Güzel Gelişmeler :)

Çok mu çabuk gaza geliyorsun yoksa bana mı öyle geliyor =)
 
Kendimi bir sözleşme hazırlamıştım,adını yaz sözleşmesi koymuştum. Maddelerden birini yerine getirdiğimi farkettim bugü. Tırnak yemiyorum smileydance belki küçük bir şey,ama ben 6 yaşımdan beri hiç tırnaklarımı kesmedim. Şuanda 1 aydır yemiyorum onları :) üstünü çizip yanına renkli kalemlerle kocaman zafer yazdım. Küçük bi zafer ama sözleşme yerine getiriliyor smil56
 
Başkasının gazına gelmek o kadar da iyi değil. Kendi kendini gaza getirmek dediğin şey ise sanırım motivasyon. Bu iyi bir şey. Ama başkasının gazına gelmek o kadar da iyi birşey değil. Tebrikler =))
 
insanın gazı tükenince başkalarının gazına gelmek iyidir. nitekim Herşey zehirdir mühim olan dozudur
 
Merhaba günlük
Özledim buraya yazmayı. Meğer ben her kötü hissettiğimde, başıma gelen her olayda, içimdeki her şeyi buraya dökermişim. Çok sevinçli olduğumda yazmıyorum genelde, neden acaba? :)
Gençlik merkezindeki kamplara yazılmıştık arkadaşımla. Vee gidiyoruuuuuz smileydance İçim kıpır,kıpır. Haftaya pazar kastamonuya yolculuk var, 1 hafta sürecek bir doğa kampı. Birazdan gençlik merkezinin sitesinden 1 haftalık plana bakıcam. Bi sürü insanla tanışacağım, kendimi deneyeceğim,bolca güzel anı biriktireceğim harika bir fırsat benim için. Mutluyuuum smileydance
Kütüphanede kişisel gelişim kitaplarının olduğu bi yer keşfettim. Gerçi hep ordaymış da ben farketmemişim :) Gerçi çok çeşit yok kitaplarda, gözüme güzel görünen 2 tane kitap aldım, tavuk suyuna çorba ve tam benlik diye. Kampa kadar onları bitirip yeni kitaplar almak istiyorum. Okuncak kitaplar lazım :)
Bir türlü tiyatro kursuna gidip hocayla konuşamadım. Bunun huzursuzluğu var şu günlerde. Onu da kamptan sonraya erteledim.
Aslında bisikle timi de yaptırmak istiyorum, ama o da bayramdan sonraya dolayısıyla kamptan sonraya kaldı. Ohoo daha yapılcak çok şey var girlhaha
Olumlamalara başladım bugün. Gerçi daha önce de bikaç kere başlamıştım. Ama birkaç günden fazlasını geçememişti. Bir ajanda oluşturdum kendime, tüm önemli günleri yazdım oraya. Buna göre 21 günlük olumlama 15 ağustosta bitiyor. Bu sefer işimi daha ciddiye alıyorum. Olumlamalar ne derece işime yarıyor,doğru bi şekilde mi yapıyorum bilmiyorum ama benim için süreç başlıyor.
Bir de bu günlerde bir arayış var bende. Ne olduğunu bilmiyorum. Ama artık kendimi tamamiyle tanımak istiyorum. Ben kimim? Neleri yapmaktan hoşlanırım? Neleri sevmem? Hayata geliş amacım ne? Huzur nerede? Kendi öz benliğimi nasıl bulabilirim? Sorular,sorular,tükenmek bilmiyor. Ama okuyorum. Bir sabırsızlık, hemen değişememenin verdiği huzursuzluk var içimde. Ama biliyorum ki daha yolun başındayım,daha yaşım 16. Sabretmek gerekiyor. Belki 2 yıl sonunda alıcam değişmenin meyvesi, belki daha geç.
İnsanları,düşünceleri takmamak gerekiyor kafaya. Bu ne dicek, şunu yaparsam ne olacak diye düşünmemek gerekiyor. Dünyada milyarlarca insan var. O seni reddettiyse, onunla arkadaş olamadıysan ya da iletişim kuramadıysan başkaları var. Sadece bu düşünceleri hayatıma geçirmem gerekiyor.
Ve korkmamam, endişelenmemem gerekiyor. Dershaneye gidicem, orda arkadaşım olucak mı? Sınıfı değiştiricem, yeni sınıfımda yalnız kalıcak mıyım? Niye bu endişe? Niye bu korku? Niye durduramıyorum bu duyguları? Onları enerjileri bana iyi gelmiyor.
Endişeler, karamsarlıklar, yapabilcek miyim olucak mı korkusu.
Evet yaşım daha küçük, bir sürü şey başarabilirim daha. Zaman bir taraftan yatıştırırken, bir taraftan korkutuyor. Okul başladığında içine kapanık bir kız olmak istemiyorum.
Ama daha koskocaman 1 ayım var değil mi? Neler neler değişir 30 günde :)
 
30 günde hayal edemeyeceğin kadar şey değişebilir hayatında tabi sen istersen.
Yeni ortamlara girip yeni arkadaşlıklar kuracaksın,bu güzel birşey sana bir taktik vereyim bir ortama girdiğinde önemli olan şey ilk izlenimdir.
İlk izlenimde kendine güvenin olsun,sesin yüksek çıksın onlarla konuşurken çekinme bu hataları zamanında ben yaptım sonra anladımki artık onların gözündeki ilk izlenimimin verdiği karakter tiplemesini değiştirmem çok zor
 
Merhaba günlük,
Yoğun bi ay geçirdim. Ayın başlarında kampa gitmiştim, Kastamonuya. Orda mükemmel arkadaşlıklar edindim. Bursadan,Samsundan arkadaşlarım oldu. İlk gün acaba kaynaşabilir miyim,nasıl olcak korkusu vardı, ama 2. Günden odaları gezmeye başladık :) Ben fazla kuralcı değilim,kuralları çiğnemek de hep hoşuma gitmiştir. Oda arkadaşımın birisi tam kafa dengimdi,diğer ikisiyle pek bi muhabetimiz olmadı ama. İyi anlaştığım oda arkadaşım beni beraber geldiği arkadaşlarıyla tanıştırdı,ben de bi arkadaşımla gelmiştim, onu da yeni tanıştığım insanlarla tanıştırdım. Sonra beraber geldiğim arkadaşımın oda arkadaşlarıyla tanıştım. Biraz karışık anlattım ama kısacası herkes birbiriyle kaynaştı :) Beraber bir güzel kamp kurallarının altını üstünü getirdik partysmiley 4 kişilik odalarda 8 kişi kaldığımız oldu, liderler kontrole geldikten sonra oda oda dolaştığımız oldu, sabahları kahvaltıdan 5 dakika önce uyanırdım sersem sersem dolaşırdık :) İnanılmaz bir haftaydı. Ayrılırken öyle hüzünlendim ki. Arkadaşlarımın gidişleri,sarılıp ağlamamız,son gecemiz, unutulmayacak anlar yaşadım. İyi ki böyle bir kampa gitmişim.
Kamptan döndükten hemen sonra da düğün hazırlıkları başladı. Kuzenimin düğünüydü oydu buydu derken epey yorulduk. Tabi bu arada telkinleri de askıya almak zorunda kaldım ama morali bozmak yok, yola devam bisiklet
Şimdi biraz endişeliyim. Dershaneye başlıcam,yeni bir ortam. Sonra sınıfımı değiştiricem tm ye geçicem,yine yrni bir ortam. Bu sene nasıl bir sene olucak acaba?
 
Sabah huzursuz uyandım,aileme karşı öfkeliyim.
Birdenbire geliyor bu öfke, sabah hiçbir tartışma yaşamadık üstelik.
Belki de onları affedemiyorum. Kardeşim,annem, babam hepsine inanılmaz bir öfke besliyorum. Bu her zaman olmuyor,ama hissediyorum işte.
Yeni bir yöntem deniyorum kendimce. Hep bu yola tekrar tekrar başladım. Olmadı,tekrar başa döndüm, bir yerde bir eksiklik yaptım belki de. Sabredemedim,sızlandım durdum. Şimdi yine en başından başlamaya söz veriyorum. Her defasında böyle söz verdim kendime,hep planlar yaptım ama uygulayamadım. Belki de farkında değilim değişimin,belki değiştim de fark edemedim. Farkındalığımı geliştirmem gerekiyor belki de.
Şimdi, bugün itibariyle sadece suçluluk telkini dinlemeye karar verdim. 1 hafta boyunca sadece suçluluk,daha sonra ego,daha sonra diğer telkinleri dinlicem.
Ben 3 aylık zamanımı kullanamadım. Belki çok çabalamadım, daha fazla istemek gerekiyor belki. Araştırmak,öğrenmek,üşenmemek gerekiyor. Mazaretler hiç sayılıyor değişim yolunda. Çünkü en önemli işim kendi yolculuğuma çıkmak olmalı, hayat amacımı bulmak, kendimle barışık olmak, gerçek huzuru bulmak olmalı.
 
Öfkemi kontrol edemiyorum,içimi kemirip duruyor. Öfkem bazen o kadar yoğun oluyor ki etrafıma kendime zarar vermek istiyorum. Zarar verdikçe artıyor,sonra ağlama krizine giriyorum. İçimde inanılmaz bir öfke var ve bundan kurtulamıyorum.
 
Neden insanlara öfke duyuyorsun ki ? Onlar sana ne yaptı ? Sen kendini ifade edemediğin için çevrene, ailene karşı öfkelisin. Önce kendini ifade etki, sonra kurtulabilesin öfkenden... Kendinle sesli konuş, neden sinirliyim, gib sorular sor kendine ? Daha iyi birisi olmak için neler yapabilirim diye sorgula. Yada öfkemden kurtulabilmek içi neler yapmalıyım ? Geç ayna karşısına anneni hayal ederek konuş, kız, bağır, öfkeni kus içindeki öfken sönene kadar.
 
Öfkemi kontrol edemiyorum,içimi kemirip duruyor. Öfkem bazen o kadar yoğun oluyor ki etrafıma kendime zarar vermek istiyorum. Zarar verdikçe artıyor,sonra ağlama krizine giriyorum. İçimde inanılmaz bir öfke var ve bundan kurtulamıyorum.

dinlediğiniz telkinlerin içinde, sakin olacaksın veya sakin kalacaksın vb. gibi bir beyan varsa, alışana kadar bir süre böyle yapar ve sonra normale döner (incelerseniz, bazı telkin içeriklerinde var.. örn: sosyallik arttırıcı telkinin son satırlarında... telkinleri dinledikçe, sinirlendiğiniz konular açığa çıkıyor ve sakinlik gibi cümlelerle karşılaşınca, öfke boyutu büyüyor... )... bu nedenle bir süre, kendinizi zorlamadan ama yorulana kadar spor yapın ki (en azından öfke kontrolü sağlayana kadar), öfkelenecek haliniz kalmasın.. zaman zamanda, çıplak ayakla bir süre toprakta dolaşınki, üzerinizdeki elektrik boşalsın... (bu arada, özellikle suçluluk telkinini bir süre eklerseniz, daha rahat atlatabilirsiniz...)

karar sizin... / sevgiler...
 
Bugün okula gidip tm ye geçtim. Yeni insanlar,yeni bir sınıf,sonra yeni bir dershane.
Bakalım neler olucak
 
Bugün okula gidip tm ye geçtim. Yeni insanlar,yeni bir sınıf,sonra yeni bir dershane.
Bakalım neler olucak

size başarılar diliyorum... umarım, zamanınızı iyi kullanıp (boşa geçen zamanı, telafi etmek zordur.. bu nedenle zamanınızı, dikkatli kullanın.. ), değerli ve doğru bilgilerle yaşamanıza yön verip, mutlu olursunuz...

sevgiler.../ saygılar...
 
size başarılar diliyorum... umarım, zamanınızı iyi kullanıp (boşa geçen zamanı, telafi etmek zordur.. bu nedenle zamanınızı, dikkatli kullanın.. ), değerli ve doğru bilgilerle yaşamanıza yön verip, mutlu olursunuz...

sevgiler.../ saygılar...

Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim
 
Erkek kardeşim bana durduk yere,şakasına, ya da ciddi sürekli vuruyor. Ve eli ağır olduğu için canımı yakıyor,karşılık veremediğim için de öfkeleniyorum. Ona kaç defa vurmamasını canımın acıdığını söyledim. Hatta annemlerin yanında bile ikazda bulundum ama hala devam ediyor. Daha az önce oldu. Her defasında onunla bir daha konuşmucağıma dair karar alıyorum, ama kinci biri değilim,napayım hemen barışıyorum. Kendi bu durumun farkında değil tabi ama giderek ona öfkeleniyorum.
Sırf bu yüzden de değil hayatıma çok fazla müdahale ediyor. Normalde benden 1 yaş küçük ama büyük gösterdiği için her şeyime karışıyor. Sosyal hayatım pek yok zaten. Yine de o bir yolunu bulup her durumda bana karşı durmayı çok iyi biliyor ve annemleri de kışkırtıyor. Bana kendi istediklerini yaptırıyor, hadi kavga çıkmasın, hadi kardeşimle iyi geçineyim diye yapıyorum. Benim isteklerime gelince aynı şey söz konusu olmuyor.
Ve bana laf arasında da olsa ciddi de olsa sürekli hakaret ediyor. Onunla ilişkim beni çok fazla yoruyor. Hayatımdan da çıkaramıyorum, her gün yüzünü gördüğüm insan.
Bilinçaltımdaki hangi sebepten onunla bu halde olduğumuzu bilmiyorum. Olumlu düşünmek istiyorum, kendime onunla ilgili telkinler vermek istiyorum ama içimdeki bir şey buna engel oluyor. Ondan nefret ediyorum sırf bana böyle davrandığı için beni kaybediyor.
Ona inat da değişmek istiyorum. Gerek fiziksel olarak gerekse kişisel. Vay be ablama bak sen demesini istiyorum. Ondan daha üstün olmak istiyorum.
Aslında içten içe onunla kendimi kıyasladığımı biliyorum. Bunun için de ailemi suçluyorum. Küçük yaşlardan beri hep kıyaslandım. Hem kardeşimle hem çevremle. "Kardeşin senden daha zeki." "Bak şu annesine ev işlerinde yardım ediyormuş, sen hiçbir şey yapma zaten" "Başkalarının çocuklarında görüyorum ben saygı ne demek, annesine karşı sevgi gösteriyor" Belki de bu yüzden insanlarla hep kıyasladım kendimi. Kendi kafama göre tarttım biçtim onları. Bütün o değerlendirmelerden sonra eğer benden üstün olduğuna karar verdiysem o kişinin yanında utangaç oldum, çekingen davrandım. Eğer benden düşük olduğuna karar verdiysem yanında rahat oldum.
Konudan konuya atlıyorum ama içimde o kadar birikmiş şey var ki. Değişmek istiyorum diye bağırmak istiyorum. Değişmek, değişince de beni kıran, yoran insanlara bunu kahkaha atarak göstermek istiyorum.
Affetmek istiyorum, kendimi, başkalarını. Bu içimdeki şey beni yoruyor çünkü.
Bir okyanustayım ve kıyıyı bulamıyorum. Dahası yüzmeyi bile unutmuşum. Olumsuzluklar birlik olmuş denizin dibine çekiyorlar beni. Ya bırakıp böyle çırpınarak yaşıcam, ya da yüzmeyi öğrenicem. Yüzmeyi öğrenmek istiyorum. Kıyıya uzanıp denizin sesini oradan dinlemek, güneşin sıcaklığını oradan hissetmek istiyorum.
Her defasında böyle kuvvetlice değişme isteği geliyor. Ama nedense yapamıyorum bir şeyler bana hep engel. Hep erteliyorum kendimi. Acaba değişmeyi gerçekten istiyor muyum diye sorguluyorum kendimi o zaman.
Değişime ne kadar açığım?
 
Bu gece sebepsiz yere durdum ağladım. Rahatladım mı,hayır. Daha fazla ağlamam lazım, içimdeki şu şeyi tamamen kusmam lazım.
Dalgalanma mı yaşıyorum yoksa hala olduğum yerde kaldığım için mi böyle? Neden bu geceyi böyle geçiriyorum? Neden mutsuzum,huzursuzum? Neden kendimi umutsuz hissediyorum? Nasıl geçicek?
 
Herkes mutlu olsa keşke. Değer verdiğim vermediğim herkesin mutlu olmasını istiyorum. Arkadaşlarımın hüzünlenmesine dayanamıyorum. Dertlerimizi anlatırken birden onunkileri sahipleniyorum. Onun adına da oturup ağlıyorum. Sonra benim böyle sorunlarım yok diye şükrediyorum ve sonra böyle düşündüğüm için kendimden utanıyorum. Tuhaf bi gece, keşke uyuyabilsem
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst