BUGÜN KENDİM İÇİN NE İSTİYORUM?

sevgili Sweet.. :)

anlattıklarım eksiği var fazlası yok aynen doğru.. ve aslında gülerek ve gülelim diye yazdım bunları.

ancak şöyle bir gerçek var.
zaman zaman belirtttim sanıyorum bu işten daha çok istediğim bir iş var. onun sonuçlanması zamana bağlı.
ve ben evrenden sürekli zaman istedim.. hatta sözleşme masasına oturacağımız gün kendi enerjim yetmedi demek diye düşünüp enerji çemberi başlıklı bir yazı yazıp forumdan yardım istedim ama o da silinen yazılar arasında..
garip bir şekilde tam olacakken olmuyor bu iş. tamam diyorum istediğim zamana kavuştum. ancak diğer taraftan da haber gelmesi geciktikçe sözleşme yapmak isteyen dr sürekli çözümlerle geliyor iş yeniden olura giriyor ben yine mesaide :) bir tuhaf zincir..
en son artık onay birkaç ay sürecek bilgisiyle döndüğümde bile.. belki şimdi dolacak kontenjan ama bir dahaki açılışına yetişir diye umdu dr.
ve oysa ben hala diğer iş ten çağrılmayı bekliyorum.. ki ilk görüşmeden sonra genel müdürle görüştürüleceğim kesin..

evren ben zaman diye kıvrandıkça ne yapsın :))
 
rüya yorumlayamam Huriye ama size şunu söyleyebilirim ki.. önemli sınavlara hazırlanan çok kişi benzer rüyalar görür.. öyle bir endişe yaratıyor ki yaşamda bu sınavlar.. üniversite sınavlarına hazırlanırken bir kez olsun sınava geç kaldığını rüyasında görmeyen kimse var mıdır merak ediyorum..

belki de bu rüyanın yorumu.. sınavın yaşamın sonu olmadığıdır..

yolunuz açık olsun..

belki de dediğiniz gibidir kim bilir?
bir de -saırım burda bi sayfada okumuştum- telkin dinlerken gördüğümüz rüyalar bizim özgürleştiğimiz konularu içeriyodu,yanlış hatırlamıyosam. Ben bu rüyayı sınavla ilgili korkularımdan özgürleştiğim şeklinde yorumlamak istiyorum müsadenizle y789 ilginize çok teşekkürler =)

ve gelelim asıl konuya..
galiba artık aile içinde de olsa özgüvenimi,etkinliğimi biraz olsun kazanmış gbi hissediyorm kendimi.

kısaca şöyle anlatıyım;
hafta içi komşumla bi tartışma yaşadım,yersiz ama gerçeği ortaya çıkaran bi tartışmaydı bu. Ve ben konuyla ilgili babamla konuşurken gayet etkin bi şekilde kendimi savundum. Tabi haklılığımın da payı var bunda ama eskiden haklı da olsam çok fazla konuşmazdım özellikle babamın karşısında kedi gibiydim. Ama şimdi aslanlar gibi savundum kendimi ve tam o anda "evet gerçekten işe yarıyo dedim" :D

aile içinde hissettiğim bu özgüven ve öz saygının aynısını ve hatta daha fazlasını aile dışında da hissetmek ve yaşamak itiyorum "kendim için".
 
sabah sabah kargo geldi..kızım alışveriş tutkunudur. internettn de alışveriş yapar. bazen benim adımı da verebilir kargoya ama... şu an evde yok ve sorma şansım da yok.. insan umut ediyor demek ki.. belki dedim.. belki bana bir güzellik yapmıştır :))
ben ona en son böyle bir güzellik yapmıştım.. nefes alabilen panda yollamıştım aynı evde de olsak :) meğer başka marifeti de yokmuş bu pandanın. nefes almak hayır gece gündüz horlamaktan başka. şimdi pilinin bitmesini bekliyoruz.. :)
ancak aramızda esprili hoş bir konu oldu bu..

koliyi açıp da erkek spor ayakkabısı görünce yaşadığım hayal kırıklığını tahmin edersiniz :(( kızım erkek arkadaşına almış tabi ki.. bana alacak hali yok ya :((
boşu boşuna bir güzellik beklemişim diye içim önce bir buruldu.. sonra hemen düşündüm.. jest istiyorsan bunu hem de senin için en önemli kişiden göreceksin..

kendinden..

şu an ne olacağına karar vermedim ama düşünüyorum.. ve bugün kendim için bir güzellik istiyorum :))
 
gerçi beş sevgi diliyle ilgili söylemek istediklerim var ama.. ben pc de yazarken düşüncelerimi bile kovalayamıyorum, yetişemiyorum..
yine de beş sevgi dilini gözden geçirsek sanırım ben kendimi armağan ederek ve aynı şeyi bekleyerek gösteriyor ve istiyorum sevgiyi..

kendimi şımartmak istediğimde de ancak kendimle başbaşa nitelikli zaman geçirerek kendimi mutlu ediyorum :))

o gün de sıklıkla yaptığım gibi bunu yaptığımı hatırlıyorum şimdi..
 
.geçenlerde bir yorumda Özlem Hanım DUYGULAR BULAŞICIDIR demişti.. tam da o günlerde, yine, kendisi aynı zamanda eşruhum olan ruhemicim kendisini, ve dolayısıyısıyla beni epeyce aşağıya çekmişti..hep onun ruhunun benimkinden beslendiğine inanırım.. çünkü ben bin çabayla yaşam enerjime tavan yaptırtırım ve o benimkini sömürerek nefes alabilir ancak diye düşünürüm.. kendimle sık sık savaşa düşerim..
onun duygularına endeksli bir yaratık değilsin ki sen.. onun duyguları ne olursa olsun kendi duygularını ortaya koy diye kendime kafa tutarım..

ama bir an düşündüm.. gerçekten duygular bulaşıcıydı..ve omuzlarım.. ve modum düşüvermişti..dahası olumsuz duygularım istemeden kızımla ilşkime de yansıyordu...ama duyguların bulaşıcı olması o kadar da kötü olmasa gerekti..bunu kullanabilirdim de.. başkalarını önemsememe ve mutluluk telkinlerine ağırlık vererek o gün kendimi yukarıya çekmeye çalıştım..bu telkin yerine başka birşey de olabilirdi.. ama bazen tutunmak için herhangi bir şeye inanmaya gereksinim duyuyorum..
herşey araç aslında.. inandığımız kendimiziz.. başarabileceğimiz..
ve o bana ne kadar aşağıdan, ne kadar sessiz gelse, ben inatla ona o gün yukardan , neşe ve sevgiyle geldim..
gün sonunda duygu selime kapılmıştı :))zorlanarak yarattığım duygu.. gerçek duygumuz olmuştu..
teşekkür ederim Özlem Hanım :) iyi ki varsınız..
bazen cımbızla aldığımız bir sözcük ne kadar da önemli..

ve bugün ne istediğimi biliyorum..

kendi duygularımın efendisi olmak istiyorum..
 
bugün farklı bir ruh hali ya da farkındalığımla başladı.. herşeyden önce evrenin akışkanlığına paralel olduğum için şükrediyorum ve her zaman bu akışkanlık ta yol almayı istiyoırum.. teşekkür ederim..

çok fazla, ya da yeteri kadar kaldım bu koridorda..
değiştirmek istediğim durumlar vardı.. evet büyük bir hamle yapıp çıktım koridora.. geçici çözümler ürettiğim bir süreç geçirdim.. ve ruhumu dayanma gücümü ileriye taşımaya çalıştığım..

belki şimdi hazırım ancak ve bunu daha önce görememiştim..

artık hazır olduğum kapıları açabilmeyi istiyorum.. bunun için yeterli inanca ve güce ulaşmakta olduğum için şükrediyorum..

teşekkür ederim..
 
farkediyorum ki.. saplantı ya da döngü diyelim.. bundan kurtulmak bir kerelik özgür olmakla ilgili değil..
sadece her açtuğımız kapının ardında yeni bir döngünün de başladığını aslında.. bilmek ama bundan korkmamak gerek sanıyorum..
kendi benliğimin bu kapının ardına taşıdığım benlikle sınırlı olmadığını bilmenin cesaretine ulaşmayı istiyorum..
teşekkür ederim..
 
bitti.. hiç kalmamış bişey bitebilirmişçesine..

yine de buna dayanabilmeyi öğrenebilmeyi istiyorum

ve bunun bana yaşamıma doğru şeyleri çekmeyi öğrettiğini hissetmeyi seçiyorum.
teşekkür ederim teşekkür ederim teşekkür ederim..


ve bu kez de başaramamış olsam.. tepkisel değil etkisel davranmayı öğrenmeyi istiyorum..
 
ne hissettiğimi bile bilmiyorum..
çünkü hissetmek istemiyorum..

kızımın doğumgünü :)) 22 yaşı doldu..ve ben bunun bile coşkusuna varamıyorum..

evrenle yniden uyum denge içersinde akmayı diliyorum..
 
bunu ben istemişim..

şimdi farkediyorum dün önce yazdıklarımı okudum..

ve o anki duygu değil düşünce zincirimi tam olmasa da hatırlayabildim..


bir süredir sanki dışardan seyretmişim kendimi.. kendimin dışından kendime bakmışım da.. son zamanlarda içeri adım atmışım..biraz merkeze doğru yol almış.. ve orada UFO (tanımlanamayan yabancı cisim) :) ile karşılaşıp yeniden yüzeye çıkmışım.. şimdi yeniden dıştan bakmaktaymışım kendime.. ama ufonun varlığını bilerek gibi.. :)) bakıyordum kendime..

hatta siteye giriş yaparken.. önce her zamanki gibi.. bakalım kaç tıklamada şu pencereleri kapatıp foruma ulaşabileceğim diye hızla kapattığım pencereleri.. bir süre sonra.. ilk defa.. kendim merak ederek açtım..
ilk defa çekirdek inanç videosunu izledim.. herşeyin bir zamanı var ne de olsa..

kendi adıma çekirdek inancımın ne olabileceğini ve bana getirisini.. neden vazgeçemediğimi algılamaya çalıştım..

epeyce kenarından yol alıp artık arzın merkezine seyahat gelmiş gibi olan duygum devam ederken dingindi içim..

ama ben çekirdek inançlarım olmadan ben olamam ki diye düşündüğümü hatırlıyorum..

beni ben mi yapıyorlar benden mi ediyorlar bilemesem de..

direnç çok güçlüydü hala hissettim..

benliğimden taviz vermemek o kadar önemliydi ki.. sadece kendim değil.. başkaları da ancak benim dışımda dolaşabiliyorlardı..

her iletişimi benliğime tehdit gibi algılıyordum..

çekirdek inancımı bulmak şu an için beni hangi saplantıdan kurtulmaya yardım ederdi diye de düşündüm..


..ve önlenemez bi,r şekilde bitiverdi.. henüz hazır molmadığımı düşünürken..

biten ne?
kaç zaman sürer ki bir ilşkinin otopsisisi.. yastan sonraya sarkar mı.. kaldırdığımız cenaze yeniden hortlar mı?

dün dediğim gibi..
hiç kalmamış birşey bitebilir mi?

ama biliyorum ki kendi içimdeki saplantım sürüyor..

saplantıdan kurtulup kendimi özgürleştirebilmeyi istiyorum..

bu kadarını yazabilmem bile bir mucize.. çünkü ne zaman benzeri şeyler olsa mağarama çekilir ve herkesle yani artık kim kaldıysa :) iletişimimi koparırım..

bu bile artık acı denizinde boğulmak yerine kulaç atmak demek.

bunun için şükrediyorum..

ve kıyıya çıkıp ufku seyretmek istiyorum..
 
Belki cesaret gösterip o inançları keşfetmek ve değiştirmek için adım atarsan çok daha güzel olur her şey. Hissedemediğin çoşkulara varmak için engellerin kalkar ortadan. Emin ol sen sen olmaktan çıkmazsın. Çok daha seveceğin bir sen olursun. Biz seni böyle de seviyoruz o ayrı ama çok daha mutlu olmanı istiyorum o da diğer bir gerçek.
 
kim söylemiş hatırlayamadım ama ne de güzel söylemiş.


Hayattaki en güzel şey dostlarım;
Tüm kusurlarınızı bilmesine rağmen sizin hala muhteşem olduğunuzu düşünen birisinin olmasıdır.

:))



Haticee.. sessiz sedasız da olsa tıkladığınızı gördüğpümde bile yalnız olmadığımı ilgiyle izlendiğimi farkında olunduğumu algılıyorum.. bir tık sen nelere kadirsin.. :))


iyi ki varsınız..
 
Sende iyi ki varsın Cansuyu.Hatalarımız bizi büyüten, hayata adapte eden şeyler değil midir?Bence hayat hatalarımızla ve kusurlarımızla güzel.Her şey dört dörtlük olsa hayat çekilmez zaten bence.Her halinle çok ama çok harika bir insansın sen.Hele yazdıkların muhteşem.Bazen öyle bir vuruyor ki bam teline.Ayakta alkışlayasım geliyor.

Çekirdek inanç ile ilgili yazdıklarını ben de hissettim biliyor musun?İçimden bir şeyler yapma diyordu hep.1 ay boyunca her çekirdek inanç videosunu gördüğümde kafamın içinde bilmediğim şeyler oluşuyordu.Her seferinde yapamayacağım diye düşünüyordum.Ama Abdullah Beyle konuşurken içimde huzurla şaşkınlık arası bir şey oluştu çünkü Abdullah Bey sorduğu sorularla benim kendim hakkımda bilmediğim bir sürü şey öğretti bana sağolsun.Şuan iyi ki yapmışım diyorum.İki gündür kendimi yeni doğmuş bir çocuk gibi hissediyorum.Belki bu çalışmayla senin içinde her şey değişir Cansuyu hem denemekten ne çıkar ki? Bence sen mutlu olmayı çok ama çok hakediyorsun.
 
kendimi tanımlamak için ne zaman cümle kursam..

ben pek öyle sıcakkanlı değilimdir..

kolay iletişim kurmam..

mesafeleri çabuk aşmam..

kimseye müdahil etmem.. bana da edilmesini istemem..,

sınırları aşmaktan hoşlanmam.. sınırlarımın aşılmasından nefret ederim..

duygularımı pek belli etmem..

..v.s.. v.s.. v.s....



sanki NE OLDUĞUMUZUN tek tanımı nasıl olmadığımız.. aslında dolaylı olarak.. nasıl olmamız gerektiği..

hayır hayır.. ben asla öyle değilim..
çünkü.. ben ..böyle olmalıyım..


tercüme edecek olsam..


ben mesafeli olmalıyım..
ben güçlü olmalıyım..

v.s. v.s v.s..



kendimizedir belki en çok diğer yüzümüz.. ve OLMALI dır onun adı sanki..

sanki OLMALI lar.. ÖYLE leri kuşatan tost ekmekleri arasında eriyen kaşar peyniri gibi ....

kendinizi tanımlayın desem kaç olumlu kaç olumsuz cümle kurarsınız.. ben..... yım mı daha fazla olur ben.... değilim ler mi? bi deneyin ve OLMALIyım maskesinin yokedici gücünü keşfedin


OLMA mın varlığını istiyorum...


cansuyu
 
ışıl ışıl haftasonları dilerim sevgi ışığını taşıyan tüm yüreklere :)
herşeyden ve herkesten bağımsız olarak enerjimin yükselmesine niyet ediyorum..
kendi enerjimi yönetebilmeyi öğrenmek istiyorum
içimdeki müzik sustuğunda da dansa devam edebilmek.. adımlarımın peşinden sürükleyeceği ezgiye varmak istiyorum..
OLMAKTA OLAN dan OLAN a taşınmak..
ANı ya da ANlam lar yittiğinde bile AN da varolmaya devam edebilmek istiyorum..

kendimle çoğal/T/mak istiyorum..
 
yaptım:)

uzun süre ruhumla ilgilendikten sonra..
hayatımdaki çöpleri çıkarmaya başlamak istediğimi farkettim..
beni mutsuz eden neler var listeledim..
içlerinde bazıları şu an değiştirebileceğim şeyler değildi.. ve ben sadece negatif düşüncelerle dolup eylem noktasında tıkanıyordum..
onları es geçip.. bir yerlerden birşeylere başlamak istedim..
evet.. aylardır.. kendimi dinlemek.. oturup okumak ve yazmak güzeldi ve gerekliydi biliyorum..
ama onun dışında nerdeyse hiçbir şey yapmadan..
evet kendime ayırdığım kahve saatlerim özeldi.. seviyordum..
ama yaşamda mola yerine molada yaşama dönüşmeden..

aylardır.. atalette.. hareketsiz.. kendim için bir şey yapmadan.. işe başlayınca herşeyin normalleşeceğini düşünerek.. zaman geçiriyorum..
ben kendimle ilgili.. kendime değer veren.. bu değeri başkalarından dilenmeyen bir insandım..
oysa bu süreçte aldığım kiloları bile dışardan seyrediyor ve yitirdiğim beden imajını yakalayamıyordum..
farkındayım.. önce yitirdiğim benlik duygumu lokomotif olacak kadar onarmam gerekiyordu elbette..

ah size sabahtan beri hızla gelişen düşünce zincirimi yakalayabilmiş ve anlatabilmiş olmayı dilerdim..

nasıl bir hızla oturdum internet başına.. ve sonunda ani bir kararla.. fakat aslında çok da olgunlaşmış bir kararla..fırladım nereden başlayacağımı bilerek..

e malum araya yağmur girdi :))

sonra.. ortalığın güvende olduğuna kedim ikna olduktan sonra soluğu bir spor salonunda aldım.. bana yürüme mesafesinde ve şu an kampanyada ..

kendimi hep önemsemiş olmakla beraber.. sıra harcamalara gelince.. hep suçluluk duymuşumdur.. kızım için harcanan hiçbir şeyden suçluluk duymazken..

dün akşam yemekte bir farkındalık anı yaşamıştım..

meyvesuyunun az kaldığını farketmemişim ve kızıma doldurup kendimi es geçecektim ki..

yaşam boyu.. kendimizden esirgediğimiz değeri kimselerden alamayacağımızı savunmuştum..
yaşamboyu buna uygun hareket etmeye özen göstermiş ve hatta çalıştığım okulda çocuklarımla sohbetlerimizin temeline bunu oturtmuştum..

peki sözkonusu annelik olunca ne yapıyordum ben ki kızım kendim için yapmadıklarımı normal karşılıyordu..

şu an kendini tüm evrenin merkezi hisseden kızımın.. ilerde anne olunca merkezin yön değiştirmeli rolmodeliyle durmuyor muydum karşısında..

hep ona çok iyi bir anne olduğuma inandım..onu özgüvenli yetiştirdiğime de..ama anne olduğunda bunu dengemeyi kimden öğrenecekti ki kızım? vaz mı geçecekti kendinden?

bir an kendimden vazgeçmişliğimin değil.. kızımın kendinden vazgeçebilme olasılığının gölgesinde dehşetle titredim..

hiçbir şey için geç değildi.
ve ben de kızım da ..
her koşulda... sevgide.. aile içinde değişen rollerde.. her koşulda.. vcarlığını sürdürmeyi yaşamaya başlamalıydık yeniden..


biraz sonra kızım yeni telefonuyla.. ( evet o her zaman son modelleri kullanırken benim gereksinimleri farketmesini hiç sağlamayıp..pansuman ettiğim bir teli kullanıyorum ben :))

kızım yeni teliyle bir resmimi çekti ve arama resmi yaptı..

çok kötüydü ve ona başka resimler gösterdim.. bak bunlardan koy diye..
ama onlar anne resmi değil dedi bana..

dehşet iki..




ne zaman vazgeçtim ben kendimden?

ve kızıma kendinin vazgeçilebilir olduğunu öğrettim roller üstlendik diye..


çok uzakta değil..

ve hatta.. nerdeyse.. kızımın bir sevgi içersinde yitip gittiğimi gözlemesiyle başladı..

ben kızıma sevgisinin onun özünden ayıran değil özüne döndürmesi gereken bir olgu olması gerektiğini söylesem neye yarar?



spor salonunda görüştüğüm kişiye...

nihayet kendime yardım etmeye karar verdim.. kendime yardım etmeme yardım edebilecek misiniz dedim?


ve mutlulukla ayrıldım oradan..

çok garip bir şekilde eve gelirken bir yer tezgahı çıktı karşıma..spor salonunda giyebileceğim türden penye kapriler..
aslında hiç garip değil.. çünkü kendime birşey almayalı asır olmuştu ve tam da düşünüyordum..

akşam kızım geldiğinde söyleyeceğim..çok şaşıracak.. kendim için birşeyler yapmayalı asır olmuş gibi..

bu adımın devamını istiyorum..

içine düştüğüm ataletten sıyrılamıyor.. istesem de ne yürüyüş ne başka birşey yapamıyordum..
evden çıkabilmem için bile bir mecburiyet gerekiyor..

ve öyle çok yalıttım ki kendimi.

gerçekte kim olduğumu görebileceğim tek bir ayna kalmayana kadar..

şimdi aynalarla.. ( her anlamdaki aynalarla :)) )
yeniden barışmayı.. istiyorum...

teşekkür ederim.. teşekkür ederim.. teşekkür ederim...
 
Ne güzel bir insansın ve ne güzel bir annesin. Ve en çok imrendiğim, en takdir ettiğim nokta iç sesini ne güzel dinleyip aktarmayı başarabiliyorsun sen. Ayrııııcaaa bu spora başlama mavzusu tam kutlama yapılacak bir haber. Sağlıklı yaşamak için harekete geçmek. İşte bu bu seni daha mutlu kılıcak bir karar, yeni bir çemberde yeni bir başlangıç noktası. Ben de çok sevindim bu olanlara. Varlığın ışık saçıyor, lütfen aydınlıkla kal. Sevgilerimi kucak dolusu yolluyorum cansuyu'm.
 
derinden hissediyor ve sevgimle çoğaltıp yolluyorum içimdeki sevgi ışığını Sweet :)

kendimizi yargılanmayacağımıza inandığımız ortamda daha kolay ifade ediyoruz sanırım..

benim için bu adımın önemini anladığını anlıyorum..
bu ..sadece bir spora başlamak değil.. ama o haliyle bile kutlanası olurdu..
bu ataletten sıyrılıp eyleme geçmek..


yoğun mutsuzluk anlarımı genelde şöyle tanımlıyorum.. mutsuzum.. kızıma bile odaklanamıyorum..

oysa doğrusu.. mutsuzum.. kendime bile odaklanamıyorum...

hani uçaklarda rutin anonslarda.. olası bir kaza durumunda oksijen maskesini önce kendinize.. sonra çocuğunuza takın derler ya..
kişisel gelişim in temeli olacak kadar önemli bence o cümle..
kendi nefes alamayan.. bir başkasını nasıl kurtarabilir ki..

ve kendimiz nefes almak istediğimiz her an nasıl da suçluluk duyarız..

SEN ÖNEMLİSİN demenin yolu.. BEN ÖNEMSİZİM demekten geçmemeli..

BEN ÖNEMLİYİM demek.. SEN ÖNEMSİZSİN gibi algılanmamalı.. ( algılayan tarafta olduğumuz durumlar da mevcut sonuçta )

ben önemliyim DEMENİN ben değer vermeyi biliyorum demek olan öz ü görülebilmeli..

..kalıplar baki kalsın hayat kalıplarımıza uygun hale gelsin ki mutlu olalım diye bekliyoruz
hayattaki mutluluğu almamızı engelleyen kalıplarımızı yoketmeye gönülsüz..

BEN SINIRLARIMI AŞMAK İSTİYORUM...
 
size de öyle olur mu?
yanlış yerdeymişsiniz gibi..
hayır hayır yer değil yanlış olan..
sanki siz orada yanlış gibi.
ya da sanki nerede olsanız oraya ait olmayacakmış gibi..

yürüyüş bandında tam da öyle hissediyordum..
kendime yine dışardan bakıyordum sanki ve aitsizlik yine yakama yapışmıştı..
müzk ritmime uymuyordu.. hayır ben müziğin ritmine uymuyordum..

öteden beri yürüyüşü çok severdim çünkü tüm dünyadan kopar.. kendimle kalırdım.. kendimle konuşurdum..

oysa şu an dışarda yürüyüş yapmamamın bir sebebi kalabalıktan nefret etmem.. bir diğeri bir türlü o motivasyona ulaşamamam da olsa..
sanırım en büyük sebebi.. o aitsizlik ve hüzün bulutunun beni sarıvereceği endişesiydi..

e eğitmenin 20 dakikaya ayarladı yürüyüş bandını gitti. ben bu 20 dakikada neler düşünürüm şimdi..

zaten bu ritme de ait değilim..


..ve :)) iyi ki su bazlı telkinlerim kayıtlı telimde.. önce mutluluk telkininden başlayarak açtım telkinlerimi :))..
sahilde yürümeye başladım..
ve kendi özümün ritmine döndüm..

sonrası çok keyifli geçti ilk günümün :)

kendinizi kaybedin..
sizi saran kara buluttan kurtulun..
o zaman ışığınızı görürsünüz..
dolunay gibi ışık dolu... der Mevlana..

kendimizi bulmamız için önce kaybolmamız gerektiği için yaşadığıma inandığım herşeyi sevgiyle kabul ediyorum..
ve kendimi bulma adımlarımın hızlanmasına niyet ediyorum..
teşekkür ederim teşekkür ederim teşekkür ederim...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst