Benim hikayem yeni başlıyor :)

Sınavını geçmene sevindim.

Kısmen alıntılamayı bilmiyorum en azından bu forumda.Bu nedenle parça parça cevap vereyim.Maden mühendisiyim.Hikayemi anlattığım kısımda (bitmedi ama) bahsetmiştim.Orada okuldan ayrılır ayrılmaz Soma'da işe başladığımı bahsetmiştim.Eski şirketimin sonradan meşhur olduğundan bahsetmiştim.Evet Soma kömürleri işl çalıştım.Kaza olmadan önce neredeyse 1.5 yıl önce işten ayrılmıştım ama arkadaşlarımı kaybettim.Tanıdığımı bilmediğim (sonradan öğrendiğim) bizim ocaktan transfer olan işçilerlerle beraber.Mesleki olarak hep her şeyin neden niçinini sorarım.Hayatta merak etmediğim tek olay ama telkinleri dinlemeye başladıktan sonra Somaya gittim.Kilo verme telkini işe yaramıyor.Benim gibi stresten yiyen birisi ise.Kısmen rahatladım.

Şu an kamuda maden mühendisiyim ve maden kurumunda alakasız bir iş yapıyorum.O bana çok koymuştu.Değersiz hissettim.Hikayenin son kısmında yazarım.

Bizim mahallenin gençleri değil onlar.Film ve dizilerde anlatılır.Sanırım yetmişler sonu ile seksenler sonu arasındaki dönemde olan şeyler.Adana'da okurken bizim arkadaş vardı işte babası o ağabeylerden.Öksüz ya da yetim kalınca biz bacımızın namusunu koruyamayız hesabı mahallenin tüm kızlarını eve kovalar mahalleden erkekleri kovalarmış.Boksör tabi.

İrade çok ayrı bir konu.İnsan iyiyi kötüyü seçebiliyor.Soru zor şimdi cevap veririm ama kafam dağınık.Alengirli işler beni buluyor.Sinir ediyorlar.

İnsanlara güvenilemeyeceğini yeni yeni öğreniyorum.Hikayemin asıl son kısmı (yazmadığım) yaşadığım olaylar sonucu burayı keşfettim.Maalesef güven bizim genetik sorunumuz.Boşuna rumuzumuz KıpçakBeyi değil.Gerçekten Kıpçağım ve tarihsel zaafımız herkesi iyi bilmektir.Kendi gibi bilmektir.İddia edilir ki güçlü kuvvetli olanların kafası hinliğe ermezmiş.Bu nedenle saf olurmuş.Maalesef insanları kendim gibi görüyorum ha zarar gelecekse onu görürüm.Yılanı görürüm ama zehrinden korkmazdım ta ki o zamana kadar.

Aklıma nedense bir tecavüz hikayesi geldi ama o bize kalsın.

Teşekkür ederim bende çok sevindim :)

Çok zor zamanlar geçirmiş olmalısınız. En zoruda o anlarda sizde orada olabilirdiniz. Kazayı birebir yaşayabilirdiniz. Allah yardımcınız olsun sizin ve orada olanların, ailelerinin.

Belkide iradenin anlamını tam olarak bilmiyordurum ama anlamadığım noktalar var.

Cevapların için çok çok teşekkür ederim bu arada.
 
Şu son üç güne kadar kadar rahattım ki.Çekirdek inançtan sonra.İşin açıkçası detay vermeyeceğim ama beni işçi alımında sınav komisyonuna yazdılar.Haliyle memleketimizin bazı gerçekleri var.Ben hiç hazzetmem babam bu mülakatlardan gençliğinde çok muzdarip olmuş.

Hep düşünmüşümdür babam devlet memuru olsaydı nasıl olurdu diye.Daha rahat bir hayatım olabilirdi.Her dediğime hayır denmezdi.Arkamda ailemin desteğini daha iyi hissederdim.Hep yarın için para biriktirirdik ve sıkmak zorundaydık.Erken büyüdüm ve aslında büyüyemedim hep bir yanım o yaşlarda kaldı.Lisede sıkıntılı zamanlarım oldu ama 17-20 yaş arasında biraz maddiyatımız iyileşti.Ailemin maddi-manevi desteğini daha fazla hissettim.Sabit bir gelirimiz yoktu.Beni kamuya iten en önemli nedenlerden biri de odur.(Kendi mesleğimin gerçekleri ayrı)

Babam o hikayeleri anlattığında hep sinirlenirdim.Şükür ailemizde adalet duygusu çok gelişkin.Babamın dedesi bir otun hesabını yaparmış.Bende biraz o misalim beni biraz da Osman dedeme-İsmi budur- benzetirler.

Bu nedenle üç gündür bir savaş içerisindeydim.Çok dua ettim ve dualarımın karşılığını gördüm.İçimde acayip patlamak isteyen bir enerji vardı.Her akşam spor ki 45 dakikalık işkence gelebilir.30 dakikası bisiklet (15km) 15 dakikası ise kettlebel-girya +vücut ağırlığıyla kuvvet antremanı.Arada dinlenme neredeyse yok.Sonra ılık duş.Fonda sert müzikler.guitar

İlk gün en zoruydu benim için.Aslında mental ve baskı anlamında en kolay gündü.Bugün şükür bitti ama noktası eksik.İnş'Allah o noktada yarın konulacak.Bugün çok rahatım.

İbret olarak anlatılacak çok şey var ama prensibim gereği bunları anlatmayacağım.Sadece insanların şunu bilmesini istiyorum.Ben biliyordum ama Allah bana bir daha gösterdi.Allah'u Teala mazlumları gözetiyor ve çalışanın rızkını veriyor.Kullar ne hesaplar yaparsa yapsın.

Haksızlık , adalet her yerde.Özel sektörde daha çok haksızlık gördüm.Kamu istisna değil ama özele nazaran çok daha iyi.Çok anlatmayı sevdiğim şeyler değil.Pek anlatmam dediğim şeyleri kamuya açık bir forumda yazıyorum.O ayrı konu artık içimde hiç bir şey tutmak istemiyorum. Prangalarım varmış fark etmediğim.

Evet benim başıma da gelebilirdi.Bir kaç olayı çiziksiz atlattım.Aslında en önemlisinde yüzümde küçük bir sıyrık oluştu (sadece kabuk bağlayan türden) ama platinli kırık veya kırıklardan iyidir.

Forumu keşfedişim de gittiğim bir görev sonrası olmuştu.Yarın fırsat bulabilirsem kendi hikayemde yazarım.
 
Şu son üç güne kadar kadar rahattım ki.Çekirdek inançtan sonra.İşin açıkçası detay vermeyeceğim ama beni işçi alımında sınav komisyonuna yazdılar.Haliyle memleketimizin bazı gerçekleri var.Ben hiç hazzetmem babam bu mülakatlardan gençliğinde çok muzdarip olmuş.

Hep düşünmüşümdür babam devlet memuru olsaydı nasıl olurdu diye.Daha rahat bir hayatım olabilirdi.Her dediğime hayır denmezdi.Arkamda ailemin desteğini daha iyi hissederdim.Hep yarın için para biriktirirdik ve sıkmak zorundaydık.Erken büyüdüm ve aslında büyüyemedim hep bir yanım o yaşlarda kaldı.Lisede sıkıntılı zamanlarım oldu ama 17-20 yaş arasında biraz maddiyatımız iyileşti.Ailemin maddi-manevi desteğini daha fazla hissettim.Sabit bir gelirimiz yoktu.Beni kamuya iten en önemli nedenlerden biri de odur.(Kendi mesleğimin gerçekleri ayrı)

Babam o hikayeleri anlattığında hep sinirlenirdim.Şükür ailemizde adalet duygusu çok gelişkin.Babamın dedesi bir otun hesabını yaparmış.Bende biraz o misalim beni biraz da Osman dedeme-İsmi budur- benzetirler.

Bu nedenle üç gündür bir savaş içerisindeydim.Çok dua ettim ve dualarımın karşılığını gördüm.İçimde acayip patlamak isteyen bir enerji vardı.Her akşam spor ki 45 dakikalık işkence gelebilir.30 dakikası bisiklet (15km) 15 dakikası ise kettlebel-girya +vücut ağırlığıyla kuvvet antremanı.Arada dinlenme neredeyse yok.Sonra ılık duş.Fonda sert müzikler.guitar

İlk gün en zoruydu benim için.Aslında mental ve baskı anlamında en kolay gündü.Bugün şükür bitti ama noktası eksik.İnş'Allah o noktada yarın konulacak.Bugün çok rahatım.

İbret olarak anlatılacak çok şey var ama prensibim gereği bunları anlatmayacağım.Sadece insanların şunu bilmesini istiyorum.Ben biliyordum ama Allah bana bir daha gösterdi.Allah'u Teala mazlumları gözetiyor ve çalışanın rızkını veriyor.Kullar ne hesaplar yaparsa yapsın.

Haksızlık , adalet her yerde.Özel sektörde daha çok haksızlık gördüm.Kamu istisna değil ama özele nazaran çok daha iyi.Çok anlatmayı sevdiğim şeyler değil.Pek anlatmam dediğim şeyleri kamuya açık bir forumda yazıyorum.O ayrı konu artık içimde hiç bir şey tutmak istemiyorum. Prangalarım varmış fark etmediğim.

Evet benim başıma da gelebilirdi.Bir kaç olayı çiziksiz atlattım.Aslında en önemlisinde yüzümde küçük bir sıyrık oluştu (sadece kabuk bağlayan türden) ama platinli kırık veya kırıklardan iyidir.

Forumu keşfedişim de gittiğim bir görev sonrası olmuştu.Yarın fırsat bulabilirsem kendi hikayemde yazarım.

İçte tuta tuta patlar insan. anlattıkça yazdıkça rahatlarsın. Merak ettiğim bir şey var. Çekirdek inancın tam olarak neymiş?
Açıkcası bende yaptırmayı düşnüyorum. Çünkü hala aşamadığım şeyler var. Beni engelleyen. Bunlardan kurtulmam için yaptırmam gerekiyor sanırım.

Doğru söylüyorsun haksızlık adeletsizlik her yerde. Bazen verdiğin emekler, çektiğin eziyetler bazı insanlar yüzünden boşa gidebiliyor. Sen canla başla çalıştığın halde hiç hak etmeyen insanlar senden daha büyük başarı elde edebiliyorlar.

Hikayeni merakla takip edeceğim. Sevgiler
 
Bugün kendimi iyi hissediyorum. Yarından itibaren çalışmalarıma ağırlık vereceğim. Yapmam gereken bir çok iş var. Günümü boş boş geçirince kendimi kötü hissediyorum. Çalışmak huzur veriyor bana.

Bugün kimyasal peelingi sonunda yaptım. Şuan yüzüm kıpkırmızı. Tcayı yüzüme ilk korkarak sürdüm açıkcası. Yüzümde batma ve yanma olduğunda ise bir paniğe kapıldım. Sanırım 30 sn falan dayanabildim. Normalde 1 dk yüzümde tutmam gerekiyordu. Hemen yıkadım. Yıkadığımda batma ve yanma hissi geçti. Önce işe yaramayacak diye düşündüm fazla tutamadığım için ama sonra yüzüm kızarmaya başladığı için sevindim açıkcası. Gelişmeleri paylaşırım. Yüzümdeki sivilce lekelerinin gitmesini istiyorum. Bu da böyle bir serüvendi.

Ben köpekten çok korkuyorum. Köpek gördüğüm anda titremeye başlıyorum kalp atışlarım hızlanıyor ve bunu kontrol edemiyorum. Sanırım bu korkunun üstüne gitmem gerekiyor. Ama korkuyorum işte :)
Bu aralar bizim sokakta aşırı derecede köpek oluyor. Sanırım belediyeyi arayıp söylemem gerek artık. Çünkü hava soğuk köpekler aç ve saldırgan oluyorlar. Tabi onlara yemek vermekte bir çözüm ama korktuğum için böyle birşey yapamıyorum.
Bugünlük bu kadar olsun yoksa sayfalarca yazabilirim :)
 
Köpeklerle ilgili bilmen gereken en önemli şeyi söyleyeceğim sana. sevincli

İddialı cümleleri sevmem (belki seviyorumdur da haberim yoktur.) önceleri deneyimsel olarak edindiğim bir bilgiydi sonra bilimsel temeli de olduğunu öğrendim.Köpekler eğer senin üzerine geliyor ve havlıyorsa ; saldırgan olduğunu düşünüyorsan gözlerinin içine bak köpeğin.Kala kaldığını göreceksin.Belki havlasa da sesi azalacaktır.Benim gibi sende onlara hırlayabilirsin , taşta atabilirsin.

Bu bakış otorite bakışıdır diyor uzmanlar ben bilmiyordum.Yavruyken anneleri onların gözlerinin içine sert bakışla baktığında büzüşür, çömerlermiş.Bu nedenle biri göz temasında bulunca ve otoritersen genelde kediye dönüyorlar.

Tek köpekten tırsmam ama inşaatta çalıştığımız dönem kese bir yol vardı.Köpek sürüsü mesken edinmiş olayı başladılar hepsi üzerime gelmeye.Sürüyken köpekler daha cesur olabiliyor.Biraz taş biraz hoşt yanaşanlara göz teması. Havladılar ama bana yaklaşamadılar.

İşin açıkçası tek bir çekirdek inancım yok ama hangisi/hangileri ana çekirdek inancımdı hatırlamıyorum.Büyüme ve kendini kabullenme ana telkinlerden.Sanırım değişimi kabullenme ve fanusu kırmada önemli.Özel bir suçluluk telkini de var.


Listem epey uzun sanırım 13 telkin var yeni geçmiş oluşturucu dahil.Eğer istersen hepsini yazabilirim.Sanırım ana telkinlerim biraz çocuk kalmaktan büyüme ve olumsuz olaylar yaşamaktan dolayı değişime kapalı (değişim kötüdür) olmak.
 
Köpeklerle ilgili bilmen gereken en önemli şeyi söyleyeceğim sana. sevincli

İddialı cümleleri sevmem (belki seviyorumdur da haberim yoktur.) önceleri deneyimsel olarak edindiğim bir bilgiydi sonra bilimsel temeli de olduğunu öğrendim.Köpekler eğer senin üzerine geliyor ve havlıyorsa ; saldırgan olduğunu düşünüyorsan gözlerinin içine bak köpeğin.Kala kaldığını göreceksin.Belki havlasa da sesi azalacaktır.Benim gibi sende onlara hırlayabilirsin , taşta atabilirsin.

Bu bakış otorite bakışıdır diyor uzmanlar ben bilmiyordum.Yavruyken anneleri onların gözlerinin içine sert bakışla baktığında büzüşür, çömerlermiş.Bu nedenle biri göz temasında bulunca ve otoritersen genelde kediye dönüyorlar.

Tek köpekten tırsmam ama inşaatta çalıştığımız dönem kese bir yol vardı.Köpek sürüsü mesken edinmiş olayı başladılar hepsi üzerime gelmeye.Sürüyken köpekler daha cesur olabiliyor.Biraz taş biraz hoşt yanaşanlara göz teması. Havladılar ama bana yaklaşamadılar.

İşin açıkçası tek bir çekirdek inancım yok ama hangisi/hangileri ana çekirdek inancımdı hatırlamıyorum.Büyüme ve kendini kabullenme ana telkinlerden.Sanırım değişimi kabullenme ve fanusu kırmada önemli.Özel bir suçluluk telkini de var.


Listem epey uzun sanırım 13 telkin var yeni geçmiş oluşturucu dahil.Eğer istersen hepsini yazabilirim.Sanırım ana telkinlerim biraz çocuk kalmaktan büyüme ve olumsuz olaylar yaşamaktan dolayı değişime kapalı (değişim kötüdür) olmak.

Köpeklerle ilgili taktik için teşekkür ederim. Zorda kalınca deneyeceğim. Aslında çok mantıklıymış.

Yok hepsini yazmana gerek yok. Teşekkür ederim. Sanırım çoğu insanda çekirdek inanç paralel çıkıyor. Yerleşik kültürümüzden örf ve adetlerimizden olsa gerek.
 
Bugün uzun zamandır almayı çok istediğim fazla pahalı olan ürünüme kavuştum. Birden oldu. Birden alabildim. Şükürler olsun. Mutluyum :)
 
Merhaba;
Yine ben :) Bayadır yazamıyordum. Çünkü çok yoğunum. Yine böyle bir üzerime mutsuzluk çöktü ya hemen yazıyım dedim. Çünkü bu benim kara defterim. Çünkü kimse buraya sevinçlerini paylaşmak için gelmiyor hep üzüntülerini paylaşmak için geliyor. Tabi ki de şaka bu :)
Neyse işte ben biraz negatif düşünüyormuşum. Pozitifleşmem gerek yani o yüzden telkinlere tekrar başladım az önce. Bu aralar hiç bir şey gelmiyor içimden ama neyse.
 


Merhaba,

Uzun süreden sonra buradayım.İçimi döküp rahatlamak istiyorum. Hayatımda bir çok şey değişti. En büyük gelişme mezun oldum. En büyük hatam ise tüm yaz boyunca 3 ay boyunca kötü ales puanıma rağmen yüksek lisans yapmaya başlayacağımı düşünerek kılımı bile kıpırdatmadım. Ne bir iş aradım ne de kendimi geliştirme yolunda bir adım attım. Ve Eylül ayının azizliği mi demeliyim yoksa benim akılsızlığım mı demeliyim büyük hüsranla karşılaştım. Olmamıştı yedekte kalmıştım. Ama yılmadım "Tekrar hazırlanacağım dedim.". Bu arada yds puanımda yerlerde olduğu için e-ydsye girip puanımı yükselteceğime inanıyordum. 1 ay boyunca inglizce çalıştım. Sonuç mu yine olmadı :). E-yds den daha kötü bir puan alarak oturdum yerime. Sonra dedim ki olsun ya ben yine de alese hazırlanıyım. Çalıştım çalıştım. Bu arada işte aradım. Aradım ama 80'e yakın iş başvurusu yapmama rağmen sadece ve sadece 1 mülakata çağırıldım. Eee onun sonucuda yine hüsran.

Bu arada söylemeden edemeyeceğim. Beni her gün gören insanlar akraba, arkadaş, bir tanıdık diye nitelendirdiğimiz insanlar, ailem bana sürekli iş sorar oldu. Ya bir durun yeni mezun olmuşum üstüme gelmeyin. Evet şuan tam 6 aydır bir işsiz olabilirim ama senelerde olmadı ki yahu. Artık insanların sürekli bana iş sormasından gerçekten yoruldum. ÜZÜLÜYORUM! İnanın bende çok istiyorum iş bulmayı ama kimse çağırmıyor ne yapabilirim. Tabi birde beraber mezun olduğumuz arkadaşlarımın neredeyse hepsi iş buldu. Yahu ben yanlışı nerede yapıyorum. Çok bunaldım çok.

Neyse şimdi ales sınavı da bitti. Artık bir bahanem kalmadığına göre kendimi geliştirmeye adayım diyorum. Birde kıskançlık var bende ya böyle işi olan arkadaşlarımı kıskanıyorum. Sonra diyorum ki işte bu yüzden bir işin yok.

Atakan Bey'e sordum o da "BÜYÜK DÜŞÜN" telkinini önerdi. Daha önce hiç deneyen var mı?

Birde bana önerileriniz var mı? Gerçekten buna şuan çok ihtiyacım var.

 
Ya bir de erkek olsaydın.Bana iş konusunu çok soran olmadı.Mezun olur olmaz işe girdim.Ne zaaman ki işten çıktım kpssye hazırlandım ve atama bekledim o süreçte işte insanların bir kısmının işsiz güçsüzmüşüm gibi düşündüğünü öğrendik.Yaklaşık iki buçuk yıllık bu sürecin ilk senesi sıkıntılı değildi.Sınava hazırlandım ardından bir kaç ay sonra askere gittim ama son bir buçuk sene atama beklemek gerçekten bunaltıcıydı.

Ben boş boş beklemedim babamla beraber çalışıyordum ama insanlar onu görmüyorlar.

Pek çoğumuz içten içe birileri bizden daha başarılı diye insanları kıskanıyoruz.Televizyonda ki artisti kıskanıyorsun aslında sen de onun yerinde olabilirdin.Kızlar , basın , halk herkesin ilgisi ona yönelik sen de kıskanıyorsun adamı ama onun yolundan geçip (veya yürüdüğü patikadan geçip )aynı pozisyonda sen de olabilirdin.Hepimiz İbrahim Tatlı(ses)'nın hikayesini biliyoruz.İnşaatta türkü çığırırken bir yapımcı sesini duyuyor ve çok beğeniyor.Hayatta herkesin hikayesi öyle değil.

Mesela Ahmet Yenilmez ibf mezunu neredeyse liseden sonra ki tüm hayatı tiyatro kluplerinde geçiyor hiç vazgeçmiyor.Hep kötü kadınları oynayan bayan bir oyuncu vardı Jeofizik bölümü mezunuydu.Ne kadar zorluk çektiği ve alaylı bir oyuncu olarak neler yaşadığını ağzından dinlemiştim.O bile manken oyunculardan şikayetçiydi.Diziler o dönemde böyle patlama yapmamıştı.Yeni yeni patlama yapıyordu.

Aslında çok ciddi bir kararlılık ve çalışma hikayesi var.Hepimiz birilerinin şanslı yada üstün yetenekli olduğuna inanıyoruz sonra ben daha iyisini yaparım ama bana şans vermezler gibisinden laflar ediyoruz.Aslında onları kıskanıyoruz.Gerçekten şanslı bir kaç örnek dışında o kadar büyük fedakarlıkları var ki.Biz kendimizi tamamen % 100 adayıp , tüm kapasitemizi kullanmadan ve fedakarlık göstermeden bir şeylerin olmasını istiyoruz.Öyle bir dünya yok.Bunu çok net anladım.

O nedenle küçük kıskançlıkları bırakıp bir adım öne çıkmak gerekiyor.

Youtube'da motivasyon videoları izleyebilirsin hatta ben bir ara bu videoları forumda paylaşmayı düşünüyorum.Çoğunun çevirisi yok.

Bahsettiğim oyuncu Şebnem Özinal'dı düşünüp düşünüp durunca aklıma geldi.Jeoloji mühendisiymiş.Ben jeofizik diye hatırlıyorum ama neyse.Onun da tiyatro geçmişi var.Üzerine sinen kötü kadın tiplemesinden bıkmıştı o nedenle tv'ye çıkmıyor olabilir.Bir rol üzerinize yapışınca kendinizi geliştiremiyorsunuz demişti.Sene 2003
 
Doğru erkek olunca daha zor ama sanırım bu birazda benden kaynaklanıyor. Ben açıkcası kpssye hazırlanmaktan korkuyorum çünkü gerçekten günümüzde atama çok zor. O yüzden özel sektöre yöneldim. Bilmiyorum yanlış mı yaptım. Çok fazla iş alanı olan bir mesleğim var ama yine de bulamıyorum şekildeki gibi. Gerçekten çok bunaltıcı.

Aslında babanla çalışmanı görmemeleri çok saçma. Mesala benim mezun akrabalarımında çoğu babalarının dükkanında çalışıyor meslekleri ile hiç alakası olmasada ama onlara kimse iş sormuyor. Hatta sekreterlik gibi bir bölümden mezun olan kuzenim var tam bölümünü bilmiyorum ama o işi yapması gerekiyor. Özel bir üniversitede okudu durumları iyi. Ha özel üniversitede okuyup iyi bir bölüm okuyamayanlarıda hiç anlamıyorum ama herneyse. İşte diyor ki babamın yanında çalışmasam dışarıda asgari ücret alıp çay götür getir yapacağım bunu kendime yediremiyorum diyor. Ama iyi ki benim babamın öyle yanında çalışabileceğim bir işi yok düşünsene ona bel bağlayıp belki bende dışarıda iş aramazdım sonra hadi bir şey oldu battı dükkan. O zaman ne olacak tüm aile attan düşmüş eşeğe binmiş gibi olacak. Ama herkes farklı bir yerde çalışırsa bir kişinin işini kaybetmesi aileyi çok fazla etkilemez. Yanlış anlama senin için demiyorum. Sonuçta sen bel bağlamamışsın.

Aslında kıskanmamın nedeni okulda görüyordum çok başarılı değillerdi ne biliyim bilmiyorlardı ama yinede iş bulabildiler. Hayır benim ne eksiğim vardı diyorum. Onlardan daha mı kötüydüm diyorum. Ama tabi çaba göstermişler bir yerlere gelmişler. Bende çaba gösteriyorum. Ama demekki hala yeterli değil. Bazende ne düşünüyorum biliyor musun? Belki de benim nasibim çok iyi bir firmada daha yüksek bir maaşla başlamak o yüzden gelmesi uzun sürecek. Bilmiyorum.

O kadar doğru söylüyorsun ki. Şuan çok etkilendim. %100 kapasite kullanmadım. Dışarıdan görüp eleştirdim işte. Ama şuan üzerimde bir bıkkınlık var sanki çok uğraşmışımda olmamış gibi.
 
Ve düşünerek zaman kaybediyorsun.Akıllı bakarken deli köprüyü geçmiş oluyor.O şöyleydi bu böyleydi ben böyleyim vs diyerek.Çok yeni öğrendiğim bir şey var hayat yapmakla ilgili bir şey.Hep düşündüğün zaman bir yerlerde tıkanıyorsun.

https://www.youtube.com/watch?v=fJW0shJeFQU

https://www.youtube.com/watch?v=-iPLKdjtC6U

https://www.youtube.com/watch?v=KcoevKNPrT4

Ben o işin 20 yıldır içindeyim.O yüzden babamla devam etmedim ama bir gerçek var işler hiç bu zaman ki kadar iyi olmamıştı.
 
Merhaba,
Uzun zaman oldu ara vermiştim. Hayatımda bazı şeyler değişti. İş buldum artık çok yoğun bir tempoya sahip hayatım var. Neredeyse dinlenmeye bile zamanım yok diyebilirim. Ama bu temponun bana kazandırdığı bazı güzellikler var. Mesela çok şey öğreniyorum mesleğim hakkında, az uyuyup dinç uyanıyorum.Kötü olan şeylerde var tabi mesela azımsanmayacak bir zamanım yolda geçiyor. Aslında bu beni baya rahatsız eden bir durum. Önümüzdeki aylarda bir çaresine bakmayı düşünüyorum.

Söyleyeceklerim bu kadar. Hayatımda değişen kısım buydu.
 
Uzun süredir fark ettiğim bir şey var. Ben erkek arkadaşıma tam anlamıyla güvenmiyorum. Nedenini sorsanız şuan açıklayamam çünkü belki birikmiştir belki çevremden gördüklerimdendir bilmiyorum. Bu şekilde onunla evlenmelimiyim bilmiyorum. Pişman olur muyum? Ama başka birisi olsa yine güvenemeyeceğim. İnsanlara genel olarak güvenmiyorum. Çünkü bence her insanda herşeyi yapabilecek kapasite var. Ben de de. Yapıp yapmamak seçim meselesi. Düşündümde ayrılsam mı diye. Onca yılıda çöpe atmak istemiyorum ya da o kadar cesaretli değilim. Onunla beraberken çok güzel zaman geçiriyorum, çok eğleniyorum, çok seviyorum. Ama güven önemli tabi. Şuana kadar güven konusunda bir şeyini, açığını görmedim. Çok güzel zamanlar geçirdik. Hala onu seviyorum ama içimde artık bu konu ile ilgili bir çatışma çıktı sanırım. Sonra düşünüyorum başkası olsa farklı mı olacak diye. Bu konuda kafam çok karışık. Belki o da benim gibi düşünüyordur orasını bilemiyorum.
 
Yeni dinlemeye başladığım telkinler var yaklaşık bir hafta oldu etkilerini görmeye başladığımda buraya teker teker yazacağım.
 
Bu aralar kendimi gerçekten iyi hissetmiyorum. Şuan gerçekten hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst