fıkralar

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan 25emel
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
Ynt: FIKRALAR

HERKESİ TANIYAN KADIN Bir mahkeme salonu düsünün... Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çagırırlar.. Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklaşır... - "Bayan Jones.. Beni tanIyor musunuz?" Yaşlı teyze cevap verir: - "Ah evet Bay Williams sizi çocukLugunuzdan beri tanIyorum.. siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir bas belasıydınız.. sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komsunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediginiz insanların arkasından konusuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız..." Davalının avukatı basta olmak üzere bütün salon sok oLur.. Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar: - "Peki Bayan Williams, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?" Kadın yine cevaplar: - "Elbette tanıyorum.. çocukluğunda ona dadılık yapmıştım.. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir.. etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor.." Yine herkes şokta.. bütün salonu bir gürültü kaplar.. hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını da kürsüye çağırır.. Ve ikisine de eğilmelerini söylerek kulaklarına sunu fısıldar... - "Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım sevincli

____________ blissy __________

Kadının biri bir gün golf oynarken topu ormana kaçmış. Topunu aramaya koyulmuş ve tuzağa yakalanmış bir kurbağa görmüş. Kurbağa ona, "Beni bu tuzaktan kurtarırsan, sana 3 dilek hakkı tanıyacağım". Kadın onu kurtarmış, kurbağa da "Teşekkür ederim, ama sana dileklerinle ilgili bir koşulu söylemeyi unuttum. Ne dilersen dile, kocan 10 kat iyisine veya fazlasına sahip olacak!" Kadın "Tamam" demiş. İlk dilek olarak dünyadaki en güzel kadını olmak istemiş. Kurbağa onu uyarmış, "Bu dilek, senin kocanı da dünyanın en yakışıklı adamı yapacak ve kadınlar onun başına üşüşecek" Kadın, "Bu önemli değil, çünkü ben en güzel kadın olacağım, onun gözü benden başkasını görmeyecek". KAZAM ve dünyadaki en güzel kadın olmuş. İkinci dilek olarak, dünyadaki en zengin kadın olmak istemiş. Kurbağa da, "Bu kocanı dünyadaki en zengin adam yapacak, senden de 10 kat zengin olacak" demiş. Kadın, "Bu da önemli değil, çünkü benim olan onun, onun olan da benimdir", KAZAM ve dünyadaki en zengin kadın oluvermiş. Kurbağa, üçüncü dileğini sorduğunda, kadın "Hafif bir kalp krizi geçirmek istiyorum" demiş... Bu hikayeden çıkarılacak ders: Kadınlar akıllıdır. Onlarla uğraşmayın sevincli

____________ blissy _________

Mahallenin iki afacan kardesi tüm mahalleliyi biktirmis. Sürekli ana-babalarina sikayet geliyor mahalleliden. Kirilan camlarin, kuyruguna teneke baglanan kedilerin,lastigi indirilen arabalarin sorumlusu hep afacan kardesler. Ana-babasi usanip bu durumdan kilisenin papazina anlatirlar durumu ve yardim isterler. Papaz "gönderin çocuklari konusayim" der. Çocuklari gönderirler. Papaz önce büyük oglani çagirir. "Söyle bakiim evladim,Tanri nerede?". Çocuk susar. Papaz tekrar sorar:"evladim söylesene Tanrimiz nerede?". Çocuk susmaya devam eder. Papaz israrla sormaya devam eder, çocuk susmaya.. Sinirlenir Papaz,"konussana be çocuk nerde Tanri?". Çocuk aniden firlar,kiliseden kosarak kaçiyorken seslenir kardesine "kaçalim çabuk!". Eve giderler,odalarina çikip kapiyi iyice kapatirlar,küçük oglan sorar büyügüne "neden kaçiyoruz?" Büyük yanitlar: "iste simdi hapi yuttuk, Tanri kaybolmus bizden biliyorlar!!!"
 
Ynt: FIKRALAR

khkh56 khkh56 khkh56
 
Ynt: FIKRALAR

Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar;
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir ve Temel başlar anlatmaya
-Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.

_____________________

Dursun Temel'e sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun? Temal
- 100 tane demiş. Dursun
- Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi oruçsuz yersin demiş. Bu espri Temel'in çok hoşuna gitmiş. Yolda Cemal'i görmüş ve hemen sormuş
- Uşağum oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyepilursun ? Cemal
- 50 demiş.
-Ha uşağum 100 deseydun sana müthiş bir espiri yapacaktum demiş
_____________________

ASLAN VE BOĞA

Aslan ile boğa barda oturmuş,sohbet ediyorlardı..Aslan bir ara saatine baktı ve telaşla ayağa kaktı;
-"Geç olmuş gideyim..Hanım bekler şimdi..
Boğa güldü;
-"Koca ormanlar kralı hanımdan mı korkacak canım..
Aslan;
-"Öyle deme.beni evde bir dişi aslan bekliyor..Seninki gibi inek değil...

20071130_2_1196434745_tf0s-04s.jpg

__________________

Laz Yılanlar
İki laz yılan olan Temel'le İdris yolda gidiyorlarmış. Birden Temel İdris'e dönüp:
-"Ula İdris biz zehirli miydik yoksa zehirsiz mu?" diye sormus.
İdris şaşırmış:
-"Ula ne oldu gene" demiş.
Temel de:
-"Ula biraz once dilimi isirdim da," demiş...

________________

Akıllı Köpek
Buyukce bir kopek agzinda bir torbayla kasap dukkanina girer. Agzindaki torbayi yere birakir, kasabin karsisina oturup bekler.
"Bu da nesi" der kasap diger musterilerine bakarak.
"Herhalde et alacak" der birisi. Kopek de tasdik eder : "hav" "Nasil et istiyorsun bakalim, kiyma, kusbasi, biftek?" "Hav" diye keser kopek kasabin sozunu. "Peki ne kadar?, bir kilo, iki kilo?" Tekrar "hav" sesi duyulur. Sasiran kasap siparisi sarar ve torbaya yerlestirirken, etin parasinin da torbada oldugunu gorur. Kopek dukkani terk ederken kasap meraktan catlayacagina kopegi takibe karar verir, dukkani da yardimcisina emanet eder. Kopek bir kac sokak otede bir apartmana girer, ucuncu kata cikar ve bir kapinin onunde durarak pencesiyle kapiya vurmaya baslar.
Kapiyi kizgin bir adam acar ve baslar kopege bagirmaya. Izlemede olan kasap ortaya cikar ve adama ; "Dur bir dakika " der "Ne yapiyorsun? Gordugum en akilli kopek, ona niye bagiriyorsun ?" Adam ;"Akilli mi ?" der," bu hafta uc oldu, anahtarini yanina almayi unutuyor.

20071231_411332_1199101097_aupd-04s.jpg

__________________



khkh56 khkh56 khkh56
 
Ynt: hadi biraz da fıkra zamanı

DOĞRU ERKEK
Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden çıkarmış,ovalamış. Lambadan cin çıkmış ve; -Sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün öyle dile demiş. Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita çıkararak -Orta Doğu´da barış istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyor musun? Bu ülkelerin birbiriyle savaşmayı bırakmasını, barışın tesis edilmesini diliyorum diyivermiş.Cin haritaya bakmış ve dehşetle;- Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar. Tamam işimde iyiyim ama o kadar da değil! Bunu yapılabilecğini sanmıyorum.Başka bir dilekte bulun. diye bağırmış.Kadın birkaç dakika düşünmüş ve ;- hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım bilirsin; hem düşünceli, hem karizmatik, hem eğlenceli biri, sevecen, ilgili, sürekli futbol izlemeyecek ve ömür boyu sadık olacak erkek diliyorum demiş.Cin derin bir iç çekmiş: -Uzat şu kahrolası haritayı!!!


khkh56 khkh56 sevincli
 
Ödünç vermiş :)

Evli bir çift cadılar partisine davetliydi. Gitmek için hazırlanırlarken kadının migreni tuttu, evde kalmak zorundaydı.
Kocasına, partiye yalnız gitmesini, onun eğlencesini bozmak istemediğini söyledi.

Biraz tartıştıktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti kadın da birkaç ilaç alıp yattı. Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandı ve partiye giderek kocasına sürpriz yapmaya karar verdi.
Tam hazırlanırken "acaba ben yanında değilken kocam neler yapıyor" diye düşündü ve kocasının kendisini tanımaması için değişik bir kostüm giyerek partiye gitti.

Bir kenarda onu izlemeye başladı. Kocası arka arkaya değişik kızlarla ve onlarla biraz fazla yakınlaşarak dansediyordu, ne kadar ileri gidebileceğini görmeye karar verdi.Kocasına yaklaştı ve onunla çok samimi bir şekilde dansetmeye başladı,kulağına dışarıya çıkabileceklerini fısıldadı. Arabalardan birine girerek seviştiler ve gece yarısından önce maskeler çıkarılmadan kadın eve gitti, kocasının dönüşünü beklemeye başladı.

Adam sabaha karşı döndü ve doğru yatağa gitti.
Kadin : "Parti nasıldı kocacığım" diye sordu,
Adam da: "Sensiz hiç eğlenemedim aşkım" diye yanıtladı.
Kadın, "inanmıyorum" diye cevapladı, "bahse girerim ki çok eğlenmişsindir

Adam "Gerçekten hayatım. Partiye gittiğimde bazı arkadaşlarla sıkıldık, alt kata inip bütün gece poker oynadık. Fakat kostümümü ödünç verdiğim o Allah'ın cezası herif bir eğlenmiş, bir eğlenmiş, anlata anlata bitiremedi....
 
BOŞ VERSENE GÜZELİM

BOŞ VERSENE GÜZELİM

Adam, lüks erkek kuaföründe oturmuş bir yandan sakal tıraşı yapılırken bir yandan da elleri manikürlenmektedir. Manikürü yapan sarışın fıstık
adamın ilgisini çekmekte gecikmez.
- Güzelim, bu gece benimle çıkmaya ne dersin?
Kız gülümser ;
- Özür dilerim ama ben evliyim.
- Boş versene!!! der adam ve :
- Seninkine telefon et bu gece işin çıktığını eve gelemeyeceğini söyle!
- İstersen sen söyle, şu anda seni tıraş ediyor.
 
SÜPERMAN

> >SÜPERMAN

Adamcagiz hayli alkollü ve de bitkin üstelik gecenin saat üçünde evine
gelir. Karisi son derece zinde, duruma kesinlikle hakim, kocasini
sorgulamaya baºlar.
- Söyle bakalim Süpermeeen. Neler yaptin bu aksam?
- Valla karicim, patronla beraber müsterileri yemege çikarttik.
- Eeee, sonra ne yaptiniz süpermen?
- Oradan striptize gittiiik... Ben sadece seyrettim.
- Yani sen bisiyler yapmadin degil mi, süpermen ??!!!
- Ben hiç bisicikler yapmadim, ama sen niye bana ikidebir süpermen
diyorsun?
Valla, ben bir seni bir de süpermeni gördüm donunu pantolonunun üstüne giyen !!!
 
AZRAİL

AZRAİL
Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve
hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın, birden bir
Hayal görüyor.
Azraili görüyor ve soruyor: 'Benim saatim geldimi?'
Azrail cevap veriyor:
'Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay vede 8 günün var'.
Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor.
Yüzünü gerdirttiriyor, dudaklarını doldurtturuyor vede
Göğünslerini düzelttiriyor.
Kısacası: 'Yeniden doğmuş gibi'
Daha uzun bir süre yaşıyacağını bildiği için şimdi, o kadar >>
ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra,
hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor.
Tam karşıdan karşıya geçiyor ki, ambülans çarpıyor. Ölüyor. >>
Cenette Azrail'e soruyor: '40 seneden daha fazla yaşıyacağımı
sanıyordum! Neden o zaman bana o ambülansın çarpmasını sağlayıp,
Beni öldürttün?'
Azrail cevap veriyor:
'Kız, allah canını almasın ben seni tanıyamadım...
 
berber kel ve aptal....:)))))))

Bir berber, bir kel, bir de aptal birlikte yolculuk yapıyorlardı. Yollarını kaybettikleri için açık havada gecelemek zorunda kaldılar. Herhangi bir tehlikeye karşı da sırayla nöbet tutmaya karar verdiler.İlk nöbeti berber tuttu. Nöbet sırasında vakit geçirmek için, deliksiz uyuyan aptalın saçlarını traş etti.İkinci nöbetçi aptaldı. Vakit gelince berber onu uyandırdı. Aptal uyandı ve başını kaşımak için elini attığında, sevinçle bir çığlık attı.- Yaşasın! Berber benim yerime keli uyandırmış. Nöbeti kel tutacak...
 
Ynt: FIKRALAR

ROMAN YAZMIŞ

Bir akıl hastanesinde bir deli, öteki deliye:
- Ben bir roman yazdım, al oku; bakalım beğenecek misin, demiş.
Ve kendisine kalınca bir kitap vermiş.
Öteki deli, bir hafta boyunca okumuş romanı. Sonunda arkadaşı deliye:
- Romanın çok ilginç, demiş; yalnız biraz kalabalık, çok isim var içinde.
Kitabı veren deli:
- Al, demiş, ikinci cildini de oku.
Ve kalınca bir kitap daha vermiş.
Yine aradan bir zaman geçmiş. Romanın ikinci cildini de alan deli:
- Bunu da okudum, demiş; gerçekten çok ilginç ama, bu da çok kalabalık; çok isim var içinde...
O sırada akıl hastanesinin doktoru gelmiş üstlerine:
- Verin bakayım, demiş, o telefon rehberlerini. Ne zaman aldınız bunları; ben de kaç gündür onları arıyordum

YAMYAMLAR

Bir bankada 5 tane yamyam, programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben:
- "Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek icin bankanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız" der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. hafta sonra müdürleri gelir:
- "Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız katınızdaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorar. Yamyamlarin hepsi hayır derler ve bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi yamyamlara döner:
- "Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?" diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir:
- "Ben yedim" Bunun üzerine şef söyle cevap verir.
- "Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, bölüm müdürleri, proje yöneticilerini yiyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, nasıl olsa onların bir işe yaradıkları yok senin durup dururken temizlikçi kızı yemen şart mıydı?!"

SINAV SORUSU

Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkes acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar. Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskoplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak" Tabi hemen itirazlar, ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş :

''Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?" Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış :
"Tanısana hadi, tanısana kim olduğumu"
 
Ynt: FIKRALAR

sokakta dolasirken yanima pasakli, pejmurde gorunuslu,
muhtemelen evsiz bir bayan yaklasti ve aksam yemegi icin bir kac dolar vermemi istedi.

cuzdanimdan 10 dolar cikardim ve sordum:
"eger bu parayi sana verirsem, bununla aksam yemegi yerine sarap almaz misin?

"hayir, yillar once ickiyi biraktim" diye cevap verdi evsiz bayan.

"bu parayla yiyecek almak yerine alis verise gitmez misin?" diye sordum.

"hayir, alis veris icin bos zamanim yok" diye cevap verdi evsiz bayan.
"butun zamanimi hayatta kalmak icin harcamaliyim."

"bu parayi yiyecek almak yerine guzellik salonunda da mi harcamazsin"
diye sordum.

"deli misin" dedi bayan; "20 yildir saclarimi yaptirmiyorum. "

"pekala" dedim. "sana bu parayi vermeyecegim. onun yerine seni, kocam
ve benimle beraber aksam yemegine restorana goturecegim."
evsiz bayan cok sasirdi.
"bunu yaptigin icin kocan sana kizmayacak mi?
cok kirliyim ve muhtemelen igrenc kokuyorum."
dedim ki:
"sorun degil. onemli olan kocamin alisveristen, kuaforden ve
saraptan vazgecen kadinlarin neye benzeyecegini gormesi."

44
 
Ynt: FIKRALAR

VETERİNER

Bir toplantıda bir genç Mehmet Akif küçük düşürmek için :

Affedersiniz,siz veteriner misiniz? demiş. M. Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş :

Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?

NİSBET

Bernard Shaw ile Churchill hiç geçinemez ve sık sık birbirlerini iğnelermiş.. Bernard Shaw, bir oyununun ilk gecesine, Churchill'i davet etmiş ve davetiyeye de bir pusula iliştirmiş :

“Size iki kişilik davetiye gönderiyorum. Bir dostunuzu alıp gelebilirsiniz. Tabii dostunuz varsa." Churchill , hemen cevap göndermiş:

“Maalesef o gece başka bir yere söz verdiğim için oyununuzu seyretmeye gelemeyeceğim. İkinci gece gelebilirim, tabii oyununuz ikinci gece oynarsa."
 
Ynt: FIKRALAR

ÇOCUK KALANLAR (aslında fıkradan ziyade,tatlı bir anlatım var ama nereye koyacağımı bulamadım) ttli3


- Gel oğlum kalk bakalım tahtaya, sana bir sorum var.
- Buyurun, sorun tabii öğretmenim,
- Canlılar kaça ayrılır?
- Dörde ayrılır öğretmenim...
- Bana yanlış gibi geldi ama, say bakalım...
- Bitkiler, Hayvanlar, İnsanlar, Çocuklar...
- Çocuklarda insan değil mi oğlum? -
Haklısınız, o zaman canlılar üçe ayrılır öğretmenim...

- Peki, şimdi yeniden say bakalım....
- Bitkiler, Hayvanlar ve Çocuklar...
- Oğlum peki, insanlara ne oldu?
- Düşünebilenleri hep çocuk kaldılar, düşünemeyenleri de zamanla hayvanlaştılar öğretmenim. smiliyface
(alıntı)
 
Ynt: FIKRALAR

IQ VE GALATASARAY

bir adam bara girmiş.barmenden bir içki istemiş.ama bakmış barmenin yerinde son teknoloji bir robot varmış.robot içkiyi vermiş ve adama
-IQ nuz kaç, demiş
adam
-150 civarı ,demiş.
robot demiş.
-sizinle atomdan,fizikten konuşalım demiş ve konuşmuşlar.
adam robotu denemek istemiş.cıkmış dışarı.beş dakika sonra yine gelmiş.bir içki istemiş.robot yine sormuş
-IQ nuz kaç,
adam
-110-120 arası demiş
robot
-sizinle arabalardan ,kadınlardan,spordan konuşalımdemiş ve yine bir süre konuşmuşlar
adam dışarı cıkmış.bir süre sonra gelmiş.bir içki istemiş.
robot içkiyi getirmiş ve yine srmuş.
-IQ nuz kaç.
adam
-50 demiş
robot biraz düşünmüşve adama demiş
-hadi sizinle GALATASARAY ı konuşalım demiş.

BÜYÜK HATA

Dünya çapında katılımcıların olduğu silahla atıcılık yarışması yapılmış ve elemelerden sonra 3 kişi finallere kalmış.
Hedef dah zor tabi.. Bir kişinin ağzındaki sigara..

-Birinci yarışmacı silahına koyduğu tek mermi ile hedefe nişan almış ve sigaranın ucundan vurmuş.ve demiş "I am Jhone".

-ikinici yarışmacı öncekinden daha hızlı hareket ederek nişan almış ve ateş etmiş.(Çünkü bu arada sigara yanıyor.)o da hedefi vurmuş ve demiş
I am Smith.

Sıra Temele gelmiş nişan almış ve hedefdeki adamı alnının ortasından vurmuş ve "I am sorry" demiş.

HARBİ TARAFTAR

Temel maç seyretmek için stadın gişesine gelmiş.Gişe memuruna:
-Bilet ne kadar? diye sormuş.
-Beş milyon
Temel iki buçuk milyon uzatmış.
Gişe memuru:
-Beş milyon dedik ya kardeşim!
Temel:
-Ben sadece bizim takımı seyredeceğim, demiş. Öbür takımı seyretmeyeceğim.

BERBER DÜKKANI

Bakanliklar Caddesinde mutevazi bir berber dukkani...
Mutevazi ama unlu bir berber dukkani...
Fikret usta yillardir musterilerini ayni mekanda tras etmekte..

Gunun birinde kapi acilir... Iceri giren musteri Aziz YILDIRIM dir...
-Acelem var...! der... Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ?
Onemli bir randevum var , gec kaldim...

Fikret usta meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir...

- Eline saglik usta...Borcum ne kadar? ?? diye sorar gayet memnun bir bicimde Aziz YILDIRIM...

- Aaaa, olur mu? Siz koskoca Fenerbahce baskanisiniz... Sizden para almam soz konusu olamaz...
Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...
Kesinlikle almam...

Israr falan....nafile.....

Tekrar tekrar tesekkur eder, dukkandan ayrilir Aziz YILDIRIM...!

Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde koca bir paket ve pakede
ilistirilmis bir zarf bulur....

Pakette 15 adet sari-lacivert forma, zarfta ise 15 adet 100 Dolarlik bankonot vardir...

Mutlu mutlu kafasini iki yana sallar Fikret usta,ne geregi vardi....

Aradan bir kac gun gecmistir, dukkaninin kapisi acilir... Iceri giren musteri Suleyman SEBA dir...
- Seyyy..der...Acelem var...!
Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ?
Biyiklarima dokunma ama.. Onemli bir randevum var , gec kaldim...??

Fikret usta meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini bitiriverir...

- Eline saglik usta...Borcum ne kadar? diye sorar gayet memnun bir bicimde Suleyman SEBA...

- Aaaa, olur mu? Siz BESIKTASlilarin onursal baskanisiniz...Turk sporuna hizmet etmis cok degerli bir
insansiniz..Sizden para almam soz konusu olamaz... Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...
Kesinlikle almam..

Israr falan....nafile.....

Tekrar tekrar tesekkur eder, dukkandan ayrilir Suleyman SEBA.... !

Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde kucuk bir paket ve pakede
ilistirilmis bir zarf bulur....

Pakette 15 adet BJK rozeti, zarfta ise 15 adet 1? er milyonluk Turk Lirasindan toplam 15 Milyon TL
vardir...

Mutlu mutlu kafasini iki yana sallar Fikret usta. Ne geregi vardi....Hem de emekli maasindan...!!!

..........

Tesaduf bu ya....aradan bir kac gun daha gecmistir,dukkanin kapisi aralanir... Iceri giren musteri Faruk
SUREN dir...

-Cok acelem var...! der... Bir yandan da telasli telasli saatine bakmaktadir...
Saclarimi soyle bir duzeltir, sakal trasimi yeniler misin ?
Onemli bir randevum var , gec kaldim..

Fikret usta hemen ise koyulur, meslegine ozgu maharetini sergiler, bir cirpida sac-sakal trasini
bitiriverir...

- Bravo sana usta...Dedikleri kadar hizliymissin...Borcum ne kadar? diye sorar gayet memnun bir bicimde
Faruk SUREN ..

- Aaaa, olur mu? Siz koskoca UEFA sampiyonu Galatasaray'in baskanisiniz... Sizden para almam soz
konusu olamaz...
Dukkanimi sereflendirmeniz yeter bana...Kesinlikle almam....

Peki usta...Nasil istersen der...aceleyle berber dukkanindan ayrilir Faruk SUREN....

Fikret usta ertesi sabah dukkanini acmaya geldiginde, kepengin hemen onunde 15 adet Galatasaray yoneticisi
sira beklemektedir....
 
Ynt: FIKRALAR

Halepli Abdurrahim )

Halepli Abdürrahim Efendi uzun entarisi ile dolaşır, altına don giymezmiş..
Bir gün Halep çarşısında dolanırken şiddetli bir rüzgâr çıkmış.. Entari havalanmış..
Halepli Abdürrahim Efendi'nin açıkta kalan maslahatını herkes görmüş..
Esnaf kendi arasında homurdanmış, bu uygunsuz durumu Kadı'ya kadar duyurmuşlar..
Kadı da Abdürrahim Efendi'yi adaba mugayir
davranışlarından dolayı yargılamak üzere mahkemeye çağırmış..
Dava görülmeye başlamış..
Kadı kimlik tespiti yaparken sormuş:
"Evli misin?"
"Evliyim.. Dört karım, dört de cariyem var.."
"Kaç çocuğun var?"
"Dur hele Kadı efendi düşüneyim?"
Halepli Abdürrahim Efendi başlamış düşünmeye, düşünürken de parmak hesabı yapmaya..
"Birinci karıdan altı çocuk.. İkinciden dört çocuk.. Üçüncüden iki kızım var ellerinden öper.."
"On iki etti.. Başka?"
"Küçük karıdan da üç çocuk.. Cariye kullarından ikişer çocuk daha.."
Bizimki sadece sayı söylüyor.. Hesabı Kadı yapıyor..
"On dokuz etti.. Başka?"
"Başka yok Kadı efendi.. Hanımlardan üçü hamile.. Cariye kullarından da ikisi yüklü.."
"Yani beş çocuk daha yolda.."
"Sayende Kadı efendi..
Halep Kadısı bu ifade üzerine biraz düşünmüş.. Uzun, kır sakallarını karıştırmış..
Karşısında boynu bükük duran Abdürrahim Efendi'ye uzun uzun baktıktan sonra "Yaz kâtip" deyip hükmünü açıklamış..
"Halep'de mukim, Abdülmecit'ten olma Razıya'dan doğma Abdürrahim Efendi'nin don giymeye fırsat bulamadığından beraatine.."
 
Ynt: FIKRALAR

ateistin birisi ormana gider ve gezinmeye başlar.
gördüğü herşeye büyük bi hayranlıkla bakar ve içinden doğaana nelerde yaratmışsın böyle harikasın der.
gezintisini sürdürürken peşine kocaman bir ayı takılır.kaçmaya başlar ve ayıda arkasından koşmaya.
koşarlarken bakar ki ayı yakalıcak artık ,ellerini havaya açar ve ey allahım bugüne kadar sana inanmadım
ama nolursun bana yardım et ve bu ayı peşimi bıraksın diye dua eder.
birden herşey durur ,kelebekler, şelaleler, ve gökten bir ses gelir:bugüne kadar inanmadın, zorda kalıncamı dua ediyorsun!!!
tekrar şelaleler akmaya kelebekler uçmaya başlar ve ayı tekrar kovalamaya devam eder.
birsüre koştuktan sonra adam iyice yorulur ve yere düşer.ayı üstüne çıkar
ve adam tekrar dua eder:ey allahım bana iman vermedin bari şu üstümdeki ayıya iman ver yarabbim der.
sonra ayı pençesini kaldırır : allahım senin rızan için ortuç tuttum senin verdiğin nimetle orucumu açıyorum... ttli3
 
Ynt: FIKRALAR

Kilise nin papazı zangoçun karısına kötü gözle bakmaya başlar. Zangoç fark eder ama bir şey elinden gelmez.
Papaz işi biraz ileri götürünce, zangoç dayanamaz ve papazın değerli şaraplarını içmeye başlar.
Papaz bakar şaraplar eksiliyor, takip eder ve zangoçun yaptığını öğrenir.
Seslenir..
- Zangoç efendi, uzun zamandır günah çıkartmıyorsun,
(Zangoç kalsın ben almayım diyemez.)
- Doğrudur sayın peder işler işte der.
Papaz
- olmaz öyle, geç bakalım kafese.
Papaz sorar:
- Papazın şaraplarını kim içoor?
- Duyulmoor.
- Yahu nasıl duyulmaz?
- Duyulmoor işte.
Papaz daha yüksek sesle:
- Zangooç papazın şarapları kim içooor.
- Duyulmooor.
- Nasıl duyulmaz aramızda bir karış yok.
- Buradan duyulmoor işte
- Peki yer değiştirelim sen seslen birde bakalım.
Zangoç ve papaz yer değiştirirler.
Zangoç ses denemesi için sorar:
- Papaz efendi Zangoçun karısını kim götüroor?
Papaz cevap verir
- Hakket duyulmoor .. !!
 
Ynt: FIKRALAR

İmam ve Tanrı ...

Bir köyün camisinde, imam cemaate vaaz vermektedir.Ansızın içeri dalan bir köylü, köyü sel basmakta olduğunu haber verir. Bütün cemaat hemen kendilerini dışarı atıp kaçar. Sadece imam, bütün ısrarlara rağmen köyü terketmeyi reddeder ve Tanrı'nın kendisini koruyacağını söyleyerek camide kalır. Kısa bir süre sonra sular camiye ulaşır, imam çaresiz minareye çıkar.Sular minarenin ilk katına yükselirken bir tekne imamı kurtarmaya gelir.Ancak dini bütün imam, Tanrı'nın kendisini koruyacağını söyleyerek tekneye binmez. Sular yükselir. İmam ikinci kata çıkmak zorunda kalır. Bir tekne daha gelir, ancak imam yineTanrı'nın kendisini koruyacağına inancının tam olduğunu söyleyerek tekneye binmez. Sular iyice yükselir.İmam artık minarenin en tepesindedir.Bir helikopter yaklaşır. İçindekiler, durumun kötü olduğunu anlatarak , imama helikoptere gelmesi konusunda ısrar ederler.İmam helikoptere binmeyi dereddeder.Bir süre sonra sular iyice yükselir ve imam boğularak ölür. Kendisini ahiretin kapısında melekler karşılar.
Melek: "Hoşgeldiniz, buyrun...
"İmam: "Cennete girmek istediğimden emin değilim..".
Melek: "Neden?..
"İmam: "Tanrı'ya biraz kırgınım....
" Melek: "Ne oldu ki?.."
İmam: "Ben hayatımı ibadet ederek geçirdim, insanlara hep iyilik yaptım, günahtan uzak durdum. Yaşadığım köyüsel bastı, herkes kaçtı ama Tanrı'nın beni kurtaracağına inandığımdan ben kaldım.Görüyorsunuz ki şimdi burdayım...." Tam bu sırada yukarıdan Tanrı'nın sesi duyulur.
"Salağa, iki tekne, bir helikopter gönderdik..Kurtarmak icin daha ne yapacaktik? Böylesine gerizekâlının benim katımda da yeri yoktur.."
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst