Marhabalar ,
Ben de kendi hayatımı, bu günlere nasıl geldiğimi anlatmak istiyorum.
Amacım ,kendimi acındırmak ,takdir toplamak, yorumlanmasını beklemek vs. HİÇ DEĞİL.
Sadece psikolojide kullanılan bir yöntemi böylece uygulamak istiyorum :Yaşanan ve çok etkilenilen olayları anlatarak olağanlaştırmak ve kabullenme sürecini hızlandırmak.
Ben ,16 yaşında zorla ,sorunlu olduğu bilinen bir adamla evlendirilen bir annenin ve şanının gereklerini yerine getirmek için asla tereddüt etmeyen bir babanın kızıyım.
Benim hikayem aslında doğumumla birlikte başladı ama ben neyse ki sadece 4-5 yaşından itibaren olan kısmını hatırlıyorum.
Babam ,egosunu ancak şiddet uygulayarak ,emir vererek veya yasak ilişkiler yaşayarak tatmin edebilen 27 yaşında bir adam. Annem de inadına iyi niyetli, toy ama bir yandan da haksızlığı kabul edemeyen, içten içe asi 16'lık bir kızcağız.
Neyse evleniyorlar ,bir yıl sonra ben doğuyorum.
Annem, küçüklüğünden itibaren ahırlara kilitlenerek, çoluk çocuğun önünde ayağından ağaca bağlanarak, evin günah keçisi olarak yetiştirilen bir saf insan.İnsan yüzü görmemiş namusuna leke gelmesin diye, tek bir arkadaşı da yok.
Ama ben doğup dillenmeye başlayınca, anneciğimin demesine göre ,benimle arkadaş olmuş,benimle dertleşmiş, babamın dayağından kaçarken oyuncak bebeğine sarılmak yerine bana sarılmış, kiminle yasak ilişkiler yaşadığını benimle paylaşmış.
Paylaşımlara yavaş yavaş benim üstlendiğim görevler de eklenmiş, babayı telefon başında, komşulukta vs. takip etmek, yaptığı herşeyi rapor etmek ,arabanın km göstergesini takip edip hangi dostuna gittiğini belirlemek ,yeri geldiğinde kardeşi oyalayıp...her neyse.
Zamanla geldim ilkokul sona, babam tutturdu evleneceksin diye. Ben de inadına asıldım derslere kazandım anadolu lisesini, artık okula göndermeyip evlendirmesi mümkün değil,kurtardım 7 yılı böylece . Ama kurtardığım sadece eğitim hayatım oldu,hala şiddete maruz kalma, hala hafiyelik, hala küçük kardeşi olaylardan uzak tutmaya çalışma...
Aynı şekilde sürdü hayatım 7 yıl boyunca, neler görmedim ki... Eve uygunsuz kadınların gelmesi mi, benim cici kızları olarak tanıştırılmam mı, her karşı çıkışta dayak yemelerimiz mi, daha detayları verilemeyecek nice şeyler... Neyse benim yakın zamana kadar muzdarip olduğum trikotillomani (saç koparma hastalığı) işte o zamanlarda kendini gösterdi, peruklar vs. kapatmaya çalışıldı işte. Ama bu sefer de lise sona geliyoruz ne olacak , hadi dedim bi gayret daha, asıldım ve gerçekten çok iyi bir okul ve bölüm kazandım. Hadi dedim ,4 yıl daha kurtardım. Çünkü o okulu kazanıp da üniversiteye göndermezse ,babamı linç ederlerdi bizim oranın ahalisi o da farkındaydı, neyse okula başladım.
Uzaklaşınca iyi olur biraz kafam rahatlar dedim ama nerde, benim yokluğumda işler iyice karışmış, sürekli haberini alıyorum, işi bırakmış, evden para gelmiyor, bir yıl boyunca sabah+öğle+aksam sadece ucuz bisküvilerden yedim, dibine kadar depresyon, dibine kadar çaresizlik , akla neler gelir de anneni kardeşini düşünürsün yapamazsın.
Yoruldum şimdi ,yazmaktan değil düşünmekten yoruldum ..Daha neler var anlatılacak, söylenecek ama gücüm kalmadı.
Ama sonuç güzel, evliyim, bana her zaman anlayışla yaklaşan bir eşim var, iyi de bir işim, bir de artık sizler varsınız,
Bir de affettiğim geçmişim...
Sevgiyle kalın
Ben de kendi hayatımı, bu günlere nasıl geldiğimi anlatmak istiyorum.
Amacım ,kendimi acındırmak ,takdir toplamak, yorumlanmasını beklemek vs. HİÇ DEĞİL.
Sadece psikolojide kullanılan bir yöntemi böylece uygulamak istiyorum :Yaşanan ve çok etkilenilen olayları anlatarak olağanlaştırmak ve kabullenme sürecini hızlandırmak.
Ben ,16 yaşında zorla ,sorunlu olduğu bilinen bir adamla evlendirilen bir annenin ve şanının gereklerini yerine getirmek için asla tereddüt etmeyen bir babanın kızıyım.
Benim hikayem aslında doğumumla birlikte başladı ama ben neyse ki sadece 4-5 yaşından itibaren olan kısmını hatırlıyorum.
Babam ,egosunu ancak şiddet uygulayarak ,emir vererek veya yasak ilişkiler yaşayarak tatmin edebilen 27 yaşında bir adam. Annem de inadına iyi niyetli, toy ama bir yandan da haksızlığı kabul edemeyen, içten içe asi 16'lık bir kızcağız.
Neyse evleniyorlar ,bir yıl sonra ben doğuyorum.
Annem, küçüklüğünden itibaren ahırlara kilitlenerek, çoluk çocuğun önünde ayağından ağaca bağlanarak, evin günah keçisi olarak yetiştirilen bir saf insan.İnsan yüzü görmemiş namusuna leke gelmesin diye, tek bir arkadaşı da yok.
Ama ben doğup dillenmeye başlayınca, anneciğimin demesine göre ,benimle arkadaş olmuş,benimle dertleşmiş, babamın dayağından kaçarken oyuncak bebeğine sarılmak yerine bana sarılmış, kiminle yasak ilişkiler yaşadığını benimle paylaşmış.
Paylaşımlara yavaş yavaş benim üstlendiğim görevler de eklenmiş, babayı telefon başında, komşulukta vs. takip etmek, yaptığı herşeyi rapor etmek ,arabanın km göstergesini takip edip hangi dostuna gittiğini belirlemek ,yeri geldiğinde kardeşi oyalayıp...her neyse.
Zamanla geldim ilkokul sona, babam tutturdu evleneceksin diye. Ben de inadına asıldım derslere kazandım anadolu lisesini, artık okula göndermeyip evlendirmesi mümkün değil,kurtardım 7 yılı böylece . Ama kurtardığım sadece eğitim hayatım oldu,hala şiddete maruz kalma, hala hafiyelik, hala küçük kardeşi olaylardan uzak tutmaya çalışma...
Aynı şekilde sürdü hayatım 7 yıl boyunca, neler görmedim ki... Eve uygunsuz kadınların gelmesi mi, benim cici kızları olarak tanıştırılmam mı, her karşı çıkışta dayak yemelerimiz mi, daha detayları verilemeyecek nice şeyler... Neyse benim yakın zamana kadar muzdarip olduğum trikotillomani (saç koparma hastalığı) işte o zamanlarda kendini gösterdi, peruklar vs. kapatmaya çalışıldı işte. Ama bu sefer de lise sona geliyoruz ne olacak , hadi dedim bi gayret daha, asıldım ve gerçekten çok iyi bir okul ve bölüm kazandım. Hadi dedim ,4 yıl daha kurtardım. Çünkü o okulu kazanıp da üniversiteye göndermezse ,babamı linç ederlerdi bizim oranın ahalisi o da farkındaydı, neyse okula başladım.
Uzaklaşınca iyi olur biraz kafam rahatlar dedim ama nerde, benim yokluğumda işler iyice karışmış, sürekli haberini alıyorum, işi bırakmış, evden para gelmiyor, bir yıl boyunca sabah+öğle+aksam sadece ucuz bisküvilerden yedim, dibine kadar depresyon, dibine kadar çaresizlik , akla neler gelir de anneni kardeşini düşünürsün yapamazsın.
Yoruldum şimdi ,yazmaktan değil düşünmekten yoruldum ..Daha neler var anlatılacak, söylenecek ama gücüm kalmadı.
Ama sonuç güzel, evliyim, bana her zaman anlayışla yaklaşan bir eşim var, iyi de bir işim, bir de artık sizler varsınız,
Bir de affettiğim geçmişim...
Sevgiyle kalın
