Albay
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 145,988
Tesekkür: 45
92 Mesajinıza toplam 143 kez İyi ki varsın demişler.İyi ki varsınız iyi ki varız.
| Çalışan kadının günlüğü Çalışan kadının günlüğü[/b]
65 milyonluk nüfusa sahip Türkiye insanının yarısı kadın. Bu yarımın da yarısı çalışan kadın nüfusu. Nüfusumuzun çeyreğinin bayan olması hiç de hafife alınacak bir oran olmamalı. Küçük kız çocuklarına "ileride ne olacaksın?" diye sorulduğunda
"gelin" olacağım cevabı artık çok gerilerde kaldı. Şimdi kız çocukları alışılmış mesleklerin dışında astronot, pilot,
asker, kimyager ya da politikacı diye cevap verir oldular. Her geçen gün Türkiye'de çalışan kadınların sayısı artıyor.
Buna bağlı olarak işyerinde kadın çalışan çalıştırmayan hemen hemen hiçbir şirket yok gibi. Kadınlar her yerde, her sektörde kendini gösterip, başarılarını dünya çapında ispatlıyor ve destekleniyorlar. Türkiye'de artık yönetim şekilleri
değişiyor. Diğer ülkelerde olduğu gibi kadın yöneticiler devrine giriyoruz. Kadın yöneticilerimiz görevlerinde başarılı ve çok sağlam imzalar atıyorlar. Artık kısa vadeli stratejiler geliştirip uygulamaya sokmayı başaran, milyonlarca dolar
değerindeki şirketlerin fonlarını yürüten, uluslararası şirketlerin politikalarını geliştirip yönetebilen, ekonomide söz sahibi, gücünü kendinden alan kadın yöneticilerimiz var. Reklam sektöründen, ilaç ve kimya sanayilerine kadar şirketlerin tüm
departmanlarında bulundukları yerlerin hakkını vererek çalışmaktalar. Çalışanlar ve kadın çalışanlar Gösterdikleri performanslarıyla dikkatleri üzerlerine çekmeyi başaran kadınlarımız, hakettikleri yerleri şirketlerin
en üst kademelerindeki pozisyonlarda alıyorlar. Büyük holdinglerin patronları olarak teknoloji şirketlerinin içinde, internette, medya sektöründe, yönetim danışmanlık şirketlerinde, uluslararası şirketlerde yerlerini ispatlamış durumdalar. Bu büyük
güçlerini ise yönetim maskelerinden değil, sağlam altyapılarından ve kendilerine
olan güvenlerinden alıyorlar. Bazı çalışan bayanlar idealleri, zorunlulukları veya sorumluluklarından çalışmak zorundalar fakat hepsinin karşılaştıkları hemen
hemen aynı problemler. Çalışan kadınların % 80'i, hele birde evli ise ve ekonomik açıdan rahat değil ise evinde de çalışan kadın olmak zorunda. İşini işte ve evini de evde bırakarak yaşamak zorunda. İşyerlerinde çalışan kadın bazen erkek gibi
olmak, bazen de kadınlıklarını ön planda yaşatmak zorunda. Sabah 9, akşam 6, haftanın 5 günü çalışan kadın ve kalan saatlerde de evinde çalışan kadın. Günümüzde çalışan kadın her zaman şanslı ya da tam tersi zorluklarla karşılaşır durumda
değil. Bunların hepsini birarada yaşıyor. Kadın olmasından kaynaklanan yaşadığı zorluğu bazen kadın olmasından kaynaklanan kolaylıkla aşabiliyor. Ancak durum her zaman bu kadar kolay olmuyor tabii. İş yaşamı kadında sorumluluklarıyla birlikte
devam etmeli. Eğer bir anne ise tabii sorumluluğu daha ağır olacak demektir. Evdeki yaşatacağı anne, işyerinde yaşatacağı iş kadınından daha farklı olacaktır. Eve geldiğinde iş kadını kimliğini kapıda bırakacak, işe
giderken bunu giyecektir. Bu
dengeyi kurmak, onun iş ve evindeki başarı grafiğini yükseltecektir. İşte yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen evine döndüğünde onu bekleyenlerin istediği ev kadını olacaktır. Çocuğunun istediği mutlu ve ilgili dinlenme zamanını tamamen sevdiklerine
ayıran anne olması istenmektedir. Aynı zamanda
eşinin beklediği eş rolünün de hakkını vermelidir. Başka bir yönden bakacak olursak; bu sefer de evdeki tüm karmaşıklıklara rağmen, işyerinde beklenen çalışan olması gerekmektedir.
Eşitlik gerçek mi? Günümüzde her ne kadar kadın ve erkek çalışıyor eşit durumda denilse de ev işlerinde eşit oldukları söylenemez ve halen kadınlar işlerini evde yalnız yürütmek zorundalar. Evde her zaman çocuklarının ve
eşlerinin beklediği anne olmanın yanında, ev işlerinin de beklenen kadını olmak zorundalar. Yemeği yapmalı ya da en azından organize
etmeli, çamaşırların temizliği ve ütüsünü, evin temizliğini gerçekleştirmeli ve bunları düzenli olarak mutlaka
düşünen o olmalıdır. Evde yemek yapması gerekirken bir yandan da işyerinde bir sonraki günün randevularını düşünmeli, hatta belki yemeğini yaparken
bir yandan da ofiste tamamlayamadığı işlerini gözden geçirmeli. Her zaman evde bekleyenlerinin
varlığıyla yaşamalı ve tabii bu sorumluluğunu unutmayarak. Kısaca çalışan kadın işyerindeki başarısını ve evdeki başarısını her zaman dengede tutarak, birbirine paralel olarak yaşatmalıdır. Çalışan kadın işyerinde kariyer peşinde ise bazen
önemsenmeyen bir kişi olarak da görülmektedir. Kadın olmasından kaynaklanan bazı rolleri alamayacağını düşünenler, ona engel olmaya çalışacaktır. Bunu bazen başaracaklar fakat çoğunlukla amaçlarına
ulaşamayacaklardır. Bu tür engeller hem özel
hayatındakiler tarafından hem de işyerindeki ortamdan kaynaklanabilir. Çalışan kadının işyerinde yaşadıkları zorluklar ve problemler, onun kariyerini olumlu ya da olumsuz etkilemektedir. İşyerlerinde bazı işlerin sadece erkeklere ya da sadece
kadınlar ait olduğunun ayırımı ve tartışması halen yapılmaktadır. Bazılarının erkeklere layık
gördükleri pozisyonların kadınlara verilmesini, kadının başarısından değil de, kadın olmasından kaynaklandığını düşünenlerin varlığı halen mevcuttur. Bu
tür ya da sıkça yaşanan başka bir problem ise işyeri sahiplerinin kadınların fiziksel görünüşlerinden yararlanarak çalıştırdıkları bayanlara unvan yağdırmaları ve diğer yandan yıllarını bu işlere veren diğer çalışanların sadece boyunun kısa
olmasından kaynaklanan onlara göre eksikliği yüzünden aynı pozisyonda kalması ve hatta belkide o mevkide emekli olmasıdır. Bazı kadınlarımız sadece ekonomik açıdan çalışmak zorunda oldukları için çalışırlar. Sabah işe gidip akşam olmasını
beklerken bugünlerin biteceğini ve bir gün emekli olacakları ümidiyle yaşarlar. Evdeki yaşantıları evhanımı kadar düzenli ve mükemmel gider çünkü iş yaşantısı onlar için evde tamamen biter. İş yaşamlarında günlük rutin yapmaları gereken işlerin
dışında bir iş yapma gereği duymazlar. Çünkü onlar işlerini yapıyorlardır ve işlerinin dışında yapılacak olan diğer işler başkasının işi olan uğraşılardır. İdealleri ve kariyeri için çalışanlar için hayat çok daha farklıdır. Onlar daha en
başından hayatlarını buna bağlı olarak çizmişlerdir ve onun için iş hayatlarının tadına vararak ve her türlü zorluğunu göze alarak yaşarlar. Bu konuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmazlar. Evli
değilse, iş hayatı içinde bir özel hayatları, belki de
iş hayatından kalan zamanda bir özel hayatları olacaktır. Eğer evli ise iş hayatları ile paralel yürütecekleri bir aile hayatı kuracaklardır kendilerine. İstediklerini hiçbir zaman özel hayatları için feda edecekleri düzeye götürmeyecekler ve buna
bağlantılı bir ilişki kuracaklardır. Tabii bunun yanında özel yaşantıları ya da aileleri uğruna iş hayatlarından fedakarlık yapmak zorunda kalanlar yok mu diyebilirsiniz. Haklısınız var, ancak baktığınızda siz de
farkedeceksiniz ki bunlar
azınlıkta kalanlardır. Çoğu zaman önemli bir özel anınızı kaçırmak pahasına işyerinizde olmak zorunda değil misiniz? Kardeşiniz doğum yaptı, aile bireylerinizden biri öldü, yakınlarınızdan biri bir trafik kazası geçirdi ve belki siz, onun
yanında
olmak istediniz… Çalışan kadının enerjisi Türkiye köylerinde halen gün ışığıyla işe başlayıp, gün batımına kadar çalışan kadınlarımız var. Bunlar en ağır şartlarda, en kötü koşullarda çalışan işçilerden farksız, her
günü bir diğerinden farksız yaşamaktalar. Şikayet mi; hayır hiçbirinin halinden şikayeti yok çünkü aksi bir durumda hiç olmadılar. Genç yaşlarından yaşlılığa kadar devam eden çalışma hayatlarında özel hayatsız, işi özel hayatının yerini tutan bir
yaşantının oyuncuları onlar. Bu yaşam basit bir ekmek için en baştan buğdayı ekerek başlamalı, buğdayı ekip, biçip, eleyip, un yapıp masaya koyana kadar sürmeli... Takdir,
teşekkür; hayır sadece bunu yapmanın zorunluluğu yaşıyorlar. Şikayet;
hayır bunun farkında değiller çünkü özel hayatları onların işleri... Çalışan kadınlarımızın bir başka sorunu da işyerlerinde yaşadıkları her türlü duygusallıklarını geri planda tutmak zorunda olmalarıdır. İş hayatlarında bu gibi durumları
kamufle etmelerinin daha zor olduğu düşünüldüğünden erkek gibi davranmaları da beklenir. Kariyer düşüncelerinde, hepsinin ortak noktası diye bilinen en önemli özellikleri zirveye tepeden inmek yerine, işin en alt kademelerinden başlayıp,
tepeye varana kadar tüm basamakları sindire sindire çıkmalarıdır. Çalışan kadınlar geniş ve sağlam altyapıları kadar iş yaşamının gerçek dünyasında, gerçekler içinde yoğurularak geliştirdikleri yönetim şekilleriyle, dünyadaki tüm hemcinsleri
gibi yönetim tekniklerindeki gelişmelerde adlarını en tepeye yazdıracaklardır. Haydi hep birlikte demirleri işleyelim, ışıl ışıl olsun; ne dersiniz? İpek Sakarya
http://groups.yahoo.com/ group/me-ta-fel/ Buraya ilk defa geliyorsanız ismim Atakan Sönmez ve burası hayatimdegisti.com.Boğaziçi üniversitesi mezunuyum ve Türkiyede ilk Subliminal Telkin Uzmanıyım.tıklayın Bir site olsa onu bulanların uykuda dinledikleri mp3 ler ile hayatları değişse… Bir site olsa onu bulanlar hipnoz olmadan sadece subliminal mp3 leri yükleyip ve uykuda dinleyerek hayatlarını değiştirseler. Bu fikir 1995 yılında yani 25 yıl önce çıkmıştı. 15 yıl önce ise bu mp3 lerin kişiye engel olan çekirdek inançlara göre hazırlanması yani cekirdekinanc.com fikri oluştu Hipnoz gibi bir şey mi subliminal mp3 nedir? Tam olarak değil. Öncelikle size engel olan 0-11 yaş arası oluşan bilinçaltı kayıtlarınız yani çekirdek inançlarınız bulunur. Sonra bu çekirdek inançlarınızın pozitif halleri olumlamalar isminize özel olarak mp3 lerin ve müziğin içine gizlenir. Siz de uykuda ya da uyanıkken bu mp3 leri dinleyerek sonuç alırsınız. Çocukluğunuzda size söylenenlerin tam tersini dinlediğiniz kayıtlarla binlerce kez bilinçaltınıza yerleştirmiş oluruz. Çekirdek inançların hayatımda engellere neden olduğunu nasıl anlarım? Hayatınızda hep aynı şeyler tekrar ediyorsa. İlişkilerde hep aynı şeyleri yaşıyorsanız... Aşırı fedakar bir yapınız varsa ve bu sanki göreviniz haline geldiyse. Birilerini kurtarmaya çalışıyorsanız. Paranızın bereketi yoksa sürekli gereksiz harcamalar çıkıyorsa birikim yapamıyorsanız. Hayır demekte zorlanıyorsanız. Odaklanmakta bir şeyleri devam ettirmekte sorun yaşıyorsanız. İlişkilerde mıknatıs gibi sorunlu kişileri çekiyorsanız. İş hayatında iniş çıkışlar sürekli oluyorsa. Ertelemeleriniz fazla ise. Aşırı kontrolcü ve garantici bir yapınız varsa kaygı düzeyiniz yüksekse hep en kötü ihtimali düşünüyorsanız ve şanssızlıkları sorunlu olayları ve sorunlu kişileri hayatınıza çekiyorsanız çocuk yaşta oluşan çekirdek inançlar hayatınızı yönetiyor olabilir.
25. yıla özel şimdi arayanlara 5 dakikalık çekirdek inanç ön tespit ve bir günlük deneme telkin mp3 ücretsizdir. Ön tespitte size engel olan birkaç çekirdek inanç örneği verilir. Atakan Sönmez tarafından yapılır ve bilgi amaçlıdır. +90 5424475050 Türkiye dışındakiler whatsapp tan arayabilir cekirdekinanc.com inceleyiniz. |