Hep İstemişimdir!
Yaşlı bir maden arayıcısı küçük bir kasabaya girer. Yüksek sesle bağırıp çağıran pis ve oldukça sarhoş bir kovboy gelir yanına. Kovboy silahını yaşlı madenciye doğrultur ve sorar.
“Moruk, dans etmeyi biliyor musun?”
“Hayır.” Diye cevaplar madenci.
“Öğrensen iyi olur” der kovboy. Yaşlı adamın ayaklarında tozu dumana katar ve dans etmeye başlar yaşlı adamcağız. Biraz sonra kurşunlar biter. Yaşlı madenci atının semerine uzanıp kesik namlulu bir çifte çıkarır.
“Evlat” der. “Hiç katır öpmüş müydün?” Önce çifteye, sonra da katırın kuyruğunun gövdesiyle birleştiği noktaya bakan kovboy mesajı alır.
“Hayır” der. “Hiç katır öpmemiştim. Ama bunu hep istemişimdir!”
Gerçek hayatta arzu, başkaları tarafından size verilebilecek bir şey değildir. Arzu insanın içinden gelir. Kimse bizi önemli bir şey istemeye zorlayamaz. Eğer kendimizi geliştirmek istediğimize karar verirsek, eğer maneviyatı yüksek bir hayat ya da daha sağlıklı bir vücut istersek, o zaman bu istek kendi içimizden gelmeli. Kimse bizi bunlara isteklendiremez ve aynı zamanda, hiçbir şey yeterli arzu olmadan gerçekleşmez.
Şöyle derler: “İstek, iradeyi gerektirir.” Eğer çok isterseniz onu gerçekleştirmenin bir yolunu mutlaka bulursunuz. Ama isteği içinizde arayın, çünkü bulunması gereken yer orası. İçinizdeki arzu değerli bir şeyleri başarmanın ilk adımı olacaktır.