- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Buğday, tarih
boyunca bereket, doğurganlık ve mutluluğun sembolü olduğundan başlangıçta, düğün
törenlerinde, iyi temenniler gelinin başına buğday dökülerek sunuluyordu.
Evlenmemiş veya evlenmeyi bekleyen genç kızlar, kısmetleri açılsın diye bu
buğday duşunun kendilerinin de başlarına isabet etmesi için uğraşırlardı. Tıpkı
günümüzde, gelinin elindeki buketten fırlattığı çiçekleri aynı inanışla
yakalamaya çalışan genç kızlar gibi. Romalılar devrinin başlangıcında
aşçılar çok saygın bir meslek grubunu oluşturuyorlardı ve bu aşçılar milattan
yaklaşık 100 yıl önce adeti biraz değiştirdiler. Bu buğdaylarla küçük, tatlı
kekler yaptılar. Kekler şüphesiz gelinin başına atmak için değil, yemek içindi,
ama bir şey atmayı alışkanlık haline getirenler bu tatlı kekleri de gelinin
başına atmaya devam ettiler. Daha sonraları bu adetin devamı olarak,
düğüne getirilen keklerin bereket getirmesi için gelinin başı üstünde
ufalanması, ardından da evlenen çiftin bu kek kırıntılarını birlikte yemesi gibi
bir adet başladı. Zaman geçtikçe misafirler de evlerinden getirdikleri fındık,
fıstık, kurutulmuş meyveler ve bala bulanmış bademlerle düğün törenine katkıda
bulunmaya başladılar. Adet hızla Avrupa'nın batısına, oradan da
İngiltere'ye geçti. İngiliz aşçılar kekleri bir çeşit biraya batırıp kendilerine
has düğün pastalarını yarattılar. Ortaçağın başlarında ise bu adet bir süre
unutuldu. Gelinin başına buğday ve pirinç dökülmesi tekrar moda oldu. Ne
zaman ki, dekoratif ve süslü bisküviler, yağlı çörekler ortaya çıktı, adet yine
değişti. Misafirler bunları evlerinde yapıp düğüne getirmeye başladılar.
İngiltere'de ise bu getirilenler üst üste yığılmaya başlandı. Yiyecek yığını ne
kadar yüksekse o kadar iyi, o kadar çok bereket habercisi idi. Evlenen çift bu
yığının üzerinden birbirlerini öptükten sonra öncelik gelinde olmak üzere
yiyecek tepeciğinin yenilmesine başlanıyordu. İngiliz ve Fransız aşçılar
arasındaki yaratıcılık, en iyi, en dekoratif ve en lezzetli pastayı yapma yarışı
süreci içinde düğün pastası adeti de yayıldıkça yayıldı, düğün törenlerinin
olmazsa olmazları arasına girdi.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
boyunca bereket, doğurganlık ve mutluluğun sembolü olduğundan başlangıçta, düğün
törenlerinde, iyi temenniler gelinin başına buğday dökülerek sunuluyordu.
Evlenmemiş veya evlenmeyi bekleyen genç kızlar, kısmetleri açılsın diye bu
buğday duşunun kendilerinin de başlarına isabet etmesi için uğraşırlardı. Tıpkı
günümüzde, gelinin elindeki buketten fırlattığı çiçekleri aynı inanışla
yakalamaya çalışan genç kızlar gibi. Romalılar devrinin başlangıcında
aşçılar çok saygın bir meslek grubunu oluşturuyorlardı ve bu aşçılar milattan
yaklaşık 100 yıl önce adeti biraz değiştirdiler. Bu buğdaylarla küçük, tatlı
kekler yaptılar. Kekler şüphesiz gelinin başına atmak için değil, yemek içindi,
ama bir şey atmayı alışkanlık haline getirenler bu tatlı kekleri de gelinin
başına atmaya devam ettiler. Daha sonraları bu adetin devamı olarak,
düğüne getirilen keklerin bereket getirmesi için gelinin başı üstünde
ufalanması, ardından da evlenen çiftin bu kek kırıntılarını birlikte yemesi gibi
bir adet başladı. Zaman geçtikçe misafirler de evlerinden getirdikleri fındık,
fıstık, kurutulmuş meyveler ve bala bulanmış bademlerle düğün törenine katkıda
bulunmaya başladılar. Adet hızla Avrupa'nın batısına, oradan da
İngiltere'ye geçti. İngiliz aşçılar kekleri bir çeşit biraya batırıp kendilerine
has düğün pastalarını yarattılar. Ortaçağın başlarında ise bu adet bir süre
unutuldu. Gelinin başına buğday ve pirinç dökülmesi tekrar moda oldu. Ne
zaman ki, dekoratif ve süslü bisküviler, yağlı çörekler ortaya çıktı, adet yine
değişti. Misafirler bunları evlerinde yapıp düğüne getirmeye başladılar.
İngiltere'de ise bu getirilenler üst üste yığılmaya başlandı. Yiyecek yığını ne
kadar yüksekse o kadar iyi, o kadar çok bereket habercisi idi. Evlenen çift bu
yığının üzerinden birbirlerini öptükten sonra öncelik gelinde olmak üzere
yiyecek tepeciğinin yenilmesine başlanıyordu. İngiliz ve Fransız aşçılar
arasındaki yaratıcılık, en iyi, en dekoratif ve en lezzetli pastayı yapma yarışı
süreci içinde düğün pastası adeti de yayıldıkça yayıldı, düğün törenlerinin
olmazsa olmazları arasına girdi.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
