''Kışkırtılmış erkeklik ve bastırılmış kadınlık'' Bu isimde bir kitap okumuştum yazarı Dr. Erdal Atabek. Öncelikle tüm kadınlara ve kışkırtılarak yetiştirilen tüm erkeklere şiddetle tavsiye ederim.
Bu tartışmanın nedeni Türk örf adet ve ananelerine dayanıyor gibi gözükse de aslında temelinde yanlış bilinen dini öğretiler var. Yani aslında temeli İslamiyet'e dayanıyor. Orda bir hadis var ki, tüyler ürpertici bir sonuca varıyor ve daha en baştan en temelden diyor ki; ''Kadın erkeğin eğe kemiğinden yaratılmıştır''. Yani kadın erkeğin kötü bir nüshası, bir kopyasıdır. Burdan bakılınca sığ zihniyetler bunu bu şekilde anlıyor ve kadına da böyle davranıyor, öyle ki bu günümüze kadar bu böyle gelmiş kadın hep değersiz ikinci bir nüsha olmuş, hep erkeğin bir adım gerisinde, evinin yuvasının bekçisi, ailenin bütünleyicisi, düşünceleri değersiz, duyguları hiç önemsiz, erkeğin çizdiği yolda yürüyen bir alt sınıf. Bu Faşistlik değil de nedir??? İnsan ayrımı değildir de nedir bu?
Allah insanı kadın-erkek tek bir maddeden, topraktan çamurdan yaratmıştır. Eğe kemiğinden yaratıldı denilen hadiste ise kadının hassas ve kırılgan olduğunu, onlara özenli davranılması gerektiğini vurgulamaya çalışılmıştır. Orda çok ince bir nüans vardır yani..
Ben inanan biri olarak bu düşünceyi benimsiyorum. Kadın ve erkek beyni arasında en ufak bir zeka farklılığı yoktur. Kadın beyni erkekle aynı büyüklükte olmasına rağmen sadece daha küçük bir kafatasına sığdırılmıştır. İşleyiş aynıdır. bknz. (''Kadın Beyni'' Dr. Louann Brizendine)
Kadınlar genel kültür ve bilgi birikimi konusunda erkeklere %3 lük bir fark atmıştır ama çoğu erkeği bozmamak için aptalı oynamaktadır. Çünkü bize öğretilen nedir? Erkek ne derse doğrudur, haklıdır! Onun özgüvenini zedelersen onu kaybedersin. Erkeklerin de çoğunlukla evlenmek için, daha sessiz, az bilen, az konuşan kadınları seçmelerinin nedeni budur. Kendi egolarının doyumsuz tatmini. Burda bunları anlatırken tüm erkekler adına konuşarak onları karşıma alıyor gibi görünebilirim. Kesinlikle genelleme yapmıyorum. Tüm bu kuralları benimsemeyip tabuları yıkan özgüvenli, neden-sonuç ilşkisi kurmuş, adalet sahibi, kendini yetiştirmiş erkekler de vardır. Ama ne yazık ki büyük çoğunluk kadının eksik etek olduğunu düşünmektedir. Aslında dönüp baktıklarında onları da ezen, toplumu ikiye bölen, çok ağır sorumluluklar onların omuzlarındadır. Erkekler ağlamaz örneğin.. Ağlamazlar çünkü ağlamak insani bir duygudur ve erkekler insan değildir, duygu da beslemezler. Evin geçimi, korunması, belirleyiciliği hep onlara aittir.
Yazacak çok şey var aslında devam edersem kitap haline dönüşebilir. Şimdilik burdan başlayarak bu konuyu tartışamaya açıyorum. Lütfen sadece kadınlar değil erkeklerde katılsın ve hepimizi ezen bu tabuları birer birer yıkalım.
Bu tartışmanın nedeni Türk örf adet ve ananelerine dayanıyor gibi gözükse de aslında temelinde yanlış bilinen dini öğretiler var. Yani aslında temeli İslamiyet'e dayanıyor. Orda bir hadis var ki, tüyler ürpertici bir sonuca varıyor ve daha en baştan en temelden diyor ki; ''Kadın erkeğin eğe kemiğinden yaratılmıştır''. Yani kadın erkeğin kötü bir nüshası, bir kopyasıdır. Burdan bakılınca sığ zihniyetler bunu bu şekilde anlıyor ve kadına da böyle davranıyor, öyle ki bu günümüze kadar bu böyle gelmiş kadın hep değersiz ikinci bir nüsha olmuş, hep erkeğin bir adım gerisinde, evinin yuvasının bekçisi, ailenin bütünleyicisi, düşünceleri değersiz, duyguları hiç önemsiz, erkeğin çizdiği yolda yürüyen bir alt sınıf. Bu Faşistlik değil de nedir??? İnsan ayrımı değildir de nedir bu?
Allah insanı kadın-erkek tek bir maddeden, topraktan çamurdan yaratmıştır. Eğe kemiğinden yaratıldı denilen hadiste ise kadının hassas ve kırılgan olduğunu, onlara özenli davranılması gerektiğini vurgulamaya çalışılmıştır. Orda çok ince bir nüans vardır yani..
Ben inanan biri olarak bu düşünceyi benimsiyorum. Kadın ve erkek beyni arasında en ufak bir zeka farklılığı yoktur. Kadın beyni erkekle aynı büyüklükte olmasına rağmen sadece daha küçük bir kafatasına sığdırılmıştır. İşleyiş aynıdır. bknz. (''Kadın Beyni'' Dr. Louann Brizendine)
Kadınlar genel kültür ve bilgi birikimi konusunda erkeklere %3 lük bir fark atmıştır ama çoğu erkeği bozmamak için aptalı oynamaktadır. Çünkü bize öğretilen nedir? Erkek ne derse doğrudur, haklıdır! Onun özgüvenini zedelersen onu kaybedersin. Erkeklerin de çoğunlukla evlenmek için, daha sessiz, az bilen, az konuşan kadınları seçmelerinin nedeni budur. Kendi egolarının doyumsuz tatmini. Burda bunları anlatırken tüm erkekler adına konuşarak onları karşıma alıyor gibi görünebilirim. Kesinlikle genelleme yapmıyorum. Tüm bu kuralları benimsemeyip tabuları yıkan özgüvenli, neden-sonuç ilşkisi kurmuş, adalet sahibi, kendini yetiştirmiş erkekler de vardır. Ama ne yazık ki büyük çoğunluk kadının eksik etek olduğunu düşünmektedir. Aslında dönüp baktıklarında onları da ezen, toplumu ikiye bölen, çok ağır sorumluluklar onların omuzlarındadır. Erkekler ağlamaz örneğin.. Ağlamazlar çünkü ağlamak insani bir duygudur ve erkekler insan değildir, duygu da beslemezler. Evin geçimi, korunması, belirleyiciliği hep onlara aittir.
Yazacak çok şey var aslında devam edersem kitap haline dönüşebilir. Şimdilik burdan başlayarak bu konuyu tartışamaya açıyorum. Lütfen sadece kadınlar değil erkeklerde katılsın ve hepimizi ezen bu tabuları birer birer yıkalım.
