Asla sıradan olmayacağım

"...Ateşe konulmuş iki çaydanlık gibiydik birbirimizden habersiz… sen olgunluğu buharlaştırırken usul usul, ben aşkı demliyordum yavaş yavaş…
Aynı toprağa atılmış iki tohum gibiydik... sen dallarını güneşe uzatırdın;
bense sana sarmaşık olma hülyasındaydım..."
(alıntıdır)

O zaman da farklı dünyalardaymışız gördün mü?

Artık dünyamın merkezinde ben varım
öğrendiklerim ve hissettiklerim yanıma kar kaldı.

1001 Gece Masallarını rafa kaldırdım, şimdi 80 Günde Devri Alem'e takılıyorum:))

Hihohohayttttt!!!!!

Jumping%20Girl.jpg

Hihohayt deyişini sevsinler şeker çakılım benimmmmm...
Tasvirlerine , uyarlamalarına da bayıldımmmmmm....
Hadi bakalım iyi seyirler , süper geziler. Bir de sen yaz bakalım 80 günde devri alemi , bir de senden dinlesinler ülkelerin bilinmeyenlerini... :)
 
Hihohayt deyişini sevsinler şeker çakılım benimmmmm...
Tasvirlerine , uyarlamalarına da bayıldımmmmmm....
Hadi bakalım iyi seyirler , süper geziler. Bir de sen yaz bakalım 80 günde devri alemi , bir de senden dinlesinler ülkelerin bilinmeyenlerini... :)

Canımmmmsıııınnn,

Destek verdiğin için çok teşekkür ederim okyanus yüreklimmmmm :))) Blog kuracağım direk, hatta zaman zaman online gezmeyi bile düşünüyorum :))

Kameramanlık için düşündüğüm bir arkadaşım var, eğer boğaz tokluğuna benimle fıldır fıldır gezmeyi kabul ederse belgesel bile çekerim wallahi:)))

Nasılsa yayınlayacak bir kanal bulunur:))

Bunu yapanlardan neyim eksik yahuuu:)))

Bugün topuklu ayakkabı giydim de özgüven ondan yükseldi :))

Hihohayttttt :))


 
Cevap: Bluepebbles'in Günlüğü

Merhabalar hepinize,
Dün akşam çok yoğun geçti, her zamanki gibi evim bir curcuna halindeydi. Evimin bu halini çok seviyorum. Her daim kapım çalar, biri eline paylaşmalık bişeyler alıp çıkıp gelir. Seviyorum dostlarımı. O kadar şanslı bir insanım ki anlatamam. Onlar evimdeki bolluğun bereketin sebebi. Teklifsiz gelirler, bereketlerini de birlikte getirirler, gelenin aç kaldığı görülmemiştir.
Dün gece salon kapısından şöyle bir uzattım boynumu, birbirini bizim evden başka bir yerde tanıyamayacak bir grup insan oturmuş kakara kikiri muhabbet ediyorlar. Her birini ayrı ayrı sevdim gözlerimle. Her biri kırk yıllık dost gibi, konular açıldıkça açılıyor. Kimsenin gözü kimsenin hayatına kaymıyor.Işıl ışıl bir enerjiyle dolu evim. Şükrettim hem aileme hem de evrene. Benim evimi dostluk merkezi haline getirdikleri için. Bana bunu öğreten aileme de şükrettim. İnsanları, bitkileri, hayvanları candan sevmeyi öğrettikleri için.

Bu yüzden onlar için koskocam bir ev alacağım. Geniş bahçeli, deniz ve ornam manzaralı. Çiçeklerin ağaçların içinde. Daha büyük alanlara yayabilecekler güzel enerjilerini. Sevgileriyle aydınlatabilecekler evreni. Ve kocama da şükrettim, bu kalabalığı sevdiği ve benim gibi dostlarıyla paylaşmayı sevdiği için. Sezar'ın hakkını Sezar'a vermeyi bileceksin bu dünyada. Adaletli, vicdanlı olacaksın. Ama kendini de ezdirmeyecek, kullandırmayacaksın. Çıkar ilişkilerinden uzak duracaksın. Herkesle eşit olacak, kimsenin kölesi olmayacaksın.

Çayları koydum, bir bir dağıttım, pek çoğu farketmedi bile çayların ne zaman geldiğini. Öyle dalmışlar sohbete. Uzun dakikalar boyunca onları izledim. Keyfim, neşem, mutluluğum hep onlardan geliyor. Bunun da bir meditasyon olduğunu düşündüm. Sıkıntılardan arınıp, ruhumu temizlediğini, günün kirinden, tozundan arındırdığını. Gidip usulca müzik açtım. Her biri için evrene güzel dileklerimi gönderdim. Her insan bir hayat, her hayat yeni bir bilgi kapısı, yeni bir boyut. Kendimi evrenin merkezinde hissettim. Yüreğim büyüdü sanki, inanır mısınız, şimdi o anı hatırlarken bile aynı şekilde hissediyorum. Gözlerimi kapıyorum ve yanlarına dönebiliyorum.
Ben bu yüzden hektarlarca alanın üzerine kurulmuş bir ev istiyorum, gelen kalsın, yemyeil çimenlerin üzerine denize karşı koskocaman sofralar kurulsun, kahvaltılar, çaylar, akşam yemeklerinin amacı sohbet olsun. Dostlarım, onların aileleri, hepsi kendi ailem gibi oldu. Halka halka yayılarak çoğaldık genişledik böyle. Ben seviyorum kalabalıkların enerjisini. Kavgasız, gürültüsüz, huzur içinde, neşe, mutluluk içinde, birbirine destek olan, güzel enerjili dostlarım... Hepsini çok ama çoooooook seviyorum.

İyi ki varlar, iyi ki varız
İyi ki hep birlikteyiz.
Daha da genişlemek, çoğalmak dileğiyle.
hepimizin ruhu tertemiz kalsın.
cat56





kus-evi.jpg

merhaba canım :)
yazdıklarını büyük bir gülümsemeyle okudum..çok hoşuma gitti neseli56
o anki yaşadığın durum ve farkındalığın nasıl sana meditasyonmuş gibi geldiyse aynen bana da senin bu yazıya döktüklerini okumak da aynen bana meditasyon gibi geldi...inşallah hayallerindeki eve kavuşursun..buna layıksın..956k
 
Cevap: Bluepebbles'in Günlüğü

Saol canım benim :))) Dilerim hepimiz dilediklerimize kavuşuruz. 2011 bizim yılımız, yıldız gibi parlayacağız inşallahhhhh!!!
 
Cevap: Bluepebbles'in Günlüğü

ben deee,beni de parlatın yaaa cilgin897

Üfler püfler parlatırım da, senin parlamaya ihtiyacın mı var şekercim???
Baksana cıvıl cıvıl pırıl pırılsın,
Güzel bebeğin gelmek için sıra bekliyor,
neşene neşe katacak...
Güzel Güneş'in var, o da ışığını senden almış maşallahhh:)))

Ohooo, sen gel beni aydınlat :))
 
Gelcem güzelim parlatmaya da,,mor pelerinimi bulamıyorum sabahtan beri,,uçan kaz çaldı galiba :))
 
İnan bana Inferius, bilemezsin eskiden ne kadar karamsar olduğumu. Bu yüzden de ne kadar mutlu olmaya çabalasam da bir şeyler gelip beni bulurdu. Kendime ne yaptığımı öğrendikçe, geldiğim noktaya daha da sıkı sarılıyorum.

Sevgiler
cat56


evet ben de eskiden çok karamsardım..ama senin yazılarını okuduğumda hiç de öyle "bir zamanlar karamsar olarak yaşamış bir kişi" olarak da durmuyorsun bence y789 gerçekten bu konuda kendini aştığın belli..ben eskiden şöyle şöyleydim demeseydin eski halini hiç anlamayacaktım bile...mutluluk ve sevinç aslında zaten sende varmış ama ortaya çıkarılmayı bekliyormuş..saklanıyormuş gizli bir hazine gibi....
sevgiyle kal k8908
 
evet ben de eskiden çok karamsardım..ama senin yazılarını okuduğumda hiç de öyle "bir zamanlar karamsar olarak yaşamış bir kişi" olarak da durmuyorsun bence y789 gerçekten bu konuda kendini aştığın belli..ben eskiden şöyle şöyleydim demeseydin eski halini hiç anlamayacaktım bile...mutluluk ve sevinç aslında zaten sende varmış ama ortaya çıkarılmayı bekliyormuş..saklanıyormuş gizli bir hazine gibi....
sevgiyle kal k8908

Çok tatlısın İmported Angel,

İnan bana burada anlatmamın mümkünatı yok ne kadar karamsar ve ne kadar mutsuz olduğumu. Çektikçe çekiyordum sıkıntıları kendime.

Hayatımın en büyük şokunu bana üniversitede hiç tanımadığım sonradan yakın arkadaşım olan bir çocuk yaşattı biliyor musun.

En sevdiğim arkadaşımla oturmuş muhabbet ediyorduk, bana anlattığı bir olayın etkisiyle bir kahkaha patlattım ve O, o arada yanımızdan geçiyormuş. Arkadaşımı selamladı, neler anlatıyorsun bakalım yine, ortalığı şenlendirmişsin, dedi. Elimi sıkmak ve tanışmak için elini uzattı, yüzüme baktığı gibi, aaa bunca yıldır seni ilk defa bir şeye gülerken görüyorum, demek sen de gülermişsin, dediği anda sanırım hayatımın tokatını yemiş oldum. Yooo, gülerdim halbuki, gülmüyor muydum yoksa??? Şimdi bile bilmiyorum, hatırlamıyorum. Ama kafama kazınmıştı.

Dönemsel bir şeydi, sadece çok uzuuuun bir dönem sürmüş sanırım. Şimdi yeniden doğmuş gibiyim (çok şükür)girlhaha

Ama gördüğüm kadarıyla senin de içinde çok keyifli bir yan saklıymış, güncende yazdıkların bu gizli kapının açıldığını gösteriyor bana :))

Mutluluğun daim olsun,

Sevgilerimle :)
 
Merhabalar hepinize,

Uzunca bir süredir siteden de sizlerden de ayrıydım, çok yoğun günler geçirdim, sürekli koşturur haldeydim, bugün son gün, bu akşam bir işi daha sonlandırmış oluyorum. Rahatlayacağım inşallah. Şimdiye kadar her şey yolunda gitti çok şükür. Devamı da gelir inşallah.

Bunun dışında uzuunca bir dinlenme moduna geçmek istiyorum. Maddi manevi yoruldum. Bİraz kendimi uyku moduna almak istiyorum.
Mümkün olduğunca sakin, sessiz, hatta mümkünse tepkisiz bir noktaya alabilirsem, içten dinlenebilirim gibi geliyor.

Hayatınızda hepinize huzurlu, keyifli günler diliyorum

Sevgilerimle
 

Vahşet sadece kanlı mı olur sizce? En büyük şiddetin psikolojik şiddet olduğunu biliyor musunuz?
Her dayak yiyen kadın sakat kalmıyor, ama psikolojik şiddete maruz kalan her birey sakat kalıyor. Sözlerle, bakışlarla, yasaklarla, emirlerle, küçümsemelerle, kısıtlamalarla, müdahelelerle uygulanıyor bu şiddet ve en ufak bir cezası bile yok.

İşte bunu kaldıramıyordum. Ve haliyle bitti.
Ben seni psikolojimle ezdim mi? Sen niye benim üzerime geliyorsun, diyebilmeli insan.
Benden hatırlatması, gözden geçirdiğinizde hayatınızın yüzde kaçında böyle bir manzarayla karşılaştınız???? Dikkat edin, engellemek mümkün!
 
Bugün pazar...

("...Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar..." diye bir şiiri vardı Nazım'ın... Ey Üstad, yine geldin bana, yine içimi titrettin dizelerinle. Ruhun şad olsun.)

Saygılarımı da sundum, devam edebilirim artık, değil mi???

Bu sabah ne zaman oldu, geceden ne zaman ayrıldı karıştırdığım sabahlardan biriydi. Bu da nasıl ve neden olduğunu bilmediğim günlerden biri. Yine bir pazar ve yine ben dalgalı denizlerde ceviz kabuğumda kalma mücadelesi içindeyim.

Beynimdeki minik kadınlar saç saça baş başa birbirlerine girmişlerdi. Yüksek gerilimi verdim, herkes köşesine çekildi. Birkaç saattir rahatım. Uğultuları sokak gürültüsünü bastırabiliyor bazen. Bu kadar kalabalık olmalarının sebebi ne acaba? Kaç ben var bende benden içeri bazen çok merak ediyorum.

Tek dileğim yeni bir düzen. Düzensiz bir düzeneği düzenleyemeyen düzenlemeci olmak, beni düzensizliğe düşman ediyor. (çok mu oldu???)

Huzura ermek yolundaki savaşım tam gaz sürerken, tek başıma bir süvari birliği gibi hissediyorum bazen. Bir arkadaşın deyimiyle "Amazon" gibi... İnsanlar karşısında her zaman dimdik olsanız da, bir anda aynaya bakıp yorgun bir yüzle karşılaşmak da var bu dünyada.

Karşımızdakinin gözlerinin içine bakarız, içeride neler döndüğünü anlayabilmek için. Peki siz en son kendi gözlerinizin içine ne zaman baktınız???

İçimde yaşadığım bazı paniklerin sonuna geliyorum. Artık ruhumdan tamamen söküp atacağım bu sorguları. Bir savcı ve bir hakim peşimde olmayacak sürekli. Savunma kalkanlarımı indireceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum.

Doğan her yeni gün beni daha da güçlendiriyor. Beynimdekileri kadınlar hep olacak ama beni çok güzel günler bekliyor:))
 
Merhabalar hepinize,

Bugün bir kez daha ne kadar şanslı bir insan olduğumu gördüm. Ben belki de yeryüzündeki en zengin kadınım çünkü inanılmaz dostlarım var.

Kimi yaşadığım şehirde, kimi Türkiye'nin çeşitli şehirlerinde, kimi bambaşka ülkelerde, kimi ise bambaşka kıtalarda.

Her biri de bir şekilde hiç beklemediğim anlarda, yüreğimi, özlemimi okur gibi kendilerini hatırlatmanın bir yolunu bulup önüme çıkıyorlar.

Böyle bir zenginlik olamaz! Şükrediyorum, yatıp kalkıp şükrediyorum etrafım böylesine güzel insanlarla dolu olduğu için. Ruhumda yaşadığım tüm dalgalanmaları hissediyorlar sanki. Öyle bir bağ kurmuşuz, öylesine kenetlenmişiz ki... Birbirimize ihtiyacımız olduğunda arayıp haber vermemize gerek kalmıyor. Hissediyoruz, arıyoruz, iki çift tatlı söz gönderiyoruz, bazen de küçük hediyeler...

Günlerdir iş yoğunluğu, hayat yoğunluğu derken o kadar gerilmiştim ki... zamanın peşinde koştursam bile yetişemiyordum ona. Ama dostlarım hep benim yanımdalar, elleri olmasa bile kalpleri hep benimle. Bu mutluluğumu, içimdeki bu sevgiyi anlatacak söz bulamıyorum.

Bu sabah yine koştur koştur bir toplantıya gittim. İnanılmaz keyifli insanlarla tanıştım, bir noktadan sonra toplantıyı bir kenara bırakıp sohbet etmeye başladık. Bu nasıl bir çekim gücüdür anlayamıyorum, aklım almıyor. Bakkalımdan kasabıma, çiçekçime, kapıdaki güvenliğe, gittiğim toplantılardaki insanlara, telefonda konuştuğum şahışlara kadar herkes bu kadar mı güleç, bu kadar mı içten olur.

Arada sorun çıkaran olmuyor mu, elbette oluyor, ama inanın devede kulak. Eskiden beri çalıştığım her yerde inanılmaz dostluklar kurdum, her biriyle görüşürüm, her biriyle araşır, bayram seyran, doğumgünü kaçırmayız. İşte bunlar hayatın zenginlikleri.


Ama dostlar... Onlar esas zenginliğim!

Toplantıdan çıktım, bir sürü işim var ofiste, yapmak istediğim bir dünya özel işim var, kendime ne zamandır vakit ayıramıyorum, birkaç gün kaçıp bir yerlere gitmek istiyorum, plan yapmaya vaktim yok, düşündükçe sinirlerim zıp zıp zıplıyor. :zpzp::zpzp: (bunlar gibi işte)

Arabadan inerken, "dur", dedim kendime, "sakin ol bakalım, vardır her şerde bir hayır, böyle olmasının da bir sebebi vardır mutlaka, kendine gel, bir nefes al, bu karışıklıkların hepsi bitecek, bak ışık göründü, yüreğini ferah tut sen". Beynimin içinde kendimle konuşa konuşa ofise çıktım.

Kendimi odama attım, bir de ne göreyim, masamın üzerinde koccaman yemyeşil, üzerinde beyaz bir kalp olan bir paket. ??????? Hemen yüzüme inanılmaz bir gülümseme yayıldı, çünkü bu süprizi bana bir kuş ağzından kaçırmıştı ama benim dağınık aklımın kıvrımları arasına sıkıştığı için yeniden süpriz oldu.

Üzerinde kalp olan yeşil kutuyu açtım. Karşıma bir mektup çıktı. 3 kişi tarafından rengarenk yazılmış, beni mutluluktan ağlatan bir mektup. İçinde bir yerde "... neyseki mesafeler bizim için sorun değil." yazıyordu.

Evet, mesafeler benim için, dostlarım için, sewdiklerim için hiç sorun olmadı. Hep paylaştık, özlemlerin de tatlı yanları olduğunu bilip, o anların bile tadını çıkartarak yaşadık. Sevgi, aşk, dostluk, içtenlik, samimiyet elle tutulur, kolayına sahip olunur duygular değil. Ben insanların yanıbaşlarında olsa da tadını alamadıkları bu duygulara bunca mesafeye rağmen sahibim:)) Bazen kendimi bir melekler çemberiyle çevrilmiş gibi hissediyorum.

Mektubun da altından bu dünyada bir tek beni mutlu edecek şeyler çıktı. Aslında ne olduğunun önemi yok. Sadece orada bir sevgi paketi var. Biz seni düşünüyoruz, senin yüzün gülsün diyen dostlarım var. Bunun bana verdiği mutluluğu anlatacak zenginlikte bir dil bilgim yok maalesef. Keşke size ruhumu açıp gösterebilseydim.

Yine de sizinle paylaşmadan geçemedim. Belki okuyan birinin yüzünde bir gülümseme belirir, bir arkadaşını arar, o da bir başkasını mutlu eder diye:)))

Hepimiz zincirin halkalarıysak, bugün ben halka olarak aldığım etkiyi size bildirdim. Bundan sonra devamı sizin işiniz...

Kucak dolusu sevgilerimle
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst