firdevsin degisim gunlugu

21gunluk dua niyet videosu bnce cok guzel
Mutlaka dinleyin
Ayrica namaz ve iman icin hz Muhammad efendimiz sav okudugu dualari tavsiye ederim selam ve dua ile
 
Ne kadar tanıdık geldi bana bu cümleler.Kendine değer vermedin mi insanlar da sana değer vermiyor.İlla da dünyayı ben yarattım edasında gezmeye gerek yok.

Yalnız bir yitik , bir eksik veya yetersiz biri gibi gezmeye gerek de yok.Ben yeni yeni kendimin farkına varıyorum.

Hz omer ra aklima geldi
Guclu kisilik kararli ve emin adaletli
Herkesin tir titrettigi omer islam ile sereflenince
Nasil bir aslana donustu
Biz de bunu basarmaya calisiyoruz aslinda
Hz omer ra nehirleri bile olumlama yapip kontrol etmistir allahin izniyle
Ey nehir allahin izniyle akiyorsan dur eger kendi iradenle akiyorsan devam et diye yazi gondermis nil nehrine ve
Nehir sakinlesir tasmazmis
Daha nice ornekler
Rotamiz asri saadeti yasamak ornek almak insaallah
Hz ebu bekir r.a mesala hem zengin hem comert
Sunu anlamiyorum
Musluman denince herkes fakir dervis dusunuyor
Buda sublimal bir oyun
Tap secret sir videosunu bakin
Musluman ilerlemesin diye bizden saklanan gercek
Muslumana bidat diye yutturulmus
Avrupa iste bu yuzden ilerledi
Isteyin veririm emri biz elimizle itersek aslinda ego ve hasa allaha guvenmemek olmazmi
Ego aslinda istememekdir bnce muhtac degilim demek hasa ben ustunum
Ben en iyisini en eln olmazi dilerim isterim istedigim allah mulkun sahibi sanina yakisani versin derim nasil vercegi bni ilgilendirmez
Almak bana yakisir vermek allaha ait
Hatta hz Muhammad sav efendimize kullarimi korkutma diyen merhamet seni seviyorum tesekkur ederim
Beni sevmeseydi yaratmazdi yaradilani severim yaradandan oturu diyoruz fakat kendimizi sevmiyoruz saniyoruz ki kibir
Bn kendimi seviyorum ki benide yaradan oturu sukrumu sunuyorum
Ben kendimi sevmezsen psikolojim bozulur kim sevinir
Kim uzulur
Ne ailem mutlu olur nede ben
2 cihanda mutlu olmayi seciyorum ve
Mutlu olmayi hak ediyorum
Tesekkur ederim Iyiki varim
Rabbim beni iyilerle yaz ceneti hak edicek ameller islemeyi nasip et amin
Lutfen kendinize iyi davranin iyi bakin
 
Amcamin torunu 2 aylik onu kaybettik
Sevgili musab
Kucuk mezarina soyle fisildadim
Yavrum sakin annemden ayrildim diye uzulme
Korkarsan efendimiz sav cagir
Melekler senin annen olacak
Senin besigini onlar sallayacak cnm yavrum
Allah ve resulu bize yeter kuzum
Dedim oglumda anne abdullah kardesim bizi goruyor mu
Onlar arkadas olmustur
Karsilamisdir kardesim onu merak etme dedi
Insaallah cnm yavrum dedim
 
Su an eve geldim icimde garpi bi duygu var anlamini bilemedigim huzun
Kanser hastasi bi abla var onunla konusacagim once kanser olumlamalari not almaliyim diye dusundum
 
Kanser; Derin bir biçimde incinme, yaralanma. Uzun zamandır süren kızgınlık. İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır ya da üzüntü. Nefretleri taşıma.
Olumlama; Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum. Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum. Kendimi seviyor ve onaylıyorum

Kanser kızgınlıktır. Kızgınlıklarını dışa vuran insanlar, kansere daha az yakalanır. Bazı kanserler tedaviyle iyileştiği halde yine oluşur, çünkü kişi deneyimini değerlendirmez, halbuki hastalıklar en iyi öğretmenlerdir.

ŞİFA HAKKINDA ŞOK EDİCİ GERÇEK !

SİZ BİR ŞİFACISINIZ !

Evet yanlış duymadınız sizde herşey mevcut....
Öğrenilmesi gereken en büyük sırlardan biri sizin şifacı olmanızdır. Şifa verme nimetinin birkaç kişinin tekelinde olduğuna inanmışsınız. Manevi ,psikoloji veya tıbbın başka uzmanlık alanında olan kişilerin tekelinde olabilir diye düşünüyorsunuz,belki şifa vermenin gizli bir güc gerektirdiğine inanıyorsunuz .Son yıllarda manevi şifa hakkında değişik yöntemleri bir çok kaynakta görmekteyiz.

Dua, ağrı olan yerlere el koyma, daha başka kutsal ayinler gibi,mucizevi ilaçların hakkında kayda değer gelişmeler , büyük atılımlar duyuyoruz ve bunlar tedavide etkili oluyorlar.

Yunanlı hekim, tıp biliminin babası sayılan "BOGRAT" M.Ö. 400. Yılda şöyle yazmış :"insanlar şunu bilmelidirler sevinçler,gülmeler,iyilikler ve aynı zamanda hüzünler,dertler ve hoşnutsuzluklar yalnız ve yalnız beyinlerinin ürünüdür."Eski Mısırlıların gizli öğretilerinden birisi şudur:"Acı içinde olan beden , acılı düşüncenin ürünüdür."Ne yazık ki bir çok insan bu sırrı anlamış değiller. Şifa yolunda ilk adım şifa kanunudur. Kanun sözcüğü bir nevi düzenin göstergesidir. Bu kanun işleyişe başladığından itibaren mucizevi sonuçlar ortaya çıkar. O zaman mümkünsüz mümküne ve çaresizlik şifaya dönüşür.

Bu yüzden , hastaların o düzeni düşüncelerinde,duygularında,bedenlerinde ve yaşamlarında hakim kılmalarına ihtiyaçları vardır. Sağlık , vücudun bütün evrelerinde güç ve bütünlük hissidir : can , ruh, cisim ve yaşamın diğer evreleri, sağlık yani iyi ekonomi , başkalarıyla iyi ilişki, manevi açıdan iyi düşünce ve idrak, şifa üç zeminde doğru çalışırsa bedensel( fiziksel) şifa onun peşinden gelir. Bu yüzden bu kanunları uygulayan kişi kesinlikle koruyucu tıbla uğraşmaktadır.

ŞİFA HAKKINDA ŞOK EDİCİ GERÇEK
İçinizde bir şifacıya sahip olduğunuzu biliyor musunuz? Eğer bu konuda bilginiz yoksa bile içinizdeki şifacı daima sessiz bir şekilde çalışmaktadır:Hücrelerin tamiri ,fuzuli maddelerin dışa atılması ,yaraların iyileşmesi ve dokulara besin ulaşması gibi.
Bazen bu şifacı kendisini bariz bir şekilde göstermektedir. Zaman zaman bir kişi, ölümcül bir hastalığa yakalandığında ve kurtarma ümidi tükendiğinde ansızın hiçbir izahı olmadan tümör yok oluyor,yara iyileşiyor ve hasta eski sağlığına kavuşa biliyor. Bu insan vücudunun kuşkusuz en güçlü ve kendine yetebilen bir makine olduğunu, insan hayatının devamı için yeterli olduğunun göstergesidir. İçsel şifanın gücü garip bir güç değildir. İç dünyamızın doğal bir bölümüdür ve 24 saat en karmaşık fiziksel davranışlarla meşguldür. Bu eşsiz bilgin - hiç telaş etmeden- dünyanın en büyük kimya uzmanlarının bile taklit edemeyeceği kadar hücrelerde karşılıklı bir kimyasal etkileşimler yapabilir.
Şifa işleminin büyük bir bölümü bilinç altında zihnin otomatik davranışları yolu ile yapılmaktadır. İhtiyaç duyulduğunda düşünce gücümüzü yükselterek ondan faydalanabiliriz ve bunun içinde içsel şifacımızın randımanını arttırma gücüne sahibiz. Biz içimizde bir şifacıya sahip olma inancını daima düzenli ve bilinçli bir şekilde onu aktif tutabiliriz. Buna rağmen normal metotlardan da yardım almamız gerekir. Bu şu anlama geliyor , bu yazının amacı normal metotların yanında sizin şifanızı hızlandırıyor olmasıdır. Alman doktor PARA CELSUS 16. asırda şöyle söylemiş:"İlacın şifa veren gücü onun içeriğinde değil belki kullanıcının ruhundadır.".

HASTALIĞIN SEBEPLERİ
Neden içinizde bir şifacıya sahipsiniz ve istediğiniz zaman ondan faydalanıyorsunuz? Çünkü beden hastalık değil, sağlığa temayülü olan üstün bilgeliğe sahiptir. Bu gücün şimdiki tedaviden en az on kez daha güçlü olduğunu tahmin ediyorlar. Gerçi değişik tedavilerde bu gücün çoğalmasına yardımcı oluyorlar. Eğer insan bedeni şaşırtıcı hayat veren güçlere sahip ise o zaman neden hasta oluyor? Şok eden gerçek şu hastalık kişi tarafından kendisine yüklenen bir durumdur! Hastalığın sebebi, yanlış inanç ve düşüncelerdir. Bu yanlış inanç ve düşünceler vücutta dolaşır ve yaşam enerjisini kilitler. Ünlü doktor ve bilim adamı ALEX CARREL seneler önce şöyle demiş:"Kıskançlık , nefret, öfke, korku gibi hisler kalıcı ve adet şekline dönüştüğü zaman ciddi hastalıklar ve organik değişiklikler yaratabiliyorlar. Son yıllarda onun mesai arkadaşları da bu kanıya varmışlardır. Negatif duyguları ve inançları değiştirdiğiniz zaman siz aslında fiziksel değişimle meşgul oluyorsunuz.

HÜCRENİN ŞUURU
Bizim bir çoğumuzun düşüncesinin tersine, zihin sadece beyinde değildir. Zihin veya şuur vücudun bütün hücrelerinde mevcuttur.

Bazen arzular bir araya gelip " düşünce merkezlerini" oluştururlar. Bu merkezler vücudun değişik bölümlerine yerleşir ve kendilerinin pozitif veya negatif doğaları ile bedende etki bırakırlar. Her hücre düşünceyle sarılmıştır. Nitekim EDISON 'nun keşfine göre bütün hücreler düşünür. Bilim adamları atom yapısını oluşturan hücrelerin yaşam,ışık, şuur ve cevhere sahip olduğunu daha bilimsel ve teknik ibarelerle söylemektedirler. CARLES FİLLMORE 20.yy başlarında düşüncenin beden üzerinde dinamik gücünü keşfetmiştir. Ona göre insan bedeninin ihtiyacı olan bütün ilaçlar zihinsel olarak üretilmektedir. Zihindeki bu yenilenmeler, cisimdeki hücrelerin de yenilenmesini sağlar. Zihindeki yenilenme bedendeki değişime sebep olur. Çünkü insan bedeni düşüncelerinin göstergesidir.

BEDEN KATI DEĞİLDİR
Eğer beden sadece et ve kemik yığınından oluşsaydı zihnin bedene olan hakimiyeti inancının kabullenilmesi zor olurdu. Ama bedende katı hiçbir şey mevcut değildir. Çünkü onun yüzde seksene yakını sudur. Kemikler katı bir şekilde görünse bile aslında yumuşak sıvı bir cevhere sahiptir. Bununda sebebi kılcal damarların orada nüfuz etmesidir. Çünkü kanın alyuvarları kemiklerde oluşur.

Bedenin sıvı mühteviyatından dolayı düşünceler bu yoldan kolaylıkla hareket edebilip tekrar şekillenebilirler. Yani düşüncelerin doğasına göre bedeninizi yeniden yaratabilirsiniz veya parçalayabilirsiniz. O zaman bedeninizin en dayanıklı bölümü sizin düşüncelerinizdir. Bedeninizi düşüncelerinizle kıyasladığınızda daha çok yumuşak , mülaim ve elastiktir.

NEDEN BAZI NEGATİF DÜŞÜNEN İNSANLAR SAĞLIKLIDIRLAR
Eğer insanın bedeni onun düşüncelerinin etkisi altında ise neden bazı negatif düşünen kişilerde sağlıklı görünüyorlar? Bunun sebebi, insan bedeni kötü düşünceleri kayıt ettiği zaman, iyi düşüncelere kıyas çok daha yavaş hareket etmektedirler .Çünkü bedenin asıl vazifesi yaşam ve sağlığın yaratılmasıdır. Aslında sağlıklı bir düşünce eğer devamlı yaşanırsa binlerce sağlıksız düşünceleri yok edebilir. Çünkü bedenin yüce bilgeliği, hastalık değil sağlığa yöneliktir.

Beden insanın negatif düşüncelerini atmaya çalışır ve genelde başarır. Adet haline gelen yanlış düşünceler derin , gizli nefret ve öfkeye sebep olur. İnsanın cahilce taassüpleri onun sağlığını yok eder. Kuşkusuz böyle negatif duygularda ısrar eden kişiler düzensiz ve huzursuz bir beden ve zihne sahiptirler. Bedenin şifası için eski negatif duyguların bilinç üstünden ve bilinç altından silinmesi gerekmektedir. Bu negatif duygular bir gecede elde edilmediği gibi bir gecede de onlardan kurtulmak mümkün değildir. O zaman bu negatif duyguları temizlerken sabırlı olmamız gerekir.

ŞİFANIN YARATILIŞI
İnsanlar bedenlerinin pozitif veya negatif düşüncelerden etkilendiğini değişik zamanlarda ispatlamışlardır.

Bütün mesai arkadaşlarının soğuk algınlığına yakalanan bir memur, soğuk algınlığı korkusuna " teslim olmanın yerine üzerine basarak şu cümleyi tekrarladığında “Şimdi sonsuz bilgeliğin benim bedenimde sağlığı göstermesine izin veriyorum." Bu vurgulayıcı cümle onun bedenindeki sonsuz bilgeliğin uyanmasına ve faal olmasına, sağlıklı kalmasına sebep olmuştur. Vücudumuzdaki olan sıvı ,cevher, şuur ve güce sahiptir. Sizin düşüncelerinizi beslemektedir. Yüksek düşüncelerinizi zihninizde canlandırdığınızda bazen onun ani etkisinden meydana gelen fiziksel şifadan şaşkına dönersiniz. Bedeninizi değersiz zannetmeyin , bedeninizden şikayetçi olmayın, bazı cahil insanlar bedenin pis ve değersiz olduğunu söylemektedirler. Doğrusu bedeninizde yaradanın var olduğunu düşünmek daha makuldur.

HASTALIK HAKKINDA YANLIŞ İNANIŞLAR
İnsanlar hastalıklarını , uzun bir süre kendi yanlış duygu ve düşüncelerinin haricinde başka sebeplerden sanmışlardır.1720' de Avrupa'yı veba hastalığı sarmış, İspanya din adamları bunun sebebinin halkın bir operada iştirak etmelerini söylemişlerdir. İngiltere papazları hastalığın sebebini insanların tiyatroya gitmelerine bağlamıştır. Başka din adamları ise vebanın, kadınların sivri uçlu ayakkabı giymesine bağlamışlardır. Bazıları da bunun sebebini siyasette olan kırlılığe bağlamışlardır.

Genelde insan sağlığıyla inançları arasında direkt bir ilişki vardır. İnsanın inançları onun sağlıklı ve güçlü olmasına veya hasta , halsiz olmasına sebep olur.

Kalıcı sağlık; zihnimizi , cahillik ve günahtan arındırmakla sağlanır. Doğru düşünmek sağlığa ulaşan en doğru yoldur.
Eflatun, kendi zamanında yaşayan tabiblere hastaların ruhi ve psikolojik ihtiyaçlarından habersiz oldukları için tedavi etmekten aciz olduklarını söylemiştir. Eğer Eflatun , bu gün yaşasaydı ilham ve ümidin yerine , korku ve felaket saçan kişilere yine aynı sözleri söylerdi.
Cennet zihinsel bir haldir. Şimdi ve burada başlar: zihninizde olan cenneti kendinizi negatif düşüncelerden kurtardığınız zaman, ruhunuzu hastalıktan kurtardığınız gibi ruhunuzun evi sayılan bedeninizi de hastalıklardan kurtarmış olursunuz
Psikologlara göre hastalıkların bir çoğunu kendi kendimize oluşturuyoruz. Zihin, günah hissinden kurtulmadıkça beden hasta olur. Aslında fiziksel hastalık bedenin doğru olmayan hisleri dışa atma çabasından meydana gelmektedir. Günah hissinden arınmak ve yeni olgular , düşünceler yaratmak geçici değil kalıcı bir şifayı sağlamaktadır.
 
Başınız Sağ olsun.Zor bir durum.

Yeni evli yaşı benden bir kaç yaş büyük bir meslektaşım üniversitedeyken o doktora yaparken sınav gözetmenim olan iş ve okul arkadaşım yeni doğum yaptı ve maalesef çocuğunda kötü huylu bir tümör var.Doğuştan kanser ve sanırım kemoterapi görecek.Çok zor bir durum.

Gebeliğinde ne yaptı tam bilemiyorum ama normalde sigara içerdi.Sigara , alkol ve uyuşturucu gebelikte çocuğu çok ciddi manada etkiliyor.

ÖSS hazırlıkta dershanedeki bayan biyoloji hocamız arkadaşlarından bahsetmişti.Karı koca doktor olan ikili günde dört beş paket sigara içermiş.Toplamda on paket gibi bir rakam yapıyor.Gebe olunca sigarayı bir gün bile boşlamıyor bu ikili.Kimsenin sözüne kulak asmıyorlar.Sonunda bebek dünyaya geliyor ama (aklımda kaldığı vaziyette anlatıyorum) mutasyona uğramış bir vaziyette. Çocuğun ya göz bebekleri yok sadece bembeyaz gözleri var ya da göz kapakları bile açılmamış vaziyette dünyaya geliyor.

On üç sene önce bu hikayeyi dinlediğimizde hepimiz şok olmuştuk.

Sigaradan haz etmiyorum.İçen erkeklerden genel anlamda haz etmiyorum.bayanlardan ayrı haz etmiyorum.Çekirdek inanç değil belki ama sigara içen bayanlar bende direk Ahu Tuğba imajı oluşturuyor.Çocuklukta filmleri çok meşhurdu.

Bana bazen birilerini öneriyorlar evlilik için.Öneri de demeyelim de yakıştırma hatun kişi fosur fosur sigara içiyor.Dile getirince bırakır diyorlar.Ben inanmıyorum.Bir insanı değiştirebileceğini düşünerek evlenmek yanlış bir düşünce.Otuz yaş üzeri bir bayanın da sigarayı ben dedim diye bırakacağına inanasım gelmiyor.Ben pasif içiciyken yaşadıklarımı biliyorum.Sigara bırakıldı diye hop sağlıklı mutlu olunmuyor birden.

Erkeklere bile alerjim olduğunu anlatamıyorum.Belirli bir doz sonrası burun tıkanıklığı ve baş ağrısı (sinüsler doluysa).İnadına içenler mevcut.

Kimilerine göre kıla tüye çok takılıyorum.Anneme kalsa hayrına biriyle evlenmem lazım.(Gerçi sigara mevzusunda en azından aynı düşünüyoruz)

Nereden nereye geldik neyse.
 
ALLAH CC RAZI OLSUN

bizde aynı sizin anlattığınız gibi bebeğin annesi sigara içiyordu hemde nasıl yarim saat ara nerdeyse hamile iken bırakmadı bile

bebeğin anne karnında başladı çilesi
fakat yine etkilemedi annesini sigaraya devam etti
ben sigaranın bu kadarr zaralı olduğunu bildiğini sanmıyorum
bilseydi yapmazdı yani bende şimdi analayabiliyorum acıkcası
doktorlar allah bilir içime dogan bu tez konusu yapmıslar
o kadar ki
belinde acıklık
ayagında kısalık ve felç
cigerleri gelişmemiş ve nefes alamıyor mus
ses tellerı yokmus aglayamıyormus bile :(
beyni gelişmemiş amaliyat olmus enfeksiyon kapmıs kuzu
allahım sen yardım et
 
Amcamin torunu 2 aylik onu kaybettik
Sevgili musab
Kucuk mezarina soyle fisildadim
Yavrum sakin annemden ayrildim diye uzulme
Korkarsan efendimiz sav cagir
Melekler senin annen olacak
Senin besigini onlar sallayacak cnm yavrum
Allah ve resulu bize yeter kuzum
Dedim oglumda anne abdullah kardesim bizi goruyor mu
Onlar arkadas olmustur
Karsilamisdir kardesim onu merak etme dedi
Insaallah cnm yavrum dedim


Başınız sağ olsun. Allah ailesine sabırlar versin..
 
Başınız sağ olsun.Allah sabır versin.
 
Pozitif düşünmek için OLumlama cümleleri

* Ben pozitif biriyim.
* Ben iyimserim.
* Kendime inanıyorum.
* Ben bir iyimserim.
* Her durumda pozitif bir yan bulurum.
* Her zaman pozitifim.
* İnsanlar pozitif bakış açımı takdir ediyor.
* Her zaman başarıyı bekliyorum.(ya da amaçlıyorum)
* Önce pozitif yönleri görüyorum.
* Başarıdan hoşlanıyorum.
* Hayatımdan memnunum.
* Her yerde fırsatları görüyorum.
* Yeni meydan okumalardan hoşlanıyorum.
* Başarıyı hak ediyorum.
* Ben başaracağım.
* Hayat mükemmel.
* Kafama koyduğum her şeyi yapabilirim.
* Hayat bana karşı iyi.
* Başarıyı sabırsızlıkla bekliyorum.
* Kendi başarılarımı yaratıyorum.
* Pozitif düşünüyorum.
* Ben pozitif düşünen biriyim.
* Tüm deneyimler fırsatları öğretiyor(gösteriyor).
* Geçmiş deneyimler fırsatları görmemizi sağlıyor.
 
basa döndüm sanki elim kolum kalkmıyor
yasam enerjimi hissedemiyorum ağlamak istiyorum nedensiz sebebsiz değil elbette
cözümsüz de değiller
bütün suc bnm
bunları yasamayı secen benim
bnm hatam
allahım dersimi aldım
lutfen beni af et
acı cekmemei istiyorsan buna engel olacak güç bende yok
en güçlü sensin
sana isyanımda beni af et
sana cok isyan ettim
sana layık kul olamadım ki
yinede senden ümitsiz değilim sükürlr olsun sana dua edebiliyorum verdiğin nimetlere teşekkür ederim canım allahım
şimdi caresiz gözyasları içindeyim
benim senden başka kapım da yok allahım bize merhamet et ne olur bana merhamet et buyurmaz mısın ağla2ağla2ağla2ağla2
beni artık ağlatma rabbimağla2ağla2ağla2

yüce rabbim yüce rabbim yüce rabbim yüce rabbim yüce rabbim yüce rabbim yüce rabbimyüce rabbim yüce rabbim sen ne dersen o olur
olmasını istediğim şeyler sana zor değildir
allahım oğluma bana eşime esenlik ver oğluma bana eşime anne ve babama bütün müminlre merhamet et956k
artık neseliyim bak sana dua ettim gülümsüyorum smil56
artık ağlamıycams456
bni güldüreceginden eminim allahımgirlhaha
seni çok seven kulunu unutmayıp nimetler yolluyorsun wave44
sana söz veriyorum mutlu olacağim
 
Kün feyekün (Ol denince olur)

Sual: Kur’anda, Allah bir şeyin olmasını isterse, kün feyekün = ol der, o da hemen oluverir deniyor. Bekara 117, Enam 73, Nahl 40, Yasin 82’de, Kün feyekün ifadesi geçiyor. Hadid suresinin, (O, gökleri ve yeri altı günde yarattı) deniyor. Hani Allah ol deyince oluyordu? Niye yeri ve gökleri altı günde yaratmıştır?
CEVAP
İki bilgiyi de Kur’andan aldınız. İkisini de bildiren Allahü teâlâdır. Hikmeti bildirilmese bile, biz anlamasak bile olduğu gibi inanmak lazım. Müslümanın yapması gereken de, Müslümana yakışan da budur.

Allahü teâlâ bir şeyi, sebeplerle de yaratır, araya hiçbir sebep koymadan da yaratır. İnsanı yaratırken ana babayı sebep kılmıştır. Hazret-i Âdemi yaratırken ana babayı sebep kılmamış toprağı sebep olarak yaratmıştır. Hazret-i İsa’yı yaratırken sadece annesini sebep kılmıştır. Hazret-i Havva’yı yaratırken, ana babayı, toprağı sebep kılmamış, sadece Hazret-i Âdem’in varlığını sebep kılmıştır.

Allahü teâlâ dilediği zaman ol der, anında yaratır, dilerse sebeplerle belirli bir vakitte yaratır. Mesela çocuğu Allahü teâlâ yaratır. Çocuğun dünyaya gelmesi 9 ay kadar bir zaman alır. Niye bir anda yaratmıyor denir mi?

Peygamberlerine ihsan ettiği mucizeler de bir anda olur. Musa aleyhisselama denizin anında yarılıp, ortadan yol alıp gitmesi, Peygamber efendimizin işaretiyle Ay'ın ikiye ayrılması gibi.

Allahü teâlâ dilediği gibi yaratır, istediği zaman ve istediği şekilde yaratır. Layüseldir, yani kimse ona hesap soramaz. Her şeyin hikmetini de bildirmemiştir, öylece inanmak lazımdır.

Allah’ın yaratması
Sual: Madem her şeyi Tanrı yaratıyorsa, ne diye evlenmeden çocuk vermiyor, niye rızık için çalışmak zorunda kalıyoruz, niye sakat çocuk yaratıyor?
CEVAP
Allahü teâlânın yaratması iki türlüdür:
Birincisi, “OL” der hemen o şey oluverir.
İkincisi ise, sebeplerle yaratır.

Bu ikisinin arasındaki farkı bilmek gerekir. Her ikisini de Allahü teâlâ yarattığı halde bunlar farklı şeylerdir. Çocuk olması için ana ve babayı sebep kıldı; ama Hazret-i İsa’yı babasız, Hazret-i Âdem’i ise hem anasız, hem de babasız yarattı. Mucize ve kerametlerde sebepler ortadan kaldırılabilir. Allahü teâlâ, çok şeyi sebeplerle yaratmaktadır. Mesela rızkı Allah verir, ama çalışmayı sebep kıldı. Çalışmadan rızık bekleyen açlıktan ölebilir. Hastalıklara şifayı veren de Allah’tır. Ancak doktoru, ilacı sebep kıldı. Doktora gitmeyen, tedaviyi ilacı kabul etmeyen hastalıktan ölebilir. Alkol ve zararlı ilaçlar almak, röntgen ışınlarının etkisinde kalmak veya yakın akraba ile evlenmek, iyi beslenememek gibi sebeplerle doğan çocuk kör de, sakat da olabilir. Sebeplerle yaratmak Allahü teâlânın âdetidir. Onun âdetini kimse bozamaz.

Yaratan âciz değildir
Sual: Allah insanı veya şu çocuğu özenerek yaratmış demek caiz midir?
CEVAP
Caiz değildir. Allahü teâlâyı âcizlikle suçlamak olur. Allah bir şeye “Ol!” dedi mi, hemen oluverir. O şeyi yaratmak için zahmet çekmez, yorulmaz, özenmez. Yaratıcı, yaratılanla mukayese edilmez.

Özenerek yarattı demek, insanı veya güzel çocuğu yaratmak için çok gayret ediyor, hayvan veya çirkin çocuk için özenmiyor demek olur ki, böyle sözleri söylemek, insanı imandan çıkarır. (Hadika)

Aşağıdaki ifadeleri söylemek de aynı şekilde caiz değildir:
1- Allah ovum hücrelerinin her birini itina ile yaratmıştır.

2- Hazret-i İsa gibi babasız doğmak mucize değildir. Babalı çocuk doğurmaya mecbur olma olayı mucizedir.

3- Bir yumurta hücresinden insan meydana gelmesi için, mutlaka Cenab-ı Hakkın özel bir müdahalesi gerekir.

Dinde nakli değil de, aklı esas alanların kullandığı böyle ifadelerden sakınmak gerekir.
 
neden hep cevremizde bizi kalıplara sokmaya çalışan insanlar var
bende böyleyim acaba demeden edemiyorum ki
 
acaba cok mu iyi niyetliyim diye düşünüyorumgirlhaha
olsun yinede böyle olacağım onlar gibi olmayı istemiyorum özüm doğruluktan şaşmamalıblissy
 
Sertab Eren'lerin şarkısı aklıma geldi kendime bir ben lazım:)
 
Ben bir insanım, hata yapmak, insanca bir özelliktir... Bende insan olduğum için hata yapma potansiyeline sahibim, hata yapabilirim... ama aynı hatayı tekrarlamamaya kesin kararlıyım...

Kendinin en iyi arkadaşın olarak sen... Aynadaki aksine bakıp gülümseyerek...

Merhaba arkadaşım... iyi ki varsın demelisin..

Kendinin en iyi arkadaşın olarak sen....

Hayat sana meydan okuduğunda... Kendi arkanda durmalısın ve kendine cesaret vermelisin...

Ve kendine ....( noktalı yerlerde kendi ismini söyleyebilirsin)

...............Haydi eyleme geç!!!

.............Yaparsın!!! Başarırsın!!!...demelisin...

Kendinin en iyi arkadaşı olarak sen...

En ufak bir başarıda, kendine iltifatlar etmeli, övgü dolu sözler söylemelisin...

.............aferin sana, iyi bir iş çıkardın!!!...

...........bu işi de harika bir şekilde hallettin!!!!...

............Kendinle gurur duyabilirsin!!!...

Kendinin en iyi arkadaşı olarak sen....

Başkaları seni reddettiğinde, kendini kabul etmelisin...

Ve kendine

............... başkaları senin için ne düşünürse düşünsün..... ben seni seviyorum..seni olduğun gibi seviyorum ve kabul ediyorum... ve sana değer veriyorum demelisin....

Kendinin en iyi arkadaşı olarak sen....

Zor günlerde, kendine Kıştan sonra İlkbaharın geldiğini hatırlatmalı, ve böyle anlarda bulutların arkasındaki güneşin varlığını göstermelisin....

Ve kendine...

............... sen bununla başa çıkabilirsin...Sen bunun bir değil..bir çok çözümünü bulursun... hayat devam ediyor...demelisin...

İnsanın yanında böylesine iyi bir arkadaşı olduğunu hissetmesi ne kadar güzel değil mi?

Eğer öyleyse....

Kendinle, kendini destekleyebileceğin...Kendini çok seveceğin, kendine değer vereceğin, kendine saygı göstereceğin bir arkadaşlık kur...

Evet doğru okudun... Eğer sen..kendinle çok iyi bir arkadaşlık kurmak istiyorsan...Kendini daha çok sevmeyi, kendinden hoşlanmayı ve takdir etmeyi, olabileceğinin en iyisi Olmak adına...kendini asıp kesmeden eleştirmeyi öğrenmelisin..

Kendimi daha çok nasıl sevebilirim???

Mükemmel değilim...

Bir yığın hatalarım ve zayıf yönlerim var...

İnsan böyleyken kendini sevemez...

Sen hiç mükemmel olan bir insan tanıdın mı???

Kendini sevebilmen için önce tüm hatalarından kusurlarından arınman gerektiğini kim söyledi????

Gerçek şu ki...

Hiç kimse ve hiç bir şey mükemmel değildir... ama... her şey ve herkes tüm eksiklikleri, noksanlıkları, hataları ve güzel tarafları ile mükemmeldir...

Kendini tüm hatalarınla, eksikliklerinle ve zayıflıklarınla kabul et... ama olabileceğinin en iyisi olmak için de gayret et...

yapman gereken tek şey bu...

Sen eşsizsin... Sen mucizesin...Bu dünyadaki hiç kimse sana bire bir benzemiyor.... sen iyi olan ve daha az iyi olan yönlerinle Orijinalsin...

İçinde keşfedilmeyi ve ortaya çıkarılmayı bekleyen, Bir çok yetenek ve özellik var...

Tek ve benzersiz olduğun için Kendinle iftihar et...

Ve kendinin en iyi arkadaşı SEN OL..
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst