa" uğradığınız hissine kapılmanızı önler.

Arzuladığınız şeye, hedefinize ulaştığınızda da, işin tamamlandığını kendinize
bildirmelisiniz. Sık sık arzu ettiğimiz ve imgelediğimiz şeyleri elde eder, ama başarıya ulaştığımızdan kendimizi bilinç düzeyinde haberdar etmeyi unuturuz! Bunun için kendinizi takdir etmeyi, "sırtınızı okşamayı" ihmal etmeyin ve evrene dileğinizi yerine getirdiği için şükranlarınızı sunmayı unutmayın.

8ad5d60752f5e0856a77d9fd89381ec2.gif
89f417a36dfb5ecab08cbbdb1397c06d.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif


İmgeleme İyilik İçin Çalışır​

Yaratıcı imgelemenin gücünün zararlı amaçlar için kullanılabileceğinden korkmayın. Yaratıcı imgeleme evrenin doğal olarak uyumlu, bolluk ve sevgi dolu olan akışına karşı kendi oluşturduğumuz engelleri aşma ya da yok etme aracıdır. O yalnızca tüm varlıkların en yüksek iyiliği adına, en yüksek hedef ve amaçlarımıza uygun biçimdekullanıldığında gerçekten etkili olur.

Eğer bir insan bu güçlü tekniği zarar verici ya da yıkıcı bencillikte bir amaç doğrultusunda kullanmaya kalkışırsa, yalnızca karma yasasından habersiz olduğunu gösterir. Bu radyasyon ve çekim yasasıyla aynı temel prensiptir: "Ne ekersen onu biçersin." Başkası için yaratmaya çalıştığınız her şey daima bir bumerang gibi size geri döner. Bu sevgi dolu, yardımsever, şifa verici eylemleri olduğu gibi olumsuz, yıkıcı olanları da kapsar. Bu ise elbette, başkalarını en yüksek amaçlarınız olarak görüp severek yaratıcı imgelemeyi onlara hizmet etmekte kullandıkça, daha çok sevgi, mutluluk ve başarının doğal olarak gelip sizi bulacağı anlamını taşımaktadır. Bu prensibi kendinize sürekli hatırlatmak için, yaptığınız her yaratıcı imgeleme seansına aşağıdaki cümleyi eklemeniz çok yararlı olur:

"Bu ya da daha iyi bir şey, şimdi benim için ve ilgili herkesin en yüksek iyiliği adına, tümüyle doyum verici ve uyumlu yollarla gerçekleşiyor."

Örneğin, eğer işinizde terfi ettiğinizi imgeliyorsanız, sizin üstünüz olan kişinin işten çıkarıldığını hayal etmeyin; bu kişinin daha iyi, daha doyurucu bir göreve terfi ederek yerini boşalttığını imgeleyin. Böylece yaptığınız imgeleme her ikinizin de iyiliğiyle sonuçlanır. Bu hayalin nasıl gerçekleşeceğini anlamak ya da onu adım adım hesaplamak veya en iyi nasıl sonuçlanabileceğine karar vermek zorunda değilsiniz; yalnızca en iyi şekilde sonuçlanacağını varsayın ve bırakın ayrıntılarla evrensel zeka uğraşsın.

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
"Bu ya da daha iyi bir şey. Şimdi benim ve benimle ilgili herşeyin en yüksek hayrına çalışıyor"

Bir başkasının kötü duruma düşmesini istemek bile, hemen o anda kaybetmiş olmaktır. Bumerang gibi size geri döner. Ne ekerseniz onu biçersiniz.
 
TEMIZLIK YAPTIM BUGUNsevincli

Hem de tüm benligimde.
Bütün kaslarimi, sinirlerimi, kemiklerimi hatta kanimi bile temizledim.

En küçük yerlerine, kivrimlarina girmis, sinmis tüm pislikleri attim.
Kirginliklarimi disari çikardim ilk önce.
Görmenizi isterdim. Nasil da çok yer kapliyorlarmis, inanmazsiniz.
Bagislamayi yerlestirdim yerine özenle. Titizlikle her birinin üstüne ektim tohumlarini.
Her yere, görebildigim, göremedigim her yere serptim.
Atarken kirginliklarimi, bakmadim neydi onlar diye.
Geçmisimden de bir parça kalsin istemiyordum.
Gelecek geçmisten çok daha fazla yasanasi.
Bakmadim, merak da etmedim.
Bagislamayi ekerken tekrar kirilmaktan korkuyordum belki.
Kiskançligimi çikardim. Meger ben ne az kiskançmisim.
Çok kolay oldu. Sevindim.
Sanki kaybetmis bir esyami bulmus gibi oldum.
Çok sükür ki kin ve nefret yoktu yüregimde. Nasil temizlerdim hiç bilmiyorum.
Sira korkularima gelmisti. Çikarmaya bile korktum önce. Ne de çok
alismisim onlarla yasamaya.
Bunca aci ve endiseye nasil alisilir? Içten içe bir sevgi nasil duyulur anlayamadim.
Yerini, topragini sevmis mor bir menekseydiler.
E... ne de olsa iyi bakmistim onlara.
Her gün yeni yeni korkular ekleyip, endiselerimle sulamistim.
Mutluluklarimi , ümitlerimi ne de çok ihmal ettigimi anladim o an.
Bu ilgiyi onlara verseydim, her gün onlari düsünüp birer umut daha
ekseydim; almadan verip, beklemeden sevseydim.
Her seyden önce içimdeki gücün ve sevginin daha fazla farkinda olsaydim,
böyle bahar temizliklerine ihtiyacim kalmazdi.
Çok zorlandim korkularimla. Birbirlerinin içine halkalar misali
girmislerdi. Kenetlenmislerdi adeta.
Ama onlari da sevgiyle çikardim. Bir bebek sefkatiyle , öperek, severek,
oksayarak.
Ve onlari yasamaktan, hem de bir zamanlar bir kabus gibi yasamaktan, pismanlik duymadan çikardim. .
Kizsaydim onlara, bagirip çagirsaydim, yine dönüp dolasip geleceklerini biliyordum.
Güzel kokular geliyor içimden.
Saçlarim hep parlak gibi dururdu ama parlak degilmis.
Ellerim her zamankinden daha yumusak, tenim hiç olmadigi kadar duru,
Bir su gibi sesim.
Temizlik yaptim bugün. Bahar temizligi.
Nese ektim, hosgörü, güven, sevgi ektim.
Almadan vermeyi, sevilmeden de sevmeyi, paylasmayi ektim.
Saglik ektim, bol sihhat...
Korkusuzluklari ektim alabildigine. ..
Saatlerce ektim korkusuzlugu...
Çilginlik ektim, dogallik. Sonsuzluk...
Bagislama ektim.
Ask ektim her hücreme.
Cosku, heyecan, sessizlik ektim.
Tüm güzel fikirler sessizken geliyor bana...
Kabullenme ektim. Bas egme degil. Oldugu gibi kabullenme.music45

EDWARD MORRISON
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif


Onaylama

Onaylamalar yaratıcı imgelemenin en önemli unsurlarından biridir. Onaylamak, "kesinleştirmek, sabitleştirmek, pekiştirmek" demektir. Bir onaylama, bir şeyin zaten şimdiden öyle olduğu konusunda güçlü, olumlu bir bildirimdir. Bu, imgelediğiniz şeyi "kesinleştirme" yöntemidir.

Çoğumuz, zihnimizde neredeyse kesintisiz süren bir iç "diyalog"un farkındayızdır. Zihin sürekli kendi kendisiyle "konuşmakla"; hayat, dünya, duygularımız, sorunlarımız, diğer insanlar vs. ile ilgili bitmez tükenmez yorumlarda bulunmakla meşguldür.

Zihnimizden geçen sözcükler ve fikirler çok önemlidirler. Genelde, bu düşünce akımının bilinçli olarak farkına varmayız ama yine de düşüncelerimiz yoluyla "kendimize söylediğimiz" şeyler bu gün yaşadığımız gerçeklerin temelini oluştururlar. Zihinsel yorumlarımız yaşamımızda ne olup bittiğiyle ilgili duygu ve algılarımızı etkiler ve olduğundan farklı gösterirler. Hayatta başımıza gelenher şeyin sorumlusu, kendi benzerlerini eninde sonunda kendine çekerek gerçekte de "tezahür ettiren" bu düşünce şekilleridir işte.

Meditasyon yapan herkes, daha derin ve bilge olan sezgisel zihnimizle ilişki kurabilmek için bu zihinsel konuşmayı susturmanın ne kadar zor olduğunu bilir. Geleneksel bir meditasyon uygulaması, bu iç diyalogu olabildiğince tarafsız bir biçimde gözlemlemektir.

Bu, düşünmeyi adet edindiğiniz düşünce tiplerinin bilincine varmanızı sağlayan çok değerli bir deneyimdir. Bu düşüncelerin çoğu, tüm yaşamımıza hakim olan eski düşünce kalıplarının teyp bantları gibidir. Bunlar çok önceden edindiğimiz, ama hala yaşadıklarımızı etkileyen eski programlardır.

Onaylama yapma uygulaması, bazı eski, yıpranmış, işi bitmiş ya da olumsuz düşünceleri (zihinsel gevezelikleri) daha olumlu fikirler ve kavramlarla değiştirmeye başlamamıza yardımcı olur. Bu, kısa sürede yaşamla ilgili tutum ve beklentilerimizi tamamen değişime uğratabilecek ve dolayısıyla kendimiz için yarattığımız şeyi de tümüyle değiştirebilecek güçte bir tekniktir.

Onaylamalar sessizce, sözlü olarak, yüksek sesle, yazılarak ya da şarkı veya name şeklinde söylenerek yapılabilirler. Her gün on dakika boyunca etkili onaylama yapmak, onca yıllık eski zihinsel alışkanlıkları dengeleyebilir. "Kendinize söylediğiniz" şeyler konusunda bilinçli davrandıkça ve olumlu, engin sözcükleri ve kavramları seçtikçe doğal olarak daha olumlu bir gerçek yaratırsınız.

Herhangi bir olumlu bildirim bir onaylama olabilir. Bu çok genel ya da çok özel bir şey de olabilir. Onaylamanın sayısız çeşidi vardır; bir fikir edinmeniz için aşağıda birkaç örnek sunuyorum:

Gün geçtikçe, her bakımdan daha çok gelişiyorum. Her şeyi kolayca ve çabasızca elde ediyorum. Ben ışık ve sevgi dolu, neşe saçan bir varlığım.

Doğal bir biçimde öğreniyor, aydınlanıyorum. Hayatım tam bir kusursuzlukla gelişiyor.

Burada ve şimdi'nin (yaşadığım anın) tadını çıkarmak için ihtiyacım olan her şeye sahibim. Kendi hayatımın efendisiyim.

Gereksindiğim her şey içimde zaten var. Yüreğimde kusursuz bir bilgeliği taşıyorum. Ben bütün ve tamam bir varlığım. Kendimi olduğum gibi seviyor ve takdir ediyorum. Tüm duygularımı bir parçam olarak kabul ediyorum.

Sevmeyi ve sevilmeyi seviyorum. Kendimi daha çok sevdikçe, başkalarına vermek için daha fazla sevgiye sahip oluyorum. Artık sevgiyi özgürce veriyor ve alıyorum. Şimdi sevgi dolu, doyum verici, mutlu kılıcı ilişkileri hayatıma çekiyorum.

... ile ilişkim, gün geçtikçe daha mutlu ve doyum verici bir hale geliyor.

Artık kusursuz, doyurucu ve karşılığında iyi bir ücret aldığım bir işim var.

Bu işte çalışmayı seviyor ve maddi manevi büyük karşılık görüyorum. Ben yaratıcı enerjiye açık bir kanal oluşturuyorum.

Kendimi enerjik bir biçimde ifade edebiliyorum.

Daima açık ve etkin bir biçimde iletişim kurabiliyorum.

Artık tüm arzularımı gerçekleştirmek için yeterli zamana, enerjiye, bilgeliğeve paraya sahibim.

Daima doğru zamanda, doğru yerdeyim ve başarılı bir biçimde doğru faaliyetlerde bulunuyorum.

İstediğim her şeye sahip olmayı onaylıyorum!

Zengin bir evrende yaşıyoruz ve onda hepimize yetecek her şey var.

Bolluk benim doğal olma halimdir. Onu şimdi kabul ediyorum! Sonsuz zenginlikler şimdi hayatıma özgürce akıyorlar.

Her gün parasal açıdan daha refaha kavuşuyorum.

Daha çok şeye sahip oldukça, verecek daha çok şeyim olur.

Daha çok verdikçe, daha çok alırım ve kendimi daha mutlu hissederim.

Eğlenmek, ve hayatın tadını çıkarmak hakkımdır ve bunu yapıyorum!

Rahat ve kendi merkezimdeyim.

Her şey için fazlasıyla zamanım var.

Artık yaptığım her şeyden zevk alıyorum!

Yalnızca yaşadığım için kendimi mutlu ve neşe dolu hissediyorum.

Canlı bir sağlığa, ve ışık saçan bir güzelliğe sahibini!

Bu bolluk dolu evrenin tüm lütuflannı almaya hazırım!

................... (boş yeri siz doldurun) bana kolayca ve çaba göstermeden geliyor.

Çok iyi bir ücret aldığım harika bir işim var. Ben de ortaya kusursuz bir iş çıkarıyorum.

İçimdeki Tanrı'nın ışığı şimdi hayatımın her aşamasında kusursuz sonuçlar üretiyor.

İçimdeki ışık burada ve şimdi hayatımda mucizeler yaratıyor.

Zihnimde, bedenimde, parasal işlerimde ve tüm ilişkilerimdeki yüce onarım için şükrediyorum.

Her şey hayatımın iyiliği için birlikte çalışıyor şimdi. Artık hayatımın yüce planıyla uyumlu yaşıyorum.

Hayatımın yüce planı adını adım ortaya çıktıkça onu tanıyor, kabulleniyor ve uyguluyorum.

Şu anda sağlık, zenginlik, mutluluk ve kusursuz bir kendini ifadeyle dolu hayatım için şükranlarımı sunuyorum.


ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif

İşte, onaylamalarla ilgili unutmamamız gereken bazı önemli şeyler:

1- Onaylama cümlelerinizi daima, gelecek değil şimdiki zamanda kullanın. Zaten varmış gibi düşünmek ve böyle söylemek çok önemlidir. "Harika bir işe gireceğim." demeyin; onun yerine: "Şimdi harika bir işim var." deyin. Bu kendinizi kandırmak ya da yalan söylemek değildir; bu her şeyin, nesnel realitede ortaya çıkmadan (tezahür etmeden) önce zihinsel düzeyde yaratıldığı gerçeğini bilmektir.

2- Onaylamaları daima en olumlu biçimde yapın. Olmasını istediğiniz şeyi söyleyin, olmasını istemediğiniz şeyi değil. Örneğin: "Artık sabahları fazla uyumayacağım." demek yerine, "Artık her sabah zamanında ve enerji dolu kalkıyorum." deyin. Bu mümkün olan en olumlu zihinsel görüntüyü yaratmanızı garantiler. Belli durumlarda, özellikle belirli duygusal engellerden ya da kötü alışkanlıklardan kurtulmaya çalışırken onaylamaları olumsuz biçimde de yapabilirsiniz. Örneğin: "Bir şeyleri elde edebilmek için gerilime girmek zorunda değilim." cümlesinde olduğu gibi. Eğer böyle bir durum söz konusuysa, bu tip bir onaylamayı daima, "Artık derin bir biçimde gevşemiş haldeyim ve kendi merkezimdeyim ve her şeyi kolayca ve çabasızca elde ediyorum." gibi yaratmayı arzuladığınız şeyi tanımlayan olumlu bir onaylama izlemelidir.

3- Genelde, en etkili onaylama en kısa ve basit olandır. Bir onaylama, güçlü bir duygu ileten açık bir bildirim olmalıdır; daha fazla duygu ilettikçe zihninizde de ona göre daha güçlü bir etki yapar. Uzun, çok sözcüklü ve kuramsal onaylamalar duygusal vuruculuklarını, etkilerini yitirir ve bir kafa turuna dönüşürler.

4- Daima, size bütünüyle doğru gelen onaylamaları seçin. Bir başkasının işine yarayan bir onaylamadan siz asla sonuç atamayabilirsiniz. Bir onaylama olumlu, geliştirici, özgürleştirici ve/veya destekleyici olmalıdır. Eğer onaylamanız size doğru gelmiyorsa, ya gelene dek sözcükleri değiştirin ya da başka bir onaylama bulun.

Kuşkusuz, ilk kullandığınızda bir onaylamaya karşı duygusal bir direnç hissedebilirsiniz. Bu özellikle size güçlü gelen ve bilincinizde gerçek bir değişiklik yaratacak bir onaylama söz konusu olduğunda yaşanır. Bu, egonun başlangıçta değişim ve gelişmeye gösterdiği dirençtir.

5- Onaylama yaparken yeni ve taze bir şey yarattığınızı daima hatırlayın. Zaten var olan bir şeyi yeniden yapmaya ya da değiştirmeye çalışmıyorsunuz. Böyle yapmak olana direnmek olur, ki bu da çelişki ve çatışma yaratır. Yaşamınızı şu anki koşullarıyla olduğu gibi kabullenme, ama aynı zamandada her anı, arzuladığınız ve sizi en mutlu kılacak şeyi yaratmaya başlamak için yeni bir fırsat olarak görme yaklaşımına sahip olmalısınız.

6- Onaylamalar yapmak, duygularınıza karşı çıkmak ya da onları değiştirmeye çalışmak anlamına gelmez. "Olumsuz" olanlar da dahil olmak üzere tüm duygularımızı, oldukları gibi kabullenmek ve deneyimlemek önemlidir. Ancak onaylamalar, şu andan itibaren daha doyum verici yaşam deneyimlerine sahip olmanızı sağlayacak yeni bir bakış açısı yaratmanıza yardımcı olurlar.

7- Onaylamaları kullanırken onların gerçek olduklarını hissetmeye, içinizde bu konuda güçlü bir inanç yaratmaya çalışın. Kuşku ve tereddütlerinizi geçici olarak (en azından birkaç dakika boyunca) erteleyin ve tüm zihinsel ve duygusal enerjinizi yaptığınız onaylamaya yönlendirin.

Eğer onaylama yaparken kuşkular, direnç ya da olumsuz düşünceler karşınıza dikilirse, Dördüncü Bölüm'de verilen temizleme işlemine ya da onaylamaları yazma yöntemine başvurabilirsiniz. Onaylamaları mekanik bir biçimde söylemek yerine, bu realiteyi yaratma gücüne gerçekten sahip olduğunuzu (ki gerçekten sahipsiniz!) hissetmeye çalışmalısınız. Bu ne denli etkin olacakları konusunda çok büyük bir fark yaratır.

