minesota was here..

minesota

New member
1
HD RANK
Katılım
23 Haziran 2013
Mesajlar
135
Reaksiyon puanı
1
Puanları
0
uzun okuyuşlardan sonra buradayım..herkese selam olsun..
hayatımda her şey üstüme üstüme geliyor gibiyken aramaya başladım..hep öyle olmaz mı zaten? arayan mevlasını da bulurmuş, belasını da. ben mevlamı bulmayı seçiyorum :)

bugün burada bir kaç karar veriyorum:

1) o iş değişecek minosata hanım.
2)tüm hücrelerini etkileyecek kadar eski işini düşünmek de yok..ömür geçiyor çünkü..
3)haftada 3 gün spor-ki pilatestir hayatımın sporu-, her gün öz saygı cdim eşliğinde ders çalışmak..
4) ve kendimi çok çok çok sevmek..

sevgili minesota seni çok seviyorum, iyi ki varsın :)k8908
 
güzel bir başlangıç herşey hayrına olsun :-)
 
sıkıntı olarak adlandırdığım her şey tek tek yok oluyor. hayata şükran duydukça şükran duyduğum şeyler çoğalıyor. duygularıma, düşüncelerime sahip çıkıyorum.ben olarak dünyaya geldiğim için çok mutluyum. kendim, seni çok seviyorum. iyi ki varsın...
 
sad456içimde kötülük barındırmamaya, her insanın içindeki iyiye odaklanmaya karar vermiştim, olumlu ve ılımlı yaklaştım hayatımda olmaması gerektiğini düşündüğüm kişiye. o ne yaptı, yine daha fazlasını istedi. benim sınırlarımı çiğneyip, adaletsiz davranarak. terslemem mi gerek illaki? sonra içim çok kanadı, kendime bunun yapılmasına izin verdiğim için. önce kendi içimden, sorumluyum . allahım lütfen kendi sınırlarımı çizmeme ve korumama yardım et. bunun için kimseyi kırmak istemiyorum ama olmuyor ya.. sad456

nil gün'ün dediği gibi:

"iş ya da özel yaşamımda beni istismar eden ilişkilere dur diyebiliyorum"

"yardımıma ihtiyaç duyan insanlara bazen az bazen çok yardım elini uzatıyorum. bunu kimseyi sömürmeden ve sömürülmeden yapıyorum"

açık iletişim kurmaktan korkmamalıyım, net olmaktan korkmamalıyım. bunu öğrenmem şart !dusun2
 
sad456içimde kötülük barındırmamaya, her insanın içindeki iyiye odaklanmaya karar vermiştim, olumlu ve ılımlı yaklaştım hayatımda olmaması gerektiğini düşündüğüm kişiye. o ne yaptı, yine daha fazlasını istedi. benim sınırlarımı çiğneyip, adaletsiz davranarak. terslemem mi gerek illaki? sonra içim çok kanadı, kendime bunun yapılmasına izin verdiğim için. önce kendi içimden, sorumluyum . allahım lütfen kendi sınırlarımı çizmeme ve korumama yardım et. bunun için kimseyi kırmak istemiyorum ama olmuyor ya.. sad456

nil gün'ün dediği gibi:

"iş ya da özel yaşamımda beni istismar eden ilişkilere dur diyebiliyorum"

"yardımıma ihtiyaç duyan insanlara bazen az bazen çok yardım elini uzatıyorum. bunu kimseyi sömürmeden ve sömürülmeden yapıyorum"

açık iletişim kurmaktan korkmamalıyım, net olmaktan korkmamalıyım. bunu öğrenmem şart !dusun2

dur! yapma! y789y789

-meliyim, -melıyım sözcükleri seni strese sıkıntıya sokar ve artık yapabileceğin şeyi bile yapamaz olursun ooo67

neden ona "senin özel alanına müdahale ettiğini ve bundan hoşlanmadığını, eğer bunu devam ettirirse rahatsızlığının artacağını" söylemiyorsun? ben bir site biliyorum, yazmak farklı kabul ediyorum ama psikolojik tahlil açısından faydalı olacaktır:

Bir çocuk vardı, rap yapıyormuş. yayınlıyor o sitede ama insanlar sürekli alay ediyorlar. ben de yeni konu açtım onun şarkısıyla ilgili ve onlara "sizden alay etmenizi değil, konu hakkında yapıcı eleştiri ve yorumlarınızı bekliyoruz çünkü bu yaptığınız karşınızdaki insanı rencide ediyor", yazdım. o konu altında alay etmediler çünkü neden alay etmemeleri gerektiğini ve alay etmenin nasıl bir netice oluşturduğunu onlara söylemiştim. kanunlar da bu yüzden var, kanun olduğu için ona bakıyoruz ve ne yapmamamız gerektiğini öğreniyoruz, bize nelerin rahatsız edici olduğu söyleniyor.. ama yazılı kanunlar olmasa, düşünsene sen birşey yaptığında kimse seni suçlayamaz çünkü onu yapmaman gerektiğini bilmiyorsun.. kimse seni uyarmamış... bu yüzden söylediğin dili de kontrol ederek; "rica edici" dil çok hoştur mesela, rica ediyorum böyle davranma çünkü rahatsız oluyorum dersen, açık açık söylersen bir dahaki sefere onun bu davranışı tekrarlaması karşısında ortaya koyacağın tepkinin daha net olması onu şaşırtmaz, sen de kendi içinde tutarlı olur ve suçluluk duygusunun önüne geçmiş olursun :)
 
dur! yapma! y789y789

-meliyim, -melıyım sözcükleri seni strese sıkıntıya sokar ve artık yapabileceğin şeyi bile yapamaz olursun ooo67

neden ona "senin özel alanına müdahale ettiğini ve bundan hoşlanmadığını, eğer bunu devam ettirirse rahatsızlığının artacağını" söylemiyorsun? ben bir site biliyorum, yazmak farklı kabul ediyorum ama psikolojik tahlil açısından faydalı olacaktır:

Bir çocuk vardı, rap yapıyormuş. yayınlıyor o sitede ama insanlar sürekli alay ediyorlar. ben de yeni konu açtım onun şarkısıyla ilgili ve onlara "sizden alay etmenizi değil, konu hakkında yapıcı eleştiri ve yorumlarınızı bekliyoruz çünkü bu yaptığınız karşınızdaki insanı rencide ediyor", yazdım. o konu altında alay etmediler çünkü neden alay etmemeleri gerektiğini ve alay etmenin nasıl bir netice oluşturduğunu onlara söylemiştim. kanunlar da bu yüzden var, kanun olduğu için ona bakıyoruz ve ne yapmamamız gerektiğini öğreniyoruz, bize nelerin rahatsız edici olduğu söyleniyor.. ama yazılı kanunlar olmasa, düşünsene sen birşey yaptığında kimse seni suçlayamaz çünkü onu yapmaman gerektiğini bilmiyorsun.. kimse seni uyarmamış... bu yüzden söylediğin dili de kontrol ederek; "rica edici" dil çok hoştur mesela, rica ediyorum böyle davranma çünkü rahatsız oluyorum dersen, açık açık söylersen bir dahaki sefere onun bu davranışı tekrarlaması karşısında ortaya koyacağın tepkinin daha net olması onu şaşırtmaz, sen de kendi içinde tutarlı olur ve suçluluk duygusunun önüne geçmiş olursun :)

haklısın maviinci. ama yapamıyorum, annem babam programıma yüklememiş. tüm gün bunu düşünüyor ama bir türlü uygulayamıyorum. insanların negatif tepkilerinden korkuyorum. korkacak bir şey yok oysa..aslında bir kişi var, hayatımda lüzumsuz yere konuşlanmış, ondan kurtulsam gerisi gelecek..
 
haklısın maviinci. ama yapamıyorum, annem babam programıma yüklememiş. tüm gün bunu düşünüyor ama bir türlü uygulayamıyorum. insanların negatif tepkilerinden korkuyorum. korkacak bir şey yok oysa..aslında bir kişi var, hayatımda lüzumsuz yere konuşlanmış, ondan kurtulsam gerisi gelecek..

şey, belki ayrıntı verirsen "birberberberaberbirberbercilik" şeklinde bi operasyon düzenleyebiliriz.. mesela, kim bu kişi? nasıl bir yere sahip? günde kaç kez görüyorsun? görmek zorunda mısın? terslesen ne olur?

sedona yöntemini denedin mi, onu da deneyebilirsin..?

Sedona yöntemi (serbest bırakmanın mucizesi) / Hale Dwoskin / Kitap / Milliyet Blog

bu sorular ve verilecek cevaplar yazılmış ama o kadar mantıklı ki, bazen kendi halime gülüyordum nasıl bunlar dışına hapsolmuşum diye.. kendi kendimize yükleme yapıyoruz, düşünsene y789 sonra da, olan bitenden şikâyet ediyoruz partysmiley her şey bambaşka olabilir.. çizginni bu tarafındasın, iki seçeneğin var. sen çizginin öte yanına adım atabilirsin, ya da çizgiyi yer değiştirebilirsin.. aslında matrix felsefesi de biraz buna benziyor. kaşık bükülmüyordu, hatırlıyor musun? aslında kaşık eğilmiyor, eğilen sensin, diyordu.. düşünceler madem bu kadar çapraşık, onların yoğun akımı karşısında insan da zihinsel olarak ne kadar kıvrak, ne kadar esnek olursa hayat birçok noktada o kadar kolaylaşır...
 
şey, belki ayrıntı verirsen "birberberberaberbirberbercilik" şeklinde bi operasyon düzenleyebiliriz.. mesela, kim bu kişi? nasıl bir yere sahip? günde kaç kez görüyorsun? görmek zorunda mısın? terslesen ne olur?

sedona yöntemini denedin mi, onu da deneyebilirsin..?

Sedona yöntemi (serbest bırakmanın mucizesi) / Hale Dwoskin / Kitap / Milliyet Blog

bu sorular ve verilecek cevaplar yazılmış ama o kadar mantıklı ki, bazen kendi halime gülüyordum nasıl bunlar dışına hapsolmuşum diye.. kendi kendimize yükleme yapıyoruz, düşünsene y789 sonra da, olan bitenden şikâyet ediyoruz partysmiley her şey bambaşka olabilir.. çizginni bu tarafındasın, iki seçeneğin var. sen çizginin öte yanına adım atabilirsin, ya da çizgiyi yer değiştirebilirsin.. aslında matrix felsefesi de biraz buna benziyor. kaşık bükülmüyordu, hatırlıyor musun? aslında kaşık eğilmiyor, eğilen sensin, diyordu.. düşünceler madem bu kadar çapraşık, onların yoğun akımı karşısında insan da zihinsel olarak ne kadar kıvrak, ne kadar esnek olursa hayat birçok noktada o kadar kolaylaşır...

verdiğin linkten sedona yöntemini okudum, anlatıldığı kadar yapmaya çalıştım,yalnız çok ilginç hayal bile kuramadım öyle donmuş duygularım. nasıl sabote etmişim kendimi. ah dediğin gibi bir geçsem şu çizgiyi..
bu arada iyi ki varsın teşekkür ederim..
 
beni en çok zorlayan suçluluk duygum. bu duygum yüzünden ne isaya ne musaya yaranabiliyormuşum gibi hissediyorum. kendimi ortaya koymam hata gibi geliyor, ortaya koyduğumda diğerlerine evet demediğimden kötü'ymüş gibi hissediyorum. onlara evet dediğimde özbenliği hesap soruyor. yani sürekli bir huzursuzluk hali. çok zor. bu arada zaman akıp geçiyor.bunu aşmak için pek çok şey denedim. ama diğer insanların tepkilerinden korkuyorum. kızmalarından korkuyorum. ah anne baba bana ne yaptınız böyle?
şu ara nil gün özsaygınızı yükseltini dinliyorum. bakalım nasıl olacak?

bu arada "hayata şükran duydukça şükran duyduğum şeyler çoğalıyor". en sevdiğim olumlama bu.

bir de şunu istiyorum. "hayatıma sadece pozitif insanları çekiyorum"
 
verdiğin linkten sedona yöntemini okudum, anlatıldığı kadar yapmaya çalıştım,yalnız çok ilginç hayal bile kuramadım öyle donmuş duygularım. nasıl sabote etmişim kendimi. ah dediğin gibi bir geçsem şu çizgiyi..
bu arada iyi ki varsın teşekkür ederim..


imgeleme inan çok önemli.. imgelemeyle sende olumsuz etki bırakan olayları hayal dünyanda yeniden inşa ederek ona göre eski duygularının senin üstündeki ağırlığını hafifletebilirsin. olmayacak şey değil guitar duyguların için, betimleme içeren romanlar ya da öyküler okuman faydalı olur, hem duygularına hitab eder, hem de hayal gücünü zinde tutar derty
sen de iyi ki varsın, hep mutlu ol y789 unutma! hepimiz aynı kanepede zıplıyoruz happy6happy6happy6happy6happy6happy6happy6happy6happy6
 
imgeleme inan çok önemli.. imgelemeyle sende olumsuz etki bırakan olayları hayal dünyanda yeniden inşa ederek ona göre eski duygularının senin üstündeki ağırlığını hafifletebilirsin. olmayacak şey değil guitar duyguların için, betimleme içeren romanlar ya da öyküler okuman faydalı olur, hem duygularına hitab eder, hem de hayal gücünü zinde tutar derty
sen de iyi ki varsın, hep mutlu ol y789 unutma! hepimiz aynı kanepede zıplıyoruz happy6happy6happy6happy6happy6happy6happy6happy6happy6
barış muslu nun yıka beynini kitabı vardı elimde. sen sedonadan söz edince okuyayım dedim umarım işe yarar :)happy6
 

çok sinirlendim. biraz adalet duygusu olur yahu! bıraksam, izin versem tepeme çıkacaklar. yani en temel haklarımla ilgili bile mücadele etmek zorunda mıyım ben? hem de en yakınlarımla.. demek ki nasıl çizememişim sınırlarımı.

yetişkin olduğuma göre şikayet etmemem, gücümü değişim yolunda kullanmam gerek. bu arada şu anda bir karar aldım: artık şikayet etmiyorum, dertlerim büyüyor.. buraya yazmak şikayet sayılır mı? ama söz etmezsem var olanı yok saymış, gerçeğe ihanet etmiş olmaz mıyım? of ya of ya..
 
gerçeği kabullen bu iyi bişeydir ama asla şikayet etme bunun yerine şikayet edeceğin şeyleri değiştirmye çalışmalısın
 
ya bak, şikâyet aslında bir şeyler söyleyip ona karşı hiçbir şey yapmayınca zararlı oluyor. yani yuarra kalıyorum ben ve bi arkadaşım var, sürekli çözüm öneriyorum ama o yüzünü ekşitip off,, puff diyip duruyor. bir de bakışı var ki, böyle gözlerine duygu verip bana manalı manalı bakarak acı çektiğini hissettirmeye çalışıyor ama ben yemiyorum sevincli çünkü o yollardan geçtim. neyse, bak;

gerginlik var üstünde, şimdi düşüncelerinden dolayı gergin olduğun zaman bu vücuduna da yansıyor ve kasılıyorsun gerek kan damarların olsun, gerek kasların olsun, gerek hormonal dengeler olsun.. işte bu noktada, bedensel rahatlık için birşeyler yapabilirsin çünkü şunu kendimden çok emin bir şekilde söylüyorum, isnan bedenen rahatladığında; kendini doğrudan ya da dolaylı olarak güvende, rahat hissettiğinde artık düşünceleri de ona göre konum alıyor, değişiyor. mesela o zaman bakıyorsun, daha önce yapamam dediğin bir şeyi rahtça yapabiliyorsun çünkü bu rahatlık sana bir yerde kendine güven de veriyor.. diğer yandan, senin özeline saygı duymayan kişilerin yanına giderken içine girdiğin psikolojik haleti ruhiyeyi düşün, kasılıyorsun; konuşmaların ve jest, mimiklerin dahi değişiyor olsa gerek.. işte, bu fiziki değişimlerle senin içinde yaşadığın duygusal ve düşücnesel hareketlilik bağlantılı.. her şey düşüncede bitiyor, doğru ama düşünceye etki eden birçok fiziki faktör de var ve bunu da değerlendirmek lazım. bir örnek vereyim, ama sen bununla sınırlı düşünme: antidepresan. veya bitki çayları.. ya da, mesela eft de fiziki bir müdahaledir aslında, bir nevi masaj..

ben o yıka beynini adlı kitabı duymamıştım, google'a yazdım ve tanıdığım ve üyesi de olduğum bi forum sitesinde bunun adına konu açıldığını gördüm:

YIKA BEYNINI (OKUYANLAR)

arada farklı yorumlar da va rama hiç olumsuz yorum yok, vasat diyen var onların da teknik bilgileri bildiklerini sanmıyorum. neyse. öyle yani.. buraya yazman bence şikâyet sayılmaz. okuyup değerlendirmek daha farklı birebirden. yani buraya yazarken psikologla konuşuyormuşsun gibi düşün. senin sıkıntılarını yaşayanların sana bunu aşman için yardımcı olması.. bu kadar :)
 
gerçeği kabullen bu iyi bişeydir ama asla şikayet etme bunun yerine şikayet edeceğin şeyleri değiştirmye çalışmalısın

ya bak, şikâyet aslında bir şeyler söyleyip ona karşı hiçbir şey yapmayınca zararlı oluyor. yani yuarra kalıyorum ben ve bi arkadaşım var, sürekli çözüm öneriyorum ama o yüzünü ekşitip off,, puff diyip duruyor. bir de bakışı var ki, böyle gözlerine duygu verip bana manalı manalı bakarak acı çektiğini hissettirmeye çalışıyor ama ben yemiyorum sevincli çünkü o yollardan geçtim. neyse, bak;

gerginlik var üstünde, şimdi düşüncelerinden dolayı gergin olduğun zaman bu vücuduna da yansıyor ve kasılıyorsun gerek kan damarların olsun, gerek kasların olsun, gerek hormonal dengeler olsun.. işte bu noktada, bedensel rahatlık için birşeyler yapabilirsin çünkü şunu kendimden çok emin bir şekilde söylüyorum, isnan bedenen rahatladığında; kendini doğrudan ya da dolaylı olarak güvende, rahat hissettiğinde artık düşünceleri de ona göre konum alıyor, değişiyor. mesela o zaman bakıyorsun, daha önce yapamam dediğin bir şeyi rahtça yapabiliyorsun çünkü bu rahatlık sana bir yerde kendine güven de veriyor.. diğer yandan, senin özeline saygı duymayan kişilerin yanına giderken içine girdiğin psikolojik haleti ruhiyeyi düşün, kasılıyorsun; konuşmaların ve jest, mimiklerin dahi değişiyor olsa gerek.. işte, bu fiziki değişimlerle senin içinde yaşadığın duygusal ve düşücnesel hareketlilik bağlantılı.. her şey düşüncede bitiyor, doğru ama düşünceye etki eden birçok fiziki faktör de var ve bunu da değerlendirmek lazım. bir örnek vereyim, ama sen bununla sınırlı düşünme: antidepresan. veya bitki çayları.. ya da, mesela eft de fiziki bir müdahaledir aslında, bir nevi masaj..

ben o yıka beynini adlı kitabı duymamıştım, google'a yazdım ve tanıdığım ve üyesi de olduğum bi forum sitesinde bunun adına konu açıldığını gördüm:

YIKA BEYNINI (OKUYANLAR)

arada farklı yorumlar da va rama hiç olumsuz yorum yok, vasat diyen var onların da teknik bilgileri bildiklerini sanmıyorum. neyse. öyle yani.. buraya yazman bence şikâyet sayılmaz. okuyup değerlendirmek daha farklı birebirden. yani buraya yazarken psikologla konuşuyormuşsun gibi düşün. senin sıkıntılarını yaşayanların sana bunu aşman için yardımcı olması.. bu kadar :)

arkadaşlar yanımda olduğunuz, ses verdiğiniz için çok mutluyum. iyi ki varsınız..
 

daldan dala konmam mı acaba sonuç alamamama neden? türk gibi başlıyor alman gibi bitiremiyorum. ah şu 21 gün yok mu. 15 oluyor, 19 oluyor ama 21 yapamıyorum. irademi ve özdisiplinimi istiyorum. bir de unutuyorum arkadaşlar, zamanı unutuyorum, iş hayatıdır falan feşmekan derken hop bakıyorum aylar geçmiş benim kararlar gerçekleşmeden uçup gitmiş. konsantre olmayı gerektiren daha çok alan var, birine eğilsem diğeri kalıyor. sanırım hayatımı sadeleştirmem lazım. bir de gözlerimi boş bırakamıyorum, illa uyarıcı olacak, okumadan, tv izlemeden boş boş duramıyorum, içimdeki geveze bir şeyler yap deyip duruyor. kendimde mi kaçıyorum.

bugünün olumlaması, içimden gelen "para bana beklediğim ve beklemediğim yollarla bol bol geliyor"..
hızlı değil ama çabuk çabuk gelior ;)
 
sonunda cuma :) yorucu bir hafta, kafamdaki plana büyük ölçüde uydum iş yerinde, bundan dolayı biraz hafifledim. şimdi evi düzene koyma zamanı. ama bugün değil. bugün dinlenme, yenilenme zamanı. cumayı seviyorum :)
 

bu ara tek yaptığım uyumak :( niye bu kadar uyuyorum ya? haliyle yapmak istediklerime, planlarıma uyamıyorum. hiçbir şeye yetişemiyorum. kendimi ifade edemiyor gibiyim. sanki rüzgarın önünde savruluyor gibiyim.gibiyim gibiyim gibiyim...

hayatıma sorunlu insanları çektiğim için kızgınım. eşimle giderek uzaklaştığımız için üzgünüm. tek istediğim evden işten biraz uzaklaşıp kafamı dinlemek. belki hayatımı sadeleştirsem iyi olacak. endişe bozukluğu yaşıyorum. en ufak bir iş, defalarca yaptığım bir iş bile beni geriyor.

özete bu ara bir garibim. pozitif düşünmeye çalışıyorum içimden bir ses hadi canım diyor. biraz enerjiye ihtiyacım var. keşke kredi kartına taksitle satın alabilseydik :)
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst