Eleştiriyi Kabul Etmek

tolgaasya

New member
7
HD RANK
Katılım
27 Temmuz 2010
Mesajlar
736
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
Web sitesi
www.tolgacelebi.com
ELEŞTİRİYİ KABUL ETMEK
Tolga ÇELEBİ

Yaşadığımız her gün, binlerce andan oluşur. Her gün binlerce farklı şey çıkar karşımıza. Algılarımız sürekli açıktır, fark etmeye çalışırız çevremizde olup bitenleri Hayat “AN” da yaşanır. Elimizde olan tek şey “şu an”dır. Geçmiş yaşandı ve bitti, gelecek ise sadece bir düşten ibaret. Zamanda; birbirinin peşinden gelen anlardan oluşur. Ama bizim için gerçek olan tek şey “şu an”dır.

Sabah uyanınca, rüya gördüğümüzü hatırlarız. Sonra “gerçek değil, sadece rüyaymış” deriz kendi kendimize. Ama çoğu zaman, o kadar gerçek gibi hatırlarız ki gördüğümüz rüyaları. Uyansak bile, kalbimiz çarpmaya devam eder. Bilincimiz rüyadan uyandığı halde, beden adapte olmakta zorluk çeker. Evet rüyalar gerçek olmamasına rağmen, hatıralarla kıyaslandığında son derece gerçek gibi duruyor. Örneğin, geçen sene yaptığım tatille, kendimi tatilde gördüğüm bir rüya arasında ne kadar fark var. Şu an ikisi de sadece hafızamda.

Dünya hayatı, çok kısa. Ben otuz iki yaşındayım. Ama otuz iki yıl nasıl geçti anlamadım. Ahiret’te insanlara “Dünya da ne kadar kaldınız?” diye sorduklarında, biz insanlar “sanki bir öğle vakti kadar” diye cevap vereceğiz. Hayat bu kadar kısayken, olumsuz düşünmek veya karamsarlık ciddi bir problemdir. Bu tür insanların iç huzuru olmadığı gibi, mide ağrısı, gerginlik stres gibi fiziksel rahatsızlıkları da vardır. Çekim yasası, kuantum düşünce ya da bu tip öğretilerin yalan olduğuna inansak bile; bu öğretilerin savunduğu güzel düşünmek, düş kurmak ya da pozitif yaşamanın nesi yanlış??? Hayat zaten çok kısa.

İnsanların çoğu EGO’ları için yaşıyor. EGO sıkıldım diyor, gezdiriyoruz, üşüdüm diyor, giydiriyoruz. Acıktım diyor, restorana götürüp doyuruyoruz. Yürüyemem diyor, arabaya bindiriyoruz. Uykum geldi diyor, uyutuyoruz. Sonra bir bakıyoruz, EGO’yu tatmin edemeden yolun sonuna gelmişiz. J Biri bizi eleştirdiğinde, bunu kabul etmek ya da düşünmek yerine, şiddetle karşı çıkıyoruz. Karşıdaki kişinin haklı olma ihtimalini hesaba bile katmıyoruz. Sadece EGO’muz için yaşıyor, onu mutlu etmeye çalışıyoruz.Bir eleştiriye karşı sinirlenip, kendimizi savunmak yerine, kabul edip sorgulamayı seçersek güçleniriz. Eleştiriyi kabullenmek bizi zayıflatmaz, aksine güçlendirir. Zayıflayan tek şey EGO’muzdur.

Eleştiriyi kabul etmek ne kadar zorsa, adam gibi eleştiri yapmak da o kadar zordur. En basit yöntem; sandviç yöntemidir. Bir kişiyi eleştirirken, önce iyi yönlerinden bahsedilir. Daha sonra problem; doğru zaman, doğru yerde ilgili kişiye aktarılır. Konuşma yine güzel sözlerle bitirilir. Böyle yapmadan, “sen nasıl adamsın” diyerek sözle başlarsak, eleştirmekten çok, kişiliğine hakaret etmiş oluruz.

Üstün DÖKMEN’in bir seminerine katıldım. Seminerde; Türk halkının bir sorunundan bahsetti. Bu sorunun ismi “az data, çok fikir.” Yani az bilgiyle, çok fazla tahmin yürütmek. Az bilgiyle, atıp tutmak ve yargılamak. Bu dertten kurtulmanın çaresi de, eleştirmeden önce tam bir bilgiye sahip olmak ve olumsuz yönler kadar, kişinin iyi yönlerine de bahsetmekten geçiyor.
 
Eleştiriyi kabul etmek ne kadar zorsa, adam gibi eleştiri yapmak da o kadar zordur. En basit yöntem; sandviç yöntemidir. Bir kişiyi eleştirirken, önce iyi yönlerinden bahsedilir. Daha sonra problem; doğru zaman, doğru yerde ilgili kişiye aktarılır. Konuşma yine güzel sözlerle bitirilir. Böyle yapmadan, “sen nasıl adamsın” diyerek sözle başlarsak, eleştirmekten çok, kişiliğine hakaret etmiş oluruz.


burası güzelmiş cidden :) insanları eleştrirken kırmamak lazım
 
Evet, kabul etmek gerekiyor. İyi olan ve kötü olan her şey insanlar için. Beğeni ve alkışları kabul edip, eleştiri ve hataları sahiplenmemek doğru bir davranış olmasa gerek...


 
kendimizi eleştirdiğimiz zaman egomuz ne kadar bizi suçlamaya geçiyorsa başkaları bizi suçladığı zaman o kadar savunmaya geçer..bu kendimize yaptığımmız en büyük haksızlık olsa gerek..lütfen iltifatlarıda eleştirileride sevgiyle kabul edelim..
 
Eet katılıyorum size..
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst