Bir inanışa göre Yunus Emre ‘nin üç bin manzumesi vardır. Bunlar bir deftere yazılmıştır. Yunus ölünce bu defter, Molla Kasım denilen bir kişinin eline geçmiştir
Molla Kasım, bir dere kenarına oturup Yunus’un şiirlerini okumaya başlamış. Şiirler içinde medrese inancına uygun olmayanları yırtıp yakmış.Bin tanesini yaktıktan sonra usanan Molla Kasım, diğer bin şiiri okuyup , beğenmeyip sayfa sayfa koparıp kenarında oturduğu dereye atmış.
İkibin birinci şiire gözü takılmış. Cennet- Cehennem hakkında medrese inanışları, cahil hocalar ve sahte dervişleri anlatan bir şiirle karşılaşmış
Ben dervişim diyene bin ün edesim gelür
Seğirdüben sesine varup yetesim gelür
Sırat kıldan incedür kılıçdan keskincedür
Varub anun üstüne evler yapasım gelü
Altında gayya vardur içi nar ile pürdür
Varuban ol gölgede biraz yatasım gelür
Od’a gölge dedüğme ta’netmenüz hocalar
Hatırunuz hoş olsun yanub tütesim gelü
Ben günahumca yanam rahmet suyuyla yunam
İki kanad takınam biraz uçasım gelür
Andan Cennet’e varam Cennet’de Hakk’ı görem
Huri ile Gılman’ı bir bir kaçasım gelür
Derviş Yunus bu sözi eğri büğrü söyleme
Seni sigaya çeker bir Molla Kasım gelür
Molla Kasım, bu şiiri okuyunca “Ben ne yaptım ?” diye dövünmeye başlamış.Derler ki; yakılan bin şiiri gökte melekler ,denize atılan bin şiiri balıklar , Molla Kasım’ın elinde kalan bin şiiri ise, insanlar okumaktaymış
alıntıdır arkadaşlar.
lerzaaaaaaan nerdesin sensiz anlamı yok hiçbişeyin ses veeerr .bak zayıflamanın sırrını söylüycem...