BEN VE BAŞKASI

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

tolgaasya

New member
7
HD RANK
Katılım
27 Temmuz 2010
Mesajlar
736
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
Web sitesi
www.tolgacelebi.com
ToLgA

“Başkası” kavramı nedir diye düşünüyorum bu gün. Bir ben var, bir de başkaları. Geçenlerde “kuantum” ile ilgili okuduğum bir yazı beni çok etkiledi. Özetle; atom altı parçacıklar incelendiğinde, çekirdeğe, oradan nötron ve protonlara ve onların da altında enerjiye ulaşılıyor. Yani tüm evren aslında enerjiden oluşmuş. Gördüğümüz, hissettiğimiz, algıladığımız her şeyin temelinde özünde ve içinde enerji var. Gelelim ben ve başkası konusuna. Her şeyin temeli enerji ise ve bilim bunu kanıtladıysa, her şey birbiri ile ilişkilidir. Yaratılan ve yaratılmış her şey birbirine bağlı. Her etki bir tepkiye yol açıyor. Evren ile bizim aramızda böyle sağlam ve sıkı bir bağ varken, “başkası” kavramı nereden çıkıyor peki???

Şikayet etmek, mızmızlanmak her insanın doğasında var. Başkası diye adlandırdığımız insanlar hakkında sürekli şikayet ediyoruz. Aslında bunu çoğu zaman fark etmeden yapıyoruz. Çünkü zihinsel faaliyetlerimizin çoğu, sürekli tekrarlanan düşünce ve kalıplardan oluşur. Duygular, tepkilerimiz, hislerimiz çoğunlukla birbirine benzer bir hal alır. Bu yüzden bilerek veya bilmeyerek, başkası dediğimiz insanlara kötü etiketler yapıştırarak yüzlerine veya arkalarından konuşuyoruz. Şikayet etmenin bir adım ötesi öfke, bağırmaya, daha sonra da şiddet ya da kavgaya varıyor. Bunun temelinde ne var dersiniz. Ben EGO olduğunu düşünüyorum...

EGO, başka insanlara bağırmanıza, kırılmanız çok sevinir. Bazen bir yanlış anlaşılma, başka bir insanı düşman ilan etmemiz sebep olur. EGO başkalarını düşman, kendini ise haklı görmeye bayılır. O üstündür, haklıdır, güçlüdür ve yanılmaz. Hoşlanmadığınız ve öfkelendiğiniz bir insan, size bir hediye bile verse, yemeğe bile götürse, bu davranışı içinizde inanılmaz bir iticilik ve öfke doğrur.

Peki öfkenin karşısında ne var, sakinlik, dinginlik ve affetmek. Ama bunlar EGO’nun sevmediği şeylerdir. Çünkü böyle aklı başında davranışlardan hoşlanmaz.

Örneğin, alış veriş yaptığınız bir mağazada reyon görevlisi size istemediğiniz bir ürünü getirdi. Siz; “bunu nasıl yaparsın, ne istediğimi açık açık söyledim” diye çıkışmaya başladığınız anda EGO devreye girer. EGO başkalarını suçlamaya ve kendini hatalı çıkarmaya bayılır. Bu anın zevkini doya doya yaşar ve sömürür. Hatta çoğu zaman durumun düzelmesini bile istemez. Bazı insanlar öfke bağımlısıdır. Ufak bir hatayı görmezden gelmek yerine “çok kızdım” derler. Kzıdıkça bundan haz alırlar. Çünkü haklıdırlar. Bu haklı olma durumu, onlara istediğini yapma hazzını yaşatır.

Öfke bağımlıları aynı zamanda kindar olur. Öfkelerini o kadar canlı ve taze tutalar ki, bu “kin” halini alır. Altında ne var? EGO tabiki. Kin, öfke ve nefret insanın hayatını kirletir. Kökleri geçmişe dayalı bir kin, olumsuz duygulardan oluşan bir yüktür. Geçmişten bu güne kadar bu lanet duyguyu göğsümüzde taşırız. Yüreğimizi kirletiriz. Tasavvufla uğraşan insanlar kalbi bir aynaya benzetir. Yapılan her yanlış, pişman olupda af dilenmezse kalpte siyah bir nokta bırakır. Bazen bu ayna öyle bir hal alır ki, artık simsiyah olur. İşte “kalbi kara” denen insanların hikayesi budur...

Siz haklıysanız ve sadece bunu vurgulamak adına bir konuşma yapıyorsanız, EGO karışmadığı sürece yaptığınız doğal bir şeydir. İşin içine EGO’nun girip girmediğini de Farkındalık ile anlayabilir ve algılayabiliriz. “Ben haklıyım, sen haksızsın. O halde canın cehenneme” demek, başkalarını haksız çıkarmaya yemin etmek bir gaflettir. Bunu diyen biz değil, EGO’nun etkisinde kalan bizdir..

Selamlar, iyi bakın kendinize.
 
Ben ve Başkası... Hımm... ben kümesine ben ve kendime çektiğim insanlar giriyorsa, başkaları da çekmediklerim, anlaşmadıklarım, görüşmediklerim, tanışmadıklarım kümesi olabilir mi acaba? Bilemedim bak şimdi :)))
 
Ben ve Başkası... Hımm... ben kümesine ben ve kendime çektiğim insanlar giriyorsa, başkaları da çekmediklerim, anlaşmadıklarım, görüşmediklerim, tanışmadıklarım kümesi olabilir mi acaba? Bilemedim bak şimdi :)))

Başkası yok aslında çakılım , ben ve içimde hissettiğim kendim gibiler ve sevdiğim yönlerim , başkası gördüklerim ve dışta bulunmasını istediklerim yine ben ve sevmediğim yönlerim diye düşünüyorum ben de ...

Bu arada sevgili Tolga çok güzel bir yazı olmuş , teşekkürler paylaşımın için...
 
Okduğum bir kitapta şöyle diyordu.

Biz; bizimle bizdeydik
Biz; bizimle bize geldik
Biz; bizimle bizdeyken
Bizi, bizden mi sorarlar ???

Tekerleme gibi bir şey. Benden bize, bizden bana gelmeyi anlatıyor.
İnsanlık ailesinde; ben yerine bizin var olduğunu anlatmaya çalışıyor.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst