BUGÜN KENDİM İÇİN NE İSTİYORUM?

zaman istemiştim işle ilgili evrenden..kendi tercihimi saptayıp planlayabileceğim...
ama yine bi yol ayrımında buldum kendimi..

birinci iş teklifiyle ilgili yarın sözleşme imzalamak durumundayım. yoksa bu işi de yitirebilirim..

ama hala istediğim diğer iş le ilgili beklentide buluyorum kendimi.. hala onla ilgili fotoğraflarda zihnimde..

oysa onun netleşmesi için hala zaman gereksinim var..olup olmayacağı meçhul..

doğru bir karar vermek zorundayım.. ama ikisi arasında bir tercihten daha farklı bu.. ya hayalimi bekleyeceğim ya da beklemeyeceğim tercihinde hayalin sonu belirsiz..

çok artısı var yarın sözleşme yapmak durumunda olduğum işin.. ve kime sorsanız kabul etmemin daha akıllıca olduğu cevabını alıyorum.. yine de kendime soruyorum.. ikisi aynı anda elimde olsa.. ben ikinciyi seçerdim..

öyleyse ikinci işin en kısa sürede netleşmesini mi istemeliyim..


bir söz vardı..

insanların çoğu sevmedikleri bir işte çalışıp gereksinimi olmayan şeyler alırlar..

ben keyifle çalışmalıyım..ama kazanca dönüşmesini istiyorum keyfimi,n..

ben net im ancak belirsiz durumların da benim için iyi olacak şekilde netleşmesini istiyorum
 
beynim zinde olsam da bedenen bi yorgunluk var üzerimde ki nedenini çözemedim. üç gündür günün yarısımı uuyarak geçirdiğim halde remen ayakta uyuyorum.(bunun telkinlerle bi ilgisi var mı merak ediyorum bu arada bilen varsa yazıversin lütfen.)
artık şu uykulu halimden kurtulup o eski zinde hayatıma geri dönmek istiyorum,lütfeeenn.
 
telkinleri oldukça düzenli dinliyorum. şahsen benzer bir etkiyle karşılaşmadım..
bol sıvı tüketerek vücudunuzun sıvı elektrolit dengesini düzenlemeniz işe yarayabilir diye düşünüyorum
 
ben bunu hep yaparım.. yolunda gitmeyen birşeyler varsa.. kendim iyileşene dek pek sözetmem..es geçerim.. pek paylaşımcı değilimdir..
ancak bir sebebi daha var bunun.. kendi duygu ve düşüncelerim netleşene dek.. başkalarının söyleyeceklerini bilmek istemem. müdahele girişimlerinden kaçarım..

yalıtırım kendimi..

dün sözleşme yapmam gereken iş konusunda yeni sorunlar çıktı..dışardan bakıldığında şu anda çaresizliğin getirdiği panik duygusu yaşamam gerekiyor.. oysa ben özgürleşmiş hissettim kendimi. nasıl da yüreğimi sıkıyormuş o işle yaşamıma devam etme olasılığı..

çok yönden cazip ve yaşamımı kolaylaştıracak bir iş ama.. insanın ne istediğini bilmesi de kötü mü ne :))

istediğim diğer iş...baktım süreç uzuyor..bir girişimde bulunup seyrini öğrenmek istediğimi söyledim.. önümüzdeki hafta genel müdürle görüşmeye çağrılacakmışım..
farkettim ki..diğer işi de istesem olur hale getirirdim.. hiç üstüne gitmedim..bunu başkalarının anlamasını beklemediğim için paylaşmadım..

ama ben ne istediğimi biliyorum..hem gelişebileceğim hem geliştirebileceğim bir iş istiyorum.. ki birkaç hafta öncesine dek çalıştığım iş bu yüzden anlamlıydı benim için..ama oraya takılıp kalırsam da kendimin ve kızımın önüne yeni ufuklar seremeyecektim..

gerçekten ne istediğimi biliyorum.. ve olduğunda ilk sizle paylaşacağım..



...bu arada...tüm gün mutlu..umutlu olma çabası ve başarısının ardından akşam ruhemicimle biraraya geldiğimde yine tüm dengem bozuldu..sanki sadece o emsin gücümü diye bu kadar çabalamıştım yaşamım boyunca güçlü olmaya..Onun karşısında da yaşamda ve başkalarının karşısındaki duruşumu gösterebilmeyi başarmayı istiyorum.

içimizdeki güneşin önündeki tüm bulutları kovaladığımız bir gün diliyorum hepimize..
 
dinmiyor öfkem.. beni şaşırtacak kadar BEN den uzak davranıyorum..oysa başkalarına karşı çıldırtıcı bir sukunetim vardır..
öfkemi yatıştırmak istiyorum desem.. belki altında gizlenen katışıksız acıyla başbaşa kalacağım..
Ona daha sakin davranabilmek istiyorum desem..dişlerim sıkılı ve mutlaka yine patlamayla sonuçlanacak bir süreç yaşayacağım dahası rol yapmış olacağım

BEN olarak kalabilmek için yalnız kalmayı dilediğim de çok oldu.

ben olarak davrandığımda kabul görmeyi.. ben olarak davrandığında kabul edebilmeyi istiyorum..
 
BUGÜN AYDINLANMAYI SEÇİYORUM

Sevgiye uyanmak her sabah yaptığım şey. Her sabah zihnimi açıyorum ve SANKİ şimdiden Mükemmelliğe, Bütünlüğe, ve Tam Olmaya ulaşmışım gibi davranıyorum. Kalbim bütün iyiliklere açık ve içimde, ihtiyacım olan şeyleri elde etmek için duyduğum çaba ve stresi bir yana bırakıyorum. Ve biliyorum ki ihtiyacım olan ya da arzuladığım her şey tam zamanında ve yerinde gelip beni bulacak. Evrenin benim tarafımda olduğunu bildiğim için rahatım. Üst benliğim ve bilincim bir araya geldikleri sürece bütün deneyimlerde yepyeni şeyler keşfetmeye devam edeceğim.

Sevgi Benim Dünyamı Döndüren Şeydir

Benim sevgim güçlüdür;

Kendime aşık bir insan gibi davranıyorum. Başımdan onlarca olay gelip geçiyor ama kendime duyduğum sevgi değişmiyor. Bu kibirli ya da kendini beğenmiş olduğum anlamına gelmez. Bu tür insanlar aslında “senden çok daha iyiyim” maskesi altında kendilerinden nefret eden insanlardır. İnsanın kendini sevmesi yalnızca Varlığının mucizesini kutlamasıdır. Eğer kendimi seversem ne kendime ne de başkalarına asla zarar veremem. Benim için dünya barışının sırrı koşulsuz sevgide yatıyor. Bu insanın kendini kabullenmesiyle ve sevmesiyle başlar. Kendimi sevmek için mükemmel olmayı beklememe gerek yok. Kendimi şu anda olduğum halimle kabulleniyorum ve seviyorum.

Yapılacak Değil, Bilinecek Bir Şeyler Var


yürek ışığını büyütmek isteyen herkese aydınlık günler diliyorum..
 
ne kadar seviyorum içimdeki denge halimi..dış dengemi çok istisnai durumlar dışında korusam da iç dengem hep dalgalı denizler gibi..

bugün biraz işim vardı dışarda.. ve garip bir şekilde kendimi hala belli olmayan iş görüşmesine giderken giymek üzere bir elbise almış buldum..

bu olayın üç boyutu var..

birincisi ben kendim için pek..hayır hiç alışveriş yapmam.. BEN i çok rahat ortaya koyarım doğru ama yaşamda önceliklerim farklıdır.. zaten kızım benim yerime de yeterince alışveriş yapıyor :)
fakat.. evet bunu sormak istemiştim aslında.. sanki telkinlerden sonra içimdeki alışveriş canavarı uyandı :)
bu da sanırım kendim için birşeyler yapma güdüsü..

eh kendimi seviyorsam kendimi şımartmalıyım da sanırım :)


ikincisi.. zaten istesem de daha önceki giysilerimi giyemezdim..gerçekten hızlı kilo aldım :( bu da telkinlerden sonra oldu :( ama bunu doğrudan telkinlere bağlayamıyorum. 27 yıldır aralıksız çalışan bünye bir anda durunca sonuç bu olsa gerek..yoksa geceleri uyurgezer gibi kaşıkladığım çokokrem kavanozları masum :))


üçüncüsü...

BEN BU İŞE HAZIRIM.. ÖYLEYSE O DA BANA HAZIR.. :))

şimdiden hissediyorum..
......... ...... yim... teşekkür ederim teşekkür ederim teşekkür ederim
 
Değişmeye hazırım;

Bir geçiş döneminde yaşıyoruz. Eski inançları bir kenara bırakıp yeni düşünceler edinmenin zamanı geldi. Yalnızlık, öfke, ayrılık, korku ve acıların hepsi eski sendromlarımızın bir parçası ve bizim de değiştirmek istediğimiz tam da bu. Korkudan çıkıp sevgiye dönmek istiyoruz. Bu bizleri özgürleştirecek mükemmel bir süreç. Bu bizi kurbanlaştırmıyor aksine güçlendiriyor. Başka birine dayanmadan yaşayabilmek, içimizdeki gücün ve yeteneklerin farkında olmak, değişimlerin yaratabileceğini bilmek mükemmel bir duygu.

Güç Şu Anın İçindedir.

Gücümü kabul ediyorum;
 
cuma akşamı sahilde bir sigara içimi denizi içimi çekiyordum ve yanımdakine buradan denize girilir mi ki çok özledim ben denizi demiş bulundum..elbette çok kirliydi deniz..
ama eve geldiğimde kardeşim aradı ailece yarın şileye gidiyoruz gelsene dedi :)
genelde reddederim.. başkalarının planlarına dahil olmayı da planlarıma dahil olunmasını da istemem.. ama hemen kabul ettim çünkü deli gibi denize girmek istiyordum :))ve çok istediğim bir tatil beldesi fırsatı ayağıma gelmiş ve ben hareketsiz kalmıştım.. evren isteklerimi karşılamaktan vazgeçecek böyle giderse.. şükrederek yararlanmalıyım diye düşündüm..
ve dün gün boyu deniz :)) teşekkür ederim teşekkür ederim teşekkür ederim :))
ancak sıcağa dayanamayarak ağır bir migren atağına girdim. her zaman sağlığıma şükrederim.. ben hasta olmam derim.. bu belki de hasta olma lüksüm bulunmadığından bedenime gönderdiğim sinyaldir. bedenim de beni dinler. ama migren yok mu :(
tüm yaşam kalitemi düşüren..

ben yaşam kalitemin arttığını hissetmeyi seçiyorum..
teşekkür ederim teşekkür ederim teşekkür ederimm
 
Mutluluk,ozguven,ozsaygı,yasama sevıncı...
 
en sık yazdığım ve dolayısıyla en çok kayba uğrayan değişim güncem sanırım :(

bir msj ımı kurtarabildim.. bu ara konu daha çok istediğim iş le ilgili ikilemdi.. yazdıklarımın çoğunu hatırlıyorum ama es geçiyorum.. çünkü evrenden yine zaman istedim ve o zaman yine benim oldu..

gerçi bu arada ben yetinmeyip foruma enerji çemberi diye bir konu yazdım.. tabi şimdi yalan oldu :)) zaman ve mekan dışı da olsa bir çember oluşturarak isteğim için enerji yoğunlaşması istedim..




ne istediğini bilmek bazen başa dert mi ne?

yarın sözleşme imzalamak zorundayım artık.. oysa hala ne istediğimi biliyorum...neyi keyif alarak yapacağımı.. mutlaka bu aralar şu işi çook istiyorum diye tutturduğum yer olmak zorunda değil ama işin boyutları kapsamı.. uzmanlığı.. çizdim tabloyu.. kesinlikle beni geliştirebilecek ve gelişeceğim işin çerçevesi belli.. e içini ben doldururum zaten.. benim nerdeyse uzmanlaştığım konu belli.. marka olabilecek kadar güveniyorum kendime...
çerçeveye yakın sayılabilecek bir konu da pedagoji formasyonu alıp meslek dersleri öğretmenliği.. by hemen olacak şey değil elbet :) ve bugün bu konuyu ruhemicimle konuşuyordum :( bana sanki suç işlermişim gibi.. ben senin hala ideallerin olduğunu bilmiyordum.. mecburiyetten çalıştığını ve kızın evleninceye kadar devam edeceğini sanıyordum.. süresi önemli değil oysa ve bir ay bile olsa önümde ideallerim olacak.. ömrünün sonundasın deseler bile.. eh belki de kastettiği buydu.. bu saatten sonra derken :)) malum. yaş aldı başını gidiyor. ve 2. emekliliğe oynuyorum :)

ama seni aşağı çekmek isteyenler olacak dedi bana sonra.. şaka gibi :)) beni sen aşağı çekme de gerisi umurumda değil.. ama etkileniyorsun üzülüyorsun sonra dedi.. cümlemi tekrarladım..

şimdi eve geldim düşünüyorum.. defalarca dibe battım dedim.. korkmuyorum da bundan..faturayı başkalarına çıkarmayı bahaneler üretmeyi ve kendime acımayı sevmem. ve kurban rolü oynayanları da. onun için hesaplarımı hemen kapatırım geçmişle...ama ben neden bu kadar çok dibe battım ki.. omuzlarıma yaslananlar ayrı sürükledi beni aşağıya.. ama daha kötüsü aşağıda olup da ayağımdan çekenler beni...

satır aralarında bir hayat gizli ve es geçiyorum hepsini...

ama ne istediğimi biliyorum..

BEN PRANGALARIMDAN.. BENİ AŞAĞIYA ÇEKENLERDEN KURTULMAK İSTİYORUM...
 
kpss ye hazırlanıyorum ben,az çok burada da bahsettim. bu gece bir rüya gördüm bununa ilgili;koskoca okulda sınava gireceğim sırayı bulamıyodum,ciddi ciddi saatlerce aradım yok. hatta geç kalanlar için ikinci kez sınav başladı ama benim yerim yine belli değil. Sınav giriş belgeme bakıyorum herşey doğru ama okulda benim sıram yok. Herkesi seferbber ettim bulmak için ama nafile . tam ağlamak üzereydim ki; mutlulk telkininin başlangıcıyla uyanıverdim.
bu sınav benim için çok önemli, adeta yeni başlangıç yeni bi yaşam demek.
bu konuyla ilgili tüm engellemeleri,tüm sıkıntıları iptal etmeyi seçiyorum.
prangalarımızı kırıp tam bağımsız bir hayat sürebillmemiz dileğiyle.

(Bu arada rüyamı biri yorumlayabilirse çok mutlu olurum =) )
 
rüya yorumlayamam Huriye ama size şunu söyleyebilirim ki.. önemli sınavlara hazırlanan çok kişi benzer rüyalar görür.. öyle bir endişe yaratıyor ki yaşamda bu sınavlar.. üniversite sınavlarına hazırlanırken bir kez olsun sınava geç kaldığını rüyasında görmeyen kimse var mıdır merak ediyorum..

belki de bu rüyanın yorumu.. sınavın yaşamın sonu olmadığıdır..

yolunuz açık olsun..
 
..ve mutsuzluktan ölüyorum sanki.. öyle kaskatı kesildim yine.. ölüm gözyaşlarının bitmesi midir?

yaşamım yine tüm anlamını yitirdi..

yaşamımın ekseeni haline gelmeyi hala mı becerememişim ben..

yaşamımın ekseni olmak istiyorum.. zaten yaşamda öyleyim ama duygularımda.. yaşam onla paylaştığım zaman mı anlamlı kalmış yine..

bir tarafım unutmak.. bir tarafım affetmek.. bir tarafım delice yeniden var etmek istiyor.. oysa o kadar çok gel git yaşandı ve herşey denendi ki.. tüm kırıntılar için bile..

imkansızı istiyorum.. böyle yaşayamayağımı bile bile..

yokluk bitene kadar hiç uyanmadan uyumak istiyorum..ve uyandığımda hiçbir şey hatırlamamak..

yaşam enerjimi yükseltebilsem diye son bir çaba gösteriyorum şimdi..
yaşam enerjimi yükseltsem güzellikleri çekmek için bile değil.. yaşamıma çektiklerimi onla paylaşmasam yaşanmamış kalacak sanki..

acımdan kurtulmak istiyorum.. yas zamanı değil.. hem ben onlayken yasını tutmadım mı.. hem çoktan gömmedik mi defalarca otopsi çin yerinden çıkarsak da.. huzur içinde anılara gömmeye neden hazır olamıyoruz ki..

oysa bu kez başka.. bilmenin acısı belki bu..

gülümsemem yok oldu.. sesim yitti yine..

isteyemeyecek kadar..

hiçbir şey olmamış gibi yaşamak mümkün mü artık..

şu an dayanabilecek güç.. sabır istiyorum..

yine her adımımda bıçaklar üstünde yürür gibi sürüklenen adımlarım.. yaşama karışmak yerine köpük olmak istiyor biliyorum..

bunun son olmasını istiyorum.. evet.. öyle ya da böyle.. ama bu son olmalı...
 
kör kuyulardan çıkabilmeyi mi bi daha düşmemeyi mi kör kuyulara itenlerden uzaklaşmayı mı kuyu başında bekleyenlerden mi...

ben artık yüzümü ufka dönmek isterken yeniden yeniden kanayan yaralarımı sarmayı istiyor.. ve koşulsuz mutluluğu seçiyorum..
 
koşulsuz sevgi,saygı yanında da mutluluk ve huzur hep seninle olsun inşallah Cansuyu:))
 
bazen herşey öyle azalıyor ki.. insan keşke dünkü kadar olsa diyor.. oysa dün yetmiyordu.. mutlu değildim.. bu ölümü gösterip sıtmaya razı etmek gibi birşey sanki..

daha iyisini umut edebilmeyi istiyorum..

nerdeyse bir aydır tv nin yanından bile geçmezken dün gece bir film izledim.. çekim yasası işbaşında ya film de bir hafta kendisiyle kalan yeğenleriyle anlattığı masalların gerçek olduğunu farkeden bir dayı modeli vardı.. çocuklar için eğlenceli ilginç kuralsız başarısız ama kahraman olacağına inandıkları bir dayıydı..anne ise klasik okul müdiresi.. kuralcı.. eğitimci.. şekilci..

bir enstante..

enne seyahatten döner.. dayıya kızgındır..
onlara tv izlettiğim için mi kızgınsın der dayı
hayır
hamburger yedirdiğim için
hayır
ÇOCUKLARIMA GERÇEK HAYATTA MUTLU SON YOKTUR DEDİĞİN İÇİN KIZGINIM..


bir insana yapılabilecek en kötü şey umutlarını elinden almak değil mi gerçekten de?

kendime yapabileceğimiz en büyük kötülük?

UMUTLARIMIZI YİTİRMEK..

bize kimse kendimiz kadar zarar veremez ya da iyilik yapamazsa.. kendimiz için yapabileceğimiz en büyük iyilik ne o halde..

UMUTLARIMIZDAN VAZGEÇMEMEK.. PEŞİNDEN GİTMEK..

umutlarımı çoğaltarak inancımla tazeleyerek peşlerinden gidebilmek istiyorum...
 
Tanrımm.. en çok istediğim şey bu muymuş??

bir süre kendime ne istediğimi sordum. ardından hayal etmeyi denedim. sonra yazıp olumlama kutusuna attım.. en sonlisteleyip aynama astım ve her sabah akşam okumaya başladım.
bugün farklı birşey yaptım. kendi olumlama mı ses kaydı yapmaya karar verdim. bir taraftan portofinoyu açtım bir taraftan konuşmaya başladım ve kaydediyorum.. şimdiye dek sanki tüm isteklerim silinebilir değiştirilebilir noktadaymış ama ben dile getirdikten sonra geri dönüşümsüz noktaya girecekmiş evrenin mekanizması işleyecekmiş gibi garip bir hisse kapıldım..

dinliyorum şu an..

denemenizi öneririm.. sanki artık gerçek bir anlaşma yapıyormuşçasına evrenle.. evrene yalan söyleyemediğiniz noktada kalıyorsunuz..

ve hep inkar ettiğim bir konu vardı.. ya hep olmasın diye uğraştığım.. ya da o konuyla ilgili nihai hedeflerden uzak durup küçük hedefler belirlediğim. belki zamanla paylaşabilirim ama konunun önemi yok inanın.. sadece şaşkınım..
Tanrım.. en çok istediğim bu muymuş hayatta? sadece umut etmekten mi korkmuşum olmayacağına inanıp..

inancımı hiç yitirmmeseydim belki bu kadar arap saçı olmayacaktı herşey..şimdi tüm inancımla sarılıyorum. ah ne kadar uzak görünüyor..
inancımı istiyorum.. yakınımda görebilmeyi.. ve yaşadığımdaki mutluluğunu içime çekebilmeyi.
 
BİR MESAİ GÜNÜNÜ DAHA NASIL TAMAMLADIM..

haziran başında prensipte yeni bir iş anlaşması yaptığımdan 8 haziran tarihinde işimden ayrıldım. evraklarımı tamamlayıp 15 haziranda sözleşme imzalayacaktım..

ancakkkk.. burası Türkiye.. yarına plan yapmak ne haddimize..
o zamandan beri mübalağasız hergün işe gider gibi hazırlanıp devlet dairelerine gidiyorum. evrak koşturuyorum.

o sırada yeni başlayacağım işin kontenjanı doluvermiş. bu biraz karışık bir durum. Dr. ısrarla benle sözleşme yapmak istiyor ama kamu dışı alımlar durmuş.. ben kamu emeklisiyim. belki bir yolu vardır diye ben hergün karşıya il mdr lüğüne taşınmaya başladım.. gönderildiğim onlarca kat.. yetkili.. ve binalardan cevap alamayıp da en son gönderildiğim ek bina da -ki konuyla tamamen alakasız bir birim- ben o zamana dek muhafaza ettiğim hanımefendiliğimi ve sukunetimi yitirip sinirleri bozuk bir şekilde gülmeye başlayınca sanırım halime acıdılar. ya da korktular benden bilemiyorum.
fıkrayı bilirsiniz. padişah halka vergiler geçirmiş.. vezir millet ağlıyor diye gelmiş. aldırma demiş padişah. yeni vergi yükle. halk ağlıyor. yeni vergi. halk ağlıyor vergi.. sonunda vezir huzura girmiş.halkımız sokaklara döküldü gülüyorlar zil takıp oynuyor demiş. padişah durun demiş o zaman..gülmeye başladılarsa vaziyet mühim..
sanırım benimki o hesap.. ben gülmeye başlayınca.. o zamana dek yetkililerden alamadığım cevabı yetkisiz birinin hem de beni ona gönderenle kurduğu kontak sonrası aldım.. efendim benim kamu emeklisi olmam önemli değilmiş. şimdi ben kamu dışı sayılıyormuşum. ama gene açılırmış kontenjan. ve şu linkten takip edebilirmişim..
meğer borsa gibiymiş bu kontenjan işi. bir bakıyorsun var bir bakıyorsun yok. ben de broker gibi takibe başladım.
birkaç hafta içinde açıldı gerçekten. ancak dr izinde. elimde onun imzalaması gereken herşey var.. gene karşısı yol oldu.. ama nafile.. şahsen görecekler dr u.

bekledik naçar..bu sırada linkten gerekli evraklara baktım.. nüfüs cüzdanının ve diplomanın noterden onaylı fotokopisi. sağlık raporu.sabıka kaydı. dr un ve benim dilekçem. 4 resim ve 1 dosya..
noter işimi ve sağlık raporunu hallettim. sabıka kaydını aldım. size de öyle olur mu bilmem ama sabıka kaydını alınca şöyle bir bakıp da temiz olduğunu görünce içimde bir sevinç. yeni evlenip evlilik cüzdanıyla mutlu mutlu bakışanlar gibi bakışıyorum sabıka kaydımla. e burası Türkiye nolmaz nolmaz. haberim olmadan nelere karışırım kimbilir.
tipik bir devlet memuru ailesinden gel,p devlet memurluğunda 25 yıl geçirdiğimden zaten çantamda hep resim v.s . bulundururum. ama ben şu dosya yı anlamadım. o ne ayak. elbette evraklarımı bir şeffaf dosyaya yerleştirdim intizamla. hatta fazla evrak göz çıkarmaz deyip kızımın nüfus ve öğrenci belgesi fotokopisini ikametgahı falan da ekledim.
her olasılığa karşın hikmetinden sual olunmaz vardır bir bildikleri deyip şöyle güzel göz dolduran bir klasör de edindim :))

sonunda dr la beraber herşeyimiz hazır düştük yollara..

amaaa.. o da ne... diplomamın bakanlık tescili yokmuş. olmaz mış. bu ne demek diye aval aval bakıyorum..ben 20 küsür yıldır bu diplomayla işlem yapıyorum. üstünde onlşarca noter tasdiği. o diploma bakanlığa gitti geldi intibaklarım yapıldı. emekli oldum o diploma gitti emekli maaşım yapıldı.. 2 yıldır özelde çalışıyorum o diplomayla..haberim yok böyle bir olaydan..ee ne yapacağız şimdi..kontenjan dolmadan halledebilirsem olacak. hatta dr un tekrar gelmesine gerek olmadığı da söylendi.. gördüler ya boyunu posunu.. şahsı olmadan da olurmuş :))
ben tutuyorum içimdekileri.. siz ister tutun ister bırakın :))

ertesi gün yine ben mesaide.. fakültede..efendim rektörlük gönderirmiş bakanlığa ve birkaç ay sürermiş..
diyorum ki siz sizdeki işlemi tamamlayın ben Ankaraya gidip elden halledeyim.. olmazmış onların işiymiş. ancak onların kanalıyla yapılabilirmiş. e madem sizin işiniz neden zamanında yapmadınız???
göndertmedim..

dr. la il mdr lüğü arasında yetkili biri var. belki o önce sözleşme yapılıp sonra onay ı kabul ettirebilirmiş. malum şahsa göre işliyor işler. ama o da izinde.

hergün gide gele izinden dönüşünde yakaladım. ama maalesef onun da bir fonksiyonu olamadı..

ben de bu iş e yetişmeyecek ama olur da başka zaman aynı sorunu yaşarım diye diplomamı onaya göndermeye karar verdim..


...vee yılların tecrübesiyle bugün ramazanın ilk günü devlet daireleri tenha olur düşüncesiyle sabah yine mesaiye başladım hani bebeler beşikteyken sn. karga henüz kahvaltısını etmemişken..

ne olmaz ne olmaz deyip ilintili ilintisiz ne kadar evrak varsa KLASÖRÜME doldurdum.

önce elimde kalsın diye yine noterden tasdikli bir diploma fotokopisi yaptırdım.

diplomayı gönderirken nüfus cüzdanı fotokopisi ve dilekçe gerekiyor sadece diplomanın dışında.
ama yemezler.ben bürokrasiden hızlı düşünüyorum. diplomamdaki soyadımla nüfus cüzdanımdaki soyadım farklı doğal olarak. ikisini nasıl ilşkilendireceğim. doğru nüfus müdürlüğüne yollandım. orada bir şef tanıdığım var ama ben işimi rutin kanaldan yapmak istedim. sıramı da bekledim. derdimi de anlattım. vukuatlı nüfus örneği istedim. onu ga klasöre güzeellcee yerleştirdim.. bir de nüfus cüzdanı sureti alayım dedim..sonuçta nüfus cüzdanı fotokopisi aslı gibidir diye mühürlenmedikçe geçerli olmayabilir. nüfus cüzdanı suretini nüfus müdürlüğünden alamıyormuşuz efendim. tekrar yazıyorum. nüfus cüzdanı suretini nüfus müdürlüğünden alamıyormuşuz.. ya nerden alırmışız.. muhtarlıktan.. e ben ikametgahı nüfustan aldım..
neyse efendim sözü fazla uzatmayayım. eti ata yedirdim otu ite yedirdim kabilinden.. nüfus tan aldığım ikametgah ve muhtarlıktan aldığım nüfus suretini de klasöre TIKTIM.. evet artık itinayla yerleştirecek hal kalmadı bende. çünkü muhtar efendinin de cuma dan çıkmasını beklerken zannımca başıma bir hayli güneş geçtiğinden olacak karikatürlerde tepesinden dumanlar çıkanlara döndüm..
herkesin inançlarına saygı duymakla beraber beni mağdur etmeye hakkı olmadığı yönündeki tartışmamı sadece içimden yaptım.içim rahat
geldim fakülteye. dilekçeyi yazdım. ekler e geldi sıra. o da ne? vukuatlı kayıtta benim soyadı değişikliğim anlaşılmıyor ki.benle ilgilenen bayan-ki gerçekten inanılmaz işine vakıf ve kibar ve ilgiliydi- zaten pazartesi göndereceklerini.. ister şimdi ister pazartesi sabahı mahkeme ilamının getirmemi önerdi.
ahdetmişim bir kere. bugün bu iş bitecek. ben tekrar nüfusa dönüp tanıdığım şefi buldum. onlar bu kez bana birleştirilmiş kayıt hazırladılar. elimde biriken vukuatlı kayıtlara bakıyorum. Allahım benim bu kadar çok vukuatım mı varmış. sen mübarek günde vukuatlarımı affeyle yarabbi ..ve ister inanın ister inanmayın diyeceğim ama inanmamanız için bir neden yok . malum burası Türkiye. nüfus cüzdanı sureti de verdiler bana :)
ama ben rutin kanaldan halletmek istemiştim :((

yalnız bu arada elimdeki daha doğrusu klasörümdeki evraklar Aziz Nesin in yeşil şapkanın evrakı hikayesindeki gibi gittikçe birikiyor.

azim ve iradeyle tekrar fakültedeyim. artık klasörden evrakları çıkarmıyıyor bankoya saçıyorum..dilekçemde ekler yazılı kısım dilekçenin kendinden uzun. ama başarmış olmanın rahatlığı içinde kabusun az sonra biteceğini düşünüyorum. ancak hanfendi bu kayıtlarda da herşeyin çok açık olmadığını yine de mahkeme ilamını getirsem iyi olacağını beyan etti..

yine Aziz Nesin hikayelerindeki gibi iki soyadının da bana ait olduğunu ispat edemiyorum bir türlü..
bu arada bugün de tüm memurlarla beraber mesaiyi tamamlamış bulunduk.

şimdi pazartesi günü mahkeme ilamını önce ne olmaz ne olmaz deyip noterden onaylatıp öyle götürmeyi düşünüyorum..

ve sözleşme için gerekli evraklara dosya yazan zihniyetin hidayetine yavaş yavaş vakıf olup saygıyla anıyorum..

evet sözleşme yapılamadı ama nurtopu gibi bir klasörüm oldu.

araya haftasonu tatili girmese bitirirdim ben bu işi :)

şimdi herkese iyi haftasonları diliyorum. pazartesi yeni bir mesai sabahında yollara dökülmek üzere :))


cansuyu
 
Cansuyum, ben bürokrasi ölsün istiyorum bazen. Benim bu konuda korkum olduğu kendimce tespit edilmiş bulunmankta. Ve bu korkum nedeniyle hep korka korka başlarım o evrak toplama işlerine ve hep de bir aksilik çıkar. Sevmiyorum seven varsa beri gelsin. Bürokrasi konusunda bu kadar acımasız olmamalıyım ama en kötüsü istenenlerin her zaman açık seçik belirtilmemeai bazen bilmeden yanlış yapılan yönlendirilmeler herkesin buna bezner yaraları vardır. En kısa sürede işin hallolur bakalım bunda da vardır bir hayır.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst