Böyle bir gün(dü)
Gece geç vakitlere kadar oturma huyum oldum olsaı vardır ,taa çoçukluktan bu yana,Erken uyanmıştım saat 9 falandı ay daha çok erken dedim kendime biraz daha uyuyyım ama az önce gördüğüm rüyaya anlam vermemeiştim hayır olsun dedim ve tekrar uyudum.Öğlene doğru uyandım,ufak bir kahvaltıdan sonra dışarı çıktım.Kış erken gelmişti ama sanki o gün ilk bahar havası gibiydi,güneş vardı ama soğukta yerindeydi ,sahil boyu yürüdüm,Deniz o kış gününe inat çarşaf gibiydi,uzun bir yürüşün sonunda çarşıya varmıştım,alınacak birkaç şey vardı eve onları alıp hemen dönecektim ki bir dükkanın vitrininde gördüm kandiliniz mübarek olsun demek o gün kandildi kandil simiti almak için içeriye doğru adım attım ama sonra vazgeçtim oysa adetimdir ailemde kandillerde kandil simiti alınır büyüklerin elleri öpülmeye gidilirken götürüldü daha sonra gelir alırım dedim kendime ,eve dopru aynı yoldan döndüm.Annemin odasından içeri girdiğimde anladım ,vakit ayrılık vaktiydi,alınan nefesler sona doğru geliyordu,yanına gittim ellerini tuttum ben burdayım yanındayım anne korkma sakın dedim ,beni duyup duymadığını bilmiyordum,aam doktrlar bitkisel hayatta olsa bile hasta herşeyi duyar demişerdi ,tekrar ettim sakın korkma anne yaşlar gözümden akıyordu,onun yüzünde ise tatlı huzrlu bir gülümseme vardı,grimavi gözleri bakıyor ama göremiyordu sanki,saçlarını sevdim birkaç dakika sonra en güzel gülümsemesi ile ellerimin arasından uçup gitöişti,ezan okundu,hep sessiz ağlarım yine öyle oldu ellerimde annem kulağımda ezan günlerden kandil aylardan kış,dönememek üzere bir veda,elveda idi bu,koca bir çınar o mübarek gün benden ayrıldı.O an gördüğüm rüyanın sebebinide kandil simiti alamamaın da nedenini anlamıştım,Yüreğim kanıyordu,içim ateş içindeydi.ellerini yüzünü öptüm,kokusunu içime hapsetmek üzere çektim ama biliyordum ,biliyordum ki artık ne beraber güle bileceğiz,ne yemek yiye bileceğiz ne sesini duyacaktım yüce allahım sabrını veriyor ama içimdeki o özelm hep kaldı,bugün hırkasını kokladım annemin ,çantasını kokladım,içindeki kağıtları okudum ,elyazısına dokundum,o güzel narin eller ile yazılan yazı,tarağına bana hatıra kalan birkaç saçı okşadım saçlarını sever gibi,ve dua ettim allahıma önce annem ve tüm ölmişlerim için biliyorum ki hala beni görüyor taaa uzaklarada olsa bile ,en güzel anılarımda yaşıyorsun,çoçukluğumda ellerini sıkıca tuttuğum gibi tutmak için neler vermezdim şu an hele bir kez daha anne diye bilmek için adımı senin sesinden bir kez daha duya bilmek için neler vermezdim annem ,ağlamama üzülmeme hiç tahammül edemezsin biliyorum yok ağlamıyorum seninle konuşuyorum anne gözümede rüzgardan toz kaçtı,sen merak etme ben o koca çınarın gövdesinde kök saldım,senin kadar olmasamda bende küçük bir çınarım hala senin köklerine sevgine tutunarak yaşamaya devam eden .her kediyi senin içinde seviyorum ,her istanbula gidişime sende benimlesin,ben yaşadığım sürece sende benimle yaşayacaksın annem.
Gece geç vakitlere kadar oturma huyum oldum olsaı vardır ,taa çoçukluktan bu yana,Erken uyanmıştım saat 9 falandı ay daha çok erken dedim kendime biraz daha uyuyyım ama az önce gördüğüm rüyaya anlam vermemeiştim hayır olsun dedim ve tekrar uyudum.Öğlene doğru uyandım,ufak bir kahvaltıdan sonra dışarı çıktım.Kış erken gelmişti ama sanki o gün ilk bahar havası gibiydi,güneş vardı ama soğukta yerindeydi ,sahil boyu yürüdüm,Deniz o kış gününe inat çarşaf gibiydi,uzun bir yürüşün sonunda çarşıya varmıştım,alınacak birkaç şey vardı eve onları alıp hemen dönecektim ki bir dükkanın vitrininde gördüm kandiliniz mübarek olsun demek o gün kandildi kandil simiti almak için içeriye doğru adım attım ama sonra vazgeçtim oysa adetimdir ailemde kandillerde kandil simiti alınır büyüklerin elleri öpülmeye gidilirken götürüldü daha sonra gelir alırım dedim kendime ,eve dopru aynı yoldan döndüm.Annemin odasından içeri girdiğimde anladım ,vakit ayrılık vaktiydi,alınan nefesler sona doğru geliyordu,yanına gittim ellerini tuttum ben burdayım yanındayım anne korkma sakın dedim ,beni duyup duymadığını bilmiyordum,aam doktrlar bitkisel hayatta olsa bile hasta herşeyi duyar demişerdi ,tekrar ettim sakın korkma anne yaşlar gözümden akıyordu,onun yüzünde ise tatlı huzrlu bir gülümseme vardı,grimavi gözleri bakıyor ama göremiyordu sanki,saçlarını sevdim birkaç dakika sonra en güzel gülümsemesi ile ellerimin arasından uçup gitöişti,ezan okundu,hep sessiz ağlarım yine öyle oldu ellerimde annem kulağımda ezan günlerden kandil aylardan kış,dönememek üzere bir veda,elveda idi bu,koca bir çınar o mübarek gün benden ayrıldı.O an gördüğüm rüyanın sebebinide kandil simiti alamamaın da nedenini anlamıştım,Yüreğim kanıyordu,içim ateş içindeydi.ellerini yüzünü öptüm,kokusunu içime hapsetmek üzere çektim ama biliyordum ,biliyordum ki artık ne beraber güle bileceğiz,ne yemek yiye bileceğiz ne sesini duyacaktım yüce allahım sabrını veriyor ama içimdeki o özelm hep kaldı,bugün hırkasını kokladım annemin ,çantasını kokladım,içindeki kağıtları okudum ,elyazısına dokundum,o güzel narin eller ile yazılan yazı,tarağına bana hatıra kalan birkaç saçı okşadım saçlarını sever gibi,ve dua ettim allahıma önce annem ve tüm ölmişlerim için biliyorum ki hala beni görüyor taaa uzaklarada olsa bile ,en güzel anılarımda yaşıyorsun,çoçukluğumda ellerini sıkıca tuttuğum gibi tutmak için neler vermezdim şu an hele bir kez daha anne diye bilmek için adımı senin sesinden bir kez daha duya bilmek için neler vermezdim annem ,ağlamama üzülmeme hiç tahammül edemezsin biliyorum yok ağlamıyorum seninle konuşuyorum anne gözümede rüzgardan toz kaçtı,sen merak etme ben o koca çınarın gövdesinde kök saldım,senin kadar olmasamda bende küçük bir çınarım hala senin köklerine sevgine tutunarak yaşamaya devam eden .her kediyi senin içinde seviyorum ,her istanbula gidişime sende benimlesin,ben yaşadığım sürece sende benimle yaşayacaksın annem.