Onaylamalar yalnız olarak da kullanılabilirler; imgelemeyle birlikte de. Onaylamaları daima günlük yaratıcı imgeleme saatlerinize dahil etmelisiniz. Daha sonra, onaylamaları kullanmanın diğer yollarıyla ilgili bilgiler de vereceğim.

Onaylamalar genelde, spiritüel kaynaklara referansları içerdiklerinde çok güçlü ve ilham verici olurlar. Tanrı'nın, İsanın, Buda'nın ya da başka bir büyük bilgenin adının anılması onaylamanıza ruhsal enerji katar ve her şeyin evrensel kaynağını şükranla tanıdığınızı gösterir. Bu tür cümlelerde, "yüce sevgi, içimdeki ışık ya da evrensel zeka" gibi ifadeler de kullanabilirsiniz.

Bazı örnekler:

Yüce sevgi burada ve şimdi ...yaratmak için benim kanalımla çalışıyor.

Ben yüce doğamla "bir"im ve sonsuz yaratıcı güce sahibim.

Yüksek Ben yaptığım her şeyde (her konuda) bana yol gösteriyor.

Tanrı'nın ışığı beni kuşatıyor, Tanrı'nın sevgisi beni geliştiriyor, Tanrı 'nın gücü içimden akıyor. Ben neredeysem Tanrı da orada ve her şey mükemmel!

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif


Spiritüel Bir Paradoks

Doğu felsefesini incelemiş ya da bilinçlerini geliştirme yolunda olan bazı kişiler yaratıcı imgelemeyi ilk duyduklarında, onu uygulama konusunda belli bir tereddüt duyarlar. Duydukları çelişki; "şimdi burada olma", bağlılık ve arzuları terk etme fikriyle, hayatta hedefler belirleyip istediğini yaratma fikri arasındaki
görünüşteki paradokstan kaynaklanır. Görünüşteki paradoks diyorum, çünkü aslında, daha derin bir düzeyde anlaşıldıklarında, bu iki öğreti arasında hiçbir aykırılık yoktur. İkisi de, bilinçli bir insan olabilmek için anlaşılması ve yaşanması gereken önemli prensiplerdir. Birbirleriyle nasıl uyum sağladıklarını açıklayabilmek için, içsel gelişme süreciyle ilgili yaklaşımımı sizlerle paylaşmama izin verin:

Uygarlığımızdaki çoğu insan asıl benliğinin bilincinden yoksun düşmüştür. Bunlar Yüksek Ben'leriyle bağlantılarını geçici olarak yitirmişler ve böylece kendi yaşamlarından sorumlu olduklarını ve aslında onu istedikleri gibi yönlendirme gücüne sahip olduklarını da unutmuşlardır. Bu yüzden içsel olarak bir çaresizlik duygusuna kapılırlar; yaşamlarında ya da dünyada gerçek bir değişim yapabilme konusunda kendilerini temelde güçsüz hissederler. Bu içsel güçsüzlük duygusuda, kendi dünyaları üzerinde bir ölçüde güç ya da kontrol sahibi olabilmeleri için çok aşırı çabalayarak ve mücadele ederek bu duyguyu fazlasıyla telafi etmeye çalışmalarına neden olur.

Böylece insanlar hedefler oluşturup onlara fazlasıyla bağlanmaya başlarlar; kendileri dışındaki, mutlu olabilmek için muhtaç olduklarını hissettikleri insanlara ve nesnelere duygusal olarak bağlanırlar. İçsel olarak bir şeyin "eksik" olduğunu hissederler ve sürekli olarak bu boşluğu doldurmaya; istediklerini elde edebilmek amacıyla da dış dünyayı yönlendirmeye çalıştıkları için gerilim, endişe ve stresten kurtulamazlar.

İşte çoğu insanın hedefler belirleyip isteklerini gerçekleştirmeye çabalamasına neden olan ruh hali budur; ancak ne yazık ki bu bilinç düzeyiyle hiçbir sonuç elde edemezler. Çünkü, bu durumda ya kendi kendilerinin önüne birçok engel dikerek başarısızlığa uğrarlar ya da hedeflerine ulaşırlar ama onların içsel olarak mutluluk getirmediğini görürler.

İşte bu ikilemi idrak ettiğimiz noktadan itibaren spiritüel bir yola girmeye başlarız. Artık yaşamın daha farklı, daha öteye bir şey olduğunu anlar ve onu araştırmaya girişiriz.

Araştırmamız boyunca da birçok farklı deneyimden ve süreçten geçebiliriz ama er geç, yavaş yavaş kendimize, kendi özümüze dönmeye başlarız. Bu, gerçek benliğimizi, hepimizin içindeki Tanrı'yı ya da evrensel zihni yeniden deneyimleme sürecidir. Bu deneyim vasıtasıyla, en sonunda, ruhsal gücümüzün tümüne yeniden sahip oluruz. İçimizdeki boşluk yine içimizden doldurulur ve bizler içimizden gelen sevgiyi ve ışığı çevredeki herkesle paylaşan, neşe ve ışık saçan varlıklar haline geliriz.

Bu, aydınlanma denen süreçtir ve ben bunun her birey için, tüm insanlık tarafından paylaşılmadıkça tamamlanamayacak olan sonsuz bir tekâmül süreciolduğuna inanıyorum. Yani, hepimiz kendi aydınlanmamızdan ve gezegenimizdeki tüm insanların aydınlanmalarından eşit derecede sorumluyuz...

Şimdi sözde paradoksumuza geri dönelim.

Boş, aç gözlü, yönetme heveslisi halden çıkarken en başta öğrenmemiz gereken ders, her şeyin olduğu gibi akmasına izin vermektir, özgür bırakmaktır. Gevşemeli, mücadeleye son vermeli, zorlamaktan vazgeçmeli, istediğiniz ve gereksindiğiniz şeyleri elde edebilmek için insanları ve nesneleri yönlendirmeye çalışmaktan vazgeçmelisiniz; daha doğrusu, bu kadar çok şey yapmaktan vazgeçmeli ve bir süre sadece olmayı deneyimlemelisiniz.

Bunu yaptığınızda, aslında herhangi bir şeyi değiştirmeye çalışmadan olduğunuz gibi olmaya ve dünyanın da olduğu gibi olmasına izin verdiğinizde kendinizi çok harika hissettiğinizi, gerçekten mükemmel bir durumda olduğunuzu keşfedersiniz birden.

Bu, şimdi burada olmanın temel deneyimidir ve Budist felsefesinin "bağlılıklardan kurtulma" yaklaşımından kastettiği de budur. Kendinin bilincine varma yolunda en temel ve son derece özgürleştirici bir deneyimdir bu. Bu hali giderek daha sık deneyimledikçe, kendi Yüksek Ben'inizle ilişki kurmak için bir kanal açmaya başlarsınız ve er ya da geç içinizden doğal yaratıcılıkta yoğun bir enerji akmaya başlar. O zaman, tüm yaşamınızı ve başınıza gelen her olayı aslında kendinizin yarattığını görmeye başlar ve kendiniz ve başkaları için daha ödüllendirici deneyimler yaratmakla ilgilenmeye başlarsınız. Artık her an enerjinizi, size en doğru ve gerçek gelen, en yüksek ve en doyum verici hedeflere odaklamak isteyebilirsiniz. Yaşamın temelde iyi, bolluk ve neşe dolu olduğunu ve istediğinizi çekişmeden ve zorlanmadan elde etmenizin yaradılıştan sahip bulunduğunuz doğal bir hak olduğunu ve bunun yalnızca hayatta olmanın bir işlevi olduğunu idrak edersiniz. İşte o zaman yaratıcı imgeleme en önemli aracınız haline gelebilir. Aşağıda, konuyu daha da açıklayacağını umduğum bir benzetme sunuyorum:

Hayatın bir nehir olduğunu düşünelim. İnsanların çoğu da nehrin akışına kapılıp gitmekten korktukları için kıyıya sıkı sıkıya tutunmuşlar. Ancak belirli bir noktada, her varlık gönüllü olarak kendini, akışa bırakmak, nehrin onu sağ salim bir yerlere ulaştıracağına güvenmek zorunda. İşte bu noktada insan "akışa uymayı" öğrenir ve bu harika bir duygudur.

Bir kez nehirle birlikte akmaya alışınca, bu insan artık ileriye doğru giden yollardan hangisini seçeceğine kendisi karar verebilir. En iyi görünen yolun hangisi olduğunu belirleyebilir, ağaç köklerine, kaya parçalarına çarpmaktan sakınarak ilerleyebilir ve önündeki birçok kanal ve koldan izlemek istediğini seçebilir. Aynı zamanda da hala "nehirle birlikte akmaktadır..."


Bu benzetme bize, burada ve şimdi'nin tadını nasıl çıkaracağımızı, hayatın akışına uyup, ama aynı zamanda da hayatımızı yaratmanın sorumluluğunu üstlenerek kendimizi bilinçli olarak hedeflerimize nasıl yönlendirebileceğimizi gösteriyor.

Yaratıcı imgelemenin, kişinin bilinç gelişimi de dahil olmak üzere herhangi bir amaç için kullanılabilecek bir araç olduğunu unutmayın. Yaratıcı imgelemeyi, kendinizi burada ve şimdi'de yaşayan, genel akışa uyan ve daima özüyle ilişkide olan, rahat ve açık bir kişi olarak resmetmekte kullanmak genellikle çok yararlı olur.

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif


Yaratıcı İmgelemenin Kullanılması

Yaratıcı imgelemeyi en etkin şekilde kullanmak için belirli kavramları anlamak ve bazı ileri teknikleri öğrenmek gerekir.

Hatırlanması gereken en önemli şey yaratıcı imgelemeyi sık sık kullanmak, onu yaşamınızın düzenli bir parçası haline getirmektir. Çoğu kişi, özellikle ilk öğrenmeye başladığında en azından her gün biraz uygulama yapmanın çok yararlı olduğunu görür.

Ben size düzenli olarak, her sabah uyanır uyanmaz ve her gece uykuya dalmadan önce (bu en etkin yapılabildiği saattir) ve eğer yapabilirseniz gün ortasında on beş dakika kadar bir yaratıcı imgeleme meditasyonu uygulamanızı öneririm. Meditasyona daima derin bir gevşemeyle başlayın, sonra dilediğiniz imgeleme ve onaylama ile sürdürün.

Yaratıcı imgeleme birçok değişik şekilde kullanılabilir ve onları uygun zamanlarda denemeyi hatırlamak da size bağlıdır. Yaratıcı imgeleme yeni bir düşünme biçimi, yeni bir yaşam biçimidir ve böyle olmak sıfatıyla da biraz uygulama gerektirir.

Yaratıcı imgelemeyi değişik durumlarda ve değişik koşullarda deneyin ve her türlü sorunun çözümünde elinizden geldiğince sık kullanın. Eğer herhangi bir konuda endişeye ya da şaşkınlığa kapılırsanız ya da bir sorun karşısında cesaretsizlik veya engellenmişlik duygusu hissederseniz, kendinize, yaratıcı imgelemeyi size yardımcı olabilecek biçimde kullanabileceğiniz bir yol olup olmadığını sorun. Onu uygun olan her an kullanma konusunda yaratıcı bir alışkanlık oluşturun.

Eğer yaratıcı imgelemenin bütünüyle başarılı olduğunu hemen hissetmezseniz cesaretsizliğe kapılmayın. Unutmayın ki, çoğumuz üstesinden gelmemiz gereken onca yıllık olumsuz düşünce kalıplarına sahibiz. Yaşam boyu süren bu alışkanlıkların bazılarını değiştirmek zaman alır. Ve çoğumuz derinlerde yatan ve daha bilinçli yaşama konusundaki çabalarımızı yavaşlatan bazı duygulara ve eğilimlere sahibiz.

Bereket versin, yaratıcı imgeleme öylesine Tanrı vergisi güce sahip bir süreçtir ki, beş dakikalık bir bilinçli, olumlu meditasyon bile, saatlerin, günlerin, hatta yılların oluşturduğu olumsuz kalıpları dengeleyebilir.

Bu yüzden sabırlı olun. Yaşamınızı/dünyanızı bugün olduğu şekilde biçimlendirmek bir ömür aldı. Mutlaka hemen değişmeyebilir (ki genellikle hemen değişir). Azimle ve süreci tam ve doğru biçimde anlayarak, yaşamınızda mucizevi görünen birçok şeyi yaratmayı başaracaksınız.

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif

Yaratıcı imgelemeyi uygulayarak geliştiğim süreç içinde en önemli bulduğum iki şey ise şunlardır:

1- En yüksek ideallerim ve amaçlarımla ilişkimi sürdürmeme yardımcı olan ilham verici ve yükseltici kitapları düzenli bir biçimde okumak. Genelde başucumda bir kitap bulundurur ve her gece bir-iki sayfa okurum.

2- Kendisi de daha bilinçli yaşamayı öğrenmeyi amaçlayan ve çabalarınızda sizi destekleyecek ve yardımcı olacak bir arkadaş ya da bir arkadaş grubu edinmek. Düzenli olarak ya da ara sıra yapılan uygulamalı bilinç derslerine ya da seminerlere katılmak bu tip bir desteği alma ve başkalarına verme konusunda önemli bir yol olabilir.

Yaratıcı imgeleme süreci birçok farklı düzeyler ve yaklaşımlar içerir.. Herhangi bir durumda bir yöntem uygun olurken diğerinde olmayabilir. Siz kendi enerji akışınızı izlemeli ve çekildiğinizi hissettiğiniz yöntemleri kullanmalısınız.

Örneğin, belirli bir durumda, onaylamalar yapmaya çalışır ve yapamadığınızı görebilirsiniz ya da başarılı bir gelişme elde edemediğinizi hissedebilirsiniz. Bu durumda temizleme işlemini denemek ya da Yüksek Ben'iniz veya ruhsal rehberinizle ilişki kurup ne yapmanız gerektiğini sormak isteyebilirsiniz.

Bir seferinde işe yarayan bir yöntem, başka bir sefer yaramayabilir; bir kişinin işine yarayan bir yöntem bir başkasının işine yaramayabilir. Daima kendinize ve kendi iç dürtülerinize güvenin.

Eğer kullandığınız yöntem size zorladığınızı, arkadan ittiğinizi, fazla çabaladığınızı, gerilime girdiğinizi hissettiriyorsa, onu yapmayın. Eğer bu yöntem size olumlu özgürleştirici, açıcı, güçlendirici, ilham verici geliyorsa yapın.

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif


Olma, Yapma ve Sahip Olma

Hayatın üç düzeyi içerdiğini düşünebilir ve bunları olma, yapma ve sahip olma düzeyleri olarak adlandırabiliriz. Olma, canlı ve bilinçli olmanın temel deneyimidir. Bu derin meditasyonla ulaştığımız, kişinin kendi içinde tümüyle bütün ve huzur içinde olma halidir. Yapma, hareket ve eylemdir. O her canlının içinden akan ve canlılığımızı oluşturan doğal yaratıcı enerjiden kaynaklanır. Sahip olma evrendeki diğer insanlar ve nesnelerle ilişkili olarak olma halidir. Bu, insanların ve nesnelerin hayatımıza girmelerine izin verme ve onları kabullenme, aynı ortamı onlarla rahatça paylaşma yeteneğidir.

Olma, yapma ve sahip olma, her kenarın ötekileri desteklediği bir üçgeni andırır. Onlar birbirleriyle catışma içinde değildirler. Hepsi aynı anda var olurlar.

İnsanlar sık sık yaşamlarını geriye doğru/tersine yaşamaya kalkışırlar: Daha fazla şeye ya da daha fazla paraya sahip olmaya çalışırlar; çünkü bu durumda istediklerini daha fazla yapabilecek ve böylece daha mutlu olabileceklerdir. Oysa aslında süreç tam tersine işler. Önce, gerçekte olduğunuz varlık olmalı, sonra istediğiniz şeye sahip olabilmek için yapmanız gereken şeyi yapmalısınız.

Yaratıcı imgelemenin amacı; bizi, kendi olma halimize ulaştırmak, yapma eylemimize odaklanip onu kolaylaştırmamıza yardımcı olmak, sahip olduklarımızı çoğaltıp geliştirmektir.

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif


Üç Gerekli Unsur

İçinizde, herhangi bir durumda yaratıcı imgeleme uygulamasının sizin için ne kadar başarılı olacağını belirleyen üç unsur vardır:

1- Arzu

İmgelemeyi seçtiğiniz şeyi yaratma ya da elde etme konusunda gerçek bir arzuya sahip olmalısınız. Arzu sözcüğüyle, bağımlı kalıcı, açgözlü arzuyu değil, bir şeyi gerçekten amaçlamanın açık ve güçlü duygusunu kastediyorum. Kendi kendinize önce, "Bu hedefin gerçekleşmesini gerçekten, yürekten arzuluyor muyum?" diye sormalısınız.

2- İnanç

Seçtiğiniz hedefe ve ona ulaşacağınıza ne kadar çok inanırsanız, onun gerçekleşme gücü de o oranda artar. Kendi kendinize, "Bu hedefin var olduğuna inanıyor muyum?" ve "Ona ulaşmamın ya da onu gerçekleştirmemin mümkün olabileceğine inanıyor muyum?" diye sormalısınız.

3- Kabullenme

Peşine düştüğünüz şeyi kabullenmeye ve ona sahip olmaya istekli olmalısınız. Bazen ulaşmayı gerçekte istemediğimiz hedefleri kovalar, elde etmeye çalışırız; aslında burada ilgilendiğimiz amaç değil, onu elde etmeye çalışma sürecidir. Bu nedenle, kendi kendinize, "Buna bütünüyle sahip olmayı gerçekten istiyor muyum?" diye sormalısınız.

Bu üç unsurun toplamı sizin amacınız dediğim şeydir. Bir şeyi yaratmayı tam anlamıyla amaçladığınızda -yani derinden arzuladığınızda, onu yapabileceğinize tümüyle inandığınızda ve ona sahip olmaya bütünüyle istekli olduğunuzda- gerçekleşmemesi mümkün değildir ve genelde çok kısa bir sürede gerçekleşir.

Amacınız ne kadar açık ve güçlüyse, yaratıcı imgelemeniz de o ölçüde hızlı ve kolay çalışacaktır. Herhangi bir durumda, amacınızın durumuyla ilgili soru yöneltin. Eğer bu amaç henüz zayıf ya da kesin olmaktan uzaksa genellikle aşağıdaki onaylamayla güçlendirilebilir:

Burada ve şimdi, bunu yaratmayı kesin olarak amaçlıyorum!

ab9dd7a03a6b5d35c74e4237b063ca63.gif
b61de962cf90aca95159582ba42b31f4.gif
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst