- Katılım
- 5 Mart 2009
- Mesajlar
- 463
- Reaksiyon puanı
- 9
- Puanları
- 0
Sevginin gücü,güce olan sevgiyi yendiğinde dünya barışı tanıyacak.
Günün birinde yolu bir dergaha dusen kendi halinde bir adam,
dergahta, bir Mevlevi ile bir Bektasi''nin sohbet ettiklerini
gorunce yanlarina yaklasir. Kendini tanitir ve dergahi merak
ettigini, nasil zikir edildigini izlemek icin geldigini soyler.
Erenler baslar adama cesitli nasihatlerde bulunmaya, herbiri kendi
yolunu mumkun olan en tatli dille anlatmaya calisir.
Adam bir yandan onlari dinlerken, bir yandan da gozleri onlarin
giysilerine takilir.
Mevlevi'nin giydigi kiyafette kollar o kadar genis ve uzundur ki
hem icine uc kisinin birden kolu sigabilir,
hem de uzun oldugu icin yalnizca kollari degil, elleri de
kapatmaktadir.
Bektasi'nin kiyafetinde ise tam tersi bir durum vardir. Elbisenin
kolu daraciktir, neredeyse tene yapismistir;
ustelik kisa oldugu icin, eller ta bileklere kadar aciktir.
Bu duruma hayret eden adam, sebebini ogrenmek ister. Buyuk
merakla, once Mevlevi'ye sorar:
"Pirim, kiyafetinizin kollari neden o kadar genis ve uzun? Bunun
ozel bir sebebi var mi?"
Mevlevi hic beklemedigi bu soru karsisinda oldukca sasirir. Iki
kolunu da biraz yukariya kaldirir, sonra ellerini birlestirerek
kollarini daire sekline getirir ve soyle der:
"Evet, ozel bir sebebi vardir. Cunku biz insanlarin gunahlarini,
ayiplarini, kusurlarini orteriz.
Baskalari gormesin diye uzerini kapatiriz."
Yanittan oldukca hosnut olan adam ayni merakla bu kez Bektasi''ye
doner: "Peki ya siz, pirim? Sizin kiyafetinizin kollari neden bu
kadar dar ve kisa? Siz insanlarin gunahlari ve ayiplarini ortmez
misiniz?"
Bektasi kendi kollarina bakar, birkac saniyelik bir dalginliktan
sonra gulumser ve adama bakarak soyle der:
"Biz mi? Bizim genis kiyafetlere ihtiyacimiz yoktur. Cunku biz
insanlarin gunahlarini ve kusurlarini gormeyiz."
OZETLE..;
Seveceksen oylece sev. Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur.
Birincisini zaten bulamazsin, ikincisinde ise, buldugun her kusur,
ogrendigin her ayip sahibini degil, seni cirkinlestirir.
Her ikisi de seni mutsuz eder.
Birincisini bulamadigin icin, ikincisini ise buldugun icin mutsuz
olursun.
alıntı...
Günün birinde yolu bir dergaha dusen kendi halinde bir adam,
dergahta, bir Mevlevi ile bir Bektasi''nin sohbet ettiklerini
gorunce yanlarina yaklasir. Kendini tanitir ve dergahi merak
ettigini, nasil zikir edildigini izlemek icin geldigini soyler.
Erenler baslar adama cesitli nasihatlerde bulunmaya, herbiri kendi
yolunu mumkun olan en tatli dille anlatmaya calisir.
Adam bir yandan onlari dinlerken, bir yandan da gozleri onlarin
giysilerine takilir.
Mevlevi'nin giydigi kiyafette kollar o kadar genis ve uzundur ki
hem icine uc kisinin birden kolu sigabilir,
hem de uzun oldugu icin yalnizca kollari degil, elleri de
kapatmaktadir.
Bektasi'nin kiyafetinde ise tam tersi bir durum vardir. Elbisenin
kolu daraciktir, neredeyse tene yapismistir;
ustelik kisa oldugu icin, eller ta bileklere kadar aciktir.
Bu duruma hayret eden adam, sebebini ogrenmek ister. Buyuk
merakla, once Mevlevi'ye sorar:
"Pirim, kiyafetinizin kollari neden o kadar genis ve uzun? Bunun
ozel bir sebebi var mi?"
Mevlevi hic beklemedigi bu soru karsisinda oldukca sasirir. Iki
kolunu da biraz yukariya kaldirir, sonra ellerini birlestirerek
kollarini daire sekline getirir ve soyle der:
"Evet, ozel bir sebebi vardir. Cunku biz insanlarin gunahlarini,
ayiplarini, kusurlarini orteriz.
Baskalari gormesin diye uzerini kapatiriz."
Yanittan oldukca hosnut olan adam ayni merakla bu kez Bektasi''ye
doner: "Peki ya siz, pirim? Sizin kiyafetinizin kollari neden bu
kadar dar ve kisa? Siz insanlarin gunahlari ve ayiplarini ortmez
misiniz?"
Bektasi kendi kollarina bakar, birkac saniyelik bir dalginliktan
sonra gulumser ve adama bakarak soyle der:
"Biz mi? Bizim genis kiyafetlere ihtiyacimiz yoktur. Cunku biz
insanlarin gunahlarini ve kusurlarini gormeyiz."
OZETLE..;
Seveceksen oylece sev. Ne kusursuz insan ara, ne de insanda kusur.
Birincisini zaten bulamazsin, ikincisinde ise, buldugun her kusur,
ogrendigin her ayip sahibini degil, seni cirkinlestirir.
Her ikisi de seni mutsuz eder.
Birincisini bulamadigin icin, ikincisini ise buldugun icin mutsuz
olursun.
alıntı...
