Bir kaç küçük ipucu ;)

hyperviper

New member
0
HD RANK
Katılım
28 Nisan 2008
Mesajlar
21
Reaksiyon puanı
2
Puanları
0
Konum
istanbul
Birkaç küçük ipucu ;)

Bu forumu sevmemin en önemli nedenlerinden birisi; birbirini tanımayan insanların, ayrı ayrı yollardan giderek aynı sonuca varmaları.

1. örnek: Forumda bir arkadaş kiraz örneği vermiş, aklına kirazı getirdikten 2 gün sonra bir şekilde karşısına kiraz çıkmış.

Ben de benzer sayısız örnekle karşılaştım. İşime yaramayacak bir sürü isteğim akıl almaz bir hızla tezahür etti. Ben son ana kadar bu olayları "tesadüf" diye adlandırdım. Ben de çözüme ulaşana kadar kendime hep sorup durdum, neden bu yasa bir işime yaramayacak basit konularda işliyor diye...

Cevabı şu; basit konulardaki düşüncelerimiz "ya olmazsa" endişesini barındırmıyor. Önemsemediğimiz için içinde endişe de yok.

2. örnek: Bir başka topicte bir arkadaş iş başvurularına gittiğini olmadığını ama aynı başvuruya başka arkadaşlarını yönlendirdiğinde olduğunu yazmış.

Ben de aradaki farkı bulana kadar çok kafa patlatmıştım ama cevap yine aynı. Kimin için ne dilersem oluyordu, ben hariç :) Cevap çok benzer: Biraz bencilce gelebilir ama, iyiliğini istediğiniz birisi size ne kadar yakın olursa olsun, o SİZ olmadığını için, OLMAZSA ihtimali sizi çok tedirgin etmiyor ve hatta aklınıza bile gelmiyor.

Bir ipucu da isteme konusunda; istemek kısmında dünyada problemi olan birisi olacağını sanmıyorum, herkes birşeyler istiyor. Benim farkettiğim en önemli sorun içimizdeki engeller. En iyisi ve istenileni bu engelleri, kuruntuyu, karamsarlığı tamamen ortadan kaldırmak ama kaldıramayanlar için de bir önerim var ;)

Karamsarlıktan faydalanmak: Saçma gelebilir ama ben engelleyemediğim kuruntularımdan faydalanmayı öğrendim. Şunu farkettim ki beyin aslında kolayca kandırılabiliyor. :) en karamsar bilinçaltı bile geriye dönük endişelenmeyi beceremiyor :) Dediğim gibi bilinçaltınız karamsar olmaya alışmışsa çok kolay kandırılabiliyor.

Birisi yaşanmış 2 örnekle anlatayım.

İlk örnek hayali, diyelim ki Eminönü'ndeki bir arkadaşınızın Beşiktaş'a gelmesini istiyorsunuz. Onun Eminönü'nden Beşiktaş'a doğru yola çıkmasına yoğunlaştığınızda hemen karamsar önyargılar devreye girip "Ya yola çıkmazsa" ihtimaline sarılıyor.
Madem sorunlu bilinçaltı hemen her olayda kötü düşünmeyi seviyorsa, neden ona bu aşamada bir tuzak hazırlamıyoruz? Şöyle ki; ben bu aşamada diyorum ki, "bu adam kesin Kabataş trafiğine takılacak ve saatlerce gecikecek". Eminönü'nden yola çıkmaması sadece bir ihtimalken, Kabataş'ta "Kesin trafiğe takılması" ihtimali karamsar bilinçaltıma cazip geliyor ve hemen bu zokayı yutuyor. Arkadaşımın Kabataş'ta trafiğe yakalanması için, Eminönü'nden çıkmış olmasını söylememe gerek yok. Kabataş'a yoğunlaşarak Eminönü'nden çıkışı çoktan olmuş gibi yutturuyorum ;) (Çekim yasasının en önemli şartlarından birisi, olmuş gibi yaşama) Zaten olmuş bir olay için endişelenmek aklımın ucundan bile geçmiyor :)) Hem "oldu"yu yutturduk, hem de "endişe" yok ;)

Gelelim 2. örneğe, bu örnek yeni yaşanmış, benim hayatımdan ve sanırım diğerine oranla çok daha anlaşılır olacak. 2 ayrı şirkete iş yapmak istiyordum. İkisine de başvurdum ve başvurur başvurmaz içimdeki korku ve endişe mekanizması harekete geçti. Ya olmazsa, ya geç cevap verirlerse, ya cevap vermezlerse, ya, ya , ya... Ben de endişeyi seven bilinçaltıma seveceği türden bir yem attım. Ya 2 şirket birden evet cevabı verirse ne olacak? Kötü ihtimale meyilli olan biliçaltım bu yemi de yuttu ve başladım büyütmeye, ikisinden birisini seçmek zorunda kalacağım ve diğeri bir daha benimle çalışmak istemeyecek, reddetmek zorunda kaldığım şirket madem iş yapmayacaktık neden bize proje sundun diye hesap soracak, olacak da olacak... Dikkat ederseniz benim sunduğum kötü senaryoların hepsi şirketlerden en az birisi ile iş yapmayı kapsıyor. Bir hafta kadar sonra, yani bu hafta şirketlerden birisin beni aradı ve anlaştık. Eminim diğeri de aramak üzeredir, eli kulağında ;)

Sözün özü eğer alt beyin felaket senaryosu istiyorsa lütfen onu siz yazın o kendi bulmasın. Yazarken de gerçekleşmesi halinde size ciddi bir zarar gelmeyecek şeyler hayal edin. Bir şirkette işe başlamak isteyen, şirketten kovulunca ne yapacağını düşünmesin mesela :) Görüşmeye gittiğinizde gördüğünüz bir şirket çalışanıyla iyi anlaşamayacağınızı ve hayali gerginliklerinizi ya da durmaksızın çalışıp çok yorulacağınızı düşünebilirsiniz.

Yukarıda söylediğim şeyi tekrar etmek istiyorum arkadaşlar, en güzel ve makbul olanı bilinçaltındaki yanlış yargıları bulup ayıklamak, benim önerdiğim bu yöntem onu beceremeyenler için.

Çekim yasası hakkında tam 10 tane kitap okudum. Ama keşke son okuduğum kitap ilk okuduğum olsaydı, diğerlerine gerek kalmazdı. Foruma yeni üye olduğum için kurallardan emin değilim eğer yazarı yabancı olan bu kitabın ismini yazmam yasak değilse seve seve tavsiye ederim ve bu yasanın çalıştığına kutsal saydığım herşey üzerine yemin ederim. Neyi istersem o oluyor, hatta bazıları "Bu kadar çabuk mu?" dedirtecek bir hızla ;) Lütfen tereddütsüz inanın...
 
Merhabalar hyperviper,

Önerilerin için teşekkürler..İlginç tesbitlerde bulunmuşsun..Düşünceleri serbest bırakmanın çok etkili olduğunu biliyoruz,bilinçaltının direnç oluşturmaması için..Bilinçaltını kandırmak da etkili bir yöntem gibi görünüyor..

Bahsettiğin kitabı da bizimle "Kitaplar" bölümümüzde paylaşabilirsin,merak ettim doğrusu..


Sevgiler..actionsmile
 
Kitaplar bölümüne de topic açtım merak eden arkadaşlar için kitabın adı "The Circle". Bana sağladığı yararı size de sağlaması dileklerimle...
 
hypviper merhaba... yazı gerçekten çok ilginç, kitabın bana gelmesi için çekim yasasını çalıştırdım bile:) bu güzel paylaşımn için teşekkürler.. sevgilerle..
 
Bu forumu sevmemin en önemli nedenlerinden birisi; birbirini tanımayan insanların, ayrı ayrı yollardan giderek aynı sonuca varmaları.
1. örnek: Forumda bir arkadaş kiraz örneği vermiş, aklına kirazı getirdikten 2 gün sonra bir şekilde karşısına kiraz çıkmış.

Ben de benzer sayısız örnekle karşılaştım. İşime yaramayacak bir sürü isteğim akıl almaz bir hızla tezahür etti. Ben son ana kadar bu olayları "tesadüf" diye adlandırdım. Ben de çözüme ulaşana kadar kendime hep sorup durdum, neden bu yasa bir işime yaramayacak basit konularda işliyor diye...

Cevabı şu; basit konulardaki düşüncelerimiz "ya olmazsa" endişesini barındırmıyor. Önemsemediğimiz için içinde endişe de yok.

2. örnek: Bir başka topicte bir arkadaş iş başvurularına gittiğini olmadığını ama aynı başvuruya başka arkadaşlarını yönlendirdiğinde olduğunu yazmış.

Ben de aradaki farkı bulana kadar çok kafa patlatmıştım ama cevap yine aynı. Kimin için ne dilersem oluyordu, ben hariç :) Cevap çok benzer: Biraz bencilce gelebilir ama, iyiliğini istediğiniz birisi size ne kadar yakın olursa olsun, o SİZ olmadığını için, OLMAZSA ihtimali sizi çok tedirgin etmiyor ve hatta aklınıza bile gelmiyor.

Bir ipucu da isteme konusunda; istemek kısmında dünyada problemi olan birisi olacağını sanmıyorum, herkes birşeyler istiyor. Benim farkettiğim en önemli sorun içimizdeki engeller. En iyisi ve istenileni bu engelleri, kuruntuyu, karamsarlığı tamamen ortadan kaldırmak ama kaldıramayanlar için de bir önerim var ;)

Karamsarlıktan faydalanmak: Saçma gelebilir ama ben engelleyemediğim kuruntularımdan faydalanmayı öğrendim. Şunu farkettim ki beyin aslında kolayca kandırılabiliyor. :) en karamsar bilinçaltı bile geriye dönük endişelenmeyi beceremiyor :) Dediğim gibi bilinçaltınız karamsar olmaya alışmışsa çok kolay kandırılabiliyor.

Birisi yaşanmış 2 örnekle anlatayım.

İlk örnek hayali, diyelim ki Eminönü'ndeki bir arkadaşınızın Beşiktaş'a gelmesini istiyorsunuz. Onun Eminönü'nden Beşiktaş'a doğru yola çıkmasına yoğunlaştığınızda hemen karamsar önyargılar devreye girip "Ya yola çıkmazsa" ihtimaline sarılıyor.
Madem sorunlu bilinçaltı hemen her olayda kötü düşünmeyi seviyorsa, neden ona bu aşamada bir tuzak hazırlamıyoruz? Şöyle ki; ben bu aşamada diyorum ki, "bu adam kesin Kabataş trafiğine takılacak ve saatlerce gecikecek". Eminönü'nden yola çıkmaması sadece bir ihtimalken, Kabataş'ta "Kesin trafiğe takılması" ihtimali karamsar bilinçaltıma cazip geliyor ve hemen bu zokayı yutuyor. Arkadaşımın Kabataş'ta trafiğe yakalanması için, Eminönü'nden çıkmış olmasını söylememe gerek yok. Kabataş'a yoğunlaşarak Eminönü'nden çıkışı çoktan olmuş gibi yutturuyorum ;) (Çekim yasasının en önemli şartlarından birisi, olmuş gibi yaşama) Zaten olmuş bir olay için endişelenmek aklımın ucundan bile geçmiyor :)) Hem "oldu"yu yutturduk, hem de "endişe" yok ;)

Gelelim 2. örneğe, bu örnek yeni yaşanmış, benim hayatımdan ve sanırım diğerine oranla çok daha anlaşılır olacak. 2 ayrı şirkete iş yapmak istiyordum. İkisine de başvurdum ve başvurur başvurmaz içimdeki korku ve endişe mekanizması harekete geçti. Ya olmazsa, ya geç cevap verirlerse, ya cevap vermezlerse, ya, ya , ya... Ben de endişeyi seven bilinçaltıma seveceği türden bir yem attım. Ya 2 şirket birden evet cevabı verirse ne olacak? Kötü ihtimale meyilli olan biliçaltım bu yemi de yuttu ve başladım büyütmeye, ikisinden birisini seçmek zorunda kalacağım ve diğeri bir daha benimle çalışmak istemeyecek, reddetmek zorunda kaldığım şirket madem iş yapmayacaktık neden bize proje sundun diye hesap soracak, olacak da olacak... Dikkat ederseniz benim sunduğum kötü senaryoların hepsi şirketlerden en az birisi ile iş yapmayı kapsıyor. Bir hafta kadar sonra, yani bu hafta şirketlerden birisin beni aradı ve anlaştık. Eminim diğeri de aramak üzeredir, eli kulağında ;)

Sözün özü eğer alt beyin felaket senaryosu istiyorsa lütfen onu siz yazın o kendi bulmasın. Yazarken de gerçekleşmesi halinde size ciddi bir zarar gelmeyecek şeyler hayal edin. Bir şirkette işe başlamak isteyen, şirketten kovulunca ne yapacağını düşünmesin mesela :) Görüşmeye gittiğinizde gördüğünüz bir şirket çalışanıyla iyi anlaşamayacağınızı ve hayali gerginliklerinizi ya da durmaksızın çalışıp çok yorulacağınızı düşünebilirsiniz.

Yukarıda söylediğim şeyi tekrar etmek istiyorum arkadaşlar, en güzel ve makbul olanı bilinçaltındaki yanlış yargıları bulup ayıklamak, benim önerdiğim bu yöntem onu beceremeyenler için.

Çekim yasası hakkında tam 10 tane kitap okudum. Ama keşke son okuduğum kitap ilk okuduğum olsaydı, diğerlerine gerek kalmazdı. Foruma yeni üye olduğum için kurallardan emin değilim eğer yazarı yabancı olan bu kitabın ismini yazmam yasak değilse seve seve tavsiye ederim ve bu yasanın çalıştığına kutsal saydığım herşey üzerine yemin ederim. Neyi istersem o oluyor, hatta bazıları "Bu kadar çabuk mu?" dedirtecek bir hızla ;) Lütfen tereddütsüz inanın...
merhaba iyi akşamlar
yazınızı ilgiyle okudum buna benzer şeyler başımıza geldiği zaman aman ne tesdüf diye değerlendiriyordum.
ama şimdi başk ateni teni bilinçlenmeye başladım.sizden ricam keşke en son kitabı ilk okusaydım demişsiniz
o kitabın ismini alabilirmiyim
saygılar​
 
Kitabın adı "The Circle" alıp okuyacak arkadaşlar özellikle "iç yol engelleri" ve "dış yol engelleri" bölümlerini dikkatli okusunlar. Bence yapabilen ve yapamayan arasındaki fark bu 2 bölümde gizli. (Bana bu kitabı tavsiye eden sevgili arkadaşım da aynı 2 bölüme dikkatimi çekmişti.)

esen27 arkadaşımızın kendi başına gelenleri tesadüf olarak adlandırmasına gelince; Bu "tesadüf" kandırmacası bizim en az 6 ayımıza maloldu. :) Bizim diyorum çünkü bu denemeleri biz 3-4 arkadaş beraber yapıyoruz. (Hatta birisi bu foruma üye :) )

2 ayrı olay, bırakın düşünmeyi sadece bahseder bahsetmez gerçekleşince arkadaşlarımla bu kadar tesadüf olmaz diye düşündük. Gerçekleşince tesadüf olmaması için zor bir deneme yapalım dedik. Arkadaşlarıma ikisinin ortak tanıdıkları ama çok uzun zamandır görüşmedikleri birisini seçmelerini söyledim. Benim de tanıdığım bir isim verdiler, ne kadar zamandır görüşmediklerini sordum 4 aydır ses seda yok dediler. Birkaç dakika isme yoğunlaştıktan sonra unutup sohbete daldık. 15 dakika sonra "kurbanımız" aradı. :) İşin komik yanı bizi neden aradın sorusuna "bilmiyorum" diye cevap verdi.

Biraz şaşırıp biraz gülerek aynı üçlü başka bir mekana geldik, içimizden biri son bir delil daha istedi :) bu örnek de olursa artık şüphe kalmayacaktı. Araması için uzun süredir haber alınmayan başka bir isim seçtik. Birimiz masayı geçici bir süreliğine terkettiğinde ben diğerine dönerek "dalga geçme, yoğunlaş da telefon gelsin" dedim. Arkadaşım "Yok yok telefon gelmesin bence yolda karşılaşsınlar istiyorum dedi". O gün beceremedik ama ertesi akşam ben ve masadan kalkan arkadaşım ikinci kurbanımızla yolda karşılaştık. :)

Tesadüf deyip yasayı küstürmeyin bence, siz güvendikçe ve örnekleri farkettikçe yetenekleriniz de gelişiyor. Gitgide kolay olmaya başlıyor.
 
deneyimlerini ilgiyle okudum hyperviper.oldukça iyi bir yöntem gibi görünüyor paylaştığın için teşekkürler.
önerdiğin kitabı en kısa zamanda edinmeye çalışacağım.
 
Teşekkürler hyperviper pratik, basit ama akla gelmeyen bir noktaya değinmişsin.
Ben kitap isminden acaba ingilizce mi diye şüpheye düştüm.
Sitemizde kitaplar bölümünde ve de paylaşılan konuyla ilgili, içerikle ilgili herhangi diğer bölümlerde kitap ismini paylaşmanın bir sakıncası yok..hatta kitaptan önemli bulduğunuz alıntıları bile satır satır paylaşabilirsiniz.
sevgiler
 
Paylaşım için teşekkürler.

Yazar ve diğer detaylarıda paylaşırsanız kitaba ulaşmamız daha kolay olur.

Sevgıler. sapkal89
 
Paylaşım için teşekkürler.

Yazar ve diğer detaylarıda paylaşırsanız kitaba ulaşmamız daha kolay olur.

Sevgıler. sapkal89
Belki tuhaf ama, kitap ben bu mesajı yazarken baş ucumda duruyormuş.

Okunacak kitaplar arasında.

Demek ki zamanı gelmiş. dusun2
 
paylaşımın için teşekkürler güzel bir kitaba benziyor. hyperviper deneyimlerini bizimle paylaşman çok güzel. birazda kitaptan ufak tefek alıntılar yapıp burada paylaşsan olmazmı. ön bilgi olsun bizim için. hoşcakal
 
:) Konu sapmaya başladı arkadaşlar. BU KONUDA KİTAP TAVSİYESİ İSTEYENLERE LAURA DAY'DEN "THE CIRCLE"I ÖNERİRİM. Diyerek kitap konusuna ara vermek istiyorum. Zira benim ilk mesajımda yazdığım yöntem herhangi bir kitaptan değil, benim kendi handikaplarımı yenmek için keşfettiğim bir hile.

Kitap dışında tavsiye isteyen olursa eğer; Topic'te verilen cevapların bazılarını gülerek okudum (yazan arkadaşlarda "eski ben"i gördüğüm için).

Kitap bölümüne bir topic açtım kitabın adı "THE CIRCLE" diyorum, gelen ilk soru "Kitabın adı ne?" oldu. Kitabın adını tekrar ediyorum, ikinci soru kitabın yazarı kim oldu.

Oysa merak eden arkadaşlar, kitap bölümünde açtım dediğim topic'e girselerdi ya da google'a "the circle+kitap" yazsalardı kitabın yazarına da, kitap hakkında kısa bilgilere de ulaşacaklardı.

Benim için bir sorun yok 100 kere sorun 100 kere bıkmadan usanmadan yazarım. Ama bu düşünce yapısı size kaybettirir, eminim çünkü geçmişte bana kaybettirdi.

Çabasız birşeylere ulaşamazsınız (en azından en başlarda ulaşamazsınız), çabadan kastım taş taşımak değil basit şeyler. Sadece hayal etmek yetmiyor, hayallerin gerçekleşmesi için siz de platform yaratmalısınız.

Çinli bir sevgiliniz olmasını istiyorsanız, evinizde buna istediğiniz kadar konsantre olun, kapıyı bir çinlinin çalması zordur (ama imkansız değil;) ). Hayallerinizle aynı çizgiye geçin, kalkıp Çine gidin demiyorum ama en azından bir çin lokantasına takılmanız bu şansınızı katlar.

Bence bu çalışmalar, anahatlarından ilerleyip, detaylara inilince, "kişiye özel"leşiyor. O yüzden bu yolcuğun en azından bir kısmında yalnız olmak gerekiyor.

Hiçbirimizin yaşadığı hayat diğerinin kopyası olmadığı için, birimizin elde ettiği formül diğerine (belki fikir verir ama) tam çözüm olmaz.

Birinizin bilinçaltında güzel bir haberi bir başkaları duyduğunda işlerin ters gideceği "yanlış kanısı" kodludur. Bir diğerinizin evlenmemesindeki neden annesine duyduğu aşırı sevgi ve onu yalnız bırakmak korkusudur.

Engeller kişinin içinde olduğuna ve kişiden kişiye göre farklılık gösterdiğine göre, herkese uyan bir formülü de kimse veremez. Bence ana hatlarıyla konuya hakim olunduktan sonra kişi bu yola yalnız çıkmalıdır.

Lütfen bu konuyu gözünüzde çok büyütmeyin, zor birşey olduğunu zannetmeyin. Yineliyorum istemek konusunda bir sorununuz yok, becerebilenler sizden daha iyi istiyor değiller. Sadece engelleri yok, ya da kaldırmışlar.

Bahçe sulamak için ellerinde hortum, musluklarını açmış bekleyen iki kişi düşünün, birisi hortumdan akan suyla bahçeyi suluyor, diğeri de kan ter içinde, zaten açık olan musluğu açma yönüne doğru zorlayıp duruyor. Oysa musluğu daha iyi açmak diye birşey yok, sadece hortuma bastığını farkedip ayağını kaldırması yetecek.

Bilinçaltınızdaki engelleri bulduğunuzda, ortadan kaldırmak için çok çaba sarfetmeyeceksiniz inanın, bazılarını farketmek bile yok olmalarına yetiyor.
 
çok güzel yazı.uygulabailsem süper olacak
 
harika bir uslupla harika seylerden bahsetmissin Hyperviper.
itiraf etmeliyim bu cekim yasasi konusunu uzun zamandir okuyorum ama ilk kez simdiki kadar sicak baktim olaya.
ve bende yapabilirim, yapabilecegim dedim :)
tarzin, ifade edisin cok samimiydi.
kitap tavsiyesi ve tecrube paylasimlarin icin tesekkurler...
simdi gidip biraz hayal kurayim . tipki senin kurdugun gibi ;)
 
ben sosyal fobi yüzünden yaşamdan bıkmış bir insanım (gerçi çok az da olsa biraz geçti,hiç yeterli değil) ne yapmam gerekiyo,nasıl bi hayal kurayım lütfen ya beni kurtarın artık bu rahatsızlıktan.çabalıyorum olumlama filan yapmaya çalışıyorum bi an geliyo yine aynı,artık yaşımda küçük değil kendimi kötü hissediyorum.şimdiden teşekkür ederim.
 
:) Konu sapmaya başladı arkadaşlar. BU KONUDA KİTAP TAVSİYESİ İSTEYENLERE LAURA DAY'DEN "THE CIRCLE"I ÖNERİRİM. Diyerek kitap konusuna ara vermek istiyorum. Zira benim ilk mesajımda yazdığım yöntem herhangi bir kitaptan değil, benim kendi handikaplarımı yenmek için keşfettiğim bir hile.

Kitap dışında tavsiye isteyen olursa eğer; Topic'te verilen cevapların bazılarını gülerek okudum (yazan arkadaşlarda "eski ben"i gördüğüm için).

Kitap bölümüne bir topic açtım kitabın adı "THE CIRCLE" diyorum, gelen ilk soru "Kitabın adı ne?" oldu. Kitabın adını tekrar ediyorum, ikinci soru kitabın yazarı kim oldu.

Oysa merak eden arkadaşlar, kitap bölümünde açtım dediğim topic'e girselerdi ya da google'a "the circle+kitap" yazsalardı kitabın yazarına da, kitap hakkında kısa bilgilere de ulaşacaklardı.

Benim için bir sorun yok 100 kere sorun 100 kere bıkmadan usanmadan yazarım. Ama bu düşünce yapısı size kaybettirir, eminim çünkü geçmişte bana kaybettirdi.

Çabasız birşeylere ulaşamazsınız (en azından en başlarda ulaşamazsınız), çabadan kastım taş taşımak değil basit şeyler. Sadece hayal etmek yetmiyor, hayallerin gerçekleşmesi için siz de platform yaratmalısınız.

Çinli bir sevgiliniz olmasını istiyorsanız, evinizde buna istediğiniz kadar konsantre olun, kapıyı bir çinlinin çalması zordur (ama imkansız değil;) ). Hayallerinizle aynı çizgiye geçin, kalkıp Çine gidin demiyorum ama en azından bir çin lokantasına takılmanız bu şansınızı katlar.

Bence bu çalışmalar, anahatlarından ilerleyip, detaylara inilince, "kişiye özel"leşiyor. O yüzden bu yolcuğun en azından bir kısmında yalnız olmak gerekiyor.

Hiçbirimizin yaşadığı hayat diğerinin kopyası olmadığı için, birimizin elde ettiği formül diğerine (belki fikir verir ama) tam çözüm olmaz.

Birinizin bilinçaltında güzel bir haberi bir başkaları duyduğunda işlerin ters gideceği "yanlış kanısı" kodludur. Bir diğerinizin evlenmemesindeki neden annesine duyduğu aşırı sevgi ve onu yalnız bırakmak korkusudur.

Engeller kişinin içinde olduğuna ve kişiden kişiye göre farklılık gösterdiğine göre, herkese uyan bir formülü de kimse veremez. Bence ana hatlarıyla konuya hakim olunduktan sonra kişi bu yola yalnız çıkmalıdır.

Lütfen bu konuyu gözünüzde çok büyütmeyin, zor birşey olduğunu zannetmeyin. Yineliyorum istemek konusunda bir sorununuz yok, becerebilenler sizden daha iyi istiyor değiller. Sadece engelleri yok, ya da kaldırmışlar.

Bahçe sulamak için ellerinde hortum, musluklarını açmış bekleyen iki kişi düşünün, birisi hortumdan akan suyla bahçeyi suluyor, diğeri de kan ter içinde, zaten açık olan musluğu açma yönüne doğru zorlayıp duruyor. Oysa musluğu daha iyi açmak diye birşey yok, sadece hortuma bastığını farkedip ayağını kaldırması yetecek.

Bilinçaltınızdaki engelleri bulduğunuzda, ortadan kaldırmak için çok çaba sarfetmeyeceksiniz inanın, bazılarını farketmek bile yok olmalarına yetiyor.
verdiğiniz bilgiler için tekrar teşekkür ederim.
yarım saat önce yaşadığım bir olayı anlatayım.
2yıl yanımda kalan ve kızım olmadığı için benim evlendirdiğim kaynımı kızımı
aklımdan geçirerek onun ne yaptığını düşündüm ve hayal gücümü genişlettim.
10 dakika sonra arayarak halimi sordu ve bana geleceğini söyledi
eskiden olsa bunu bir tesadüf olarak yorumlardım ama yakın zaman an beri bunu benim çekim gücümün ve düşüncelerimin oluşturduğunu düşünüyor ve düşün
mekle kalmıyorum kesin eminim diyorum
pozitif düşünmek hayatıma çok şeyler kazandırdı
yapım gerği olumlu davranışlariçindeyim fakat içime atmak gibi dert etmek gibi gereksiz bir huyum vardı
bunu kuantum düşünce ile aştım
şimdi sıçrama bölümünü yapıyorum
bendeki bu değişikliği sende bir şey var herşey aynı fakat daha canlısın
diyerek farklılığımı bana bildiriyorlar
ama nedenini bilmiyorlar çünki kendi düşüncelerimi ve kişiliğimi farettim48 sene sonra yrinde hayır demesini öğrendim insanları değiştirmek gibi bir lüksümün olmadığını ama benim onları dairem içine alp almama konusunda
irademi kullanma hakkımın bulunduğunu geçte olsa öğrendim
bu sitede cdlerle dahada güçlendim kendimi mutlu ve güçlü hissediyorum şu anda sorunlarıma göğüs geredim ve onlardan galip çıktım diyorum
son olarak hayatımızın bize ALLAHın bir hediyesi olarak verdiğini
ve bunu bu günden sonra güzel kullanacagım.buna eminim
biraz zamanınızı aldım .sizlerle yaşadığımı baylaşmak istedim
herkesin kendini güçlü ve huzulu hissetmesi diliyorum
saygılar​
 
ben sosyal fobi yüzünden yaşamdan bıkmış bir insanım (gerçi çok az da olsa biraz geçti,hiç yeterli değil) ne yapmam gerekiyo,nasıl bi hayal kurayım lütfen ya beni kurtarın artık bu rahatsızlıktan.çabalıyorum olumlama filan yapmaya çalışıyorum bi an geliyo yine aynı,artık yaşımda küçük değil kendimi kötü hissediyorum.şimdiden teşekkür ederim.

Sana bir özel mesaj yolladım.
 
Merhaba;

Evet bildiğimiz ama uygulayamadığımız şeyler. Gerçekten güzel bir dinamik yaratmışsınız arkadaşlarınızla. Bende derhal kitabı okumak ve harekete geçmek istiyorumpartysmiley Teşekkürler....
 
tekrar örnekler için teşekkürler
size katılıyorum herkesin gideceği izleyeceği yol değişiktir
benim yaşadığım ortam neyi gerektiriyorsa o iz de çözüme ulaşmam gerektir.ip uçlarınız bize önemli bilgiler verdi.hayattazor diye bir şey yoktur.bunu bizim yapmakta ne kadar istekli olduğumuza bağlı olduğudur
biz kişiler herşeyin biraz hazır gelsin diye beklediklerini düşünüyorüm.okumaya başladığımızda harflerin
çarpılarak okunmasını nasıl gözümüzde büyütüğümüzü hatırlayalım.şimdi bilgisayarla uğraşıyoruz.
örnek çoğaltılabilir.allah bize akıl ve mantık vermiş.bunu çok iyi kulanmaya çalışmalıyız
 
hyperviper gerçekten yazını büyük bir keyifle ve heyecanla okudum. Ben ne zaman istemeden bir isme bir eşyaya odaklansam mutlaka ertesi gün başka bir yerde karşılaşıyorum veya adı geçiyor her zaman bunun çekim yasasıyla olduğunu biliyordum fakat istediğim şeyleri bir türlü uygulayamıyordum çünkü endişe ve güvensizlik var bende ne kadar yok eminim güveniyorum desemde birden umutsuzluğa düştüğümü hissediyoum ama pes etmek yok önerdiğin bu kitabıda mutlaka okuyacağım teşekkürler :)
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst